T.C. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde, park halindeki araca çarpma sonucu tam kusurlu kazada değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı talebiyle sigorta şirketine karşı açılan dava.
Özet: Bu dava, davalının sigortalısının kusurlu eylemleri sonucu park halindeki davacı aracına çarparak meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talebiyle açılmış olup, davacı vekili Türk Borçlar Kanunu kapsamında gerçek piyasa rayiçleri üzerinden değer kaybı tazminatı ile faiz ve masrafları talep ederken, davalı vekili kusur oranını, ödenen hasar bedelini, yol kusuru ihtimalini, aracın geçmiş hasar kayıtlarını ve kendi ekspertiz raporlarını gerekçe göstererek davanın reddini istemiş; mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davalının sigortalısının yüzde yüz kusurlu olduğu, davacı aracının park halinde olup kusursuz olduğu, aracın önceki hasar kaydı ve kaza sonrası onarım bilgileri dikkate alınarak değer kaybı hesaplamasının yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/357 EsasKARAR NO : 2026/603DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 24/04/2025KARAR TARİHİ : 19/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.05.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı --------- maliki olduğu ve --------- sürücüsü bulunduğu ---------- plakalı aracın, müvekkiline ait park halindeki ---------- plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ---------- plakalı aracın tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin aracında ağır hasar oluştuğunu ve araç mahrumiyet zararı ile değer kaybı meydana geldiğini, ---------- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerindeki genel şartlara atıf yapan ibarelerin iptal edildiğini, bu nedenle değer kaybının Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve 50. maddeleri uyarınca gerçek piyasa rayiçleri üzerinden hesaplanması gerektiğini, ----------- sayılı ilamında belirtildiği üzere aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarılmış haldeki değeri arasındaki farkın esas alınması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL tutarındaki değer kaybı tazminatının 20.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden kaza ile ilgili bilgi ve belgelerin celbini, Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak araç malik bilgilerinin sorulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından Genişletilmiş Kırmızı Kasko İ. M. M poliçesi ile sigortalanan aracın karıştığı kaza neticesinde davacı tarafça değer kaybı bedeli talep edildiğini, müvekkil şirketin Kasko İ. M. M kapsamında 250.000,00 TL tutarında teminat limiti bulunduğunu, davacı tarafından açılan 1587025 nolu hasar dosyasına istinaden 21.12.2023 tarihinde 29.162,93TL tutarında maddi hasar rücu ödemesi yapıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti için --------- Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden uzman bilirkişi raporu alınmasının zorunluluk arz ettiğini, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü kaynaklı yol kusuru veya teknik arıza bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından trafik işaretleri ve yol yapısının incelenmesinin şart olduğunu, kaza tespit tutanağında bu hususların eksik bırakıldığını, değer kaybı hesaplamasında aracın kilometre bilgisi, hasar büyüklüğü ve rayiç değer grubu gibi teknik verilerin esas alınması gerektiğini, aracın geçmiş tramer kayıtları incelendiğinde daha önce hasar alan kısımlar için değer kaybı değerlendirmesi yapılamayacağını, sunulan ekspertiz raporunda değer kaybı oluşmadığının tespit edildiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı hesaplamasının uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, öncelikle trafik sigortacısı tarafından teminat limitinin tükenip tükenmediğinin tespit edilmesini, haksız davanın reddini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesi uyarınca yapılan incelemede, davalı yan sigortalısı --------- plakalı aracın sürücüsü ---------- kaza mahallinde dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket ettiği, aracının hızını yol durumuna göre ayarlamadığı, taşıt yolu dışında kurallara uygun park halindeki davacı aracına çarparak kazaya sebebiyet verdiği, bu nedenle ---------- asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğu, davacıya ait ---------- plakalı aracın kaza anında park halinde bulunduğu ve kazayı önleyebilecek bir manevra imkanının bulunmadığı, bu sebeple davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, dava dışı ------------ plakalı aracın da park halinde olması nedeniyle kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, Tramer kayıtları incelendiğinde --------- plakalı aracın 20.05.2023 tarihli kaza haricinde 13.10.2022 tarihinde bir kaza hasar kaydının daha bulunduğu, kaza tarihinde aracın 96.049 km'de olduğunun taraflarca kabul edildiği,---------- plakalı aracın 20.05.2023 tarihindeki kaza neticesinde 91.215,12 TL tutarında hasara uğradığı, sol ön kapı, sol arka kapı değişimi ile sol arka çamurluk, arka tampon ve ön tampon onarım işlemleri yapıldığı, Yargıtay içtihatları ve nispi metotlar kullanılarak yapılan hesaplamada aracın değer kaybının 60.000 TL olarak belirlendiği, davalı yanın kasko poliçesi ihtiyari mali mesuliyet limiti olan 250.000 TL üzerinden davacıya değer kaybı ödemesi yapmadığı, aracın piyasa rayiç bedeli, yaşı, kilometresi ve hasar durumu dikkate alınarak yapılan nispi hesaplamada 560.000 TL satış bedeli, 500.000 TL ayıplı değer üzerinden 60.000 TL değer kaybı tutarına ulaşıldığı ve bu tutarın kabul edilebilir olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; dava konusu olayın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir trafik kazası olduğunun tespit edildiğini, davalı yan sigortalısı --------- plakalı otomobilin sürücüsü ---------- ilgili kanunun 84. maddesini ihlal etmesi nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacı yanın park halindeki ---------- plakalı aracının kazanın oluşumunda atfı kabil hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava dışı park halindeki ---------- plakalı aracın da kazada kusursuz olduğunun saptandığını, ---------- plakalı aracın 20.05.2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde 91.215,12 TL tutarında hasara uğradığının anlaşıldığını, aracın sol ön kapı, sol arka kapı değişim ve boya işlemleri ile sol arka çamurluk, arka tampon ve ön tampon onarım ve boya işlemlerinden geçtiğinin belirtildiğini, davalı tarafın kasko poliçesi ihtiyari mali mesuliyet limiti olan 250.000 TL tutarı üzerinden davacıya değer kaybı ödemesi yapmadığının görüldüğünü, aracın değer kaybı ve piyasa rayiç bedelinin Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca nispi metotlar kullanılarak hesaplandığını, bu hesaplamada --------- model ---------- 5 koltuklu aracın piyasa alış satış fiyatları ile yaşı, kilometresi, hasarlı ve değişen parçaları ve -------- Sigorta Birliği kasko bedeli listesinin dikkate alındığını, nispi yönteme göre kararlaştırılan satış bedeli olan 560.000 TL üzerinden ayıplı değer 500.000 TL baz alınarak yapılan orantısal hesaplama sonucunda değer kaybının 60.000 TL olarak bulunduğu, Yargıtay içtihatlarına göre uyuşmazlık durumlarında kullanılan nispi hesap formülü ile yapılan incelemede de aynı tutarın elde edildiği ve bu miktarın kabul edilebilir olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Somut olayda; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, davalı sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, ve kaza sebebiyle davacının aracının hasarlandığı ve 60.000 TL değer kaybının meydana geldiği dava dışı -----------Ş. Tarafından ZMSS poliçe teminat limitinin tamamı ödenmiş olup davalının 60.000 TL değer kaybı zararından sıralı sorumluluk ilkesi gereğince davalı sigorta şirketinin imm poliçesi kapsamında sorumlu olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata temerrüt tarihinden yasal faiz işletilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile 60.000,00 TL değer kaybı tazminatının, temerrüt tarihi olan 11/03/2025 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 2-Karar harcı 4.098,60 TL 'den davacı tarafça yatırılan, 615,40 peşin harc ve 1.024,65 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.458,55 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 1.024,65 TL olmak üzere toplam 2.255,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.645,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde--------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/06/2026