Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ölüm ve cismani zarar tazminat davası; kaldırımda çarpan araç sonucu sürekli sakat kalan yayanın kusur, illiyet ve tazminat miktarı tartışmaları.
Özet: Bu hukuki evrak, kaldırımda yaya olarak yürürken geri geri gelen bir aracın çarpması sonucu yaralanarak ameliyat geçiren ve kalıcı sakatlık yaşayan davacının, kusursuz olduğunu iddia ederek araç sahibi, sürücüsü ve ZMSS sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen maddi ve manevi tazminat talep ettiği bir davayı konu almaktadır; davacı vekilinin sigorta şirketine başvurusunun yanıtsız kalması üzerine açılan bu davada, sigorta şirketi öncelikle davanın usulden reddini, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesini ve temerrüt oluşmadığını savunurken, diğer davalı ise kazanın davacının kendi dikkatsizliğinden kaynaklandığını, bazı yaralanmalarla olay arasında illiyet bağı bulunmadığını ve talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/625 EsasKARAR NO : 2026/592DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 05/09/2017KARAR TARİHİ : 02/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17/06/2017 tarihinde Bağcılar İli, .... İlçesi, ... Cad. .... Konakları önünde bulunan kaldırımda yaya olarak yürümekte iken, kaldırımda geri geri seyreden ve davalı ... adına kayıtlı ve olay anında diğer davalı ...' in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin yaralanmasının akabinde .... ... hastanesine sevk edildiğini ve akabinde Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi ne sevk edilerek tedavi altına alındığını, müvekkili her ne kadar muhtelif kırıkları sebebiyle ameliyat olmuş ise de sürekli sakatlığa maruz kaldığını, müvekkilinin maluliyet oranı ve duçar bulunduğu zarar miktarı yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporları ile ispat olunacağını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını, zira müvekkilinin kaldırımda yaya olarak bulunmakta iken, kaldırımda geri geri seyreden ... plakalı aracın geri geri seyri esnasında vahim kazanın meydana geldiğini, kazının meydana gelmesinin tek müsebbibinin ... plaka sayılı araç sürücüsü olduğunu, müvekkilinin kendisine vuran araç sürücüsü hakkında şikayetçi olduğunu ve şüpheli ... hakkında taksirle yaralama suçu kapsamında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nca ... soruşturma numaralı dosyası kapsamında soruşturma başlatıldığını, müvekkiline çarpan aracın ZMMS ile sigortalı olduğu davalı ... A. Ş tarafından ... poliçe numarası ile tanzim edildiğini, davalı ... şirketinin ortaya çıkan maddi zarardan teminat limiti ile diğer davalılarla beraber müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini için 21/08/2017 tanzim tarihli dilekçe ile yazılı başvuruda bulunduklarını, dilekçenin 22/08/2017 tarihinde davalı şirketin genel müdürlüğüne teslim edildiğini, davalı ... şirketince başvuruya cevap dahi verilmediğini, fazlaya ilişkin talep ve daa hakları saklı kalması kaydı ile 1.000 TL belirsiz maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 17/06/2017 den itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın bir nebze de olsa telafisi amacıyla 50.000 TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden olay tarihi olan 17/06/2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ... Sigorat A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava yoluna başvurulmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddine, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın davacının kendi dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini, Özel ... Hospital hastanesinde tedavisi yapılarak taburcu edildiğini, ertesi gün yine aynı hastaneye giderek yanağındaki elmacık kemiği kırıldığı için tedavi olmaya gittiğini, ancak şeker hastası olduğundan ameliyat edilmediğini, sağ bacağı için iki kez fil çekildiğini, kırık yok denerek taburcu edildiğini, ağrıları artınca 29/06/2017 günü Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesine giderek tedavisine burada yaptırdığını beyanla, şeklinde davacının beyanları ve hastaneden alınan raporlarla sabit olduğu gibi davacının 17/06/2017 tarihinde ayağında bir kırık olmayıp taburcu edildiğini fakat kendisinin 18/06/2017 tarihinde tekrar hastaneye giderek elmacık kemiği kırığı olduğunu beyan ettiğini, yani olaydan bir gün sonra alınan bir raporla elmacık kemiği kırığı teşhisi konulduğunu, olayla illiyet bağının kopmuş olduğunun açık bir şekilde ortada olduğunu, davacı tarafından davalılardan talep edilen 50.000 TL manevi tazminat bedelinin asgari ücretle çalışan bir kişi için çok yüksek olduğunu, davacının zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, oysaki manevi tazminatın hiçbir zaman zenginleştirme sebebi olmayacağını, çekilen ızdırapları bir nevi azaltmak amacıyla verilen tazminat miktarı olduğunu, davacının kalıcı bir sakatlığının da olmadığını, davalının tam kusurlu olduğu hususunun doğru olmayıp sunacakları deliller ve tanık anlatımları ile kusur incelemesinin yaptırılmasına ve davacı eğer sakat kalmış ise bunun davalının eylemiyle bir ilgisi olmayıp tamamıyla kendi ihmal ve savsamasının sonucu olduğu hususundaki kanıtlarının incelenmesine ve açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... cevap dilekçesi sunmamış duruşmadaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce dava konusu kazaya sebebiyle davacının yaralanmasına ilişkin olarak yapılan ceza kovuşturma dosyası olan Bakırköy ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın incelenmesinde; iş bu dosyamızın davalısı ...'in sanık olduğu, iş bu dosyamızın davacısı ...'nin katılan olduğu ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan ceza kovuşturması yapılarak sanık ...'ın adli para cezasına mahkumiyetine kesin olarak karar verildiği ve cezasının kesinleştirilerek infaz edildiği görülmüş, ceza kovuşturması sırasında katılanın alınan adli tıp raporunda vücudunda orta (3) derecede kırık meydana geldiğinin tespit edilmiştir. Ceza kovuşturmasında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda ise sanık ...'ın 1. Dereceden asli kusurlu olduğu, katılan ...'nün ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.Dava konusu kazaya sebebiyet veren ve davalı ...'ın kullanımındaki ... plakalı aracın trafik tescil kayıtları celbedilmiş ve davalı ... adına trafik tescil kaydı bulunduğu anlaşılmıştır.Tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, davacının dava konusu kaza sebebiyle tedavi gördüğü hastanelerden tedavi evrakları, SGK kayıtları ve hizmet döküm cetveli ve kazaya sebebiyet veren aracın sigorta poliçesi ve hasar dosyası celbedilerek incelenmiştir.Olay tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacının maluliyetinin olup olmadığı var ise oranı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumunun 13/02/2020 tarihli raporunda özetle; Adli Tıp Kurumunun 29/04/2019 tarih, .... karar sayılı ve 11/10/2019 tarih, ...... karar sayılı yazıları ile istenmekle muayene edilmek üzere Adli Tıp Kurumuna başvurmamış olan kişinin muayeneye gönderilmesi halinde sorulan hususlarda tekrar değerlendirme yapılabileceğini, mevcut tıbbi belgelere göre; ... kızı, 1954 doğumlu ...’nin 1706/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiğinden; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu açıklanmış, davacının Adli Tıp Kurumuna sevki ile 15/09/2020 tarihli raporunda özetle; davacının yapılan muayenesi ve mevcut tıbbi belgelerin tekrar değerlendirilmesi sonucunda; Mahmut kızı, 1954 doğumlu ...’nin 1706/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiğinden; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, kanaati bildirilmiş, meydana gelen kazada tarafların kusur oranının belirlenmesi için trafik bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişinin 09/07/2021 havale tarihli raporunda özetle; olayın; meskun mahalde, gündüz vakti, açık havada, yüzey kuru ve Kirazlı Konakları 178 no'lu binanın alt katında bulunan .... Tekstil önündeki 3 metre genişliğinde yaya kaldırımında meydana geldiğinin belirtildiğini, .... plaka no'lu kamyonet sürücüsü davalı ..., yoldan yaya kaldırımına park etmek için geri manevra yapmak isterken Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 153'te belirtildiği üzere; “araçların geri manevralarında, iki aracın emniyetle geçemeyeceği kadar dar olan iki yönlü yol kesimlerinde karşılaşma ve geçiş kolaylığı sağlama dışında geri gitmeleri yasaktır ve gayet geri manevra yapacaksa da aracının (otobüs, kamyonet) geri manevrası sırasında görüşe açık alanda sağlamıyor ise, tehlikesizce geri hareket edebilmesi ve uyarıları için bir gözcü bulundurması gerekirken” bu kurallara uymayarak, dikkatsiz tedbirsiz davranarak aracının geri manevrası sırasında bir gözcü bulundurmaması ve gen manevra yapması ve aracının arka kısmı ile yaya kaldırımda yürüyen yayaya çarpması nedeniyle, meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğunu, yaya davacı ... nin, yaya kaldırımında yürürken geri manevra yaparak gelen ve kendisine çarpan aracın sürücüsünün hareketi karşısında, meydana gelen kazayı önleyecek alacak ve yapacak herhangi bir tedbiri olmadığı için, kazanın meydana gelişinde kusursuz olduğunu, ...... plaka no'lu kamyonet sürücüsü davalı ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, yaya davacı ...'nin kusursuz olduğu, kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 14/09/2021 tarihli ..... Esas ...... Karar sayılı kararı ile; "Maddi tazminat talebi yönünden; davanın reddine, Manevi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile; 17/06/2017 tarihinde meydana gelen haksız fiil sebebiyle 5.000,00TL manevi tazminat takdiri ile takdir edilen manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ..... esas ....... karar sayılı 30/05/2024 tarihli kararı ile "Davacı tarafça 09/08/2021 tarihinde İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan maluliyet oranını gösterir adli tıp raporu'na göre ise davacının bu kazaya bağlı olarak %22,2 oranında malul kaldığı belirtilmiştir. İstanbul ATK'dan alınan raporlarda ise davacının maluliyetinin bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, başka bir üniversite hastanesinden kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı muayene edilmek suretiyle dava konusu trafik kazası nedeni ile sürekli maluliyeti bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa derecesinin belirlenmesinin sağlanması, ATK ..... İhtisas Kurulundan alınan rapor ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Dairemiz kararının kapsamına göre bu aşamada manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmemiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılan davada yargılamaya devam olunmuştur.İstinaf ilamı doğrultusunda Davacı ...'nin maluliyet durumunun saptanarak rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, .... Üniversitesinden alınan maluilyet raporu ile daha önceden alınan maluliyet raporuna ilişkin çelişkinin giderilerek kaza tarihi itibariyle uygulanacak yönetmelik doğrultusunda maluliyet oranının tespiti için dosya yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir.Dosyaya sunulan 25/12/2025 tarihli ATK maluliyet raporunda;-kişinin diz ve ayak bileği bölgesinde mevcut olan hareket kısıtlılıklarının, kişinin kendinde var olan kronik dejeneratif süreçlerle uyumlu olduğu, dava konusu olay ile aralarında illiyeti bağı kurulamayacağı,-..... ve ..... kızı, 01/03/1954 doğumlu, ...’in 17/06/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin tüm vücut özürlülük oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde mütalaa bildirilmiştir.Geçici iş göremezlik tazminatının hesabı yönünden dosyanın aktüerya bilirkişi .....'a tevdine karar verilmiş olup hesap bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Yargıtay ..... HD ...... E., ..... K. , 10.02.2025 T. Sayılı emsal kararı nazara alınarak kaza tarihinde emekli olup gelir getirici bir işte çalışmayan davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı ve geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varıldığı, ancak; takdir Mahkemeye ait olmak üzere geçici iş göremezlik maddi zararının hesaplandığı, Mahkemece davacının geçici iş göremezlik maddi zararı talep edebileceğinin kabulü halinde ve o takdirde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.812,25 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı ... şirketi yönünden 11.09.2017 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 17.06.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faizi olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Tüm dosya, kaldırma ilamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde , 17/06/2017 tarihinde meydana gelen kazada davalı ...'ın kullanımında olan, davalı ... adına kayıtlı olan ve davalı ... şirketine sigortalı .... plakalı araç ile davacıya çarpması sebebiyle davacının yaralandığı, meydana gelen kazada davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, davacının maluliyet durumuna ilişkin olarak kaldırma ilamı doğrultusunda İstanbul Medeniyet Üniversitesinden alınan maluilyet raporu ile daha önceden alınan ATK ..... İhtisas Dairesi'nin maluliyet raporuna ilişkin çelişkinin giderilerek karşılaştırılmalı ve bağdaştırıcı rapor alınması için Dosyanın ATK'ya tevdi edildiği, Davacının muayenesinin yapılarak tüm hastane kayıtları incelenerek düzenlenen 25/12/2025 tarihli ATK ..... ihtisas Dairesi'nin maluliyet raporunda;-kişinin diz ve ayak bileği bölgesinde mevcut olan hareket kısıtlılıklarının, kişinin kendinde var olan kronik dejeneratif süreçlerle uyumlu olduğu, dava konusu olay ile aralarında illiyeti bağı kurulamayacağı tespit edilmiş olmasına göre .... Üniversitesinden alınan maluilyet raporuna itibar edilemeyeceği, ayrıca Davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin tüm vücut özürlülük oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici ve sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde mütalaa bildirilmiş olmasına göre sürekli iş göremezlik tazminatı veya bakıcı giderine hükmedilemeyeceği, emsal Yargıtay kararları doğrultusunda kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalışmayan davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar şartlarının da oluşmadığı dikkate alındığında açılan maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu kaza sebebiyle davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden ise; 17/06/2017 tarihinde meydana gelen kazada davalı ...'ın kullanımında olan, davalı ... adına kayıtlı olan ve davalı ... şirketine sigortalı ..... plakalı araç ile davacıya çarpması sebebiyle davacının yaralandığı, meydana gelen kazada davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği, kazanın oluş şekli, Davacının yaşadığı acı ve ızdırap dikkate alındığında taraflar arasında zenginleşme ve fakirleşme yaratmayacak şekilde manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, davacı lehine 5.000,00-TL manevi tazminat takdirine karar verilmiş ve davalılar .... ve ..... kaza tarihi itibariyle temerrüte düştüklerinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;A-Açılan maddi tazminat davasının REDDİNE, -Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL karar ve ilam harcının 3,42- TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 728,58-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, B-Açılan manevi tazminat davacının KISMEN KABULÜNE, 5.000,00-TL manevi tazminatın 17/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 170,78- TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 561,22-TL karar harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 174,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 205,60 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacı tarafından yapılan 11.100,80-TL yargılama giderinin red kabul oranı dikkate alınarak 1.088,35-TL'lik kısmının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2026 Katip ... E imza Hakim ...E imza