Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, özel güvenlik hizmet bedeli alacağına itirazın iptali davasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesiyle tüketici mahkemesinin görevli olduğuna dair tespiti.
Özet: Bir güvenlik şirketinin, site yönetimine sunulan hizmet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, mahkeme, davalı site yönetimini Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici olarak kabul ederek, uyuşmazlığın ticari bir dava niteliği taşımadığına ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Tüketici Mahkemesi olduğuna hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/445 Esas
KARAR NO : 2026/545
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2026
KARAR TARİHİ : 01/06/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/06/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi özetle; müvekkili şirketin davalı site yönetiminin güvenlik işlerini üstlendiğini, bu ticari ilişki kapsamında düzenlenen 31/12/2025 tarihli ve 508.982,42 TL bedelli faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takip sonrasında icra dosyasına kısmi ödemeler yaptığını ancak yapılan ödemelerin TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilere mahsup edildiğini, bakiye borç kalmasına rağmen davalının takibin tamamına, borca, yetkiye ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, para borçlarında yetkili yerin alacaklının yerleşim yeri olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek; davalının icra dosyasına yaptığı haksız itirazın şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; İİK'nun 67. Maddesine göre itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Yine bilindiği üzere 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde, Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3/1-(l) maddesinde de, tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, Kanunun 83. maddesinde de, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı özel güvenlik şirketi, davalı site yönetimine vermiş olduğu hizmet nedeniyle ödenmeyen hizmet bedelinin tahsili talebiyle başlatılan takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup; davalı site yönetiminin tüketici konumunda bulunduğu, davacı şirketin ise 6502 sayılı yasa kapsamında hizmet sağlayıcısı olduğu, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2025/1315 Esas, 2025/3309 Karar sayılı kararı) anlaşılmakla; davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/06/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır