İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacakları ile ayıplı iş iddialarını içeren itirazın iptali davasının davacının feragat beyanıyla sonuçlanması.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalı tarafından ödenmeyen hizmet faturaları nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerken, davalı ise davacının gerçekleştirdiği işlerin ayıplı olduğunu ve bu sebeple borçlu olmadığını savunmuştur; yargılama devam ederken davacı taraf davasından feragat ettiğini ve karşı taraftan herhangi bir yargılama gideri veya vekalet ücreti talebi olmadığını belirtmiş, davalı taraf da bu feragati kabul ederek benzer taleplerinden vazgeçince, mahkeme davacının feragati doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir.

İstanbul Anadolu

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/504 Esas
KARAR NO : 2026/578
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme gereği ticari iş ilişkisi çerçevesinde haziran ayı için verilen hizmete ilişkin düzenlenen 18/07/2023 tarihli --------- numaralı fatura ve temmuz ayı için verilen hizmete ilişkin 14/08/2023 tarihli ---------- ve 14/08/2023 tarihli--------- numaralı faturalara konu borcun davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar bu fatura alacaklarını karşılar mahiyette müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında -------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 822.472,68 TL toplam alacağın asıl alacağının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının takibi durdurduğunu, ağustos 2023 için verilen hizmete ilişkin davalı şirketten hak ediş ve fatura onayı gelmemesi sebebiyle müvekkili şirket fatura düzenleyemediğini ve bu alacağına da ayrıca kavuşamadığını, tüm bu nedenlerle davalı şirket banka hesaplarına ve mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin -------İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş yıllık reeskont avans faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt içi ve yurt dışında uluslararası pazarda faaliyet gösteren, gemilere tadilat ve onarım hizmet sağlayan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketi bu faaliyeti kapsamında takip ve dava dışı üçüncü kişi müşterisi için inşa ettiği --------- numaralı teknedeki çelik konstrüksiyon işleri için davacı şirketle 02/01/2023 tarihli yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin bu sözleşme kapsamında konstrüksiyon işlerini yaptığını, yapmaya çalıştığını ve bakiye alacakları olduğunu iddia ettiğini, oysa davacı şirket ile anlaşma yapmanın müvekkiline pahalıya patladığını, kabulü mümkün olmayan bu işleri bir kez daha adam/saat şeklinde bir çalışma ile yeniden yaptırmak zorunda kaldığını, bu işler yüzünden davacının değil müvekkilinin alacaklı olduğunu, davanın HMK m.17 hükmü ve yerleşiş Yüksek Mahkeme içtihatları uyarınca--------- Mahkemeleri'nde ikame edilmesi gerektiğini, davacı tarafın gerçekleştirdiği işlerin teknik yeterliliklere sahip olmadığını, yapılan işlerin ayıplı ve kabul edilemez olduğu, davacı tarafın yapmış olduğu kaynak işlerinin uygunluğu iki kez farklı XRay ile denetlendiğini, bu denetim için 382,50 USD harcandığını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine, takibin ve derdest davanın haksız ve kötü niyetli başlatılmasına nedeniyle davacının İcra İflas Kanunu m.67 uyarınca talep konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:-------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --------- Esas sayılı ---------- Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verildiği ve Mahkememiz --------- Esas sayılı dosyasından yargılamaya devam olunduğu görülmüştür. Dava hukuki niteliği itibariyle, takibe konu edilen 3 adet faturadan kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığı, eser sözleşmesi kapsamında davacının edimini eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği ve ihtilafın gideriminde mahkememizin yetkili olup olmadığı noktasında toplandığı, davanın itirazın iptali davası olduğu tespit edilmiştir.Davacı vekilinin 12/06/2026 UYAP tarihli dilekçesinde; "Mahkemenizde açmış olduğumuz davadan açıkça feragat ediyoruz. Feragat sebebiyle davalıdan herhangi bir yargılama gideri ile vekalet ücreti talebimiz olmadığını bilvekale bildiririz. Davadan feragatimizin kabulü ile dosyanın kaydının kapatılmasını ve akabinde kesinleştirme işlemlerinin yapılmasını ve bakiye gider avansı ile harcın aşağıda belirtilen hesaba iadesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde davadan feragat feragat ettiği davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesini vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görüldü.Davalı vekilinin 17/06/2026 tarihli feragate yönelik beyan dilekçesi sunduğu, davacı tarafça sunulan feragat beyanını kabul ettikleri, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 14.045,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.313,78 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafı vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/06/2026