Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
Özet: Davacının rızası ve iradesi dışında boş olarak elden çıkan, sahte imza ve içerik ile doldurularak bankaya ibraz edildiği iddia edilen 7.500.000,00-TL bedelli çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olup dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olmasına rağmen, dosyanın incelenmesinde arabuluculuk sürecinin davanın açıldığı tarihte tamamlanmadığı ve son tutanağın dava tarihinden sonra imzalandığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmiştir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2026
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; Davacı şirketin iradesi ve rızası dışında tamamen boş iken elden çıkan, bilahare sahte imza ve içerik ile doldurularak davalı tarafından bankaya ibraz edilen ... ait, ... seri numaralı, 11/03/2026 keşide tarihli ve 7.500.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası ticari dava niteliğindedir. Bu sebeple TTK nun 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesinin 2. Fıkrası "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir.
Dosyanın incelenmesinde arabuluculuk son tutanağının düzenleme tarihinin 18/03/2026 ve imza tarihinin 19/03/2026 olduğu, bu haliyle dava açıldığı 13/03/2026 tarihinde tamamlanmış bir arabuluculuk sürecinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 5/A maddesine göre; “ Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.”
Yine 6325 sayılı HUAK’ın “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18/A maddesine göre; “ İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmündedir.
...’nun 15.09.2020 tarih 2017/10-2695 esas, 2020/587 karar sayılı ilamında; “... arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda soru işareti bulunmamaktadır. Çünkü kanun koyucu "Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde açık düzenleme yaparak bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur.” denilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın dava şartlarını düzenleyen 114/2.maddesinde, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115/2.maddesi 1.cümlesi düzenlemesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Davanın açıldığı tarihte arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı, arabuluculuk son tutanağının dava tarihinden sonra imzalanmış olduğu, bu haliyle arabuluculuk dava şartının somut dava yönünden gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Ara buluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması sebebi ile davanın 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca usulden reddine,
2-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3- Davacı tarafından yatırılmış olan 128.081,00 TL peşin harçtan maktu harcın mahsubu ile bakiye 127.349,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
4-Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmeden davalı vekilinin dosyaya vekaletname sunduğu görülmekle birlikte henüz mahkememizce dahi usuli bir işlem yapılmamış olması ve 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. Fıkrasının son cümlesindeki düzenleme nazara alınarak davalı lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
5-Gerekçeli kararın Kalem Yönetmeliği gereği talep halinde taraflara tebliğine,
6-Tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan gider hakkında -usulden reddedilen davanın tekrar açılması mümkün olduğundan- bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/05/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır