Mahkeme kararıyla misliyle değiştirilmesi gereken sıfır km ayıplı aracın geç ödenmesi sonucu enflasyon ve ekonomik koşullar nedeniyle oluşan munzam zararların tazmini davası.
Özet: Davacı şirket, satın aldığı sıfır aracın imalat hatası nedeniyle ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönündeki kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen, davalının ödemeyi yıllarca geciktirmesi ve kısmen yapması sonucunda, icra sürecinde tehir-i icra kararı alarak ödemeyi bloke etmesiyle paranın enflasyon karşısında değerini yitirmesinden kaynaklanan zararların yanı sıra, aracından mahrum kalması ve ek maliyetlere katlanması gibi nedenlerle uğradığı munzam zararın bilirkişi incelemesiyle tespit edilerek, faizi aşan bu ek zararın davalıdan tahsil edilmesini talep etmektedir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16.HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:09/02/2023DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:22/06/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketin ... şubesinden 29/12/2014 tarihinde sıfır km ... oto tipi ... Plakalı aracı satın aldığını, aracı farklı tarihlerde bir yıl içerisinde 13 defa servise götürdüklerini, aracın patlama riski ve süreklilik arz eden arızaların ciddi derecede kaza riski yaratmasına rağmen aracın değiştirilmediğini, davalı şirketin müvekkilinin mağduriyetini gidermediğini, aracın imalat hatası kaynaklı arızalarının çözülmediğini, müvekkili şirket tarafından 26/02/2016 tarihinde aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi için ihtarname gönderilmesine rağmen davalı şirket tarfından aracın değiştirilmediğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında aracın misli ile değiştirilmesine ilişkin davanın kabulüne karar verildiğini, işbu kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla Ankara 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, Ankara 18. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine rağmen davalı tarafça bu defa da bir kısım ödeme ile tehir-i icra kararı alınarak müvekkiline ödeme yapılması engellenmek üzere bloke konulduğunu, davalı şirket tarafından misli ile değiştirilmesi gereken araç bedelinin haciz tarihi olan 21/11/2018 tarihi itibariyle belirlendiğini ve hala bedeli ödenmediği halde bedelin faizsiz ödenmesi gerektiği itirazında bulunarak araç değer kaybı nedeniyle müvekkilini zarara uğratmaya devam ettiğini, tehir-i icra kararı alınarak paraya bloke konulduğunu, müvekkilinin son model aracının bedelinin tabiri caizse bugün yaşanan ekonomik kriz neticesinde değersiz hale geldiğini, aynı bedel ile yerine tekrar aynı vasıfta bir araç alamayacağı gibi işbu bir kısım ödeme sonucunda paranın değerinin kalmadığını, ekonomik koşullar çerçevesinde son derece zarara uğradığını, müvekkilinin yıllarca aracından mahrum kaldığını, dava, icra masrafları yapmak zorunda kaldığını, araç fiyatları, taşınmaz fiyatları, döviz kurlarındaki artış ile enflasyon oranları dikkate alındığında her yönü ile zarara uğradığını, bu süreçte müvekkiline ödemediği parayı kullanarak araç, taşınmaz veya döviz olarak değerlendirebilecek durumda olan davalı şirketin müvekkilinin yatırım amacıyla satın aldığı mal sayesinde zenginleştiğini, hatta mahkeme kararı ile kullanmaması ve davalıya iadesi gereken aracı bugün hala teslim almayan davalının tutum ve davranışları nedeni ile süreç içerisinde aracın vergilerini ödemek, depo masraflarına katlanmak zorunda kaldığını, işbu bedeli tahsil edemediği gibi bir de dava masrafları, aracın külfetine de katlanmak zorunda kalarak zararının katlanarak artmaya devam ettiğini, aracın misliyle değiştirilmemesi, mahkeme kararına rağmen bloke konularak ödemenin önlenmesi, ödemenin geç ve kısmen yapılması, günümüz ekonomik koşullarında enflasyon karşısında müvekkilinin uğradığı zararın davalıdan tahsili gerektiğini, icra dosyasından 15/06/2022 tarihinde 237.700,00 TL ödeme yapıldığı görülmüş olup taraflarınca bakiye borç bulunup bulunmadığının bilinmediğini, 2014 yılında son derece pahalı olan 2000cc motor hacmi olan işbu aracın muadili bir aracın bedelinin bugün en az 4.000.000,00TL olduğunu, davalı tarafça uzun vadelerle kısım kısım ödemeler yapılmış olduğu gözetildiğinde müvekkili şirketin bugün muadil bir araç alınması için gerekli bedelin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak müvekkilinin uğradığı zararının hesaplanması gerektiğini, ayrıca bir an için 2018 yılında Mahkeme kararını takiben davalı tarafça ödeme yapılmış olsaydı işbu meblağın müvekkilinin hesabına geçerek aktif ticari hayatta değerlendirileceğinden davalı tarafın ödeme yapmaması nedeni ile işbu davaya konu ettiğimi zarara sebep olduğunu, işbu zararın ise salt bugün araç bedellerindeki artış, ötv oranlarındaki artış, döviz kurlarındaki artış düşünüldüğünde bile müvekkilinin zararının boyutunu tek başına ortaya koyduğunu belirterek müvekkili şirket tarafından sıfır km. olarak satın alınan aracın gizli ayıp nedeniyle kullanılamaması sonucunda aracın misliyle değiştirilmemesi, gizli ayıp nedeniyle ikame olunan davada misliyle değişim kararı verilmesi neticesinde araç bedelinin geç ve gereği gibi ödenmemesi nedenleri ile faizi aşan zararın, uğranılan zararın, munzam zararın bilirkişi tarafından hesaplanması neticesinde artırılmak üzere şimdilik 30.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari kredilere ödenen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı ve hakkından feragat ettiği Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, Antalya 2. Asliye Ticraet Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaları ile mahkememiz dosyasındaki taleplerin yargılamaya tabi olduğunu, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında feragat ettiklerini, Antalya 2. Asliye Ticraet Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında ise halen yargılamanın devam ettiğinden derdestlik itirazlarının olduğunu, davacının müvekkilinden aldığı aracın arıza yapması nedeniyle müvekkili şirket servisine gelerek arızanın giderilmesi talebinde bulunduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşmiş olan ... E. Sayılı ilamında açıkça görüleceği üzere yapılan keşifte arızanın giderildiği ve aracın onarıldığının tespit edildiğini, davacının kanunda yazılı seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını ve araç onarılarak kendisine teslim edilmesine rağmen müvekkili hakkında dava açtığını, onarılan aracı davacının kendi inisiyatifi ile kullanmadığını, davacının aracı karar kesinleşmeden teslim etmek istediğini, karar kesinleşmeden (tehiri icra kararı alınmış bir dosyada) müvekkilinden aracı teslim almasını beklemenin hakkaniyetli olmadığı gibi yasal da olmadığını, davacının yerel Mahkeme kararı ile birlikte karar kesinleşmeden tamamen kendi keyfiyetiyle aracı otoparka çektirdiğini ve kendine daha üst segmentten araç kiralayarak bu kira bedelleri yönünden müvekkiline dava açtığını, davacının durmadan müvekkiline dava açtığını, bu olayla ilgili dava sayısının 10 civarında olduğunu, davacının davasındaki karar kesinleştiğinde icra dairesince tespit edilen bedelin kendisine derhal yatırıldığını, zaten tehiri icra kararı olması sebebi ile dosyada fazlasıyla teminat bulunduğunu, ayrıca zaten tüm alacak kalemlerine kararda belirlenen faiz uygulanarak kendilerine ödeme yapıldığını, davacının açmış ve kazanmış olduğu tüm davalarda karar kesinleşir kesinleşmez tüm ferileri ile birlikte haklarının ödendiğini, davacı huzurdaki davasında iyi niyetli olmadığını, davacının aracı ile ilgili tüm vergilerin, tüm yediemin(otopark) masraflarının, tüm trafik sigortası masraflarının müvekkilince ödendiğini, aracın ayıpsız mislinin bedelinin davacıya tüm ferileri ile birlikte ödendiğini, davacının zararının ne olduğunu açıklayamadığını, zararını belgelendiremediğini, icra dosyasından da görüleceği üzere karar kesinleşme tarihi ile aracın ayıpsız misli bulunmadığından aracın güncel değerinin tespit edildiğini ve bu bedelin tüm ferileri ile davacıya ödendiğini, araç bedelinin tespitinin bizzat icra müdürlüğü ve icra mahkemesi tarafından yapıldığını, iki tarafın da tacir olduğunu, aracın ticari araç olduğunu, Mahkemece kesinleşen Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi incelemelerinden geçmiş kararlardan anlaşılacağı üzere gereken faizlerin eksiksiz ödendiğini, davacının uğradığı hiçbir zarar olmamakla beraber davacının müvekkiline durmadan dava açmakta ve haksız taleplerde bulunmakta olduğunu belirterek öncelikle derdestlik ve kesin hüküm itirazları dikkate alınarak davanın reddine, aksi kanaatte davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ".....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 29/12/2014 tarihinde satın aldığı ... plakalı aracın ayıplı olduğu iddiasıyla Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında aracın sıfır kilometre misli ile değiştirilmesine yönelik olarak açtığı davanın Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, aracın misli ile değiştirilmesine karar verildiği, işbu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile onanarak 11/11/2020 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça Ankara 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2018 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararına istinaden icra takibi başlatıldığı, kararın davalı tarafça tehiri icra talepli olarak temyiz edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce 22/02/2019 tarihinde tehiri icra kararı verildiği, takip sırasında aracın misli ile değişiminin mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın talebi üzerine Ankara Ticaret Odası'nın 04/01/2019 tarihli yazısı doğrultusunda aracın kıymet takdirinin 455.000,00 TL olarak yapıldığı, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2018 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, akabinde davalı tarafça icra dosyasına 29/12/2020 tarihinde 28.063,89 TL, 30/12/2020 tarihinde 451.446,41 TL ve 28.063,88 TL, 15/06/2022 tarihinde 237.700,00 TL, 23/12/2022 tarihinde 44.653,00 TL ödeme yapıldığı ve dosyanın infazen kapatıldığı, davacının Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava konusu aracın arızası nedeniyle kullanılamamasına rağmen MTV 2. Taksit bedeli, ZMMS bedeli ile kasko bedelinin davacı tarafça ödendiği iddiasından kaynaklı munzam zararının davalıdan tahsilini talep ettiği, işbu davanın davacının feragatiyle sonuçlandığı, yine davacının Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava konusu aracın ayıplı çıkmasından dolayı muadil araç kiraladığı ve MTV ödediği iddiasıyla kira bedelinin ve MTV için ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu kararın her iki tarafça istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği, eldeki davada ise davacının dava konusu aracın misliyle değiştirilmemesi, araç bedelinin geç ve gereği gibi ödenmemesi nedenleri ile faizi aşan munzam zararın davalıdan tahsilini talep ettiği ancak somut olarak bir zarara uğradığına ilişkin herhangi bir delili dosyaya sunamadığı, davacı tarafça verilen süre içerisinde dosyaya sunulan belgelerin ekonomik koşullar, paranın alım gücü, dövizdeki artışlar gibi soyut nitelikteki verilere ilişkin olduğu, Ankara 18. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2018 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini takiben davalı tarafça icra dosyasına 29/12/2020 tarihinde 28.063,89 TL, 30/12/2020 tarihinde 451.446,41 TL ve 28.063,88 TL, 15/06/2022 tarihinde 237.700,00 TL, 23/12/2022 tarihinde 44.653,00 TL ödeme yapıldığı ve dosyanın infazen kapatıldığı, dava konusu aracın değerinin Ankara Ticaret Odası'nın yazısı doğrultusunda belirlendiği ve faiziyle birlikte davacıya ödendiği, davacının faizi aşan bir zararının bulunduğu iddiasının somut delillerle usulünce ispatlanamadığı..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sundukları uzman mütaalası doğrultusunda kararın kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, munzam zararın açıkça ispat edildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; satın alınan aracın gizli ayıp nedeniyle kullanılamaması sebebine dayalı olarak açılan davada misliyle değişim kararı verilmesi neticesinde aracın misliyle değiştirilmemesi, araç bedelinin geç ve gereği gibi ödenmemesi nedenleri ile faizi aşan munzam zararın tahsili istemli tazminat davasıdır.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, munzam zarar talebi yönünden, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kanun yararına bozma ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamları gereği somut ispatın gerekli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi....