İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç mahrumiyet bedeli alacak davasında sorumluluk ve itirazların incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası neticesinde aracının 60 gün boyunca kullanılamaması sebebiyle oluşan araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla açılan alacak davasına dairdir; davacı, davalı sürücünün şerit ihlaliyle neden olduğu kazada aracının hasarlandığını ve onarım süresince mahrum kaldığı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.176 TLnin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ederken, davalı şirket yetkisizlik ve husumet itirazında bulunarak, aracın kaza anında kiracı olan sürücü tarafından işletildiğini ve dolayısıyla kendilerinin sorumlu olmadığını savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/988 KARAR NO : 2026/606 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 24.10.2025KARAR TARİHİ : 23.06.2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait --- plakalı ----- marka aracın 09.11.2023 tarihinde ---- İli ---- İlçesinde seyir halindeyken, davalı ---- mülkiyetindeki ve davalı ---- idaresindeki--- plakalı ----- marka aracın şerit ihlali yaparak arkadan çarpması sonucu hasarlandığını, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerini ihlal ederek asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının onarım sürecinde parça bekleme ve servis işlemleri nedeniyle altmış gün gün boyunca araçtan mahrum kaldığını, aracın onarımının ----. tarafından 28.02.2024 tarihli fatura ile gerçekleştirildiğini, haksız fiil sorumluluğu kapsamında davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını, Yargıtay uygulamaları uyarınca ikame araç kiralanmasa dahi araç mahrumiyet bedelinin talep edilebileceğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin belirlendiğini, ---- numaralı arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla altmış günlük araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 10.06.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00 TL tutarındaki talebini 4.076,00-TL artırarak toplam talebinin 4.176,00-TL olarak kabul edilmesini, 4.176,00-TL araç mahrumiyet bedelinin Türk Borçlar Kanunu 117. Maddesi uyarınca kaza tarihi olan 09.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ----Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı müvekkilin genel merkezinin --- olması sebebiyle yetkili mahkemenin ----- mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, 18.12.2018 tarihli yasal düzenleme ile ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı haline getirildiğini ancak davacı tarafın bu zorunluluğu yerine getirmediğini ifade ederek davanın dava şartı yokluğundan reddini talep ettiğini, müvekkil şirketin --- ile yaptığı franchise sözleşmesi uyarınca faaliyet gösterdiğini ve ---- plakalı aracın kaza tarihinde kiralandığını, kiralama sözleşmesi gereği aracın işleteninin kiralayan sürücü olduğunu ve müvekkil şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığını vurguladığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca bir araç üzerinde aynı anda iki işleten bulunamayacağını ve kiralama süresince işletenlik sıfatının kiracıya geçtiğini belirterek pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini istediğini, kazaya ilişkin kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği araç mahrumiyet bedeli yönünden kasko poliçesi kapsamında ikame araç hizmeti alıp almadığının Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nden sorulmasını, davacının kasko poliçesi mevcut iken belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını ve bu durumun dava şartı noksanlığı teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle; davanın usulden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ---- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı ----- davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki ve sürücüsü işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.09.11.2023 tarihinde saat 19:45 sıralarında --- ili, ---- ilçesi, Vali --- ile ---- Caddesi birleşimi olan --- kavşağında sürücü ---- idaresindeki ---plakalı aracı ile sürücü --- ve idaresindeki---- plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.Dava konusu kazadaki kusur durumu ve davacıya ait aracın mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda davacıya ait araç sürücüsünün yüzde elli oranında olduğu, davalıya ait araç sürücüsünün yüzde elli oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın makul onarım süresinin sekiz gün olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin 8.352,00 TL olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün yüzde elli oranında kusurlu olduğu, davalıya ait araç sürücünün yüzde elli oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın makul onarım süresinin sekiz gün olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin 8.352,00 TL olduğu, davalının kusuruna isabet eden 4.176,00 TL'nin davalıdan talep edilebileceği sonucuna varılmış ve davacı tarafından sunulan dava değeri artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle haksız fiil tarihinden itibaren avans faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; 4.176,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 09.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan ve 70,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 46,60-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan toplam 685,40-TL peşin ve tamamlama harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 123,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 9.826,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı ----- Şirketi tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı-----Şirketi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ---- tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 4.176,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı---- Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.