İnşaat sözleşmesi kaynaklı yüklenici-taşeron anlaşmazlığında gecikme, hakediş ve ıslah edilen alacakta zamanaşımı incelemesi.
Özet: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı taşeronluk işinde yaşanan gecikme ve zararlar nedeniyle açılan asıl davada, ilk derece mahkemesi işin her iki tarafın kusurundan kaynaklandığını, taşeronun bakiye iş bedeli alacağının 323.750,00 TL olduğunu belirterek, ancak alacağın ıslahla artırılan kısmının zamanaşımına uğraması nedeniyle yalnızca dava dilekçesindeki 1.000,00 TLnin kabulüne karar vermiş, yüklenicinin karşı davasını ise kusurlu olduğu ve zararını ispat edemediği gerekçesiyle reddetmiş; istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi, asıl davanın ıslah edilen kısmına yönelik zamanaşımı başlangıç tarihi ve süresi, özellikle taşeronun 2017deki delil tespiti dilekçesinin zamanaşımı başlangıcı olup olmadığı hususlarını irdelemeye başlamıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/757 E., 2025/1478 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2021/269 E., 2025/31 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davacılar-karşı davalılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ...Ltd.Şti. ile dava dışı arsa sahipleri arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yapılan inşaatın kaba inşaat, havuz, kapalı otopark, çevre beton duvarı imalatı işlerinin, 26.09.2016 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile davalı yüklenici şirket tarafından müvekkillerine verildiğini, davalı yüklenici şirket hafriyat çalışmalarını zamanında tamamlamadığından kaba inşaata başlanılamadığını, bu dönemde işçilerin sigorta primleri zamanında ödenmediğinden inşaatta çalışacak işçi bulunamadığını, yine davalının inşatta kullanılacak demir ve betonu zamanında temin etmediğinden işin yapımının geciktiğini, inşaat için yeterli bütçe ayırmadığını, müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, sözleşme uyarınca müvekkiline iş karşılığı olarak verilecek bağımsız bölümün emsal değerinin bilirkişi marifetiyle hesap edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin ve müspet zararları oluşması nedeniyle 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 1.250.000,00 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP VE KARŞI DAVAAsıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taşeronun iddialarının gerçeği yansıtmadığını, işin davacıdan kaynaklanan nedenlerle geciktiğini, çalışacak işçiyi temin etme yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini savunarak, asıl davanın reddini istemiş, açtığı karşı davada ise davalı taşeronun işin zamanında bitirmemesi nedeniyle başka bir taşeron ile daha fazla bedelle anlaşmak zorunda kaldıklarını, bu zararlarının varsa davalının hakediş alacağından mahsubu gerektiğini, yine işin gecikmesi nedeniyle yüklenici olan müvekkili şirketin arsa sahiplerine karşı tazminat sorumluluğu doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ikame sözleşmeden kaynaklı zararları için 1.000,00 TL, arsa sahiplerine ödemekle yükümlü oldukları tazminatlardan kaynaklı zararları için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Karşı davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme konusu işin kararlaştırılan sürede tamamlanmadığı, işin gecikmesinin her iki tarafın kusurundan kaynaklandığı, yapılan imalatın %58 seviyesinde olduğu, sözleşmede işin gecikmesi halinde cezai şart olarak daha düşük miktarlı birim fiyat uygulanacağının kararlaştırıldığı, buna göre yapılan hesaplama sonucuda, asıl davada davacı taşeronun bakiye iş bedeli alacağının 323.750,00 TL olduğu, asıl davanın kısmi dava olarak açıldığı, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı, bu nedenle bakiye iş bedeli yönünden asıl dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, asıl davada davacının müspet zarar talebine ilişkin delil sunmadığı, karşı davada davacı yüklenicinin işin zamanında bitirilmesi için üzerine düşen edimleri yerine getirmediği, bu haliyle kusurlu olduğu, zarar iddialarını ispata elverişli delil sunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmi dava olarak 20.04.2021 tarihinde açıldığı, ıslahın ise 12.12.2024 tarihinde yapıldığı, 5 yıllık zamanaşımı süresinin işin tesliminden itibaren başlaması gerektiği, dosyada işin teslimine ilişkin bir belge bulunmadığı, ancak davacı taşeron tarafından 21.07.2017 tarihinde delil tespiti talep edildiği, tespit talebinde sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiği, bu durumda 5 yıllık zamanaşımı süresinin bu dilekçenin verildiği 21.07.2017 tarihinden başlaması gerektiği, 21.07.2022 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, ıslahın yapıldığı tarih itibariyle, ıslah edilen kısım yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, asıl davada davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde;a.İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı süresinin 12.12.2019 tarihli ihtarnameden itibaren başlatıldığını, pandemi döneminde duran sürelerin ve arabuluculukta geçen sürelerin dikkate alınmadığını, bu süreler nazara alınırsa ıslah tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğramadığını,B.Bölge Adliye Mahkemesince, delil tespiti için sunulan dilekçedeki beyan esas alınarak, 21.07.2017 tarihinden itibaren zamanaşımı başlatılmış ise de geçerli bir fesih bulunmadığını, zira bu beyandan sonra da müvekkilince işe devam edildiğini, dolayısıyla feshin hükümsüz hale getirildiğini, ayrıca delil tespiti talebinde bulunanın davacı ... olduğunu, onun iradesinin diğer davacı ...'a teşmil edilemeyeceğini, diğer yanda zamanaşımı başlangıç tarihi bu tarih kabul edilse bile 12.12.2019 tarihli ihtarname ile alacağın talep edildiğini ve zamanaşımı süresinin kesildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesine dayalı, imalat bedeli alacağının tahsili ve tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Asıl davada davacı yüklenici taraf, 21.07.2017 tarihli delil tespiti talep dilekçesinde, sözleşmeyi feshettiklerini bildirmiştir. Her ne kadar, bu tarihten sonra da işe devam ettiklerini, fesih iradesinden döndüklerini beyan etmiş ise de davalı iş sahibi, yüklenici tarafın bu tarihten sonra işe devam etmediğini, kalan işi başka kişilere yaptırdığını savunmuş olup, davacı yüklenici taraf vekili de tanık beyanlarına karşı beyanlarını sunduğu 31.03.2023 tarihli dilekçesinde, tanık ...’nın (taşeron) 10. Katın tamamlanmasından sonra işe dahil olduğunu, B Blok 10. katından sonraki 6 katın, A blokta da aynı şekilde 10. kattan sonra 5 katın yapımında çalıştığını, iş sahibinin bünyesinde çalışan bu taşeronun bile 10... -6 ay sürede tamamladığını beyan ederek, söz konusu seviyelerden sonra işi başka bir taşeronun yaptığını kabul etmiştir. Nitekim 2017 yılında tarafların talebi üzerine yapılan delil tespitinde, A ve B blok beton dökümünün 10. ve 11. katlara geldiği ve yüklenicinin yaptığı imalatın %71,3 seviyesinde kaldığı tespit edilmiştir. Bu durumda, yüklenici tarafın delil tespiti yapıldıktan sonraki dönemde işe devam etmediği anlaşılmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince, zamanaşımı süresinin fesih iradesinin açığa çıktığı 21.07.2017 tarihinden başlatılması isabetli olmuştur. Temyizen incelenen karar, bu açıklamalara, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı-karşı davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.