Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında ödenen senetlere rağmen başlatılan icra takibine ilişkin davanın reddi kararına yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Bir inşaat projesindeki işler için davalı ile eser sözleşmesi imzalayan davacı şirket, sözleşme kapsamında verilen senetlerin bedelini, taraflar arasında yapılan mutabakat ve ödeme planı doğrultusunda eksiksiz ve hatta fazlasıyla ödediğini, ancak davalının bu senetleri iade etmeyip haksız yere icra takibi başlattığını iddia ederek, borçlu olunmadığının tespiti ve takibin durdurulması amacıyla menfi tespit davası açmış; davalı ise takibin senetlere dayalı olduğunu ve menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda olduğunu savunmuştur.

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2025/198-2026/573
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)
DOSYA NO : 2025/198 Esas
KARAR NO : 2026/573
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2024
NUMARASI : 2023/376 Esas-2024/620 Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/06/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirket ... ile davalı arasında 07.10.2020 tarihinde müvekkiline ait inşaat projesindeki bir kısım işlerin davalı tarafından yapılması amacıyla sözleşme imzalandığını, sözleşmeye bağlı olarak ilgili tarihteki şirket yetkilisi tarafından davalıya 07.10.2020 düzenlenme tarihli 07.10.2021 vade tarihli 300.000 TL bedelli senet ve 28.10.2020 tarih 10.01.2021 ödeme tarihli 93.000 TL'lik senet verildiğini, süreç içerisinde gerek pandemi gerek ise ekonomik koşullar doğrultusunda inşaat maliyetlerinin artmış olması nedeniyle müvekkili şirket ödemelerini yapmakta gecikmiş ve bu doğrultuda davalı ile aralarındaki hakedişi hesaplamış ve mutabakat metni imzaladığını, ekte sunulan 23.04.2022 tarihli mutabakat metni niteliğindeki hakediş ve ödeme planından da görüleceği üzere tarafların davalının müvekkili şirketten olan bakiye 700.000 TL alacağının taksitlendirilmesi amacıyla anlaştıklarını, müvekkili şirket tarafından anılan sözleşmeler uyarınca davalıya ödemekle yükümlü olduğu bedelin eksiksiz bir şekilde ödendiğini, ancak müvekkili şirket tarafından ödemelerin eksiksiz yapılmış olmasına rağmen davalının senetleri müvekkil şirkete teslim etmediği gibi söz konusu senetlere dayanarak Ankara 2.icra Müdürlüğünün 2023/14396 E. Sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi başlattığını, ayın Mahkemenize ekte sunmuş olduğumuz dekontların incelenmesi ile takip konusu senet bedellerinin davalıya gerek müvekkili şirket gerek ise müvekkil şirket yetkili veya ortakları tarafından eksiksiz ödendiğinin rahatlıkla tespit edilebileceğini, müvekkili şirketin davalıyla imzaladığı ödeme planı doğrultusunda 28.04.2022 tarihinde 50.000 TL'lik ödeme, 24.05.2022 tarihli 85.000 TL'lik ödeme, 24.05.2022 tarihli 85.000 TL'lik ödeme, 24.05.2022 tarihli 15.000 TL'lik ödeme, 28.06.2022 tarihli 100.000 TL'lik ödeme, 28.06.2022 tarih 50.000 TL'lik ödeme, 05.08.2022 tarihli 40.000 TL'lik ödeme, 12.08.2022 tarih 28.000 TL'lik ödeme, 15.08.2022 tarihli 5.000 TL'lik ödeme, 31.08.2022 tarihli 250.000 TL'lik ödeme, 01.09.2022 tarihli 20.000 TL'lik ödeme, 21.09.2022 tarihli 5.000 TL'lik ödeme, 07.10.2022 tarihli 10.000 TL'lik ödeme, 06.12.2022 tarihli 20.000 TL'lik ödeme, 13.04.2023 tarihli 70.000 TL'lik ödeme, 17.05.2023 tarihli 20.000 TL'lik ödeme, 17.05.2023 tarihli 20.000 TL'lik ödeme olmak üzere toplam 873.000 TL ödeme yaptığını, borcunu fazlasıyla kapattığını, davalının kendisine iş başında teminat olarak verilen senetleri haksız kazanç elde etme gayesi ile takibe koyduğunu, nitekim müvekkili tarafından davalıya sadece belirtilen ödemelerin yapılmadığını, davalı ile müvekkili şirket arasında mutabakat ve ödeme planı yapılmadan önce de müvekkil şirket tarafından yüzbinlerce liralık ödeme yapıldığını, davalının 2020 tarihinde imzaladığı sözleşmeyi haksız ve kötü niyetle müvekkil şirkete karşı kullanmış ve müvekkili şirketin zarara uğramasına, inşaatı zamanında bitirememesine sebep olduğunu, davalı tarafından Ankara 2.icra Müdürlüğünün 2023/14396 E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo takibi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalının kötü niyetli olduğunu ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Ankara 2.İcra Dairesinin 2023/14396 E sayılı dosyasında; davalı müvekkili tarafından, davacı aleyhine 07/10/2020 tanzim, 07/10/2021 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli ve 28.10.2020 tanzim 10.01.2021 vade tarihli 93.000 TL bedelli senetlere dayalı olarak ferileriyle birlikte toplam 540.966,00-TL'nin tahsili için 03/05/2023 tarihinde kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak senette keşidecinin ... Tic. Ltd. Şti. olup , müvekkilinin alacaklı lehdar olup senedin ihdas nedeninin yazılı olmadığını, açılan davanın, dava ve takip konusu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğunu, ancak dava kambiyo senedine ve bononun bedelinin ödendiği mükerrer tahsile çalışıldığı iddiasına dayalı ise davacı borçlunun bu durumu yazılı delillerle ispatlamak zorunda olduğunu, davacı borçlular tarafından senet bedelinin davacı şirket tarafından banka havalesi yoluyla davalı müvekkile ödendiğini iddia ettiğini, davalı alacaklı tarafından söz konusu dekontla yapılan ödemelerin borçlu şirket adına yapılan ödemeler olmadığını, kaldı ki ilgili dekontlarda dava konusu senede ait ödeme olduğunu ispat edecek hiçbir delil veya ibare bulunmadığını, davacı ile olan başka ilişkileri sebebi ile (borç ilişkisi) işbu senet tanzim edilmiş ve şirketin borcuna karşılık verilmiş bir senet olduğunu, davacının iddia ettiği ödemelerin ne mutabakat metni ile ne de davacı şirket ile bir alakası veya bağlantısı bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek ile birlikte, yapıldığı iddia edilen ödeme miktarı ile icraya konu edilen senet bedellerinin de uyuşmadığını, ayrıca senetlerin vade tarihleri ile yapıldığı iddia edilen ödemelerin ödeme tarihlerinin de uyuşmadığını, yine iddia edilen ödemelerin şirket tarafından yapılmaması, senet ile bağlantısı olmayan şahıslar tarafından yapılmasının da senet borçlusu tarafından yapılan bir ödeme olmadığının ikrarı olup senet borçlusu şirketin işbu senede dair hiçbir ödeme gerçekleştirmediğini, ilgili eft işlemlerinin dekontlarında, şahısların yapmış olduğu ödemelerin hiçbir açıklama yapılmadan ödendiğini, senet borçlusunun davacı ... Tic. Ltd. Şti. olup, şahısların yapmış olduğu ödemelerin kendileri adına yapılan ödemeler olduğunu, davacılar takibe konu bono bedelinin bu para ile ödendiğini iddia etmişlerse de takibe konu bononun vade tarihi ve miktarı ilgili ödemelerin vadeden önceki tarihe tekabül ettiğini, yapılan ödeme miktarının da senette yazılı olan borç miktarı ile uyuşmadığını, kaldı ki davacının bir şirket olup TTK hükümleri gereğince basiretli tacir olarak yaptığını iddia ettiği senede ilişkin ödemeler sonunda tarafının keşide ettiği senedi teslim almamasının da hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, ayrıca dava konusu senedin bir bono olup illetten mücerret olması, bu bonoya ilişkin davacı şirket tarafından yapılan sair bir ödeme veya ibranamenin olmaması, işbu senede ilişkin bir ödemenin yapılmadığının ispatı olduğunu, senet ile bağlantısı olmayan şahıslar tarafından yapılan eft işlemlerinin ödemeye dair delil olabilmesi için senede dair veya borçlu şirket adına bir ödeme olup olmadığının açıklamada yazması gerekirken işbu sayılan durumların hiçbiri somut olayda gerçekleşmediğini, davacının ödeme yapıldığına dair iddialarının mesnetten yoksun olduğunun aşikar olduğunu, somut olayda davalı şirket, kendisi tarafından yapılmayan ödemeleri kendisi yapmış gibi lanse ederek müvekkili ile şahıslar arasındaki ilişkiyi ödemesini yapmadığı senet ile ilişkilendirerek borcundan kurtulmaya çalıştığını, davacı şirketin davaya konu senede yaptığı bir ödeme var ise bunu yazılı delille ispatlaması gerektiğini, HMK 200 ve devamı maddeleri uyarınca senede karşı senetle ispat yükümlülüğünün davacılar üzerinde olması ve davacı tarafından dosyaya sunulan banka ödeme dekontlarının icra takibine ve davaya dayanak teşkil eden bonoyo ilişkin olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; Yapılan ödemeler üzerinden senetler ve sözleşme ile ilgili olanların bilirkişi tarafından tespit edildiği, sair ödemelerin senetlere yönelik yapıldığı, yazılı delil ile ispat edilemediği, basiretli tacir sıfatına haiz olan davacının iddiasını yazılı delil ile ispat edemediği, ticari defterlerinde ticari ilişkiyi kayıt altına almadığı, bu hali ile davasını ispat edemediği, bu sebeple davanın reddine karar verildiği, ihtiyati tedbir uygulandığı belirtilerek açılan davanın reddine,İİK 72/4 maddesi uyarınca davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile dava değeri 450.520,36 TL' nin %20 si oranında davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bakiye 700.000,00 TL'nin taksitlendirilmesi için anlaştıklarını, bu bedelin ödendiğini, davalı hesabına 873.000,00 TL ödendiğini, takibin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirket ortaklarının davalı adına malzeme tedarik eden şirketlere ödeme yaptığını, borçlarının kalmadığını, bilirkişilerin hukuki değerlendirmede bulunduğunu, müvekkili şirketin eski ortağının ... olduğunu, davalıya ödendiğini, takip konusu senetlerin teminat amacıyla verildiğini, senetlerin keşide tarihi ile sözleşmenin aynı tarihli olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi olarak bono, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 645 inci maddesi gereğince içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır. Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Basım, Ankara 1997, s.173, Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, İstanbul 2001, s.25). Kural olarak, kambiyo senetleri ve onlardan biri olan bono ilişkisine esas teşkil eden alt/temel hukuki ilişkiden bağımsız ve soyut olmakla birlikte, tedavül etmemiş ve taraflar arasında kalmış bir bonoda bu “soyutluk/mücerretlik ilkesi” uygulanmaz ( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/2532 Esas - 2025/3103 Karar).
Somut olayda sözleşme sonrası taraflar arasında 23/04/2022 tarihli "hak ediş ödeme planı" başlıklı mutabakat tutanağı düzenlenmiştir. Mutabakat öncesi ve sonrası denetime elverişli olarak ödemeler bakımından ayrım yapılmadan hazırlanan rapora göre sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. Sözleşmenin 8-d maddesinde 300.000,00 TL bedelli teminat bonosu verileceği düzenlenmiş olup 300.000,00 TL'lik bononun teminat için verildiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
O halde mahkemece yapılacak işlem; 23/04/2022 tarihli mutabakat metninde gösterilen 700.000,00 TL bakiye borç ve mutabakat tarihinden önce düzenlenen ve teminat senedi olduğu anlaşılamayan bedeli ödenmemiş 93.000,00 TL'lik bono bedeli olmak üzere toplam 793.000,00 TL bakiye borç kabul edilerek denetime elverişli ek rapor alınmak suretiyle mutabakat tarihinden sonra yapılan (kabule göre tarihsiz 110.000,00 TL ödeme belgesine ilişkin mutabakat tarihinden sonra yapıldığı iddiasını ispat yükü davacıda olduğu kabul edilerek) ödemelerin tespit edilmesi, buna göre davalının bakiye alacağının kalıp kalmamasına göre 300.000,00 TL'lik teminat bonosunun bedelsiz kalıp kalmadığının tartışılması ve diğer taleplerin değerlendirilmesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/10/2024 tarih ve 2023/376 Esas-2024/620 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır