Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde incelenen, komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan ihracat komisyonu alacağı talepli itirazın iptali davasında ticari dava niteliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, davalı adına gerçekleştirdiği ihracat satışlarından kaynaklanan ve sözlü komisyon anlaşmasına dayandırdığı ödenmemiş komisyon ile nakliye karı alacakları için davalının icra takibine itirazının iptalini talep ederken; davalı, yazılı bir anlaşmanın olmadığını, ilgili mail yazışmalarının tarafların ortağı olduğu ayrı bir şirketin hesaplaşmalarıyla alakalı olduğunu ve davacının o şirket üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek davanın reddini istemiş; mahkeme ise, Türk Ticaret Kanununun ticari dava tanımı kapsamında uyuşmazlığın hukuki niteliğini ve görevli mahkemeyi belirlemek üzere ticari iş ile ticari işletme esası ayrımını değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/223 EsasKARAR NO : 2026/564DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 13/03/2026KARAR TARİHİ : 04/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil .....'ın ihracat müdürü olarak edindiği tecrübelerle davalı ..... Elektrik Makine San. ve Tic. A. Ş. yetkilisi .... ile ticari bağlantılarını kullanmak üzere anlaştığını, tarafların dava dışı .... Elektrik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 'yi kurduklarını, sonrasında üretici firma olan davalı Armonitel'in ürünlerinin doğrudan ihracatı için müvekkil ile davalı arasında her işten %5 komisyon ve nakliye karının eşit bölüşülmesi konusunda anlaşıldığını, müvekkilin davalı adına yurt dışı firmalarla görüşmeler yürüttüğünü ve yetkilendirildiğini, davalı şirket bünyesinde özel bir mail adresi açıldığını, müvekkil tarafından ciddi miktarda satışlar gerçekleştirilmesine rağmen hak edilen komisyonların ödenmediğini, davalı şirket yetkilisi .....'ün ödemeleri .... şirketinin tasfiyesi şartına bağladığını, oysa ..... satışlarının bu ortaklıktan bağımsız olduğunu, .....'ün mail yazışmalarında borcu kabul ettiğini, davalı şirket çalışanı ...... tarafından gönderilen cari hesap ekstrelerinin de alacağı doğruladığını, ..... ve .... firmalarına yapılan satışlara ilişkin faturaların ve nakliye karı hesaplarının mevcut olduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 10.000-USD karşılığı 428.000-TL ve 100-EUR karşılığı 5.020-TL olmak üzere toplam 433.020-TL üzerinden iptalini, takibin devamını ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket ile arasında hiçbir yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen yurtdışı ihracat bağlantıları ve nakliye kârı üzerinden %5 komisyon alacağı iddiasıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali davası açtığını, ancak davanın kısmi dava olarak ikame edilemeyeceğini ve icra takibine konu alacak miktarı üzerinden harç ikmal edilmesi gerektiğini belirttiğini, davacının ..... Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkiyi kendi şahsi alacağı gibi göstermeye çalıştığını ve bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade ettiğini, taraflar arasında herhangi bir komisyon anlaşması olmadığını ve davacının sunduğu mail kayıtlarının borç ikrarı teşkil etmeyip doğrudan .... şirketinin hesaplarına ilişkin olduğunu vurguladığını, davacının ...... şirketinin içini boşaltarak demirbaşları uhdesine geçirdiğini ve şirketi tasfiye ederek haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını savunduğunu, 10.01.2025 ve 12.12.2024 tarihli mail içeriklerinin de davacının şahsi alacak iddiasının asılsız olduğunu kanıtladığını, müvekkil şirket ile davacı ....'ın ..... şirketinde ortak olduklarını ve söz konusu yazışmaların şirket ortaklığına dair hesaplaşmaları içerdiğini beyan ettiğini, bu nedenlerle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan ve esastan reddini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilerek %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin ..... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere;6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için, Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması kararın kaldırılmasını gerektirecek bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.Somut olayda, davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, bu nedenle davanın görev şartı yokluğundan reddi ile görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ....¸e-imzalıdır