İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında boş teminat senedinin kötüye kullanımı ve haksız icra takipleri iddialarına ilişkin tarafların istinaf başvurusu üzerine verdiği karar.
Özet: Davacılar, kefalet karşılığı boş alınan senedin davalı tarafından kötü niyetle doldurularak icra takibi başlatıldığını, buna ek olarak mükerrer nitelikte başka senetler alınarak birden fazla icra takibi yürütüldüğünü ve 117.160 TLlik ödemelere rağmen haksız borçlandırma yapıldığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespiti, takiplerin iptali, fazla ödenen miktarın iadesi ve kötü niyet tazminatı talep etmiş; davalı ise senetlerin farklı borçlar için düzenlendiğini, davacıların borçlu olduğunu ve ödemelerin yetersiz kaldığını savunarak menfi tespit davasına karşı çıkmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/344
KARAR NO : 2026/1010
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2022
NUMARASI : 2021/220 Esas 2022/825 Karar
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların baba-oğul olup birlikte ticaret yaptıklarını, 2014 yılında nakliyat ihtiyacı için ... plakalı ... açık kasa kamyoneti .... 'dan satın aldıklarını, peşinat için 4.000 TL nakit vererek bakiye 36.047,00 TL için davacı ...'nin 07.03.2014 tarihinde kredi kullandığını, bu krediye davalı ....'ın kefil olduğunu, işbu kefalet için, üzerinde sadece “…=40.000.00= …” ibaresinin bulunduğu ve başkaca hiçbir kısmın yazılı olmadığı boş bir teminat senedi imzalatarak davacılardan aldığını, davacıların kredi taksitlerini zamanında ödeyememeleri üzerine davalının işbu senedin 31.03.2014 tanzim 12.11.2014 vade tarihi gibi diğer unsurlarını da doldurup davacılar aleyhinde tamamen kötü niyetle kullanarak icra takipleri başlattığını, davacıların... ödemelerini aksatmaları, izleyen taksitleri ödeyememeleri üzerine bu kez davalının davacılardan 40.000 TL. bedelli teminat
senedi almış olmasına rağmen, ayrıca davacı ... dan 30.06.2014 Tanzim-24.07.2014 Vade T.li 2.800 TL. bedelli,5.nci 6.ncı taksit karşılığı 30.06.2014 Tanzim-24.08.2014 Vade T.li 2.800 TL. bedelli,7.nci 8.nci taksit karşılığı 30.06.2014 Tanzim-24.09.2014 Vade T.li 37.500 TL. bedelli kredi ana parası karşılığı toplam 43.100 TL. bedelli 3 adet senet daha aldığını ,İlk 40.000 TL bedelli senedi elinde tutmaya devam edip bunun baskısıyla bu son 3 senedi de alan davalının ,diğer .... kredi taksitlerinin ödenmemesini bahane ederek, yukarı daki ilk 2015/12857 E.sy.lı icra takibini 23.12.2014 T.de başlatmasına rağmen, yine bir yıl sonra, 16.11.2015 T.de 2.nci grup senetler için de mükerrer alacak olarak, Karşıyaka 4.İcra Dairesi 2015/15282 E., 16.11.2015 takip başlangıcı olarak 2.nci ayrı bir takibi başlattığını,davacıların yaşadıkları para sıkıntısından kurtulabildikçe davalıya/davalının kızı ....'a ve oğlu ... .'a, davalının vekili Av....'a davalının talimatı ile yapılan havaleler, aşağıdaki gibi olup tamamen PTT/BANKA gibi resmi kurumlardan toplam 117.160,00 TL ödeme yaptığını belirterek senet ve takiplere karşılık borçlu olmadıklarının tespitine, icra takiplerinin iptaline, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, 117.160,00 TL haksız yere ödemelerinin ilgili ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup; İhtilafın kambiyo senedine dayalı dava olması nedeniyle TTK'nun 4/a.maddesi uyarınca dava dilekçesinin görev şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, yasal süre içerisinde ve talep halinde dosyanın görevli Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın haksız açıldığını, davacıların müvekkiline olan bir kısım borçlarından dolayı verdikleri senedin tarihinin 31/03/2014 olduğunu, bir kişinin 07.03.2014 tarihindeki kefaletinden kaynaklı 31.03.2014 tarihinde kefalet senedi aldığı iddiasının da yersiz olduğunu, hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, senedin dışında, davacılar, müvekkilinden aldıkları başka borçlar içinde 30.06.2014 tarihinde 24.07.2014 vadeli 2.800 TL, 24.08.2014 vadeli 2.800 TL ve 24.09.2014 vadeli 37.500 TL bedelli 3 adet senet verdiklerini, ayrıca davacı ... 2014 yılı Temmuz ayı içinde Kuşadası’ndaki bir otelin kapanması sebebiyle mutfak malzemelerinin ucuza satıldığını beyan ederek, müvekkilinden parça parça 1 hafta içinde yine borç para istediğini ve manevi baskı ile müvekkilinden yaklaşık 50.000 TL ye yakın para aldığını, ancak bir türlü davacılar tarafından geri ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bir süre bekledikten sonra borçlular adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul olup olmadığını bilmediği için fazla icra masrafı yapmamak için öncelikle 23.12.2014 tarihinde Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2014/12857 E. sayılı dosyası ile davacılar aleyhine icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleşmesi sonrası borçlular adına kayıtlı taşınır taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, ancak borca yeter miktarda olmadığını, davacıların uzun aradan sonra bir kısım ödeme yaptığını, ancak ödenmeyen borçlar için tekrar icra tasibi başlatıldığını, davacıların toplam 65.000 TL ödeme yaptıklarını, ancak davacının müvekkilini 7 yıl sonra tefecilik suçlaması ile şikayet ettiğini, savcılıktan takipsizlik çıktığını, bu kez de hukuki dayanağı olmayan bu davayı açtığını belirterek davacıların haksız ve kötü niyetli açılan davalarının reddine karar verilmesini istemiştir.
MAHKEMECE: "...Dava ; Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) ve istirdat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili delil olarak; Karşıyaka 2.İcra Dairesi 2015/12857 E. Sy.lı İcra Takip Dosyası, Karşıyaka 4.İcra Dairesi 2015/15282 E. Sy.lı İcra Takip Dosyası, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/16781 Soruşturma sayılı dosyası,
kredi bilgileri, araç trafik kayıtları, PTT hesap hareketleri, banka hesap hareketleri, nüfus kayıtları, tanık ve bilirkişi incelemesine dayanmış, dayanak belgelerini dosyaya sunmuştur.
Karşıyaka 4.İcra Dairesinin 2015/15282 Esas sayılı dosyası, Karşıyaka 2.İcra Dairesinin 2014/12857 Esas sayılı dosyası ve 2020/16781 soruşturma sayılı dosyaları uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmış, PTT ve banka hesap hareketleri celp edilmiştir.
Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; taraflar arasında, davacılar tarafından çekilen krediye istinaden kefalet karşılığı davalının almış olduğu ve davacıların imzalarına havi senet ve davacılar hakkında davalının başlatmış olduğu icra takiplerine istinaden, davacıların borçlu olup olmadıkları noktalarındadır.
Mahkememizin 16/10/2020 tarihli celsesinde verilen ara kararı uyarınca; dosyanın bankacı- hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek uyuşulamayan noktalar ile Karşıyaka 2. İcra dairesinin 2014/12857 ve Karşıyaka 4. İcra Dairesinin 2015/15282 Esas sayılı dosyalarında alacak miktarı davacı tarafından yapılan ödeme miktarı davacının menfi tespit ve istirdat talepleri bakımından rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Bilirkişi .... tarafından mahkememize sunulan 10/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; açıklanmış olup, davacı ...'a 07.03.2014 tarihinde satıcı ....'dan alacağı araçla ilgili olarak ....A.Ş Tarafından yıllık 4 16.20 akdi faiz oranı ile 36.047-TL Araç kredisi kullandırılmış, 1.329.37-TL Taksitle ödenmek üzere 36 ay geri ödeme planına bağlanmıştır. Davalı ....'ın iş bu krediye kefil olduğu - taraflarca beyan edilmiştir.Bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine dava dışı .... A.Ş tarafından asıl borçlu ... ve Kefil .... aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2015/38351 E. Sayılı dosyasından Toplam: 63.647.28-TL üzerinden takibe başlanmıştır, takibe konu Alacak dava dışı .... A.Ş tarafından 26.11:2019 tarihinde... A.Ş'ye temlik edilmiş, temlik eden şirket vekilinin dosyaya sunduğu 02.08.2021 tarihli dilekçede temlik sonrası icra dosyalarına herhangi bir ödeme yapılmadığı beyan edilmiştir. Davalının alacaklı sıfatı , davacrların borçlu sıfatıyla yer aldığı 30.06.2014 düzenleme tarihli 24.07.2014 vadeli 2.800-TL Bedelli, 24.08.2014 vadeli 2.800-TL Bedelli , 24.09.2014 vadeli 37.500-TL Bedelli ve 31.03.2014 düzenleme tarihli 12.11.2014 vadeli 40.000-TL Bedelli senetler düzenlenmiştir. Senetler üzerinde teminat olarak alındığı yönünde herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Davalı senetlerle ilgili olarak davacılar aleyhine Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2015/15282 E. ve Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2014/12857 E. Sayılı dosyalarından takibe başlanmış, davacılar PTT Vasıtasıyla davalı ve yakınlarına 47.250-TL, Vekili ...'ın .... A.Ş nezdindeki hesabına icra dosyasındaki alacağa karşılık 65.000-TL ödemede bulunmuşlardır. Davacıların yaptıkları ödemeler dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda:
Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2014/12857 Esas dosyasındaki takiple ilgili olarak
23.12.2014 Takip Tarihi İtibariyle:
40.000.00-TL Senet Alacağı
152.35-TL Protesto gideri
473.25-TL İşlemiş faiz
40.625.56-TL Toplam
22.01.2021 Dava Tarihi itibariyle:
14,552.35-TL Senet Alacağı
152.35-TL Protesto gideri
1.536.95-TL İşlemiş faiz
16.241.65-TL Toplam
Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü 2015/15282 E. Sayılı Dosyasındaki takiple ilgili olarak :
16.11.2015 Takip Tarihi İtibariyle:
43.100,00-TL Senet Alacağı
304.64-TL Protesto gideri
5.451.53-TL İşlemiş faiz
48.856.17-TL Toplam
22.01.2021 Dava Tarihi itibariyle:
4.582.07-TL Senet Alacağı
304.64-TL Protesto gideri
714.21-TL İşlemiş faiz
5.600.92-TL Toplam Davalı ....'ın alacağının bulunduğu, davacılara istirdat edilecek bir tutarın bulunmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda: Davacı ...'nin 07.03.2014 tarihinde ...tan kredi kullandığı bu krediye davalı ....'ın kefil olduğu,bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı,Kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine dava dışı .... A.Ş tarafından asıl borçlu .... ve Kefil .... aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2015/38351 E. Sayılı dosyasından Toplam: 63.647.28-TL üzerinden takibe başlandığı Dava dışı ....A.Ş tarafından iş bu icra dosyasındaki alacakların 26.11.2019 tarihinde
.... A.Ş'ye temlik edildiği temlik eden şirket vekilinin dosyaya sunduğu 02.08.2021 tarihli dilekçesinde icra dosyalarına herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan edildiği ,davalının alacaklı sıfatı , davacıların borçlu sıfatıyla yer aldığı 30.06.2014 düzenleme tarihli 24.07.2014 vadeli 2.800-TL Bedelli, 24.08.2014 vadeli 2.800-TL Bedelli , 24.09.2014 vadeli 37.500-TL Bedelli ve 31.03.2014 düzenleme tarihli 12.11.2014 vadeli 40.000-TL bedelli senetler düzenlendiği bu senetlerle ilgili olarak davacılar aleyhine Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2015/15282 E. ve Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2014/12857 E. Sayılı dosyalarından takibe geçildiği ,davacılar PTT Vasıtasıyla
davalı ve yakınlarına 47.250-TL, Vekili ...'ın ....A.Ş nezdindeki hesabına icra dosyasındaki alacağa karşılık 65.000-TL ödemede bulunulduğu ,davacıların yaptıkları ödemeler dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda Karşıyaka 2. İçra Müdürlüğünün 2014/12857 E sayılı dosyasında , dava tarihi itibariyle davalının 16.241,65 TL alacağı bulunduğu, Karşıyaka 4. İçra Müdürlüğünün 2015/15282 E sayılı dosyasında , dava tarihi itibariyle
davalının 5.600,92 TL alacağı bulunduğu, davacılara istirdat edilecek bir tutarın olmadığı anlaşıldığından istirdat talebinini reddine davalının hesap edilen alacak miktarı düşüldükte sonra kalan miktar tutarında davacıların borçlu olmadığı yönünde menfi tespit talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ,davalının yapılan ödemeleri bilmesine rağmen haksız olarak başlattığı miktar itibariyle davalının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' gerekçesi ile;
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere;
Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
Davacının istirdat davasının REDDİNE ,
Davacının Karşıyaka 2. İcra müdürlüğünün 2014/12857 esas sayılı dosyasından 25.447,65 -TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2015/15282 esas sayılı dosyasından 38.517,93-TL asıl alacak 4.737,32 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
13.740,58-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacılar vekilinin istinaf dilekçesinden özetle; icra takiplerine konu 4 adet senedin bedelsiz olduğuna ve senetlere konu alacağın hukuki ve geçerli bir ilişkiye dayanmadığına dair iddialarının göz ardı edilerek bu hususun gerekçeli kararda tartışılmadığını, icra takibi konusu senetlerin hukuki bir ilişkiye dayandığını, dolayısıyla ortada hukuki ve geçerli bir alacak olduğunu varsayarak istirdat taleplerinin reddedildiğini, davacıların 2014 yılında nakliyat ihtiyacı için .... plakalı kamyoneti.... isimli şahıstan satın aldıklarını, peşinat için 4.000,00 TL nakit verdiklerini, bakiyesi 36.047,00 TL için davacı oğlu ....'nin 07.03.2014 tarihli 30177734 No.lu 36 aylık taksitli toplam 40.450,00 TL geri ödeme planını konu ... kredisini kullandığını, davalı ...'ın bu kredi sözleşmesine kefil olduğunu, davalı ... .'ın ilgili krediye kefil olduğu için kredinin davacılar tarafından ödenmemesi durumunda kendisini garantı altına almak adına üzerinde sadece =40.000,00 TL= ibaresinin bulunduğu ve başkaca hiçbir kısmın yazılı olmadığı boş senedi davacılara imzalattığını, davalı yan davacıların kredi taksitlerini zamanında ödeyemediklerini öğrenmesi üzerine sanki kendisi kefilliği nedeniyle söz konusu borcu ....'a ödemek zorunda kalmış gibi senedin tanzim ve vade tarihi gibi diğer unsurlarını da doldurup davacılar aleyhinde tamamen kötü niyetle icra takip dosyasını başlattığını, süreçte davacıların izleyen kredi taksitlerini ödeyemediklerini gören davalı ... davacılardan 40.000,00 TL bedelli senedi almış olmasına rağmen bu kez davacı ...'ya toplam 43.100,00 TL bedelli 3 senet daha imzalattığını, davalı ...'ın hiçbir aşamada kefil sıfatıyla 07.03.2014 tarihli 301777... No.lu ... Kredisine yönelik olarak ödeme yapmadığını, Gerçeklik payı olmamasına rağmen bir an için davalının söz konusu icra takiplerini davacılar aleyhinde başlatmış olmasının olduğu düşünülse bile davalı yan en fazla davacıların ödemediği ve ancak kendisinin ödediği ... kerdi taksiti veya taksitlerinde yer alan miktar ve uğradığı zarar kadar haklı olabileceğini, gelen yazı cevaplarının ortaya çıkardığı üzere davalı yanın kredi taksitlerinin hiçbirini kendisinin de ödemediğini, dolayısıyla temel ilişkiye dayanan alacağın mevcut ve hukuki bir ilişkiye dayanmadığını ve herhangi bir sebepten doyalı doğmadığının sabit olmasıyla dava konusu icra takiplerinde yer alan 4 adet senedin bedelsiz olduğunun açık olduğunu, davalı yanın hiçbir aşamada davacılar ile arasında başkaca bir alacak-borç ilişkisi olduğuna dair somut bir delili dosyaya sunmadığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinden özetle; yerel mahkemece açılan dava ile ilgili hukuki değerlendirme hatası ile verilen kararın dosya içinde toplanan delillere aykırılık teşkil etmekte olup kararın kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme gerekçeli kararı ile müvekkilinin daha önce kefil olduğu ...tan kaynaklı bir kredinden dolayı alacaklı sıfatıyla davacıların ise borçlu sıfatıyla yer aldığı 30.06.2014 düzenleme tarihli 24.07.2014 vadeli 2.800-TL Bedelli, 24.08.2014 vadeli 2.800-TL Bedelli, 24.09.2014 vadeli 37.500-TL Bedelli ve 31.03.2014 düzenleme tarihli 12.11.2014 vadeli 40.000-TL bedelli senetler düzenlendiğini, bu senetlerle ilgili olarak davacılar aleyhine icra dosyalarıyla takibe geçildiği kabul edilerek gerek PTT Vasıtasıyla müvekkil ve yakınlarına 47.250,00 TL gerekse tarafın ....ı A.Ş. Nezdindeki hesabına icra dosyasındaki alacağa karşılık 65.000,00 TL ödemede bulunulduğu kabul edilerek davacıların kısmi miktar borcunun kaldığı kabul edilmişse de mahkemenin kabulünün hatalı olduğunu, dava dosyası incelendiğinde davacıların takip konusu senetlerin ....tan kaynaklı krediden kaynaklı olduğu yazılmadığı gibi davacılar bu iddiayı destekler mahiyette senetlere atıf yapılan yazılı bir belgede dosyaya ibraz etmediklerini, ayrıca davacılar borçlu olmadıklarını ispatlar mahiyette İİK 169/a maddesinde sayılan belgeleri de ibraz etmediklerini, davacıların icra takibi yapılması sonrası icra dosyalarından kaynaklı tüm kısmi ödemelerini icra dosyalarını vekil sıfatıyla takip eden Av. ...'a ödemiş olup davacıların takip konusu senet ile ilgili olduğunu iddia ettikleri ödeme dekontlarında takip konusu ile ilgili olmayan ödemelerinin takip konusu senetlerden kaynaklı olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince davalının yapılan ödemeleri bilmesine rağmen haksız olarak başlattığı miktar itibariyle davalının kötü niyet tazminatı ödemesine karar vermesinin hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, davacılar ile davalı arasındaki tek borçlanma ilişkisinin takip konusu senetler olmadığını, dava konusu senetlerin ... ..taki kefaletlere ilişkin olmadığının izah edildiğini, takip ve dava konusu ile ilgili olarak kanaatlerince ispat yükünün HMK hükümlerine göre davacı tarafta olduğunu, davacıların iddialarını ispatlar nitelikte belge ibraz etmediklerini,
ispat yükünün icra takibinin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı-borçluya ait olduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve ödeme nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Senetle ilgili ilk kural, kesin delille ispat zorunluluğu veya tanıkla ispat yasağı da denilen, kanun koyucunun bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin değerinin belli bir miktarın üzerinde olması hâlinde ispatının ancak senetle yapılabileceği kuralıdır (HUMK, m.288/1; HMK, m. 200). Bu husus kısaca ispat sınırı olarak da anılabilir.
Senetle ispat hakkındaki ikinci kural ise senede karşı senetle ispat zorunluluğudur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, senetle ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak ve ancak senet (kesin delil) ile ispat olunabilir (HUMK, m. 290; HMK, m. 201).
Sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu bononun bedelsiz olduğunu, bonodan dolayı borçlu bulunmadığını ya da teminat olarak verildiği iddiasında ispat külfeti borçluya aittir. Diğer menfi tespit davalarından farklı olarak kıymetli evrak ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında borç ikrar anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafça davalıya verilen bonoların teminat senedi olduğu ve ödenen bedellerin istirdatı gerektiği kanıtlanmamış ise de davacılar tarafından davalı tarafa farklı zamanlarda 47.250TL ve 65.000TL tutarında ödemede bulunulduğunun, davalı tarafça alınan icra dosyalarıyla ilgisinin olmadığını iddia ettiği farklı tarihlerde PTT kanalıyla gönderilen toplam 47.250-TL tutarın ve icra dosyalarıyla ilgili olarak farklı tarihlerde gönderilen toplam 65.000-TL tutarın icra dosyalarına bildirilmediğinin anlaşılmasına göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2022 tarih, 2021/220 Esas ve 2022/825 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 4.693,09 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.173,27 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.519,82 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 16/04/2026