İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Trafik Kazası Kaynaklı Ölüm ve Cismani Zarar Tazminat Davasının Taraflarca Sulh ile Feragatle Sonuçlanması
Özet: Çocuklarının ölümüne neden olan trafik kazası sonrası destekten yoksun kalma ve diğer maddi zararların tazmini için sigorta şirketine karşı açılan davada, davacılar, kaza tarihinde reşit olmasına kısa süre kala vefat eden çocuklarının aile bütçesine katkısını ve uğradıkları manevi mağduriyeti belirterek tazminat talebinde bulunmuş; davalı sigorta şirketi ise sorumluluğunun poliçe limitleri ve sürücünün kusur oranıyla sınırlı olduğunu, fahiş hesaplamaların kabul edilemeyeceğini ve bazı giderlerden sorumlu olmadığını savunmuştur; ancak yargılama sürecinde tarafların anlaşarak protokol imzalaması üzerine davacılar davadan feragat etmiş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda ise karşılıklı olarak taleplerinden vazgeçilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/180 EsasKARAR NO : 2026/569DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 27/02/2025KARAR TARİHİ : 15/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1a maddesini ihlal eden ve sürücü belgesi bulunmayan --------- tam ve ağır kusurlu olarak gerçekleştirdiği trafik kazasında, müvekkillerin çocukları --------- vefat ettiğini, ---------- E. sayılı dosyasında taksirle ölüme neden olma suçundan yargılama yapıldığını, davacıların murisin anne ve babası olup evlatlarını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını, 07.06.2023 tarihinde ---------- Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu ve 02.08.2023 tarihinde anlaşmama ile sonuçlanan arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, murisin kaza tarihinde reşit olmasına 23 gün kaldığını ve babasıyla birlikte inşaatlarda yevmiye usulü çalışarak aile bütçesine katkı sağladığını, davacı annenin ev hanımı, babanın ise asgari ücretle temizlik görevlisi olarak çalıştığını, murisin vefatıyla davacıların maddi ve manevi mağduriyete uğradıklarını, destekten yoksun kaldıklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi, sağlık, hastane, cenaze ve defin giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilinin gerektiğini, davacıların yargılama giderlerini karşılayacak mali güçlerinin bulunmadığını, bu nedenle HMK'nın 334-340. maddeleri uyarınca adli yardım talebinde bulunulduğunu, bilirkişi incelemesiyle belirlenecek değer üzerinden harç tamamlama yapılacağını, davalı -------- Ş. 'ye ait -------- plakalı aracın sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile --------- Hastanesi'nden muris----------- tıbbi kayıtlarının celbinin istendiğini, öncelikle adli yardım talebinin kabulünü, şimdilik 100,00 TL tedavi ve hastane gideri, 100,00 TL cenaze ve defin gideri ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile sigortalı--------arasında ---------- poliçe numaralı ve 24.05.2022-2023 tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi akdedildiğini, --------- plakalı aracın sigortalandığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, 06.11.2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin gideri ile tedavi gideri talepli dava ikame edildiğini, müvekkil şirketin sadece gerçek zarardan sorumlu olduğunu, afaki ve fahiş hesaplamaların kabul edilemeyeceğini, şirket nezdinde ---------- sayılı hasar dosyası açıldığını, davacıların başvuru şartlarını yerine getirmediğini, ispat yükünün davacılarda olduğunu, müteveffanın destek sıfatının ispatlanması gerektiğini, destekten yararlanma sürelerinin Yargıtay içtihatlarına uygun belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın ve anne babasının güncel nüfus kayıtlarının celbi ile re'sen tespit yapılması gerektiğini, tazminat hesabının uzman aktüer tarafından TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılması gerektiğini, asgari ücretin esas alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin tedavi ve cenaze giderlerinden sorumlu olmadığını, davanın sigortalıya ihbar edilmesi gerektiğini, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddini, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden faize hükmedilmemesini, aksi halde yasal faizin dava tarihinden itibaren işletilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Davacı vekili 13/05/2026 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında 06/05/2026 tarihinde protokol imzalandığını, bu protokol uyarınca davadan feragat edildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda anlaşıldığını, tarafların birbirlerinden ücret talep etmeyeceğini, masrafların taraflar üzerinde bırakılmasını beyan ettiğini bildirdiği vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görüldü. Davalı vekili tarafından sunulan 15/05/2026 beyan dilekçesi ile; davacı ile sulh olunduğunu, 15/05/2026 tarihinde tarafların anlaştığını, vekalet ücreti talebinin bulunmadığını, yargılama gideri istenmediğini beyan ettiği görüldü. HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Dosyada adli yardım talebi kabul edildiğinden ve hiç harç alınmadığından alınması gerekli 732,00 TL başvurma harcı 732,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların birbirlerinden vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat ücreti, müzekkere masrafı bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.205 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--------- bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/06/2026