Hizmet alım sözleşmesinde asgari ücret artışı fiyat farkının hatalı hesaplanarak kamu zararı oluşturduğu iddiasıyla yapılan kesintiye ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesi kapsamında personele asgari ücretin belirli bir yüzdesi fazlasıyla ödeme yapılan durumlarda, asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farkının hesaplama yöntemine dayanmaktadır; davacı yüklenici, kamu idaresinin hatalı hesaplama gerekçesiyle haksız yere alacaklarından kestiği miktarın iadesini talep etmiş, ilk derece mahkemesi kamu ihale tebliği hükümlerine dayanarak yüklenici lehine karar vermişken, bölge adliye mahkemesi idarenin kesintileri haklı bulmuş ve davayı reddetmiş, temyiz incelemesinde ise bu ret kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/826 E., 2025/1024 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/219 E., 2022/216 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farkının yüzdelik oran kadar artırılarak ödendiğini, sonrasında davalı tarafça yanlış hesaplama yapıldığı ve kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle toplam 459.003,16 TL'nin müvekkilin başka işlerden doğacak alacaklarından haksız olarak kesildiğini, sözleşmede asgari ücretin yüzde fazlası olarak personele ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını ileri sürerek, daha önce dava konusu yapılan 25.000,00 TL'nin düşülerek geri kalan 434.003,16 TL'nin 08.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; Sayıştay tarafından yapılan denetimde asgari ücret fiyat farkının yanlış hesaplanmasından dolayı kamu zararı oluştuğunun anlaşıldığını, ortaya çıkan zarara ilişkin müvekkili idarenin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar söz konusu ihale sözleşmelerinin yürürlükte bulunduğu dönemde asgari ücretin yüzde farkıyla ücret belirlenen personel bakımından fiyat farkına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de asgari ücretteki artışların personel bakımından yükleniciye ek bir külfet getirdiğinin açık olduğu, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında brüt asgari ücretin belirli bir yüzde fazlası oranında ücret alan personel için fiyat farkının temel asgari ücretin yüzde fazlası ile güncel asgari ücretin yüzde fazlası arasındaki farkın işverene maliyeti kadar hesaplanacağı düzenlemesine yer verildiği, sözleşmeye konu işte çalışan güvenlik personelinin asgari ücretin belirli bir yüzde fazlası oranında ücret aldığından fiyat farkının, temel asgari ücretin yüzde fazlasıyla güncel asgari ücretin yüzde fazlası arasındaki farkın işverene maliyeti kadar hesaplanacağı, bu durumda davacıya fazla bir ödeme yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası ile çalışan işçilere asgari ücret artış farkının, ödenen ücretin asgari ücrete olan fazlalığı oranında artırılarak fiyat farkı olarak ödenmesinin yerinde bulunmadığı, davalının fazladan ödediği fiyat farkı alacağına ilişkin davacı alacaklarından kesinti yapmakta haklı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kamu İhale Genel Tebliği hükümleri ile bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, Sayıştay tarafından sözleşme hükümlerini göz ardı edilerek fiyat farkı hesaplama esaslarının keyfi yorumladığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi nedeniyle haksız olarak davacı alacaklarından kesilen asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farkının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.