İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinde haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası tazminat davasında kasko sigorta şirketinin rücu talebi ve mağdurun ek zararlarının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Davacılar, haksız fiil sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, karşı taraf sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu kaza sonrası sigortalı araçlarında oluşan zararların tazmini için dava açmış; kasko sigortacısı ödediği hasar tazminatı ile sigortalının katlandığı muafiyet ve eksper masrafının, karşı tarafın sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde ve diğer davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederken, davalılar eksik bilgi sunulduğunu, aracın incelenmesine izin verilmediğini, ödeme yapıldığını, talep edilen bedellerin teminat dışı olduğunu ve sigorta limitlerinin aşıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: 2023/920 KARAR NO : 2026/1441İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 27/12/2022NUMARASI : 2021/82 Esas - 2022/1087 KararDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 04/02/2021KARAR TARİHİ: 11/06/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü ...'ın sevk ve iradesindeki ...plakalı aracıyla Mersin İli Toroslar İlçesi .... Sokaktan ... istikametine seyredip .... Cadde kavşağına yaklaştığında kendisine ... trafik işaret levhası olmasına rağmen kontrolsüzce kavşağa girdiği esnada aracın kod 5-6 kısmıyla bu esnada müvekkili davacı sürücü ...'ın sevk idaresindeki ... plakalı aracıyla ... caddeden doğudan batı istikametine seyredip .... Sokak Kavşağına geldiğinde aracın kod. 10 kısmıyla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'ın kazanın meydana gelişine tamamen kusurlu olduğunu, sigortalı araçta 4.476,11 Euro tutarında maddi hasar meydana geldiğini ayrıca aracında meydana gelen maddi zararın tespiti amacıyla da 799,56 Euro bilirkişi masrafı yapıldığını, toplam maddi zararın 5.275,67 Euro'ya ulaştığını, müvekkilinin davacı kasko sigortası ile sigorta teminatı altına aldığı ... plakalı araçta meydana gelen maddi hasara karşılık olmak üzere davacılardan ...'a 07/05/2020 tarihinde 1.916,59 Euro ödeyerek hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili davacı ...'ın, aracında meydana gelen maddi zarar nedeniyle kasko sigortasına başvurduğundan 300 Euro tutarındaki katılım payına katlanmak zorunda kaldığını, bunun yanı sıra aracındaki hasarı tespit ettirebilmek için 799,56 Euro tutarında harcama yapmış olup kaza neticesinde 1.099,56 Euro daha maddi zarara uğradığını, müvekkili davacı sigorta şirketinin, sigortalısının uğradığı maddi zarara karşılık olmak üzere 1.916,59 Euro hasar tazminatı ödeyerek hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, dava dışı ... sevk ve iradesindeki ...plakalı araç diğer davalı ... adına kayıtlı olup diğer davalı ... A.Ş (Eski ünvanı ... A.Ş) tarafından ... sigorta teminatı altına alındığını, davalı ... A.Ş.'nin davacı ...'ın uğradığı maddi zararlarına karşılık olmak üzere 11/12/2019 tarihinde 5.932,16 TL tutarında kısmi bir ödeme yaptığını, davacı ...'ın bakiye maddi zararları ise karşılanmadığını, davalı ... A.Ş tarafından yapılan ödeme, ödeme tarihi itibariyle 894 Euro'ya karşılık geldiğini müvekkili tarafından sigortalısının aracında meydana gelen maddi hasar nedeniyle ödemiş olduğu1.916,59 Euro tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ...'tan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ... A.Ş den müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ...'ın karşılanmayan 300 Euro tazminatın davalılar ... ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ... A.Ş.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili ... tarafından ödenen 799,56 Euro tutarındaki bilirkişi ücretinin yargılama gideri olarak kabulü ile kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ile dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri" başlıklı B.I.maddesi gereğince meydana geldiğini iddia edilen zararın davacının, müvekkili sigorta şirketinden talep edebilmesinin mümkün olmadığını, gerekli bilgi ve belgeler başvuru esnasında müvekkili sigorta şirketine sunulmadığını, sigortalı aracın müvekkili şirket tarafından incelenme imkanı tanınmadığını, usulüne uygun başvuru ile müvekkili sigorta şirketinin araç üzerinde inceleme yapılmasına olanak da tanınmamış olması nedeniyle davacının ek tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak kazaya ilişkin görüntü ve kayıtlar da incelenmek suretiyle denetime elverişli kusur raporu alınması gerektiğini, davacı yanın da kabulünde olduğu üzere yapılan müracaat üzerine gerekli inceleme yapılarak 5.932,16-TL ödeme yapıldığını, davacının bunun üzerindeki zararını ispatlayamadığını, davacı yanın her ne kadar araçtan kasko sigorta şirketine 300 euro katılım payı ödediğini iddia ettiğini ödemişse de işbu talep sigorta teminatının dışında kaldığını, dava konusu miktarın harca esas değerinin TL olarak belirlenmesine rağmen talep kısmında bu miktarın TL cinsinden değerinin belirtilmemesi ve yapılan ödeme yokmuş gibi dava açılmasının taraflarınca kabul edilmediğini, sigorta limitlerinin üstünde tazminat talep edelemeyeceğini, faizin dava tarihinden yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ...’ın davasının kabulü ile 2.575,26-TL ’nin, davalı ... A.Ş.’den 11/12/2019 tarihinden, davalı ...’tan 23/09/2019 kaza tarihinden itibaren, yasal faiz uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacı ...’a verilmesine, davacı ...’nin davasının kısmen kabulü ile 14.784,71-TL ’nin davalı ... A.Ş.’den 11/12/2019 tarihinden, davalı ...’tan 23/09/2019 kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacı ...’ne verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taleple bağlılık kuralları dikkate alınmadığını, maddi zarar Euro para birimi üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini, haksız fiillerde faiz başlangıç tarihi olay tarihi olduğunu, dava konusu alacağa kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğini, yargılama giderleri hatalı hesaplandığını belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri" başlıklı B.I.maddesi gereğince, sigortalı ve/veya sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmak yükümlülüğü altında olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme sonucu oluşturulmuş olup söz konusu rapora dayanılarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların müvekkil şirkete yapılmış usulüne aykırı bir başvuru bulunmadığını, bu sebeple müvekkil şirketin temerrüdü bulunmadığını, mahkemece faize hükmedilecekse bile faiz başlangıcı dava tarihi olması gerekirken daha önceki bir tarihten faizin başlatılması da yine usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kasko sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin ve hasara uğrayan araç malikinin tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacı ... bakımından istinaf talebi değerlendirildiğinde: HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00 TL olacaktır. Bu halde, davacı ... bakımından (300 Euro= 2.575,26-TL) davanın kabul edilen miktarı karar tarihine göre uygulanması gereken 2022 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı HMK'nın 341/4.fıkrası gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacı ... bakımından gerek davacı ve davalı taraf istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamına göre; 23.09.2019 günü saat 12:20 sıralarında Mersin ili Toroslar ilçesi ... mahallesi ... Cadde üzerinde davacıya sigortalı ve davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobiliyle seyir halindeyken ... Sokak kavşağında düz ileri manevrayla geçtiği esnada sağ ön ve yan kesimlerine, istikametine göre solundaki ... Sokak istikametinde seyir halindeki davalıya sigortalı ve dava dışı sürücü ... idaresindeki ...plakalı otomobilin sol ön kesimleriyle çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.Trafik kazası tespit tutanağında kazanın, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile ... Sokakta ... güney istikamete seyir edip, .... Cadde kavşağına yaklaştığında kendisine ... trafik işaret levhası olmasına rağmen kontrolsüzce kavşağa girdiği esnada aracının kod 5-3 kısmıyla diğer sürücü ... idaresindeki ... plakalı yabancı aracı ile .... caddeden doğudan batı istikametine seyredip ... Sokak kavşağına geldiğinde aracının kod 10 kısmıyla çarpıştığı belirtilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin Makina Mühendisi olması uzmanlığının teslim tutanağında trafik kazalarına sebebiyet veren teknik sorunlar, motorlu taşıt olması nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre dava dışı sürücü ... kavşağa girerken ve kendisine ... levhası olduğu halde dalgın kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği ve kazaya sebebiyet verdiğinden kazanın oluşumunda %100 kusurlu, davacı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece kasa tespit tutanağı ile uyumlu kusur raporuna itibar edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Kusura yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.İlk Derece Mahkemesince hasarın belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda olay yeri, aracın fotoğrafları, ekspertiz rapor, kaza tespit tutanağı, çarpma noktası, davacıya ait aracın hasar gören parçaları dikkate alınarak kaza ile uyumu göz önüne alınarak araç yabancı plakalı olduğundan yurtdışı piyasa fiyatlarına göre değerlendirme yapılarak hasarın belirlendiği anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketi ... sigortacısı olduğundan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları somut olayda uygulanmayacaktır. KTK'nın 99.maddesine göre, ... Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrütün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı ... tarafından dosyaya sunulan, posta evraklarına göre, davalı trafik sigortacısına 12/11/2019 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. iş gününün sonu olan 20/12/2019 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüte düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava tarihinden faize karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı sigorta şirketi kasko sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapmıştır. Bu halde dava TTK'nun 1301.maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup rücu davasında faizin başlangıç tarihi tazminatın sigorta ettirene ödendiği tarihtir. Mahkemece de ödeme tarihinden faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun Yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a maddesinde "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.Dava dilekçesinde yabancı plakalı aracın, kayıtlı olduğu Almanya'da tamir ettirildiği açıklanarak Almanya'da araç mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre belirlenen ve ödenen araç hasarının tahsil tarihindeki kur üzerinden avans faiziyle tahsili talep edilmiştir. Mahkemece tazminat TL üzerinden kabul edilerek yasal faize hükmedilmiştir. Oysa taleple bağlı kalınarak tazminatın, Euro üzerinden ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek mevduat faizi oranı üzerinden tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/1715 E. ve 2016/6513 K.sayılı kararı). Yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplandığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Bu nedenle; davacı vekili ve davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :A- Davacı ... bakımından davacı ve davalı taraf istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin davacı ... bakımından istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davacı ...’ın davasının kabulü ile 2.575,26-TL’nin, davalı ... A.Ş.’den 11/12/2019 tarihinden, davalı ...’tan 23/09/2019 kaza tarihinden itibaren, yasal faiz uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen davalılardan (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile davacı ...’a verilmesine, 2-Davacı ...’nin davasının kısmen kabulü ile 1.869,38 Euro’nun davalı ... A.Ş.’den 11/12/2019 tarihinden, davalı ...’tan 23/09/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek mevduat faizi oranı üzerinden tahsili (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçe limiti 30.067,84TL) ile sınırlı olarak sorumlu olacak şekilde) ile davacı ...’ne ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 1.185,85-TL harçtan peşin alınan 340,69-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 845,16-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacılara verilmesine,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.589,34-TL vekalet ücretinin davacı ... den alınarak davalı ... A.Ş ye verilmesine,6-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 59,30-TL başvurma harcı + 340,69-TL peşin harç toplamı olan 399,99-TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacılara verilmesine,7-Davacılar tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti + 294,20-TL Tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 2.294,20-TL yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 1.996,41-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak davacılara verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,8-Davacı ... tarafından yapılan 6.863,58-TL ekspertiz ücreti masrafı yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde) alınarak, davacı ...'a verilmesine, 9-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranına göre 26,80-TL'nin davacı ...'den alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.183,47-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktar ile orantılı olarak sorumlu olacak şekilde), 176,53-TL 'nın davacı ... den tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacı ve davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı ... tarafından yapılan 150,80 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 96,20 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacı ...'den tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/06/2026