Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin menfi tespit kararına yapılan istinafta, davacının ödenmiş senetlere rağmen başlatılan kötü niyetli icra takipleri karşısında borçlu olmadığı iddiasıyla ilgili ispat yükünü ve tazminat talebini değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki metin, davacının davalıya icra takibine konu olan 20.500 TLlik senedi ve arkadaşı aracılığıyla ödendiğini iddia ettiği 50.000 TLlik borcu ödediğini ileri sürerek açtığı menfi tespit davasını ele almaktadır; davacı, yapılan ödemelere rağmen kötü niyetli davalının icra takipleri başlattığını iddia ederken, davalı ise davacının sadece ilk borcu ödediğini, diğer borçları ödemediğini ve alacaklarını yasal yollarla tahsil etmeye çalıştığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi özetinde ise menfi tespit davalarında borçlunun borçlanma iradesinin olmadığını veya borcunu ödediğini ileri sürmesi halinde, ispat yükünün kural olarak davalı/alacaklıda olduğu ve alacaklının borcun varlığını veya devam ettiğini kanıtlaması gerektiği belirtilmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:16/03/2023
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:25/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile müvekkili arasında düzenlenen 24/03/2021 tarihli protokole istinaden, 20.500,00 TL bedelli, 24/03/2021 düzenleme tarihli, 31/07/2021 vadeli senedin müvekkili tarafından davalıya verildiğini, senede konu borcun müvekkili tarafından 06/05/2021 tarihinde 20.500,00 TL olarak davalıya ödendiğini, bu ödemeye rağmen kötüniyetli davalı tarafından söz konusu senedin Alanya İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, diğer taraftan davalı ... tarafından müvekkiline 50.000,00TL borç para verildiğini, bu paranın ... adına eşi ... tarafından müvekkilinin arkadaşı ...'in hesabına gönderildiğini, gönderilmiş borca ilişkin de müvekkilinden evrak vermesinin istendiğini, söz konusu borç için henüz temerrüde düşürülmemiş olan müvekkilinden 50.000,00 TL alacak için 55.000,00 TL geri ödeyeceğine dair belge talep edildiğini (24/03/2021 tarihli belge) bu borca ilişkin olarak davalının eşi ... tarafından ...'e ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye binaen borcun müvekkili tarafından ... aracılığıyla ...'e ödendiğini, ödemeye rağmen ... tarafından müvekkili hakkında Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini belirterek, müvekkilinin davalıya icra dosyaları için borçlu olmadığının tespitine, senetlerin ve takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile asgari %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile karşı tarafın 2014 yılında ... Tic. Ltd. Şti adı altında bir şirket kurduklarını, bu şirketin gayrimenkul alım, satımı, inşaat işleri alanında faaliyet yürütmekte iken daha sonra şirketin taraflarca masraflardan kısmak amacıyla ... ... adlı kişiye görünürde devredildiğini, bütün taşınmazların ...' in kendi şirketi adına ya da bir yakını adına tescil edildiğini, tasfiye sırasında ortaklığın elinde İstanbul ... ... adlı projede bir ofis, ... adlı projede bir ofis ve İstanbul Ortadağ' da arsa olmak üzere üç taşınmaz bulunduğunu, davacının müvekkiline ... projesi için 20.500,00 TL bedelli bono verdiğini arsa ve sky projesi için 55.000,00 TL bedelli adi senet ve 20.500,00 TL bono verdiğini, davacının bu borçlarından ... projesi için verilen 20.500,00 TL bedelli bonoyu ödediğini fakat diğer borçlarını ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla takip başlatıldığını, ...'e verilen borcun ve tahsilinin davacı yanla hiçbir ilgisi olmadığını beyanla haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddine, %20' den aşağı olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Mahkememizce davaya konu Alanya İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı takip dosyası ile ... E sayılı takip dosyası dosya içine alınmıştır. Her iki dosyanın da alacaklısının dosyamız davalısı, borçlusunun dosyamız davacısı olduğu, ... E sayılı takip dosyasında 24/03/2021 tanzim tarihli, 31/07/2021 vade tarihli, 20.500,00 TL bedelli bonoya dayanarak toplam 20.580,88 TL alacak için kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı; ... E sayılı takip dosyasında ise 55.000,00 TL bedelli adi senede dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olan 55.216,99 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72. maddesine göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.
6100 sayılı Kanunun senetle ispat zorunluluğu başlıklı 200. maddesine göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz (2023 yılı için ondörtbinsekizyüz) Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle daha aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Yine aynı Kanunun, senede karşı tanıkla ispat yasağı başlıklı 201. maddesine göre, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz.
Bono vasfında kıymetli evrakta, borcun ancak aynı değerde yazılı bir delille ya da kesin delil niteliğindeki yemin delili ile kanıtlanması gerektiği, davalı tarafa davaya konu senetlerin ne surette veya niçin alındığının sorulmasına ilişkin isticvap talebi yerinde değildir.
Yargılama sırasında her ne kadar mahkememizce tanık dinlenmiş ise de uyuşmazlık miktarı dikkate alınarak ve davalı tarafın tanık dinlenmesine muvafakatının bulunmaması sebebi ile tanık beyanları hükme esas alınmamıştır.
Alanya İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik dava bakımından;
İcra takibi, 24/03/2021 tanzim tarihli, 31/07/2021 vade tarihli, 20.500,00 TL bedelli bonoya dayanmaktadır. Davacı, bononun 24.03.2021 tarihli "protokol" başlıklı belgede belirtilen borca ilişkin olduğunu ve bedelin 06/05/2021 tarihinde ...' e ... aracılığı ile ödendiğini iddia etmektedir. Davalı bu iddiayı kabul etmemekte, bononun aralarındaki başka bir ilişkiden kaynaklandığını ileri sürmektedir.
Davalı ... ile davacı ... arasında, aralarındaki ortaklığın tasfiyesi sırasında İstanbul ... ... adlı proje ile ... adlı projede yer alan taşınmazların tasfiyesi amacıyla yapılan anlaşma kapsamında, protokol başlıklı 24/03/2021 tarihli belge düzenlendiği, belgeye göre ...'nın ...'e 20.500,00 TL borcunun kaldığı, borcun 31/07/2021 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından düzenlenerek ve davalı tarafından takibe konulan senet geçerli bir bono olup, kambiyo senedi olması nedeni ile illetten mücerrettir. Davacının borçlu olmadığını aynı kuvvette bir delille ispatlaması gerekmektedir. Taraflar arasında protokol başlıklı 24/03/2021 tarihli belge düzenlendiği uyuşmazlık konusu değil ise de bu borç için taraflar arasında bono düzenlendiği protokol metninde yazılı olmadığı gibi senet üzerinde de buna ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. 06/05/2021 tarihli ödeme belgesindeki açıklama da davacının iddiaların ispatlamakta yeterli değildir. Bu nedenle davacı, kambiyo senedi niteliğindeki bonodan dolayı borçlu olmadığını aynı kuvvette yazılı delillerle ispat edememiştir.
Davacı dava dilekçesiyle yemin deliline dayandığından, mahkememizce davalıya yemin teklif edip etmeyeceği hususu hatırlatılmış, davacı davalıya yemin teklif etmiştir. Davalı talimat yolu ile alınan 27/12/2022 tarihli yemin beyanında, davacının kendisine olan 20.500,00 TL bedelli senetten kaynaklı borcu ödemediğini, tarafına 20.500,00 TL bedelli senet için ... vasıtası ile yapılmış olan ödemenin farklı bir ilişkiden kaynaklandığını belirtmiştir. Yemin, kesin delillerden olup; mahkememiz bu delille bağlıdır. Davacının yemini karşısında davacı davasını ispat edememiştir.
Alanya İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik dava bakımından;
İcra takibi, 24/03/2021 tarihli, "beyan" başlıklı adi senede dayanmaktadır. Davacı, bu belgenin ...'den aldığı borç için düzenlendiğini, paranın ... adına ... tarafından ...'in hesabına gönderildiğini, ...'in parayı davacıya verdiğini, ... 23. Noterliğinin 23.08.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ... tarafından borcun ödenmesinin talep edildiğini ve borcun davacı tarafından ... aracılığıyla ...'e gönderilerek ...'e ödendiğini iddia etmektedir. Davalı ödeme iddiasını kabul etmemektedir.
... imzalı 24/03/2021 tarihli ve "beyan" başlıklı belge incelendiğinde, ...' ın ...' den 50.000,00 TL borç aldığı, bu borcun ... hesabından alındığı, borcu ...' ın 55.000,00 TL olarak ...'e geri ödemeyi taahhüt ettiği yani ...' ın ...' e 55.000,00 TL borçlandığı anlaşılmaktadır.
Anılan belge adi yazılı senet niteliğinde olup; HMK'nun 200. ve 201. maddeleri gereği, davacının borcu ödediğini senetle ispat etmesi gerekmektedir. Davacı ... ödemeyi arkadaşı ... aracılığı ile davalının eşi olan ...'e göndermek sureti ile ödediğini iddia etmekte ise de dosyada bulunan .....Bankasına ait ödeme belgesinde "... borç iadesi" açıklaması yer almakta olup; davacı ...'e borçlandığı 55.000,00 TL'yi ödediğini ispat edememiştir.
Davacı tarafından yapılan yemin teklifi neticesinde davalı ... talimat yolu ile alınan yemin beyanında, takibe konulan adi senet içeriğindeki 55.000,00 TL'nin ... aracılığı ile ...'e gönderilen para ile alakasının olmadığını, takibe konu 55.000,00 TL adi senet yönünden hiçbir ödeme almadığını belirtmiştir. Kesin delil niteliğinde olan yemin karşısında davacı bu iddiasını da ispatlayamamıştır.
Netice olarak, davalı Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı takip dosyaları kapsamında borçlu olmadığını yazılı ve kesin delillerle ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de sırf davanın açılmış olması davacının kötü niyetini göstermediği gibi davacının kötü niyetli olduğu diğer delillerle de ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası yönünden; davalı ... ve müvekkili arasında düzenlenmiş 24.03.2021 tarihli protokole istinaden müvekkili tarafından 20.500,00 TL değerinde 24.03.2021 düzenleme tarihli 31.07.2021 vadeli senedin ...'e verildiğini, bu senede konu borcun da müvekkili tarafından 06.05.2021 tarihinde 20.500,00 TL olarak ... hesabına ödendiğini, dosyaya sundukları banka dekontu incelendiğinde ödeme yapanın müvekkili ... alıcının ise ... olduğu "... ... ofis ve eşya hesap kapatma bedeli 20.500 rakamlı senet ödemesi" açıklamasını içerdiğinin görüleceğini, ödeme sırasında atıf yapılan ve ekte sunulan "Protokol" başlıklı belge incelendiğinde ... ve ... arasında düzenlendiği, ... D:... ile ilgili 20.500 TL'nin 31.07.2021 tarihine kadar ödeneceğinin belirtildiği ve 24.03.2021 günü imzalandığı hususlarının görüleceğini, takibe konu senedin ... ve ... arasında 24.03.2021 tarihinde düzenlendiği, 20.500,00 TL bedelli olduğu ve vade tarihinin de 31.07.2021 tarihi olduğu düşünüldüğünde sözleşme, senet ve yapılan ödeme arasındaki ilişkinin yazılı delillerle kanıtlanmış durumda olduğunu, davalı tarafın ise yapılan ödemeyi inkar etmediğini aynı koşullarda düzenlenmiş 20.500 TL bedelli başka bir senet daha olduğunu ve yapılan ödemenin ona istinaden olduğunu iddia ettiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası yönünden; 24.01.2018 tarihinde müvekkili ve davalının verilecek borç konusunda anlaştıklarını, bu para ile yapılacak ortak yatırım nedeniyle paranın ...'e gönderilmesinin talep edildiğini, ...'in ise bu parayı kendi hesabından değil eşinin hesabından gönderebileceğini belirttiğini, bunun üzerine belirtilen tarihte ... hesabından ... hesabına 50.000 TL "boç olarak verildi" açıklamasıyla gönderildiğini, buna ilişkin dekontun hem taraflarınca hem de davalı tarafça daha önce dosyaya sunulduğunu, paranın ödendiğini, davalının mükerrer tahsilat peşinde olduğunu, kötü niyetli olduğunu, iddialarını kanıtladıklarını, taraflarına sunulan yemin teklif etme hakkının usulsüz olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Lehlerine % 20 tazminat verilmesi gerektiğini çünkü tedbiren takibin durdurulduğu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Menfi tespit davalarında kural olarak ispat külfeti davalıda olmakla birlikte imzası inkar edilmemiş kambiyo senedine dayanıldığında ise ispat külfeti davacıdadır.
Somut olayda, davacı vekili, Alanya İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan 24/03/2021 tanzim tarihli, 31/07/2021 vade tarihli, 20.500,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığını, bono bedelini ödediğini iddia etmektedir.
Davacı tarafça dosyaya sunulan 06/05/2021 tarihli, ...'a ait banka dekontuna bakıldığında, "... ...-ofis ve hesap kapat" açıklamasının yer aldığı, ayrıca, 20.500,00 TL bedelli senet ödemesi açıklamasının yer aldığı anlaşılmaktadır. Gönderenin davacı, alıcının ise davalı olduğu görülmektedir. Dosyadaki dava dilekçesine ekli protokolde de; "....kalan bakiye 20.500,00 TL'yi 31/07/2021 tarihine kadar ... hesabına geçmeyi beyan ve taahhüt eder" düzenlemesi mevcut olmakla, içeriğinin de "... .... K: ... D: ... ..." deki taşınmaza ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Protokolde belirtilen son ödeme tarihi, senetteki vade tarihi ile aynı olmakla, protokolün imzalanma tarihi ile senedin düzenlenme tarihi de aynıdır. Protokolde belirtilen senet ile davacının ödeme yaptığını belirttiği senedin aynı senet olduğu davacı tarafça dosya kapsamında ispatlanmıştır. Bu bölüme yönelik davacının istinaf sebebi yerindedir.
Davacının 50.000,00 TL yönündeki talebi bakımından ise, dosya içindeki 24/03/2021 tarihli bir diğer yazılı belgede, davacı ...'ın, davalıdan 50.000,00 TL borç aldığı açıkça yazmaktadır. Bu husus ihtilaf dışıdır. Ödeme iddiasını ileri süren bu iddiasını ispat etmelidir.
Dava dilekçesinde, davacı vekili, ... adına ... tarafından müvekkilinin arkadaşı ...'in hesabına borç gönderildiğini, gönderilmiş borca ilişkin de müvekkilden evrak vermesi istendiğini, 24/03/2021 tarihli belgenin verildiğini, davalının eşi Av.... tarafından ...'e verilen borcun geri ödenmesi amacıyla ihtarname gönderildiğini, ...'in ihtarnameyi aldıktan sonra müvekkiline ulaştığını, müvekkilinin de hemen yeterli miktarı ...'in hesabına gönderdiğini, aynı gün, ihtarnamede belirtilen rakamın ... tarafından ...'in hesabına yatırıldığını, her hangi bir alacak kalmadığını belirtmiştir.
Dava dilekçesi ekindeki "beyan" başlıklı 24/03/2021 tarihli belgede, davacının, davalıdan borç aldığı yazmaktadır. Davalı, davacı ile davalı arasındaki borç ilişkisinin, davalı ile ... arasındaki borç ilişkisinden tamamen farklı olduğunu ileri sürmektedir. Davacı iddialarını ispata yarar bir belge dosyaya sunmamıştır. Ödeme belgesi ... tarafından ...'e gönderilen paraya ilişkin dekonttur. Bu paranın davalıya olan borç için gönderildiğine ilişkin bir kayıt yoktur. Davacının, 55.000,00 TL'lik borca yönelik takibe ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
İcra ve İflas Kanunu gereği, Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Somut dosyada, ödeme iddiası ispatlandığından, davalının ödeme yapılan senetten dolayı icra takibi yaptığı anlaşılmakla, takipte haksız ve kötü niyetli olduğu görülerek, davacının kötü niyet tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
Kabule göre de, mahkemece dava ret ile sonuçlandırılmasına rağmen maktu karar harcı alınması gerekir iken nispi harca hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Ayrıca, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; menfi tespit davası reddedildiği takdirde şayet takip tedbir kararı ile durdurulmuş ise, davalı alacaklının alacağına geç kavuşması sebebiyle alacaklı lehine kötüniyet tazminatına hükmedileceği düzenlenmiştir. Bu maddede davalı/alacaklının kötüniyetli olup olmaması aranmamaktadır. Bu durumda davada, ihtiyati tedbir kararının, teminat yatırılarak, takip dosyasında infaz edildiği gözetilerek davalı/alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerindedir.
6100 sayılı HMK m. 353/1,b-2 gereği; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 16/03/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-A-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
B-Davacının, Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki senet yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden talebinin REDDİNE,
Davacının kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜ İLE, 4.100,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının İİK m. 72/4 maddesi gereği tazminat talebinin KABULÜ İLE, 11.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
D-Davacı tarafça yatırılan 1.289,36 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 110,99 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ilk derece mahkemesince yazılan ... harç numaralı harç tahsil müzekkeresinin mahkemesince iptaline,
E-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 1.370,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
F-Davacı tarafça dosyada yapılan 463,50 TL yargılama giderinin (posta-tebligat) haklılık oranı gereği 125,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
G-Davalı tarafça dosyada yapılan 50,00 TL yargılama giderinin (posta-tebligat) haklılık oranı gereği 36,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
H-Arabuluculuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen 1.560,00-TL'nin haklılık durumu gereği 1.139,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 421,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
I-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 20.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
J-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
K-Davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderlerinin artması durumunda, karar kesinleştikten sonra giderleri yatıran tarafa iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
A-Davacının ve davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde talebi halinde talep edene İADESİNE,
B-Taraflarca istinaf incelemesi için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,
C-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi
...