Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, banka kredi sözleşmesi kefaletinde borç yapılandırmasının eş rızası ve tecdit etkisi üzerine itirazın iptali davası incelemesi.
Özet: Banka, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla müşterek ve müteselsil kefil aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; kefil ise asıl borçlu ile banka arasında sonradan yapılan yapılandırma işleminin kefaleti geçersiz kılan bir yenileme (tecdit) olduğunu ve eş rızasının alınmadığını ileri sürerken, ilk derece mahkemesi yapılandırmanın tecdit niteliğinde olmadığı gerekçesiyle bankanın davasını kabul etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1348 - 2026/1705
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/1348 KARAR NO : 2026/1705KARAR TARİHİ : 19/06/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 19/01/2023NUMARASI : 2021/305 ESAS 2023/43 KARAR DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptaliİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 19/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/305 esas 2023/43 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili banka ile ... müşteri numaralı borçlu ... arasında 26.04.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, takip borçlusuna ticari kredi hesabı tahsis edildiğini, davalı ... ise işbu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinden doğan kredi ödemelerini yapmaması sebebi ile müvekkili banka adına, ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/7519 E. sayılı dosyası ile borçlular aleyhine 177.020,12.TL bedelli alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, davalı borçlu vekilinin 27.06.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, faize ve tüm fer'ilerine mesnetsiz olarak itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/7519 esas sayılı icra takibine yapılmış olan haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, itirazın gerçeğe ve hukuka aykırı olması ve neticesinde takibin durmuş olması ve aynı zamanda kredi sözleşmelerinden doğan alacakların likit(bilinebilir, belirlenebilir) olması sebebiyle %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davalı vekili, davanın tamamıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını, öncelikle reddinin gerektiğini, davacı taraf ile ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nde müvekkilinin kefil konumunda olduğunu, dosyanın esas borçlusu dava dışı ... ile sonradan yapılandırma işlemi gerçekleştiğini, bu yapılandırma işlemi ile ilk sözleşmenin son bulduğunu, yapılandırma sayesinde yeni bir taksitlendirme işlemi gerçekleştiğini, bu işleme davalının eşinin muvafakatının alınmadığını, yapılan yapılandırma işleminin Yargıtay'ca da yenileme işlemi olarak kabul edildiğini, ilk sözleşmeden doğan kefalet, eşin rızası vb. hususların son bulduğunu ve geçersiz olduğunu, belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, kötü niyetli olarak müvekkili aleyhinde icra takibi yapıldığından % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkile verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :Yerel mahkemece verilen karar ile;" alacaklı ... AŞ tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/7519 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine kredi alacağının tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiği, akabinde eldeki davanın açıldığı, mahkememizce celp edilen dosya ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 26.04.2017 tarihli GKS sözleşmesi uyarınca dava dışı müşteriye kredi kullandırıldığı, davalı ...' ün de iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, ancak kredi borçlarının zamanında ödenmemesi nedeni ile hesabın kat edildiği ve dava konusu icra takibinin başlatıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre alacaklı bankanın takipte belirlenen miktar kadar borçludan alacaklı olduğu, her ne kadar davalı tarafından borcun yenilendiği iddiasında bulunulmuş ise de, yukarıda da izah edildiği üzere alacaklı banka tarafından taksitlerin miktarının arttırılması ve taksit süresinin uzatılmasının tecdit (yenileme) sayılamayacağı anlaşılmakla haklı davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı ile ... arasında imzalanan kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil konumunda olduğunu, borçlu borcunu yerine getirmediği takdirde alacaklı kefile başvurma hakkına sahip olduğunu, kefalet sözleşmesi ile kefil alacaklıya karşı yalnızca teminat borcu altına girebileceğini, hiçbir zaman asıl borçlunun yerine geçemeyeceğini, kredinin esas borçlusunun dava dışı ... ile müvekkilinin 26/04/2017 tarihinde yapılan ilk kefalet sözleşmesinin ardından davacı banka ile yeni bir yapılandırma işlemi gerçekleştirildiğini, yapılan yapılandırma işlemi sonucunda ilk sözleşme ve sonuçları müvekkili bakımından son bulduğunu, yenileme yapılmış olmakla, davacı müvekkilinin eşinin rızası olmadığı halde davacı banka ile yeni bir sözleşme imzalamışsa da gen geç sözleşmenin imzalandığı ana kadar eşin rızasının yazılı olarak alınmış olması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında 26/04/2017 tarihinde imzalanan kefalet sözleşmesi de yapılan yeni yapılandırma nedeniyle son bulduğunu, geçerlilik şartlarının bulunmamasından dolayı hükümsüz olduğunu, eşin rızası, yazılı olarak alınması gerektiğini, davalı müvekkilinin eşinden alınan ikinci bir kefalete ilişkin rızanın mevcut olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER :Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE :Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemi ile yapılan icra takibe itirazının iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, dava dışı asıl borçlu ... ile imzalanan Genel Kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçluya ihtarname keşide edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/7519 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, banka tarafından yapılan yapılandırma işlemi ile kefil olduğu ilk sözleşmenin sona erdiğini, yapılandırmanın bir tür yenileme olduğunu, yapılandırma sözleşmesinde eş rızası bulunmadığını, yapılandırma sonucu doğan borçtan sorumlu olmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalının, 26/04/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde, müşterek borçlu müteselsil kefil konumunda bulunduğu, kefaletin TBK'nun 583. ve 584. Maddelerine uygun ve geçerli olduğu, kefalet limitinin ise 260.000,00.TL olduğu, kredi sözleşmesi kapsamında, asıl borçluya ... referanslı tüzel taksitli kredi kullandırıldığı, 17. Taksit ödemesi sonrasında ödemelerde sorun yaşanması nedeniyle, davacı banka tarafından 23/01/2019 tarihinde, daha az taksit ödemeli daha uzun vade seçeneği ile ödeme planı değişikliği yapıldığı, kredi referans numarasının değişmediği, alacaklı banka tarafından taksitlerin miktarının arttırılması ve taksit süresinin uzatılmasının tecdit (yenileme) sayılamayacağı, ilk sözleşmenin geçerliliğini koruduğu, mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, kredi borcu nedeniyle davalıların sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, bilirkişi tarafından davacı alacağının usul ve yasa, sözleşme hükümleri ile ile dosya kapsamına uygun olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunda ana para alacağının kullandırılan kredi, yapılan ödemeler ile akdi faiz oranı gözetilerek hesaplandığı, yapılan hesaplamada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.092,24.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 3.025,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.067,24.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır