Kredi kartı borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında yetki, sözleşme geçerliliği ve hesap kat ihtarı tebligatına dair itirazlar incelenmektedir.
Özet: Davacı banka, kredi kartı borcunu ödemeyen davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir. Davalı ise yetki itirazında bulunarak, ticaret sicil adresinin Bursa İnegöl olması nedeniyle İstanbuldaki icra takibinin ve itirazın iptali davasının yetkisiz yerde açıldığını, ayrıca geçerli bir kredi kartı sözleşmesinin ve usulüne uygun tebliğ edilmiş hesap kat ihtarnamesinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/841 Esas
KARAR NO : 2026/361
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/11/2025
KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kredi kartı Sözleşmesi akdedilmiş ve borçluya kredi kartı kullandırılmış olduğunu, kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine davalının hesabı kat edilmiş, hesap kat ile birlikte kredi kartı alacağının muaccel hale gelmiş olduğunu, akabinde müvekkili tarafından 17.07.2025 tarih ve ...barkod no'lu Ticari Kredi kartı hesabının kapatıldığı ve borcun ödenmesi ihtarının borçluya gönderilmiş olduğunu, ödeme yapmayan borçluya icra takibi başlatılmış ancak borçlu kötü niyetle takibe itiraz etmiş olduğunu, borçlu tarafından icra takibine yönelik olarak yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun olup tamamen icra-i süreci uzatmaya yönelik olduğunu, yetki hususunun sözleşme ile kararlaştırılmış olduğunu, sözleşme ile kararlaştırılan yetkili yerin İstanbul olduğunu, takibe dayanak evraklardan kredi kartı sözleşmelerine borçlunun itirazı olmadığını, yine sözleşmedeki imzaların sıhhati hususunda borçlunun herhangi bir itirazının da olmadığını, hesap kat ihtarnamesinin borçlunun sözleşmede yazılı adresine gönderilmiş olduğunu, kredi kartı alacağının likit, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; işbu itirazın iptali davasının, takip çıkış miktarı üzerinden değil, dilekçenin başında harca esas değer olarak belirtmiş oldukları asıl alacak (istenen:%60.6 yıllık diğer): 1.097.554,84 TL, kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz: 221.516,98 TL olmak üzere; 1.319.071,82 TL tutarındaki kısım yönünden kısmi dava olarak ikame edilmekte olduğunu, bu kapsamda, alacağın tamamına ilişkin hak ve talep hakları saklı tutulmak suretiyle, şimdilik yalnızca 1.319.071,82-TL yönünden; davalının İstanbul...İcra Dairesi...E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptalini ve takibin takipte yer alan talep ve şartlarla devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili aleyhine kredi kartı borcuna istinaden İstanbul ...İcra Dairesi ...Esas sayılı icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu haksız icra takibine karşı taraflarınca itiraz edilmiş ve icra dairesi tarafından icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, devamında, söz konusu itirazın iptali için davacı tarafça işbu davanın açıldığını ancak aşağıda belirtmiş oldukları sebeplerle işbu haksız davanın reddi gerekmekte olduğunu, icra dosyasına yapmış oldukları itiraz dilekçesinde de belirtmiş oldukları üzere, müvekkilinin ticaret sicil adresinin Bursa İnegöl olduğunu, bu sebeple müvekkili aleyhine açılacak icra takibi ve davalarda yetkili mahkeme İnegöl Mahkemeleri ve İnegöl İcra Daireleri olduğunu, buna rağmen işbu davanın ve davaya konu icra takibinin İstanbul'da açılmış olması sebebiyle yetkisiz yer mahkemesinde itirazın iptali davası ve yetkisiz icra dairesinde icra takibi başlatılmış olduğunu, bu sebeple işbu davanın yetki yönünden usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde, müvekkili banka ile davalı müvekkilin yetki sözleşmesi yaptığını belirtmiş olsa da söz konusu dava dilekçesi eklerinde dosyaya sunulan belgelerde yetki sözleşmesine dair herhangi bir anlaşma mevcut olmadığını, kaldı ki ortada müvekkili ile davacı taraf arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi de mevcut olmadığını, zira dava dilekçesi ekine sunulan belgelerde müvekkilinin imzası bulunmadığını, icra dosyası incelendiğinde görüleceği üzere söz konusu kredi kartı sözleşmelerinin icra dosyasına sunulmadığı gibi takip talebi kapsamında müvekkiline de gönderilmemiş olduğunu, dolayısıyla takip başlatılırken dayanılmamış bu belgelerin işbu dava kapsamında değerlendirmeye alınarak alacağın tespitine yarayacak belgelerden olmadığını, icra takip dosyasında alacağın kaynağı olarak gösterilen hesap kat ihtarnamesinin de usulüne uygun bir şekilde oluşturulmamış ve müvekkiline de tebliğ edilmemiş olduğunu, zira davacı tarafın dava dilekçesi, ekinde sunduğu PTT sorgusunda hesap kat ihtarının hangi adrese ve muhatap olanarak kime gönderildiğinin belli olmadığını, yapılan tebligat içeriğinin ne olduğunun da belli olmadığını, zira PTT sorgusunda gönderilen postanın içeriğinin belli olmadığın, bu sebeple müvekkiline gönderilmeyen hesap kat ihtarına müvekkilinin itiraz etmesinin beklenemeyeceğini, müvekkilinin banka hesaplarının hiçbir sebep bildirilmeksizin ve gerekçesi açıkça belirtilmeksizin, kat edilerek tüm alacağın talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu ihtarnamelerde ve dolayısıyla icra takip talebinde belirtilen şekilde ve miktarda likit bir borcu da bulunmamakta olduğunu, bu sebeple alacak likit olmadığından alacağın varlığı ve miktarı yargılama neticesinde bilirkişilerce yapılacak raporla ortaya çıkacağını, yukarıda açıklanan nedenlerle; işbu davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün 2... Esas sayılı dosyası Uyap sisteminden entegre edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı banka tarafından davalı aleyhine toplam 1.367.211,35TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalının icra dairesinin ve Çağlayan Mahkemelerinin yetkisine yönelik itirazının, taraflar arasında Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeye dair para alacağı iddiasına göre davacının ikametgahı itibariyle İİK'nun 50/1 ve TBK'nın 89 maddeleri uyarınca İstanbul İcra müdürlükleri ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğundan Mahkememizin 17/02/2026 tarihli duruşmasının 4 numaralı ara kararı ile reddine karar verilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Detayları yukarıda verilen inceleme değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda,
Davacı banka ile davalı borçlu arasında TACİRLER İÇİN BANKACILIK İŞLEMLERİ SÖZLEŞMESİ, Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı,
İş bu sözleşmeye istinaden Davacı banka tarafından davalı borçluya Kredi kartı kullandırıldığı,
¸
Davacı bankanın takip tarihi itibarı ile şimdilik 1.319.071.82 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
1.097.554.84 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 60.60 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı arasında akdedilen Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi nedeniyle davalı şirkete kredi kartı kullandırıldığı, kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek 17.07.2025 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, icra dosyası, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporunda takip konusu kredi kartı alacağına yönelik faiz hesaplamasının 5464 sayılı Kanuna ve TCMB tebliğ ve duyurularına uygun olduğu, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının takipte talep ettiği miktar kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılarak davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul ...İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında 1.097.554,84 TL asıl alacak, 221.516,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.319.071,82TL için yaptığı itirazın iptali ile, 1.097.554,84 TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren yıllık % 60.60 ve TCMB tarafından deklere edilen faiz ve faizin % 5 gider vergisi uygulanarak takibin devamına,
2-Kabul edilen alacağın % 20'si olan 263.814,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 90.105,79-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 15.690,39-TL. harcın mahsubu ile bakiye 74.415,40-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 202.670,05-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL. başvurma harcı + 15.690,39-TL. peşin harç + 13.000-TL. bilirkişi + 90-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 29.395,79-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran davacı iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.