Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari bal satışından kaynaklanan ödenmeyen senet borcuna itirazın iptali davasında görevli mahkeme tespitine yönelik gerekçeli kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, arı ve bal ticareti yapması nedeniyle, davalının bal satışı sözleşmesinden kaynaklanan 129.000,00 TL üçüncü taksit borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise borcu ve faizi reddederek, kendisine ait olmayan imza nedeniyle senedin geçersiz olduğunu ve borcunun bulunmadığını savunmuştur; mahkeme ise, tarafların gerçek kişi olması ve uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davanın niteliği ve görevli mahkeme konusunu Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirmektedir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2025
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacının arı işi ile uğraştığını ve bal ticareti yaptığını, davalı şile bal satışı konusunda nalaştıklarını, bu satış sözleşmesine istinaden aralarında ödemeye konu senetler imzaladıklarını, davalının bazı senetlerin ödemelerini yaptığını ancak bahse konu ödemenin üçüncü taksiti olan 20/12/2024 ödeme günlü 129.000,00 TL bedeli davacıya ödemediğini, bu borca istinaden ... 2024/5182 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve davalının bu borca itiraz ettiğini iddia ederek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça borcun aslı ile faizine borçla ilgisi ve alakası bulunmadığından dolayı itiraz ettiğini, davacı tarafça hazırlanan dava dilekçesinde icra takibine dayanak borcun sebebi değiştirilerek 20.12.2024 tarih 129.000,00 TL bedelli bir senetten bahsedilmekte ise de gönderilen senet fotokopisinden de anlaşılacağı üzere davalının imzasının bulunmadığını ve senet vasfı taşımadığını, davalının davacıya karşı hiç bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; davacı gerçek kişi tarafından davalı gerçek kişi aleyhine alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dosya kapsamında tarafların gerçek kişi olduğu görülmüştür.
...'nden, ...'nden, ...'ndan, ...'ndan, ...'ndan, ...'ndan istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 5/3. maddesi "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için; her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunması ya da uyuşmazlığın TTK'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanması veya davanın ticari dava sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunması gerekir.
Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 207. ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan satış sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Eldeki uyuşmazlık, TBK'nun 207 Maddesi ve devamı maddeleri uygulanacağından, mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
Eldeki davanın nisbi ticari dava olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğine gelince;
Mahkememizin görevli olup olmadığını belirlerken uyuşmazlığın taraflarından davalının tacir olup olmadığının tespiti önem arz ettiğinden, tarafların tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, yapılan tacir araştırması sunucunda, davacının şahıs olarak herhangi bir arıcılık ile ilgili ticari faaliyetinin bulunmadığı, yine davalı tarafın ticaretle iştigal ettiğine dair bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflar tacir olmadığından, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur. İş bu nedenle de açılan davanın 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığı da göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmayıp, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin, 2004 Sayılı İİK 261/1 ve Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 gün ve 608 Sayılı kararı gereği ve davanın ilk açıldığı mahkeme gözetildiğinde, ... ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Dosya mahkememize ... gönderilmiş ise de verilen kararın görevsizlik olmayıp gönderme kararı olması itibariyle görev uyuşmazlığı doğmadığından merci tayini yolu işletilmemiş, dosyanın talep halinde görevli ... gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ... görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli ... GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde ... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2026
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza