İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari haksız fiilden kaynaklanan davada pert araç sonrası yetersiz ibranamenin iptali ve bakiye tazminat talebi.
Özet: Bu dava, trafik kazasında pert olan bir araç için sigorta şirketiyle imzalanan, ancak aracın gerçek rayiç değerinin altında kalan tazminatı içeren ibranamenin iptali ve kalan zararın tahsilini amaçlamakta olup, yargılama sürecinde Anayasa Mahkemesinin Karayolları Trafik Kanununun 90. ve 92. maddelerindeki genel şartlara ilişkin iptal kararı ile sonrasında yapılan yasal düzenlemelerin etkisiyle, zararın ve özellikle değer kaybının hesaplanmasında haksız fiil hükümleri ve Yargıtay içtihatlarının esas alınması gerektiği, genel şartların bu bağlamda uygulanamayacağı hukuki temeline dayanmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/139 KARAR NO : 2026/504DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : 11/02/2026KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizde görülen Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; --- Şirketine ait --- plakalı aracın, 23.08.2025 tarihinde ----. tarafından sigortalı ----- plakalı araçla karıştığı kaza neticesinde pert hale geldiğini, kaza tespit tutanağında dava dışı sürücü ----- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-c maddesini ihlal ederek tam kusurlu bulunduğunu, ----. ile müvekkil şirket arasında 80.000,00 TL tutarında bir mutabakat ve ibraname imzalanmış olsa da bu bedelin aracın kaza tarihindeki gerçek rayiç değerinin çok altında kaldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca yetersiz tazminat ödemelerini içeren ibranamelerin makbuz niteliğinde olduğunu ve iptalinin mümkün bulunduğunu, sigorta şirketinin gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde mutabakatın revize edilmesi talebinin davalı şirket tarafından reddedildiğini, --- Arabuluculuk Bürosu ----- numaralı arabuluculuk dosyasının anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ibranamenin iptali ile bilirkişi marifetiyle tespit edilecek gerçek zarara göre şimdilik 100 TL bakiye tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER:Dava dilekçesi, ibraname, hasar dosyası, tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 19/12/2025 tarihli kaza nedeni ile bakiye pert hasarı tazminatı istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın; davacı şirkete ait ----- plakalı aracın trafik kazası sonucunda pert olması sonucu davalı sigorta şirketiyle 19/12/2025 tarihinde imzalanan ibranamenin iptalinin istenip istenemeyeceği, davacının davalıdan bakiye tazminat talep edip edemeyeceği noktasında topladığı tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve--- 16/1.2013 tarih ve------. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeniyle davacının zararından davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ----- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay --- HD'nin 03.12.2020 tarih -----Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ---- Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay ----HD 07.03.2016 tarih ve-- sayılı ilamı)Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay ----- HDB'nın 05.06.2014 tarih ve ----sayılı ilamı) Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.(Yargıtay ----. HDB'nın 18.05.2016 tarih ve -----sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı yanca, davalı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin pert total işlemine tabi tutulan sigortalı aracın piyasa değerinin altında kaldığı ve bu nedenle eksik ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan varlığı inkar edilmeyen 19.12.2025 tarihli "Tam Hasar İşlemleri Mutabakatname ve Taahhütnamesi"nde açıkça sigortalı aracın piyasa güncel değerinin 80.000,00 TL olduğu yönünde tarafların mutabık kaldığı, davacının mutabakatnamede yazılı miktarın kendisine ödenmesi kaydıyla davalı şirketi ibra ettiği, aracını hasarlı hali ile sigorta şirketine terk etmek suretiyle aracın satış ve devrini sağlayacak belgeleri ibraz ederek davalı şirkete aracı hasarlı hali ile terk ettiği ve aracın ağır hasarlı olarak işlem görmesini talep ettiği yazılmıştır. Mutabakatta kararlaştırılan bedelin davacıya ödendiği, yapılan ödemeler sırasında davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürdüğüne dair dosyada bir delil de olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 19.12.2025 tarihli mutabakatname içeriği itibariyle TBK'nın 132. maddesi uyarınca tam bir ibradır. Davacı taraf kayıtsız şartsız şekilde ibranameyi imzalamış olup, davacı yanca eldeki davada TBK'nın 28.maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma hükümlerine dayanılmamış, zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunulmuştur. Esasen ödemeyi kabul edip ibraname veren sigortalının müzayaka halinde olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkememizce, borcu doğuran sebeplerden olan ödeme ve ibraname uyarınca davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 6.000,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.