Davacının karakteristik portre eserinin davalı tarafından izinsizce kitap kapağında kullanılması ve mali hak ihlali nedeniyle FSEK uyarınca talep edilen maddi tazminat davası özeti.
Özet: Davacı, 2008 yılında oluşturup telif hakkıyla yayımladığı özgün bir portre eserinin, davalı tarafından izinsizce ve yedi yıla yakın bir süre boyunca bir kitabın kapak tasarımında kullanılması ve eser sahibinin adının belirtilmemesi nedeniyle maddi tazminat talep etmektedir; daha önceki yargı süreçlerinde davacının mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, davalının eyleminin haksız olduğu kesinleşmiş olup, tazminat miktarı belirlenirken eserin piyasa değeri, sanatçının yeteneği ve ihlalin süresi gibi FSEK madde 68deki kriterlerin göz önünde bulundurulması istenmektedir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2025/141 EsasKARAR NO : 2026/140DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ : 04/06/2024KARAR TARİHİ : 17/06/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde yer alan ....’a ait bir portre resmi çizmiş olup, söz konusu resmi de ... internet adresinde, şahsına ait ''...'' kullanıcı ismi ile telif hakkı kendisinde olmak üzere 2008 yılında yayımladığını, söz konusu portre ...’ın bilinen portrelerinin aksine karakteristik bir yapıda davacı tarafından özümsenerek ve yorumlanarak kaleme alındığını, taraflarınca açılan ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda eserin davacıya ait olduğu ve hususiyet taşıdığı tespit edildiği, davacıya ait eser davacıdan habersiz ve izinsiz şekilde ... Yayımlarından "..." isimli eserinin kapak tasarımında kullanıldığını, aynı zamanda davalı ... tasarımcı olarak belirtildiğini, söz konusu ihlalin taraflarınca tespit edilmesi üzerine ...tarihinde söz konusu ihlale son verilmesi için ... 11. Noterliği ... Yevmiye Numarası ile ihtarname gönderildiği, sonraki süreç içerisinde sanık tarafından ihlale konu kitapların toplatıldığı beyan edildiği, ancak 11.06.2021 tarihinde söz konusu ihlale konu kitabın halen satışının gerçekleştirildiği tespit edildiğini, bu hususa ilişkin ihtarname ve faturalar ekte sunulduğunu bunun üzerine 18.06.2021 tarihinde sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacıya ait eserin başka bir eserde kapak tasarımı olarak kullanılması ve davacıya adının belirtilmemesi nedeni ile, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan doğan hakları ihlal edildiği, söz konusu ihlale ilişkin taraflarınca tecavüzün tespiti ve önlemesi talebi ile açılan dava da davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği ilk derece mahkemesi tarafından tespit edildiğini, davalının istinaf talebi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından yapılan incelemede...3 Esas, ... sayılı kararında ''davalı tarafın söz konusu eseri isim belirtmeden kullanmakla davacının haklarını ihlal ettiğini, davacının eserin aidiyeti konusunda hiç bir işlem yapmadığı ve yaygın olarak kullanılmasına göz yumduğu, bu durumun hakkın kötüye kullanılması olduğu ileri sürülmüş ise de, bu durum hakkın kötüye kullanılması şeklinde yorumlanamayacağı gibi davalının da izinsiz olarak bu eserden yararlanması konusunda davalıya hak vermeyeceği'' gerekçeleri ile davalının istinaf başvurusu reddedildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas - ... sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadığını, bilindiği üzere 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sahibinin mali hakları; işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, umuma iletim hakkı ve pay takip hakkı olarak sayıldığını, bu anlamda eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle tamamen veya kısmen doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine ait olduğunu, aynı şekilde, bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralamak ödünç vermek satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı da münhasıran eser sahibine ait olduğunu, söz konusu hakların ihlal edilmesi halinde FSEK madde 68 uyarınca, ihlalde bulunanlardan, hak sahibi ile söz konusu hakların kullanımına ilişkin bir sözleşme yapılması halinde ödeyecekleri bedelin en fazla üç kat fazlasını da talep etme hakkına sahip olduğunu, söz konusu ihlal neticesinde davacının uğramış olduğu maddi zararın hesaplanmasında, eser sahibinin sanatsal yeteneği, eserin beğeni ölçüsü, nitelik ve niceliği, coğrafi kapsamı ve ihlalin süresi gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacıya ait eser,...'ın bilinen portrelerinin aksine karakteristik bir yapıda olması nedeni ile sektörde oldukça beğeni toplamış bu nedenle piyasa değeri yüksek bir eser olduğunu, buna ek olarak, 2017 tarihinden beri ihlale konu kitapların devam edildiğini, bu nedenle söz konusu hesaplamalar yapılırken bu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini, davalının yaklaşık 7 yıllık bir süre boyunca davacıya ait eseri izinsiz bir şekilde kullanmaya devam ettiğini, ... 2. Fikrî Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi,... sayılı kararında belirtildiği üzere; ''Yargıtay’a göre; “…eser sahibinin mali haklan korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil okluğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz yayın yapanla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır.'' hususlarına dikkat edilmesi gerektiğini, bilindiği üzere eser, eser sahibinin kişiliğinin bir yansıması veya uzantısı olduğunu, eser sahibi, eseri aracılığıyla kendini tanımladığını ve toplumla bağlantı kurduğunu eser ile sahibi arasındaki yakın duygusal ilişki nedeniyle eser sahibinin eser üzerindeki kişisel menfaatlerinin korunması gerektiğini, bu kapsamında eser sahibinin manevi hakları düzenlendiğini işbu dava bakımından ise eser sahibinin adının belirtilmesi hakkı ve eserde değişiklik yapılmasını menetme haklarını ihlal edildiğini, kitapların toplatıldığının beyan edilmesine karşın kitap satışlarına ısrarla devam ettiklerini, tüm bu nedenlerle davacının manevi zararı doğduğunun kabulünün gerektiğini, FSEK m. 15/2 ''Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyelerle bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopye veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır.'' ve FSEK m. 16 ''Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.'' hükümleri haiz olduğunu, buna karşın davalılar gerekli özeni göstermeyerek manevi haklarını zarara uğrattıklarını FSEK m. 70 uyarınca manevi hakları ihlal edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesini talep etme hakkına sahip olduklarını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep haklarının saklı kalması kaydıyla; FSEK md. 68 uyarınca üç katı tazminat taleplerine karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin, olay tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tazminine, FSEK md. 70/1 uyarınca ihlal edilen manevi haklarına karşılık 100.000,00 TL'nin olay tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa ait olduğu ve davalılardan grafiker ... tasarımıyla diğer davalı davalı tarafından basımı yapılan kitabın kapağında kullanıldığı iddiasıyla dava açılan portreyle ilgili kitabın basımından sonra yasal sürede tazminat talebinde bulunulmadığından davacının tazminat talebi yönünden zamanaşımı süresi dolmuş bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun haksız eylemlerde zamanaşımına ilişkin 72.maddesine göre: 'Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.' Davacı tarafından davalılar aleyhine ilk olarak 03/10/2017 tarihinde ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında "Eser Sahipliğinin Tespiti ve Tecavüzün Tespiti" davası açılmış olup davacı tarafın bizzat kendi beyanına göre bu tarihte zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği ve dolayısıyla zamanaşımının bu tarihte başladığını zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içersinde dava açmayan davacı tarafın varsa bir tazminat hakkı zamanaşımına uğradığı, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini talep ediyoruz. Ki aynı gerekçelerle davalılar aleyhine ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin .... Sayılı dosyasında açılan ceza davasında düşme kararı verildiğini, davacı tarafın kitap kapağında kullanılan '....' portresiyle ilgili iddiaları esas bakımından da haksız iddialardır. Zira; Davacı tarafa ait olduğu iddia oluna bahse konu portre ve benzeri yüzlerce '....' portresi internet ortamında yüzlerce sitede yer almaktadır ve bu resimlerin telif hakkının aidiyetine dair herhangi bir bilgi yer alamamaktadır. Davacının kendisine ait olduğu iddiasında bulunduğu portre sadece ... sitesinde değil başkaca bir çok sitede de yer almakta olduğunu dolayısıyla, telifli olup olmadığının tespiti imkansız görüldüğünü, davacı tarafın yıllarca varsa bir eser sahipliği hakkı bunun yüzlerce sitede kullanılmasını, yayılmasını engel olmamak (belki de yayılmasını bizzat sağlayarak kullananları tuzağa düşürmek) suretiyle haksız menfaat temini gayretinde olduğu anlaşıldığını, Borçlar Kanunu 52. Maddesine göre “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” Davacı taraf internette yayılmasını sağladığı yada uzun süre göz yumduğu eserin telifli bir eser olduğunu bilmeyen ve bilmesi de mümkün olmayan davalılardan tazminat talebinde bulunması hakkın kötüye kullanılmasıdır. Bu durum Türk Medeni Kanununun 2. Maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi yukarıda arz ettiğimiz Türk Borçlar Kanununun 52. Maddesine de açıkça aykırıdır. Bu nedenle davada davacının kastı yada ağır kusuru sebebiyle tazminat talebinin reddi yada belirlenecek kusur oranında indirilmesi gerektiğini, dava konusu yapılan portre mevcut haliyle de onlarca yayında kullanılmış ve kimseye herhangi bir telif ödenmesi söz konusu olmadığını, internet ortamında yayınlanan bir eserin kullanımını sınırlamak oldukça güç bir husustur. Davacı tarafın varsa bir hakkı öncelikle internet ortamında izinsiz kullanıma engel olmalıdır. Kendisine ait olduğunu iddia ettiği bir eserin kullanılmasına yıllarca engel olmayan davacının bu sebeple bir hakkı varsa bile kullanılması kötü niyetli olduğunu, bir hakkın suistimalini hukuk düzeni korumayacağını, dava konusu edilen portrenin yer aldığı kitap 2017 yılında sadece bir baskı yaptığı, Davacının ihtarnamesinden sonra yeni bir baskısı olmadığını, davacı tarafından dilekçe ekinde sunulan fişin neye ait olduğu tam olarak anlaşılamamakla birlikte 2017 yılına ait olduğu ve başka bir kitapçıdan satın alınmış bir kitaba ait olduğu görülmekte olup, bahse konu kitabın davalı şirket tarafından basımı yapılan bir kitap olduğu anlaşılsa dahi ihtarname tebliği öncesinde satılmış bir kitap olması muhtemel olduğundan davacının bu konudaki iddiası da haksızdır. davalı şirket o tarihte davacıya ait olup olmadığı bilinmeyen bir eserle ilgili iddia üzerine yayıncı olarak gerekli hassasiyeti gösterdiğini, bahse konu kitabın kaç adet basıldığı Kültür Bakanlığı'ndan alınan bandrol miktarıyla tespit edilebileceği gibi ne kadarının satıldığı da davalı şirket kayıtlarından tespit edilebilecek durumda olduğunu, dava konusu kitapta kullanılan görselin tasarımı davalı ... tarafından yapılmış olup, diğer davalı şirket tarafından da ...'ın özgün tasarımı olduğu düşünülerek kullanıldığını, davalı ... davacının şikayetiyle açılan ceza dava dosyasında 'dava konusu görselin şu anda ve kitap kapak tasarımını yaptığı tarihlerde birçok yerli ve yabancı web sitesinde yayınlandığını, görselin yayınlandığı web sitelerinde görselin müştekiye ait olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, buna rağmen kitap tasarımı olan görselle ilgili dava açıldığını öğrenince kitapları satıştan kaldırdıklarını, kitabın satıldığı dönemde 100-150 TL civarında bir gelir elde ettiğini, kastının olmadığını' açıkça ifade ettiğini her iki davalının da dava konusu edilen olayla ilgili olarak kastı olmadığı gibi kusuru da yoktur. Bu husus davacı tarafından davalıların aleyhine daha önce ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında açılan "Eser Sahipliğinin Tespiti ve Tecavüzün Tespiti" davasında alınan bilirkişi raporunda uzman hukukçu bilirkişi tarafından da 'eser haklarını satın alma düşüncesinde olan kişinin kendisine yapılan icabın bütün şartlarından haberdar olması gereklidir. Kamuoyuna sunulan resim bakımından en azından eser sahibinin iletişim bilgilerinin, fiyat ve ödeme kanallarının paylaşılmaması eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ileri sürülmesinde dürüstlük ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.' şeklinde vurgulandığını ancak o dava eser sahipliğinin tespitine yönelik bir dava olduğundan kusurlu olup olmamaya önem atfedilmemişse de huzurdaki dava tazminat davası olup tarafların sorumluluğu kusuru gerektirdiğinden dikkate alınması gerektiğini düşündüklerini, dava konusu kitap kapağı incelendiğinde görüleceği üzere tasarımda ... portresi dışında özgün çizimler yer almakta olup meydana gelen eser yeni bir eser olduğunu, bu hususun da dava sürecinde değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirket Türk tarihine dönük yayıncılık faaliyetlerinde bulunan ve binlerce eserin basımını gerçekleştirerek Türk kültürüne hizmet eden önde gelen yayın evlerinden birisi olduğunu, binlerce kitabın basımını gerçekleştiren itibarlı bir yayın evinin davacının sıradan bir eserini kasten kullanması söz konusu olmadığını, eserin davacıya ait olup olmadığı dahi bilinmeden davalı şirkete tebliğ edilen ihtarname sonrasında depodaki kitaplar imha edilmiş ve eserin hemen akabinde yapılan yeni baskısında kitap başka bir ... portresi içeren kapağıyla piyasaya sürüldüğünü, davacının eserinin kapakta kullanılmasının davalı şirkete hiçbir katkısı olmadığını, olması da mümkün olmadığını, davalı şirket yayınlarının okuyucu kitlesi bilinçli okur kitlesi olup kitabı kapak seçerek alan bir kitle olmadığını, bilgeoğuz yayınları markasına güvenerek kitabını satın alan bir kitle olduğunu, bu nedenle de tazminat talebinin haklı bir tarafı bulunmadığını, dava dilekçesinde talep olunan tazminat miktarı da oldukça fahiştir. Bizzat davacı tarafından sunulan eserin kapağında kullanıldığı iddia olunan kitabın o tarihteki nihai tüketici fiyatının 15 TL olduğu buna göre 1000 adet basılan ve büyük bir kısmı satıştan çekilerek imha edilen kitabın hepsinin satılmış olsaydı bile o tarihte ulaşılabilecek maksimum cirosu 15 bin TL olduğunu, dağıtım firmalarının yüzde 40 iskontosu hesaba katıldığında bu miktar 9 bin TL olduğunu, 2017 yılındaki kitap kapağı tasarım bedeli de 150- 200 TL aralığında olduğunu, bu ölçüler hesaba katıldığında davacının tazminat talebinin oldukça fahiş bir miktar olduğu anlaşıldığını, davacının manevi tazminat talebi de Türk Hukukunda belirlenen ilkelerle bağdaşmadığını, davacı taraf, davalı şirket için ek bir ekonomik getirisi olmayan, sıradan bir tasarım portre için kendisini ..., ..., ... yerine koyarak fahiş tazminat talebinde bulunmaktadır ki davacı tarafı zenginleştirecek miktarda böyle bir tazminat talebinin kabul görmeyeceğine inandıklarını, yıllar önce tuzak gibi internet ortamında yayılmasına teşne olunan ve hak sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullanmayarak davalılar gibi üçüncü kişileri haksız yere dava ederek yıllarca yargı karşısında süründüren ve çok sayıda kitabın imhasına sebep olması sebebiyle davacı taraf davalıyı zarara uğratan ve asıl tazminat ödemesi gereken taraf olduğunu, yukarıda sunulan ve inceleme sırasında resen görülecek sair sebeplerle, haksız yere ve kötüniyetle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Dosya kapsamı itibari ile bilirkişi incelemeleri yapılmış, alınan raporlar taraflara tebliğ edilerek beyan ve itirazları dosyaya alınmıştır.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava konusu uyuşmalığın davalıların haksız fiili sebebi ile FSEK 68 ve 70. Maddeler kapsamında 1.000,00 TL maddi 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin açıldığı görülmüştür. Yapılan incelemede kesinleşen ... 2.FSHHM ...Esas sayılı dava dosyası ile davalıların davacının eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz ettiği sabit hale gelmiş olup, kesinleşen mahkeme kararı hasebiyle davacı yanın maddi ve manevi tazminat isteminde haklı olduğu ve davalılara husumet tevcihinin yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.Davalı yan her ne kadar zaman aşımı defi savunmasında bulunmuş ise de, haksız fiilin aynı zamanda suç olarak düzenlendiği anlaşılmakla 8 yıllık ceza zaman aşımının uygulanacağı ayrıca haksız fiil devam ettiği müddetçe zaman aşımının işlemeyeceği, davacı yanın sunduğu fişler incelendiğinde 2021 yalında dahi bahse konu kitap satışının yapıldığının sabit olduğu bir an için davalının cevap dilekçesinde beyan ettiği gibi davacının zararı ve sorumluyu 2017 yılında öğrendiği varsayımında da davanın yine süresinde olacağı anlaşılmakla dava süresinde olup, itiraz yerinde görülmemiştir.Davacı yanın, kesinleşen mahkeme kararı ile de sabit olduğu üzere hak sahipliğine izinsiz şekilde husule gelen eylemler sebebi ile davacı yanın FSEK 68. Maddesi gereği tazminat isteminde haklı olduğu, Yapılan araştırmalar ve sunulu cevabi yazılara göre dava konusu eser yönünden en son alınan sektör bilirkişisi raporu ile 1.000,00 USD rayiç değer biçilmiş olup, tespitin yerinde olduğu( her ne kadar bilirkişi belirlenen usd'nin 2008 tarihindeki TL karşılığını bulmuş ve 2008 yılındaki USD'nin TL karşılığı da yanlış rapora aktarılmış ise de bu husus esasa etkili olmadığı zira tespiti yapılan 1000,00 USD'nin haksız fiil tarihindeki TL karşılığı basit hesaplama ile yapılması mümkün olup bu konuda yeni bir rapor yahut ek rapor alınmasına lüzum görülmemiştir) haksız fiilin husule geldiği tarihin 09.02.2016 ( kitabın ilk basım tarihi) olduğu, bu tarihte USD'nin efektif satış kuru karşılığının( 1.000,00*2,9568=2.956,80) 2.956,80 TL olduğu, iş bu rayicin haksız fiilin husule geldiği tarihe göre uygun olduğu, tespiti yapılan rayiç değerin kesinleşen tecavüze dayalı dava dosyasında hükme esas alınan 17/05/2019 tarihli raporda belirlenen değer ile de uyumlu olduğu zira kesinleşen dava dosyasındaki ilgili raporda rapor tarihine göre değer belirlenmiş olup, 17/05/2019 tarihindeki USD'nin TL karşılığı nazara alındığında 1.000,00 USD'nin 17/05/2019 tarihindeki TL karşılığının kesinleşen dosyada belirlenen 5.000-7.000 arası rayiç değer arasında olduğu dolayısı ile tespiti yapılan iş bu rayiç değerin haksız fiilin husule geldiği tarihe göre uygun olduğu, bu durumda davacı yanın hak sahibi olacağı maddi tazminatın FSEK 68. Maddesi gereği 2.956,80*3= 8.870,40 TL olduğu anlaşılmakla, -FSEK m. 68 kapsamındaki talebin kabulü ile; davacının FSEK 68. Madde kapsamında talep edebileceği maddi tazminatın 8.870,40 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Haksız fiilin gerçekleşme şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, ihlalin süregeldiği yıllar ve haksız fiilin husule geldiği ve başladığı tarih nazara alındığında 8.000,00 TL manevi tazminat uygun bulunmuş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;-FSEK m. 68 kapsamındaki talebin kabulü ile; davacının FSEK 68. Madde kapsamında talep edebileceği maddi tazminatın 8.870,40 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 8.000,00 TL manevi tazminatın 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı tarafın zaman aşımı savunmasının REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.724,83 TL peşin harca mahsubu ile fazla yatan 992,83 TL harcın kararın kesinleşmesi ile davacı yana talebi halinde iadesine,3-Anayasa Mahkemesi'nin 2024/29 esas sayılı dosyada vermiş olduğu karar ile manevi tazminat davasının kısmen kabul edilmesi halinde redde konu kısım yönünden davacı aleyhine yargılama gideri hükmolunmayacağı kararı nazara alınarak;-Manevi tazminat istemli davanın redde konu kısmı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, -Maddi tazminat isteminin tam kabul, manevi tazminat isteminin kısmen kabul ile sonuçlanması, redde konu kısım yönünden davacı aleyhine yargılama giderine hükmolunamayacağına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı nazara alınarak davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline bu cümleden olarak; davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç,( davacının yatırdığı peşin harcın 992,83 TL'si davacıya iade edilecek olup iade edilmeyecek 732,00 TL peşin harç nazara alınmıştır) posta, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 37.276,60 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;-Maddi tazminat istemli dava yönünden 1.000,00 TL, manevi tazminat istemli dava yönünden 8.000,00 TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda maddi tazminat istemli dava yönünden KESİN, manevi tazminat istemli dava yönünden gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi 17/06/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır