İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davada, davacı tarafın uzun süreli kullanımıyla ayırt edicilik kazanan markasının davalı tarafından kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğü talep edilmektedir.
Özet: Davacı, kendi tescilli markalarının temel ve baskın unsuru olan "..." ibaresini yaklaşık yirmi yıldır aralıksız ve yoğun biçimde, alan adı ve dernek adı olarak da köklü bir geçmişle kullandığını, bu yoğun kullanım ve yatırımlar neticesinde ibarenin ilgili hizmetler açısından kazanılmış ayırt edicilik kazandığını, davalı markası ile kendi markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ve kendi marka başvurularını dahi engellediğini vurgulayarak, ilgili mal ve hizmet sınıflarındaki benzerlikler ışığında davalının adına tescil ettirdiği markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2025/199 KARAR NO : 2026/142DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/10/2025KARAR TARİHİ : 17/06/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "...” ibaresinin müvekkili tarafından uzun yıllardır, aralıksız ve yoğun biçimde, tescilli olarak kullanıldığını, ... no ile tescilli markalarının olduğunu, Davalının ... nolu markayı adına tescil oildrdiğini, “...” ibaresi, tescilli markalarının ortak, kök ve baskın unsurunu oluşturduğunu, “...” ibaresi gerek görsel gerek okunuş gerek kavramsal bakımından öne çıkarıldığım, “...” ibaresinin, ilgili hizmetler bakımından, zayıf işaret olarak değerlendirilemeyeceğini, bir an için zayıf unsur olarak düşünülse dahi, yoğun emek ve yatırımları neticesinde, müvekkili tarafından kazanılmış ayırt ediciliğin sağlandığını, gerek tek haşına “...” iharesi, gerek seri markalarımız, yaklaşık 20 yıldır müvekkili tarafından kullanıldığını, 2025 yılının Eylük ayında dahi ... 'nin 13'üncüsü düzenlenmiş; T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bizzat duyurulmuş olduğunu, (...). son ... Film Festivali'ne ilişkin olarak dahi, ... ,... , ...gibi sektörün önde gelen platformlarında yapılan haberler, kazanılmış ayın ediciliği ve “... ibaresinin doğrudan doğruya müvekkili ile eşleştiri!diğini, online yansımalarının dahi milyonlara ulaştığını, Müvekkilinin tescilli markaları ile ... adıma tescilli “...” markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin bulunduğunu, SMK m. 6/1 bağlamında karıştırılma ihtimalinin ilk şartı olan işaretler arasındaki benzerlik gerçekleştiğini, Önceki yıllara dair basın yansımalarını dilekçesi ekinde sunduğunu, Hükümsüzlüğü talep edilen markanın tescilli olduğu her bir hizmetin avnısı önceki tarihli tescilli markalarında yer aldığını, ayrıca tescilli hükümsüzlüğü talep edilen marka 35 ve 41'nci sınıflarda yer alan hizmetlerde tescilliyken; önceki tarihli markalarının...'üncü sınıflarda tescitli olduğunu, bu itibarla hükümsüzlüğü talep edilen markanın 35'inci sınıfında bulunan hizmetler ile ...'üncü sınıflarda tescilli hizmetlerin; hükümsüzlüğü tatep edilen markanın 41'inci sınıfında bulunan hizmetler ile...'üncü sınıflarda bulunan hizmetler ile benzer olduğunu, Davalının “...” biçimindeki işareti, tescilli markalarımızla aynı hizmetlerde tescil ettirmiş olması, bu markanın, seri marka ailesine dahil olduğu izlenimini uyandırdığını, Hatta, söz konusu tescil nedeniyle marka ailemizi genişletme çabalarının zarar gördüğünü, Türkpatent tarafından ... dosya numaralı " ... " ,...dosya numaralı " ...." ... dosya numaralı " ... " ... dosya numaralı "... +şekil" tescil başvurularının SMK m.5/1-ç çerçevesinde ...'nın haksız ve kötüniyetli tescili nedeniyle reddedilmiş olduğunu, “...” ibaresinin, tarafımızca gerek markasal gerek önceve davalı diğer fikri haklar niteliğinde kullanımı, tescilli markalarımızdan da önceki tarihlere uzandığını, “....org”alan adı, 2006 yılından itibaren tarafımızca kullanıldığını, |Söz konusu alan adı, 2014 yılından itibaren, kurucusu olduğu ... Derneğinin kullanımına tahsis edilmiş olup. bu bağlamda, “...” ibaresi. müvekkili ...'nın kurucusu ve Dernek Başkanı olduğu, İstanbul merkezli ve... kütük numaralı “...”nin de adını oluşturduğunu, derneğin kısa adı “...” şeklinde olduğunu, “....", 02.05.2014 tarihinde ...'nin kuruluş onayı ile İçişleri Bakanlığı nezdinde tek başına "..." ibaresini kısa ad olarak tescilletirildiğini, bu tescil sayesinde bile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde "...." ibaresi ile farklı bir işletme, kurum, kuruluş kurulması veya aynı adla farklı bir proje, çalışma hayata geçirilmesi, ayrıca markasal olarak kullanılması SMK m. 6/6 bağlamında mümkün olamayacağını, sinamasai derneğinin bugüne kadar aralıksız olarak, ülkemizde ve dünyada, sanatın ve kültürün her alanında üretimler ve faaliyetler yaptığını, “...” ibaresi, yaklaşık 20 yıldır alan adı, 10 yılı aşkın süredir ise dernek adı olarak tarafımızca kullanıldığını, binlerce bağışçısı , yüzlerce kurumsal Hayal Ortağı on binlerce gönüllüsü olan ... derneğimiz ile uzun yıllardır, koruma ve bakım altındaki, dezavantajlı konumdaki ve afetlerden etkilenen çocuk ve gençlerin psiko-sosyal ve fiziksel gelişimlerine katkıda bulunan çalışmalarda bulunduklarını, bu hususlarda, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ... derneğimiz arasında çocukların yüksek yarasını gözetmek amacıyla bir işbirliği protokolü imzalanmış , ülkemiz ve dünyayı derinden yaralayan ve 11 ili etkileyen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında çocuk ve gençler yararına etkinlikleri Aile ve Sosyal Hizmetler ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları tarafından desteklendiğini, Kaldı ki, “...” ibaresi, gerek bireysel gerek Dernek çatısı altında yürüttüğü faaliyetler çerçevesinde yine 10 yılı aşkın süredir tek markasal olarak da kullanıldığını, 2013 yılında itibaren ... projesi yürütülmekte ve ... Film Festivali düzenlendiğini, ..., ... Akademi ve ... Film Festivali projelerimiz medya ve basının da yoğun ilgisine mazhar olduğunu, 2014 yılında,... programı kapsamında ... projesi üzerine bir bölüm hazırlanmış ve Youtube'da vavınlanmış . Proje ve festivallerin, ... adı altında, farklı yıllarda, birçok kez ... radyolarına konu olmuş , ... gibi panel ve söyleşilerde yer edinmiş olduğunu, “...” ibaresinin, oğun ve uzun yıllar süren bir emek sonucunda, maruf ve meşhur hâle getirildiğini, tanınmış marka olduğunu, “...” kelimesinin gerek tek başına gerek seri markalarımızda kullanılan ek unsurlarla birlikte, hem tescilli bir biçimde markasal olarak hem de alan adı ve dernek adı biçimlerinde, yaklaşık 20 yıldır kullamlması, gerçek hak sahibinin olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ...,..., ..., ... ..., ..., ... ,...'in aralarında bulunduğu yüzlerce seçkin sanatçıların maddi ve manevi emekleri; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ali ve Sosyai Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere 7 Bakanlıkla yaptığımız işbirlikleri ve 2029'a kadar uzanan protokolleri; onlarca milli ve yabancı ödüllerimiz ile yine yerli ve yabancı kurumlardan aldığımız davetlerin bu hususları kanıtladığını, somut uyuşmazlıkta, ...'nın, “...” ibaresini, hiçbir ek unsur kullanmadan, tescilli markalarımız ile aynı hizmetler bakımından tescil ettirmesi kötüniyetin açık göstergesi olduğunu, TV-radyo, basılı ve online medyada “...” ile müvekkil “...”ya dair haberler geniş yer bulduğunu, film ve oyunculuk sektörlerinde faaliyet gösteren ...'nın, aynı sektörlerde yer alan tarafına ait, tescilli markaların kök unsurunu, aynı zamanda tescilsiz kullanımlarımızın alan ve dernek adımızı, bilmeden, itibarımızdan yararlanmaya çalışmadan aynı hizmetlerde tescil ettirdiğini iddia etmesi , hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki eklerimizde yer alan delillerden anlaşılacağı üzere “...”, en kötü ihtimalle, sektörel tanınmışlığı haiz bir markadır. Bu itibarla SMK m. 6/4 hükmü çerçevesinde de ...'nın tescilinin hükümsüz kılınması gerekmekle birlikte, söz konusu tanınmışlık karşısında ...'nın kötüniyeti de ayrıca görülmektedir. Bu nedenlerle sözkonusu markanın SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/6 VE 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini, Davalı ... Konakcı'ya, söz konusu markayı terkin ettirmesi ve kullanmaması vönünde ihtar gönderilmişse de söz konusu ihtara yazılı olarak cevap venilmediğini, sözlü görüşme neticesinde, markayı terkin ettirmeyeceği, tescil ettirdiği hizmetlerde markanın kullanım hakkım elinde tutacağının öğrendiğini, bu itibarla, tecavuz fililerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ve maddi-manevi tazminat taleplerimiz saklı kalmak üzere, “...” ibaresini kötüniyetli bir biçimde tescil ettiren ...'nın, bu markayı kullanmasının tecavüz oluşturduğunun tespitine ve muhtemel tecavüzlerin önlenmesine karar verilmesini, söz konusu kararın itirazlarımızın korunması amacıyla SMK m. 149/1-g uyarınca ilân edilmesini talep ettiklerini, davalının eylemlerinin aynı zamanda TTK hükümlerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenlerle ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicitden terkinine, Markalarımıza tecavüz ve haksız rekabetin tespiti İle muhtemel tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin önlenmesine, dava sonuçlanıncaya dek, “...” markasının kötüniyetli davalı tarafından kullanılmasının önlenmesine, bu markanın üçüncü kişilere devrinin yasaklanmasına ilişkin ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMA; Davalı davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep ctmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava konusu uyuşmalığın; ... numaralı “...” markasının hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi ... bilirkişi raporunda özetle; " Davacının " ..." esas unsurlu ...,...,..., ..., ...ve ...nolu ile Türk Patent nezdinde tescili markalarının hak sahibi olduğu, davalının ...nolu ... ibareli markanın Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, davacı markalarının Tanınmış Marka statüsünde olmadığı SMK 6/4-6/5 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı , davalının ... nolu ... ibareli markanın SMK 6/1, 6/3 ve 6/6 ve 25.maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, Davalının ... nolu ... ibarcli markanın başvurusunun iyi niyetli yapılmadığı kanaatimizi oluştuğu ancak söz konusu markanın SMK 6/9 ve 25.maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin mahkemenize ait olduğu, davalının davacının tescili markasından doğan hakları tecavüz tespit eden eylemlerinin somut olarak tespit edilmediği, davalının ... nolu ... ibareli markanın başvurusunun iyi niyetli yapılmadığı değerlendirmeye paralel olarak davalının bu eyleminin TTK hükümleri uyarınca davacı aleyhine haksız rekabet teşkil edebileceği , " görüş ve kanaatine varılmıştır Yapılan tetkik ve incelemede Davacının " ..." esas unsurlu Türk Patent nezdinde tescili markalarının hak sahibi olduğu, davalının ... markanın Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, bilirkişi incelmesi ile davacının eski tarihli markaları ile davalının sonraki tarihli markaları üzerinden yapılan karşılaştırmada markaların görsel işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, karıştırılmaya müsait olduğu ve iltibasın oluştuğu hususunun tartışmaya açık olmayacak şekilde saptandığı, davalı yanın rapora yönelik süresinde sunduğu itirazının da bulunmadığı alınan raporun da hükümsüzlük istemi yönünden yerinde tespit ve değerlendirmeler ihtiva ettiği, davacı markasının bilirkişi raporu ile tanınmış olmadığı tespit edildiği, her ne kadar raporda davalı markasının tescilinin kötüniyetli olduğu belirlenmiş ise de, bu tespite mahkememizce iştirak edilmediği zira tescilin kötüniyet ile yapıldığını ispatlayama elverişli bir deli olmadığı ancak davacı markası tanınmış olmaması aynı zamanda davalı markasının tescilinin kötüniyetli olmaması hususunun davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceği zira alınan rapor ile de tespit edildiği üzere davalı yanın davacıya ait tescilli markalarda esas unsur olarak var olan ... ibaresinin birebir aynı şekilde alınarak markada kullanıldığı ve markanın tescilli olduğu emtiaların ise davacının eski tarihli ... markalarında da aynen var olduğu dolayası ile iltibasın ve karıştırılma ihtimalinin yüksek düzeyde husule geldiği anlaşılmakla davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkine kararın kesinleşmesi ile kararın bir örneğinin terkin işlemi işin TPMK ya gönderilmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.Davacı yan marka hükümsüzlüğü davasının yanında aynı zamanda marka hakkına tecavüz davası ikame etmiş ise de, davalı yanın marka tescilinin bulunması tek başına tecavüzün varlığı için yeterli olmadığı bunun için markanın kullanılması gerektiği, bilirkişi raporu ile usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere davalının davacının tescili markasından doğan hakları tecavüz tespit eden eylemlerinin somut olarak tespit edilmediği, dosyada bu kapsamda delil elde edilemediği, alınan bilirkişi raporunda " davalının davacının tescili markasından doğan hakları tecavüz tespit eden eylemlerinin somut olarak tespit edilmediği" tespitine karşı davacı yanın rapora yönelik beyan dilekçesinde bir itiraz da tespit edilemediği, bir an için davacı yanın bilirkişi raporundaki marka hakkına tecavüzün tespit edilemediği yönündeki tespite itirazın var olduğu değerlendirilse dahi, dosyada tecavüzün husule geldiğini gösterir eyleme işaret eden delil bulunmadığından itirazın yerinde olmayacağı anlaşılmakla marka hakkına tecavüze dayalı davanın reddine karar verilmiştir.Davacı yanın bir diğer iddiası haksız rekabete ilişkin olup, davalı yanın marka tescilinin bulunması tek başına haksız rekabetin varlığı için yeterli olmadığı bunun için markanın kullanılması ve markanın kullanılmasına bağlı haksız rekabetin oluşması gerektiği, bilirkişi raporu ile usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere davalının davacının tescili markasından doğan hakları tecavüz tespit eden eylemlerinin somut olarak tespit edilmediği, bilirkişi raporu ile davalı yanın markasal kullanımı tespit edilmemesine rağmen haksız rekabetin olduğu değerlendirmesi hatalı olup zira marka hakkına tecavüz de olduğu gibi haksız rekabet için de fiil gerektiği, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı yanın markasal kullanımının tespit edilemediği, bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişi raporunda davalının tescilli markasının bulunması haksız rekabet olarak değerlendirmiş olup, bu tespitin yerinde olmadığı, davalının tescilli markayı davacı aleyhinde tecavüz teşkil edecek şekilde kullanımının bulunmaması sebebi ile haksız rekabetten bahsetmenin mümkün olmadığı dolayısı ile salt tescilli markanın mevcudiyetinin haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin yerinde olmadığı ancak bu hususun yeni bir rapor alınmasını gerektirmediği, tamamen hukuki değerlendirme mahiyetinde olduğu değerlendirilmekle yeni bir rapor yahut ek rapor alınmamış, anılı sebeplerle haksız rekabete dayalı davanın da reddine karar verilmiştir.Yukarıda anılı sebeplerle marka hükümsüzlüğü için koşullar oluştuğundan marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne iş bu kabul kararı gereği Dava konusu markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla verilen tedbir kararının aynen devamına, marka tecavüzü ve haksız rekabet davasının reddine karar verildiğinden harici tedbir istemlerinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; -Davalı adına tescilli 2024 130718 numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkine kararın kesinleşmesi ile kararın bir örneğinin terkin işlemi işin TPMK ya gönderilmesine, -Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete dayalı davanın reddine, -Dava konusu markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla verilen tedbir kararının aynen devamına, harici tedbir istemlerinin reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabule konu kısım üzerinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 12.710,80 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 1/3'ü olan 4.236,93 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/06/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır