Davacı şirketin ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen yazılım lisans ve abonelik ücreti alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Taraflar arasında yapılan ticari nitelikteki hizmet sözleşmesi kapsamında davacı şirketin yazılım geliştirme ve lisans hizmetlerinin ikinci yıl bedeline ilişkin faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebiyle açılan davada, bilirkişi raporuyla davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 37.200,00 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalının takip sonrası düzenlediği iade faturasının içeriğini ve gerekçesini ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/732 EsasKARAR NO : 2026/597DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/08/2025KARAR TARİHİ : 11/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile davalı .... Hediyelik Eşya Ticaret Şirketi arasında yapılan görüşmeler neticesinde, konusu ".... Projesi" olan 3 yıllık lisans (....), donanım ve yazılım geliştirme içeren davalı .... Hediyelik tarafından 28/03/2019 tarihinde imzalanarak kabul edilmiş olduğunu, sözleşmenin kurulmasının ardından müvekkili şirket tarafından ....... Hediyelik adına yazılım geliştirme işlemlerine başlanarak ....... Hediyelik yetkililerinin taleplerine ve ihtiyaçlarına uygun olarak ..... Platformu üzerinde web uygulamaları geliştirilmiş olduğunu, 3 yıl süreli sözleşmenin bitimine müteakip 2022 yılında sözleşme 1 yıllık olarak yenilenmiş ve yeni taleplere ilişkin yeni uygulamalar aynı süreçle geliştirilip teslim edilmiş olduğunu, ardından yine aynı şekilde işbu sürenin bitimini takiben müvekkili Şirket tarafından davalıya sunulan 3 yıllık abonelik içerir lisans teklifi davalı tarafından 09/02/2023 tarihinde kabul edilmiş olduğunu, işbu 3 yıllık aboneliğin 1. yılı için (2023-2024) düzenlenen fatura bedeli davalı tarafça ödenmiş olduğunu, ancak aboneliğin 2. yılına (2024-2025) ilişkin düzenlenen 01/04/2024 tarihli fatura ise davalı şirkete iletilmiş olmasına ve davalı şirket tarafından süresi içerisinde bir itiraz yapılmamasına rağmen fatura bedeli ödenmemiş olduğunu, davalı tarafın mevcut ticari ilişkiye ve sözleşmeye aykırı şekilde fatura bedelini ödemekten imtina etmiş olduğunu, Davalı tarafından fatura bedelinin ödenmemesi üzerine tarafımızca Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlu davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takip durdurulmuş olduğunu, İhtiyati tedbir talebimizin öncelikle teminatsız, Sayın Mahkemeniz aksi kanaat halinde ise uygun görülecek nakdi teminat veya teminat mektubu karşılığında kabulüne, davamızın kabulüne, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı davalı borçlunun yaptığı haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde takibe itiraz etmesi nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin yetkilisi tarafından dahi imzalanmayan bri teklif formundan bahsedildiği dilekçenin devamında anlaşıldığını, işbu itirazın iptali davasında, müvekkiline gönderilen icra takibi dayanağı olmayan ve fakat dava dilekçesine eklenen; keza müvekkilinin yetkilileri tarafından da imza edilmeyen, sözde delillerin mahkemece dikkati nazara alınması hukuken mümkün olmadığından, dava dilekçesi ekinde yer alan, takip dayanağı fatura dışında sunulan hiç bir delile de muvafakat edilmediğinin bildirildiğini, taahhütlerini yerine getireceği vaadleri nedeniyle davacı tarafa geçmiş tarihlerde ödemeler yapılmış olduğunu, faturaya itiraz edilmemesi, fatura alacağını kesinleştirmediğini, sözleşme olmaksızın davacı tarafa ödenen bedellerin takas ve mahsubunu talep ettiklerini tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... MÜHENDİSLİK YAZILIM TİCARET ANONİM ŞİRKETİ borçlusunun ....... HEDİYELİK EŞYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 37.650,00-USD üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 10/04/2026 tarihli raporunda özetle; " Takip tarihi itibariyle tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan 37.200,00 USD alacaklı olduğu, Davalı tarafın takip tarihinden sonra düzenlediği iade faturasının içeriğinin/gerekçesinin ispat edilmesi gerektiği, bu hususta nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, Ticari defter ve kayıtlara göre davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 37.200,00 USD asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 450,00 USD işlemiş faiz talebinin olduğu ancak davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğünün /düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık kamu bankalarınca 1 yıla kadar vadeli USD mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi talep edebileceğine" belirtmiştir.Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıdan takibe dayanak faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne olduğu, davalı tarafça icra dosyasına yapılan itirazın iptali koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığı konularında toplandığı anlaşılmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, sunulan defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması sebebiyle sahipleri lehine delil vasfını taşıdığı, takibe dayanak teşkil eden faturanın tarafların ticari defterlerinde kaydının bulunduğu, yine faturanın taraflarca karşılıklı olarak BA-BS formlarında da bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-823 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararında; "6762 sayılı TTK’nın 84. maddesi uyarınca hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır." denilmiştir. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde takibe dayanak faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu, bu bakımdan fatura konusu hizmetin davalıya verildiğinin karineten kabul edilmesi gerektiği, fatura konusu hizmetin verildiği noktasında diğer bir ispatlayıcı hususu da mezkur faturanın davalı tarafça BA bildirimi ile bildirilmesinin oluşturduğu, davalı tarafın aksi yönde herhangi bir delili dosya sunamadığı gibi, defterinde kayıtlı olduğu anlaşılan takibe dayanak faturaya dair herhangi bir ödeme belgesini de dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların defter ve kayıtlarına göre alacak-borç durumunun takip tarihi itibariyle birbirleriyle uyumlu, defter incelemesi tarihi itibariyle uyumsuzluk arz ettiği, bu uyumsuzluğun davalının takip tarihinden sonra düzenlediği icra takibine konu fatura ile aynı tutarlı 16/08/2024 tarihli iade faturasından kaynaklandığı, davalı tarafça düzenlenen iade faturasına ilişkin olarak davacı tarafın süresi içerisinde usulüne uygun şekilde itiraz etmiş olduğu, davalı tarafça düzenlenen bu iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmayıp, davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından takibe dayanak fatura ticari defterlerine kaydedildikten sonra anılan faturaya ilişkin takip tarihinden sonra iade faturası kesilmesinin alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacağı anlaşılmıştır. Davalı tarafça düzenlenen ve dayanağı davalı tarafça açıkça ortaya konulamayan iade faturası dikkate alınmaksızın tarafların karşılıklı ticari defter ve kayıtlarına göre, defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu ve bu uyum doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 37.200,00-USD alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi ya da taraflar arasında yapılan sözleşme ile ödeme gününün kararlaştırılması gerektiği, somut olayda, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği ve sözleşme ile ödeme tarihinin belirlenmediği, buna göre takip öncesi işlemiş faiz şartlarının oluşmadığı tesbit edilmekle davanın kısmen kabulüne karar vermek kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde de davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, davalının Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 37.200,00-USD'lik kısım bakımından İPTALİNE, 37.200,00-USD alacak yönünden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli USD cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanarak takip talebinde diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Hükmedilen asıl alacak olan 37.200,00-USD'nin %20'si olan 246.900,86-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 103.656,84-TL ilam harcından peşin alınan 19.979,01-TL harcının mahsubu ile bakiye 83.677,83-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 615,40-TL Başvuru Harcı, 19.979,01-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 20.594,41-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.557,17-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 42,82-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 92,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.092,50-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 9.972,43-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 230.442,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.268,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır