Kambiyo senedi ve icra takibi kaynaklı menfi tespit davasında verilen ilk derece kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesince istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalı taraflardan biri tarafından iş ortaklığı vaadiyle kendisinden alınan ve borç olmadığını teyit eden bir belge imzalanmasına rağmen geri verilmeyen kambiyo senetlerinin kötüye kullanılarak aleyhlerine haksız icra takibi başlatıldığını, bu takibin iptali ve borçlu olmadıklarının tespiti ile mal varlıkları üzerindeki satışın durdurulmasını talep ederken; davalılar ise davacının borçtan kaçmak amacıyla kötü niyetle hareket ettiğini, sunduğu belgenin senetlerle ilişkisiz ve aldatıcı olduğunu, beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek davanın reddedilerek kötü niyet tazminatı ödenmesini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/507
KARAR NO: 2026/726
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25/10/2023
NUMARASI: 2022/666 E. - 2023/777 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında alacaklı ... tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas, ...esas sayılı icra takip dosyası ile kambiyo senedine mahsus icra takibi yolu ile müvekkilinin gayrimenkulünün İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile satışı yapılmaya çalışıldığını ve müvekkilinin gayrimenkulünün satışa çıkartıldığını, müvekkili hakkında başlatılan takibin usulsüz olduğunu, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davalı ... ile birlikte bir iş yapmaya karar verdiklerini, müvekkilinin hem işlerinin yoğunluğu hem de eşinin hasta olması dolayısıyla bu konular ile ilgilenmesi ve sonucu kendisine getirmesi için ... ile anlaştıklarını davalı ...'un sosyal çevresi ve İçişleri Bakanlığının yakını olduğunu, devletin ihalesine girerek ihale alacağını, bakanlık bünyesinde çalıştığını ve bakana yakın olduğunu, işlerinin çok büyüyeceğini ve bu nedenle de anında teminatı vermesi gerektiğinden bahisle müvekkilinden çeşitli tutarlarda kambiyo senedi aldığını, müvekkilinin ortağı olmayan çalışan ...'un teminat olarak kullanılabilecek olması nedeni ile müvekkilinden birden fazla kambiyo senedi aldığını ve bunları mal alımında yada ortaklık kurulacağı esnada mal alımı yapılır, teminat verilmesi gerekir ise müvekkilinin durumu nedeni ile bunların kendisine verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin de herhangi bir kötü niyeti olmadan elindeki ...'a ait kambiyo senetlerini cirolayarak ...'a teslim ettiğini, davalının çalışmalarını gören davacının davalı ... ile iş yapamayacağını fark etmesi sonucunda kendisi el çalışmaktan vazgeçtiğini ve ...'a teslim ettiği kıymetli evrakları geri istediğini, davalının evrakları getireceğini söyleyerek davacıyı oyalamaya başladığını ve daha sonra davacının kendisini ısrarla araması üzerine davacıda birer sureti bulunan kambiyo senetlerinin arkasına " senet asıllarını elden aldığını ve ...'ın kendisine herhangi bir borcu olmadığını " yazarak imzaladığını, davacıya senet asıllarını getirerek teslim edeceğini söylediğini ancak teslim etmediğini, daha sonra kambiyo senetlerinin senet vasfını kaybetmesine 3 ay gibi bir süre kala müvekkilinin, davalı ...'a vermiş olduğu senetlerin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...esas ve ... esas, İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları ile icra takibine konu edildiğini, davacıya yapılması gereken tebligatların tamamının muhtara yapıldığını, müvekkilinin başlatılan icra takibinden haberinin olmadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile başlatılan icra takibinin ve müvekkilinin gayrimenkul satışının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başlatılmış bulunan icra takibinden haberi olmadığının yalan olduğunu, davacı hakkında 40'a yakın icra takibi olup, bu konuda tam bir profesyonel olduğunu, diğer davalının elinden satır olduğu iddia edilen belge ile davaya konu bono arasında nasıl bağ olduğunun anlaşılamadığını, bono ile ilgisi olmayan bir belgenin bono üzerine konularak fotokopi çekilmesinin tam bir aldatmaca olduğunu, kötü niyetli olarak açılan ve yalan beyanda bulunan davacının davanın reddi ile % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından bono ile birlikte delil olarak sunulan evrakın bir arada incelenmesinde delil olarak sunulan evrak üzerinde bonoya ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, davacının ilk önce güven oluşturarak borcuna karşılık verdiği evraklar için gerek menfi tespit gerekse diğer davaları açması ile meşhur bir kişi olduğunu, davacı tarafından "müvekkilde birer sureti bulunan kambiyo senetlerinin arkasına senet asıllarını elden aldığını ve ...'ın kendisine herhangi bir borcu olmadığını " yazarak imzalamıştır ibaresini kullandığını, kendisinin taraf olarak hiç bir bononun arkasına böyle bir yazı yazmadığını, davacının çelişkili olarak hem senet asıllarını aldığını, hem de ...'ın kendisine herhangi bir borcu olmadığını beyan ettiğini, davaya konu bono ile davacının iddia ettiği iddiaların birbiri ile hiç bir alakası olmadığı gibi kurgusal düzeyde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/666 esas, 2023/777 karar sayılı, 25/10/2023 tarihli kararı ile; "Dava konusu senette lehtar olan davacı ...'ın usulüne uygun cirosu ile senedin davalı ...'a geçtiği, davacının dava konusu ...'dan aldığı senedi ciro ederek teminat olarak ...'a teminat olarak verdiğini iddia ettiği, delil olarak senet fotokopisinin altına davalı... tarafından yazılıp imzalanan " aslını elden aldım ...'ın borcu yoktur " yazısını ibraz ettiği, davalı ...'un yazı altındaki imzayı inkar etmediği, ancak bu yazının dava konusu senede ilişkin olmadığını belirttiği, ispat yükü üzerinde olan davacının dava konusu senedin teminat senedi olduğu iddiasının yazılı delille ispatı gerekmekte olup, dosyaya sureti sunulan dava konusu senet üzerinde teminat olarak verildiğine dair bir ibare olmadığı, ayrıca iş bu senedin teminat senedi olarak verildiğine dair yazılı bir delil de sunulmadığı ve davacının yemin deliline de dayanmadığı görülmekle davalı ... vekili tarafından takip edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalının tazminat talebinin koşullarının oluşmadığı görülmekle, Kanıtlanamayan davanın REDDİNE, Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıların kendisi aleyhine davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptali istemine yönelik dava açtığını, mahkemenin bu davayı reddettiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu , müvekkilin davalılara karşı her hangi bir borcu olmadığını, tarafların tacir olmadığının mahkemece bunun dikkate alınmadığını, müvekkilin ...'a herhangi bir borcu olmadığını dosyaya ibraz ettiği ve mahkeme veznesinde bulunan ... tarafından arkası imzalanmış senet suretine bakıldığı esnada ... da iş bu senete yönelik ...'dan herhangi bir alacağım yoktur diyerek imzaladığı ve bu imzayı da kabul ettiğini buna rağmen mahkemenin davanın ispatlanamamış olduğundan bahsederek müvekkilin haklı davasını reddettiğini, diğer davalı ... da bu tür işlemler ve davalar nedeni ile cezaevinde olduğunu, hakkında birden fazla hüküm olduğunu, iki davalının da bunu alışkanlık haline getirdiğini, insanlardan iş yapacağız vaadi ile senet yada çek almakta ve bunları başkalarına devrederek adeta insanları dolandırmakta, mal varlıklarına el koymaya çalıştığını, mahkemenin bu hususu dikkate almadan hatalı karar verdiğini, müvekkilin hesabına davalılardan herhangi bir bedel girmediğini, banka kayıtlarında böyle bir rakam olmadığını, ancak bu hususların da mahkemece dikkate alınmadığını, mahkemenin tanık dinletme taleplerini reddettiğini ve tanıklarının dinlenilmediğini, tanıkların dinlendiğinde kendilerini daha net bir şekilde ispat edeceklerini beyan ettiğini, müvekkilinin borcu olmadığı halde senetlere karşılık olarak elindeki bütün mal varlığını kaybettiğini, davalılar haksız kazanç elde ettiğini, davalıların sebepsiz zenginleştiğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü kabul etmiştir.
Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bonoya yönelik bedelsizlik iddiasına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip doyasına dayanak dava konusu 06.07.2018 düzenlenme tarihli, 30.10.2018 ödeme tarihli, 150.000 Euro bedelli bono keşidecisinin dava dışı ...olduğu, davacının lehtar olarak göründüğü, lehtardan sonraki cirantanın davalı ..., bir sonraki ciranta/ hamilin ise davalı ... olduğu, davacı/ lehtar tarafından bononun teminat amacı ile düzenlendiği ve bedelsiz olduğunun iddia edildiği görülmüştür.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada ''bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası'' olarak adlandırılmaktadır. Huzurdaki dava, bedelsizliğe dayalı olarak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkin olup menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup kambiyo senetleri, düzenlenme sebebini teşkil eden temel borç ilişkisinden soyut (mücerret) olma özelliğini taşıdığından dolayı, bono hamilinin ‘temel borç ilişkisini ve bu ilişki nedeniyle senet borçlusundan alacaklı olduğunu’ ispatlamasına gerek yoktur. Anılı ''mücerretlik ilkesi'' gereğince kambiyo senedine dayalı alacaklar bakımından ispat yükü yer değiştirmekte olup kambiyo senedi borçlusunun, kambiyo senedinin düzenlenmesine dayanak teşkil eden temel borç ilişkisini ve bu ilişki kapsamında borçlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. Her ne kadar davacı vekili tarafından, tanıklarının dinlenmesi gerekirken mahkemenin bu yöndeki taleplerini reddettiği istinaf sebebi yapılmış ise de HMK'nın 201. maddesi ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi gerekmekte olup aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır.
Dava konusu bononun nakden düzenlendiği, teminat olarak düzenlendiğine ilişkin yazılı bir kayıt bulunmadığı, davacının delil olarak dayandığı fotokopi belge üzerinde " aslını elden aldım ...'ın borcu yoktur " yazı ve imzasının davalı ... tarafından kabul edildiği, ancak işbu yazının dava konusu senede ilişkin olmadığını belirttiği, nitekim yazı içeriğinde dava konusu bonoya açıkça herhangi bir atıf bulunmadığı, HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağı, bu hâli ile davacının bedelsizlik iddiasının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Böylece davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../10/2023 tarih ve 2022/.... E., 2023/777 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 912,60 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 180,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026