Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun maddesine dayalı yargılamanın iadesi davasının usulden reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen bir kanun hükmüne dayanarak kesinleşmiş bir davanın yeniden yargılanması talebinin ilk derece mahkemesince usulden reddedilmesi üzerine davacının yaptığı istinaf başvurusunu konu almakta olup; davacının, iptal edilen kanun maddesinin önceki kararı gerekçesiz kıldığını iddia etmesi, davalının ise yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığını ve Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürüyerek kesinleşmiş hükümleri ortadan kaldıramayacağını savunması ile ilk derece mahkemesinin ret kararının dayanaklarını detaylandırırken, istinaf mahkemesinin bu başvuruya ilişkin henüz alınmış nihai kararını içermemektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2026
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Yargılamanın İadesi
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
YAZIM TARİHİ : 18/06/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan yargılamanın iadesi davasında 08/04/2026 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; Konya .... ATM'nin ... Esas numaralı dosyasında görülen şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında, 25.12.2019 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, verilen karar üzerine istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile temyiz isteminin reddi ile isitnaf kararının onanmasına kararı verildiğini ve dosyanın kesinleştiğini, yapılan yargılamanın ardından; Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih, 2020/11 Esas 2023/98 Karar sayılı kararı ile kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğini, söz konusu kararın 12 Eylül 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandığını, Konya .... ATM tarafından verilen kararda; Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen söz konusu geçici maddenin esas alındığını, verilen kararda esas alınan bu maddenin iptal edilmesinin kararı gerekçesiz kıldığını, yargılamanın yenilenmesi kararı verildiği takdirde kararın müvekkili lehine değişeceğini beyan ederek
Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen karar ile ilgili yargılamanın iadesi talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, HMK'nın 375. maddesindeki yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin teşekkül etmediğini, davacının iddia ettiğinin aksine iş bu davada ''Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması'' halinin söz konusu olmayıp mahkemece karara esas alınan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinin bulunduğunu, HMK'nın 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin kıyas yolu genişletilemeyeceğini, Anayasanın 153. maddesinin amir hükmü gereği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı geriye yürütülerek kesinleşmiş mahkeme kararlarının ortadan kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının kabul görmediği takdirde, davanın 6762 sayılı TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca esastan reddedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...Somut olayda ; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/12/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacının davası hakkında 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine, Konya BAM 6. HD'nin 16/04/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı da temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 28/02/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile BAM kararı onanmış ve Mahkememizin kararı 28/02/2022 tarihinde kesinleşmiştir.
6100 s. HMK'nin 84/1. maddesi gereğince "Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması" halinde teminat yatırılması gerekli ise de; davacının UYAP mernis, takbis ve nüfus kayıtlarının çıkartılması sonucu, davacının Türkiye'de taşınmazının bulunduğu anlaşıldığından 6100 s. HMK'nin 85/1-b maddesi gereğince teminat yatırmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin 18/05/2023 gün ve 2020/11 E. 2023/98 K. sayılı ilamı ile 3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesinin iptal edildiği belirtilerek 6100 s. HMK'nin 375. maddesi gereğince yargılamanın iadesi talep edilmiş ise de;
Yargıtay 11. HD'nin 2022/4855 E. 2023/1071 K. sayılı emsal içtihadına göre, "Hukuk yargılamasında kural olarak kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz ise de, bunun en önemli istisnasını yargılamanın yenilenmesi oluşturmaktadır. Bazı ağır yargılama hatalarından ve eksikliklerinden dolayı maddi anlamda kesin hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanmış bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir yasa yolu niteliğindeki yargılamanın yenilenmesi nedenleri, 6100 sayılı Kanun'un 374 ilâ 381 inci maddelerinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup kıyas yolu ile bunların genişletilmesi olanaksızdır."
Mahkememizin önceki kararının kesinleşmesinden sonra verilen Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının, 6100 s. HMK'nin 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirisine girmediği, bu sebeplerin kıyas yoluyla genişletilemeyeceği belirlenmiştir.
Bu sebeplerle davacının yargılamanın iadesi davasının, 6100 s. HMK'nin 375. maddesindeki iade sebeplerinin bulunmaması nedeniyle, 6100 s. HMK'nin 379/1-c maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 3. HD’nin 11/05/2021 gün ve 2022/2451 E. 2022/4431 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, "6100 sayılı HMK'nın 374 vd. maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi talebi, ayrı bir dava olarak açılır ve incelenir. Başka bir deyişle; dava, yargılamanın iadesi istenilen davanın devamı niteliğinde değildir. Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10 uncu maddesi; "İadei muhakemenin kabulü üzerine cereyan edecek davalar, yeni davalar gibi harca tabidir. İadei muhakeme talebinde bulunan neticede haklı çıkarsa evvelce alınan harç mahsup edilir." hükmünü içermektedir. Açıklanan bu madde hükmüne göre, yargılamanın iadesi davalarından başvurma harcı ile (davanın konusunun belli bir değeri içerip içermemesine göre) peşin karar ve ilam harcı alınmalıdır."
Yargılamanın iadesi yoluyla yeniden karar verilmesi istenilen davanın, tespit ve alacak davası olup (ilk karardaki dava değeri üzerinden) nispi harca tabi olduğu kabul edilerek yargılama sırasında nispi karar ve ilam harcı alınmış, davanın reddi karşısında da davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davanın HMK'nın 379/1-c maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih ve 2020/11 Esas, 2023/98 Karar sayılı kararı ile yeşil sermaye şirketlerinin mağdur ettiği vatandaşların dava açmasını engelleyen kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğini, mahkemece verilen kararda esas alınan bu maddenin iptal edilmesi kararı gerekçesiz kıldığını, iptal edilen kanun maddesine dayanılarak davanın reddinin hukuk devleti ilkesi, hak arama hürriyeti, kanun önünde eşitlik ilkesi, mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkının ihlaline neden olacağından yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabulü gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı aleyhine, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açılan davalı şirkete ortak olunmadığının tespiti ve alacak davasında, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2019 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile, 07/12/2019 gün ve ... s. Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 7194 s. Kanun'un 41. maddesi ile "25/03/1987 tarihli ve 3332 s. Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a" eklenen Geçici 4/2. maddesi gereğince, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
karar verildiği, bu kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/04/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile tarafların istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verildiği, Dairemizce verilen kararın davacı tarafça temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2022 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla Dairemiz kararının onanmasına karar verildiği, böylelikle ilk derece mahkemesi kararının 28/02/2022 tarihinde kesinleştiği, ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih, 2020/11 Esas- 2023/98 Karar sayılı iptal kararı ile ilk derece mahkemesince verilen karara esas alınan 7194 sayılı Kanun'un 41.maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği ve iptal kararın 12/09/2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlandığı, davacının bu iptal kararını gerekçe göstererek yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinde ''(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması,
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, mercince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması,
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması,
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması,
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması,
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması,
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması,
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi,'' hükmü yer almaktadır.
Aynı Yasa'nın 375/2 madde ve fıkrasında ''Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.” hükmü düzenlenmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 50. maddesinde de "(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.
(3) Bölümlerin esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır. Bu kararlardan hangilerinin Resmî Gazetede yayımlanacağına ilişkin hususlar İçtüzükte gösterilir.
(4) Komisyonlar arasındaki içtihat farklılıkları, bağlı oldukları bölümler; bölümler arasındaki içtihat farklılıkları ise Genel Kurul tarafından karara bağlanır. Buna ilişkin diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir.
(5) Davadan feragat hâlinde, düşme kararı verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tekrar somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; Yargılamanın iadesini talep eden davacı tarafça yargılamanın iadesine esas teşkil edecek şekilde Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 50. maddesi uyarınca bireysel başvuru talebinde bulunulmadığından yargılamanın iadesine konu olacak bir Anayasa Mahkemesi kararının davacı yönünden mevcut olmadığı, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlaline karar verdiği emsal dosyaların, bireysel başvuru konusu olmayan dosyalar bakımından da yargılamanın iadesi nedeni oluşturduğuna dair yasal bir mevzuat hükmünün bulunmadığı, yargılamanın iadesi sebeplerinin kıyas yoluyla genişletilemeyeceği, davacının Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla hak ihlali başvurusunun olmaması ve dolayısıyla somut uyuşmazlık bakımından bir hak ihlali tespitinin bulunmaması da göz önünde bulundurulduğunda, hak ihlali nedeniyle yargılamanın iadesi yoluna başvurulamayacağı, Anayasa Mahkemesi'ne hak ihlali başvurularında başvuru şekli ve süresi düzenlenmiş olup, hak ihlali başvurusunda bulunan ile bulunmayanın aynı hukuki durumda değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 18/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....