Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında şerefiye payı muafiyeti ve önceki yargı kararlarını değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kooperatifin üyesine karşı açtığı, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasını ele almaktadır. Davacı kooperatif, daha önce genel kurulca belirlenen ancak mahkeme kararlarıyla iptal edilen "şerefiye payı" muafiyetinin ardından, uzman firma aracılığıyla yeniden tespit edilen ödenmemiş şerefiye payını icra takibiyle talep etmektedir. Davalı üye ise, geçmişteki mahkeme kararlarına dayanarak yönetim kurulu üyelerinin şerefiye payından muaf tutulabileceği ve dolayısıyla bu talebin haksız olduğu savunmasını yapmaktadır. Dava, genel kurul kararlarının hukuka uygunluğu ve önceki yargılamalar neticesinde oluşan karmaşık hukuki geçmiş çerçevesinde, bilirkişi raporuyla değerlendirilmeye alınmıştır.

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/582 Esas - 2024/209
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2021/582 EsasKARAR NO : 2024/209HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : ...DAVALI : ... VEKİLİ : ...DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 13/08/2021KARAR TARİHİ : 22/02/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.10.2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine ait 12,13,14 nolu villalar için "O” şerefiye payı alınması maddesinin onaylandığını, ancak genel kurulun 5 ve 6. maddelerinin iptali için açılan dava neticesinde “0” şerefiye payı alınması kararının iptal edildiğini ve Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarih ve 2016/... E, 2018/... K.sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiğini, müvekkili tarafından şerefiye paylarının belirlenmesi için SPK lisanlı firmayla anlaşma yapıldığını, 2013 yılında 45.000 TL olan şerefiye bedelinin (Yİ-ÜFE) ye göre her bir üye için 96.748,59 TL olarak belirlendiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini belirterek davalı itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 24.10.2013 tarihli genel kurul toplantısının 5 ve 6 nolu kararlarının iptali için dava açıldığını, Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E, 2015/... K.sayılı kararı ile 5 nolu maddeye muhalefet bulunmadığından dava açamayacakları gerekçesi ile bu kararın kararın iptaline ilişkin davanın reddine ,6 nolu kararın ise kura çekiminin oylamaya sunularak oy çokluğu ile kabul edildiği ve salt çoğunluğun sağlandığı "0" şerefiye payı verilen 12, 13, 14 no'lu villaların yönetim kurulu üyelerine ait olduğu ve Adana 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/... esas sayılı dosyasında bir kısım davacılar tarafından yönetim kurulu üyelerine kura çekilmeden villa tahsisi yönündeki kararın iptali için açılan davanın reddine karar verildiği kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, kesinleşen bu karara göre yönetim kurulu üyelerinin şerefiye payı ödemekten muaf tutulmalarının mümkün olduğu, Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E, 2015/... K.sayılı karar sayılı mahkeme kararının gerekçesinde genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerinin şerefiye payı ödemekten muaf tutulmalarının mümkün olduğu ve bu yönde hukuka aykırılık bulunmadığının açıkça belirttiğini bu nedenle davacının davalıdan şerefiye payı isteyemeyeceğinden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.Davacı kooperatifin 23/03/2019 tarihli 2018 hesap yılı olağan genel kurul tutanağının, 25/05/2019 tarihli 3 kişilik komisyon raporunun dosya arasında olduğu görüldü. Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı gelen cevabı yazıların dosya arasında alındığı görüldü. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/... esas sayılı dosya aslının dosyamız arasında olduğu görüldü. Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E, 2015/... K.sayılı karar sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Adana 6 İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı, borçlu davalı hakkında şerefiye payı bedelinin dayanak gösterilmek sureti icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.Mahkememizce dosyanın resen Hukukçu ve Mali Müşavir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 30/01/2023 tarihli raporunda; davacı Kooperatif tarafından Kooperatif üyesi davalı ...'a karşı Adana 6. İcra Dairesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasıyla 51.748,59 TL asıl alacağın %9 faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle 09.10.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olarak komisyon kararı ile tespit edilen şerefiye pay gösterildiğini, davaya konu 23.03.2019 tarihli genel kurul toplartısının 11'nci gündem maddesinde “Şerefiye paylarının yeniden tespiti için SPK lisanslı Profesyonel bir firma ile yeniden bir anlaşma yapılması bunun için ise bir komisyon kurulması teklif edildiğini, Komisyona ... , ... , ... oy birliği ile seçildiler.” Seklinde komisvon kurulma kararı alındığını, genel kurul tarafından oluşturulan komisyona kıymet takdiri yapma yetkisi verilmediği, şerefiye paylarının yeniden tespiti için SPK lisans Profesyonel bir firma ile yeniden bir anlaşma yapılması karara bağlandığı halde, davacı Kooperatif yönetim kurulu Anasözleşme m.61 hükmüne göre 3 kişilik teknik heyet oluşturmadığı gibi, genel kurulda karara bağlandığı şekilde SPK lisanslı bir firma ile de anlaşma yapılmadığının görüldüğünü, genel kurul kararına göre oluşturulan komisyon, 25.05.2019 tarihli raporunda yeni bir anlaşma yapmak yerine 2013 yılındaki şerefiye payını esas alıp, 2013 yılında 45.000 TL olan şerefiye payının (Yİ-ÜFE)' ye göre her bir üye için 96.748,59 TL olarak belirleme yapılmasına karar verildiğini, takip konusu şerefiye payının tespiti için yönetim kurulu tarafından teknik heyet oluşturulmayarak Kooperatif Anasözleşmesinin m.6 hükmüne aykırı davranıldığı; SPK lisanslı profesyonel bir firma ilk yeniden bir anlaşma yapılmadığı için de 23.03.2019 tarihli 11 nolu genel kurul kararına aykırı davranıldığının anlaşıldığını, 28.05.2019 tarihli yazı ekinde 25.05.2019 tarihli komisyon raporu gönderilerek 96.748,59 TL bedelin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi talep edilmiş, davalı ...'a 31.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğine ve 7 gün süre verildiğine göre davalının 08.06.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ancak takip talebinde 01.07.2019 tarihinden itibaren %9 yasal faizi talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesine göre davacı kooperatifin 51.748,59 TL asıl alacak için temerrüt tarihinden (01.07.2019 itibaren) %9 yasal faiz talep edebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirir rapor sundukları görülmüştür.Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/... esas 2011/... karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın 01.04.2009 tarihinde açıldığı, Kooperatifin son Olağan Genel Kurul Toplantısının 07.03.2009 tarihinde ve Ticaret Bakanlığı Temsilcisi gözetiminde yapıldığını, toplantıda yönetim kurulu üyelerinin tercihli villa seçmeleri konusunun konuşulduğunu, davacı üyelerin muhalefetine rağmen yönetim kurulu üyelerine tercihli villa seçme hakkının Genel Kurulda oy çokluğu ile kabul edildiğini, hükumet komiserinin dahi alınan kararın eşitlik ve iyi niyet hukukuna aykırı olduğu hususunda uyarıda bulunduğunu beyanla, 07.03.2009 tarihli olağan Genel Kurulunda alınan kura ve tercihli villa seçimine ilişkin kararın yasa, iyi niyet ve eşitlik ilkelerine doğrudan aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda " ...yönetim kurulu üyelerine tercihli villa seçme hakkı tanınmasının kooperatifler kanununa ve davalı kooperatif ana sözleşmesine aykırı olmadığı, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere yaptıkları hizmet nedeniyle kendilerine huzur hakkı ya da maaş ödenmeyen yönetim kurulu üyelerinin kooperatif yönetimindeki katkıları gözetildiğinde kararın iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil etmeyeceği belirlenmiş, ayrıca Genel Kurul toplantı tutanağı incelendiğinde dava açan üyelerin sadece ret oyu kullanmakla yetindikleri, muhalefetlerini yazdırmadıkları, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca Genel Kurul toplantısına katılan üyelerin Genel Kurulda alınan kararlara muhalif kalıp, muhalefeti zapta geçirtip ya da yazılı olarak muhalefet gerekçelerini sunmaları halinde ancak Genel Kurulda alınan kararların iptalini dava edebilecekleri,bu halin dava açabilmek için zorunlu olduğu bu nedenle davacıların dava açma haklarının bulunmadığı..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın Yargıtay 23.Hukuk Dairaesinin 16/11/2011 tarih ve 2011/2446-1769 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kararın 10/03/2012 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... E, 2015/... K.sayılı karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın 15/11/2013 tarihinde açıldığı ve dava dilekçesinde kooperatifin 24/10/2013 tarihindeki olağanüstü genel kurul toplantısındaki gündemin 5. Maddesi görüşlen taslak bütçenin kabulünün oylamaya aykırı olarak yapıldığını, 6 nolu maddesine göre yapılan oylamaya ve alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, Genel Kurul tarafından villa konutlarının şerefiye değerlerinin görüşülmesi ve aynı gün kura çekimi yapılması bir emri vaki olup, hukuka aykırı olduğunu, kooperatif yönetimi kura çekimini bir olduğu bittiye getirmek istediklerini, villaların değerlerini gösteren rapor kooperatif üyelerine tebliğ edilmeyerek kooperatif üyeleri tarafından söz konusu bu raporun incelenmesinin önüne geçildiğini, bazı taşınmazlara ait değerlendirilmelerin özellikle de Yönetim Kuruluna kurasız olarak verilecek taşınmazların değerinin gerçekten uzak gösterilerek kooperatif üyelerinin bazıların haksız menfaat sağlamak istendiğini, yapılan bu toplantıda alınan kararın kooperatif Ana Sözleşmesinin 61.ve 62.maddesine aykırı olduğunu, kura çekimine geçilmemesi, itiraz eden ortaklardan birinin de katılımıyla yönetim kurulu tarafından seçilecek iki üye ile birlikte 3 kişilik kurul tarafından yeniden değerleme raporu alınması gerekirken, doğrudan kura çekimine geçilmesi, kooperatif üyelerine tebligat yapılarak bildirim yapılmaması usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiş ve 24/10/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 5 ve 6 nolu kararlarının iptalini talep ve dava ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 24/10/2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 5 nolu kararın iptaline ilişkin davanın reddine, 6 nolu kararın iptaline ilişkin davanın kabulü ile, davalı ... Kooperatifinin 29/05/2013 tarihli Genel kurulda alınan karara istinaden villa konutlarının şerefiye değerleri yönünden ... A.Ş 'nin yapmış olduğu değerlendirme raporu ve noter huzurunda yapılarak kura çekiminin kabulüne ilişkin 24/10/2013 tarihli 6 nolu Genel Kurul Kararının iptaline karar verilmiş, kararda "... 24/10/2013 tarihli olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 6. Nolu gündem maddesinin iptaline ilişkin olarak kura çekiminin oylamaya sunulmak oy çokluğu ile kabul edildiği, davacılar tarafından gündem maddesine itiraz edilerek muhalefet şerhlerinin tutanağa yazdırılması nedeniyle davacıların iptal davası açma hakkına sahip oldukları, 33 üyeden 27 üyenin kabulü ile karar alındığı ve salt çoğunluğun sağlandığı "0" şerefiye payı verilen 12,13,14 nolu villaların yönetim kurulu üyelerine ait olduğu, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/... esas sayılı dava dosyasında bir kısım davacılar tarafından yönetim kurulu üyelerine kura çekilmeden villa tahsis edilmesi yönünden açılan davanın reddine karar verilerek kararın Yargıtay tarafından onararak kesinleştiği, kesinleşen bu karar gözetilerek kurasız daire alan üyelerin şerefiye bedeli ödemeden villalarını alma hakkına sahip oldukları, genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerinin şerefiye bedeli ödemekten muaf tutulmalarının mümkün olup gündem maddesinin bu bakımdan hukuka aykırı olmadığı..." şeklindeki gerekçeye yer verilmiş ve kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nce onanarak 18/12/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve yukarıda belirtilen kesinleşmiş mahkeme kararları bir arada değerlendirildiğinde; 12, 13, 14 nolu villaların kurasız ve "0" şerefiye payı ile yönetim kurulu üyelerine verilmesi yönünde karar alındığı, bu kararın iptaline yönelik açılan davanın Adana 1 ATM'nin 2009/... esas 2011/... kararı ile reddedildiği ve kararın kesinleştiği ve daha sonra 24.10.2013 tarihli genel kurul toplantısının 5 ve 6 nolu maddelerinin iptali için açılan Adana 2. ATM' nin 2014/... E, 2015/... K. sayılı dosyasında verilen kararın gerekçesinde, 12, 13, 14 nolu villaların kurasız ve "0" şerefiye payı ile yönetim kurulu üyelerine verilmesi yönündeki genel kurul kararının hukuka uygun olduğuna yer verildiği anlaşıldığından, davacı kooperatifin davalıdan şerefiye payı isteyemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 427,60-TL den peşin alınan 883,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 456,14-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,6-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına),Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır