Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı ve ticari kazanç kaybı tazminatı davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, 19.09.2024 tarihinde davalının aracının kendi aracına arkadan çarpmasıyla meydana gelen ve davalı sürücünün %100 kusurlu bulunduğu trafik kazası sonrası, sigorta şirketinden değer kaybı talebine yanıt alamaması ve arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine dava açmıştır. Davacı, kaza nedeniyle aracında oluşan değer kaybı ile aracın onarım süresince kiralama faaliyetlerinden mahrum kalması sonucu oluşan ticari kazanç kaybının davalılardan tazminini talep ederken, davalı ise alacak miktarının belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını ileri sürerek davanın usulden reddini istemiştir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ...VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 18/02/2025KARAR TARİHİ : 11/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Müvekkili ... Sıhhi Tesisat San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye ait ... plaka sayılı araç, 19.09.2024 tarihinde İstanbul İli Üsküdar İlçesi Beylerbeyi Mahallesi Yalıboyu Caddesi üzerinden Çengelköy istikametine seyir halinde iken Beylerbeyi ışıklar No 65 önüne geldiğinde aracının arka kısımlarına davalı ...'nin maliki olduğu ... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kolluk kuvvetlerince kaza mahallinde kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, tutanakta davalının maliki/işleteni olduğu ... plakalı aracın sürücüsü Alısher Ismalov'un 2918 sayılı KTK Madde 52/1-c uyarınca önlerindeki aracı izlerken uygulanması gereken kurallara aykırı hareket etmesi nedeniyle %100 kusurlu olduğu tespiti gerçekleştirildiğini, müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye bildirildiğini, ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olarak açtıkları hasar dosyası kapsamında müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar taraflarınca giderildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş'den müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin olarak ZMSS sigortacısı olması nedeniyle 14.10.2024 tarihinde KEP üzerinden başvuruda bulunulduğunu, başvuruya karşı davalı tarafından olumlu veya olumsuz bir geri dönüş gerçekleştirilmediğini, 05.12.2024 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde davalılarla ne değer kaybı ne de ticari kazanç kaybı tazminatı talebi noktasında bir anlaşmaya varılamadığını, kaza sonucunda müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sonucunda değerinde de azalma gerçekleştiğini, bu durum hasarsız bir araç ile hasarlı bir araç arasındaki fiyat farkından kaynaklandığını, somut olay bakımından da, 19.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiği ve değerinde bir azalmanın oluştuğunu, bu bakımdan söz konusu değer kaybının davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen 1178871378 numaralı poliçe gereği ... plakalı araç bakımından düzenlenen 1178871378 numaralı poliçe gereği ZMSS limitleri dahilinde giderilmesi gerektiğini, teminat limitinin aşılması durumunda ise, diğer davalı ... Sanayi tarafından teminat limitini aşan kısım bakımından reel değer kaybı tazminatını ödemesi gerektiğini, müvekkiline ait olan ... plakalı araç ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere 15 gün süreyle onarım gördüğünü, kaza sonrasında yaklaşık 15 gün boyunca onarım gören aracından ticari kazanç sağlamaktan müvekkili mahrum kaldığını, müvekkili şirket bünyesinde bulundurduğu araçlar üzerinden araç kiralama işi yapmakla beraber, söz konusu aracın kaza sonucunda hasarlanması nedeniyle de onarım süresi boyunca bu aracı kiralamaktan mahrum kaldığını, işbu mahrum kalınan süreyle orantılı olarak davalı ... Sanayi'den uğranılan ticari kazanç kaybı/araçtan mahrum kalma tazminatının bilirkişi marifetiyle tespiti ile hesaplanarak tahsil edilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; kaza tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının şimdilik 100,00-TL'nin tüm davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMSS Teminatları dahilinde) tahsiline, araçtan mahrum kalınan süreyle orantılı olarak ticari kazanç kaybı/araç mahrumiyet tazminatının şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davanın kabul edilmesine, Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Talep miktarını belirleyebilecek olan davacının, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesini, huzurdaki somut olayda da başvuran taraf, talep konusuna ilişkin eksper raporu aldırarak hasara ilişkin tespiti yaptırdığını, hasar miktarı diğer sigorta şirketi tarafından karşılandığını; talep konularına ilişkin alacak miktarları piyasa şartlarına göre önemli ölçüde belirlenebilir durumda olduğunu; buna göre tazminat alacağı nitelik olarak bölünemeyeceğini, davacının belirsiz alacak yoluyla işbu alacağı talep edemeyeceğini, bahse konu kazaya ilişkin kolluk birimince oluşturulan 19/09/2024 tarihli maddi hasarlı trafik tespit tutanağı asli kusurlu olarak gösterilmiş ise de, iş bu tutanağı destekleyen başkaca bir delil bulunmaması ve trafik kaza tutanaklarının kesin delil niteliği taşımamaları nedenlerinden müvekkili davalı şirketin kusurunu kabul etmediğini, Kaza tarihi itibariyle araç başına maddi poliçe azami teminatı 200.000-TL olduğunu, değer kaybı oluştuğu anlamına gelmemek üzere kaza ile oluşan hasar durumu ele alındığında diğer davalı sigorta şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğunu aşan bir değer kaybı tazminat miktarının bulunmadığını, değer kaybı, araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa piyasa rayiç değerleri arasındaki fark olduğunu, değer kaybından söz edilebilmesi için aracın sadece hasarlanış olması yeterli olmadığını, ayrıca aracın tamirinin ekonomik olması gerektiğini, tamirin ekonomik olmaması halinde davacının gerçek zararı, sovtaj bedeli düşüldükten sonraki araç ikinci el piyasa değeri olduğunu, bu durumda değer kaybından söz edilemeyeceğini, davacı meydana gelen hasarın ve aracında oluşan hasarın değer kaybına neden olduğunu da kanıtlamakla yükümlü olduğunu, değer kaybı ile ilgili yapılacak hesaplamaların aracın kaza öncesinde oluşan hasarlar ile aynı parçalarında hasarının olup olmadığı, hasara uğrayan parçaların değer kaybına etkisinin olup olmadığı, mini onarım gerektiren parçalardan olup olmadığı değerlendirmeleri ile birlikte yapılması içtihat gereği olduğunu, kazalı aracın daha önce aynı hasara uğraması halinde değer kaybı istenemeyeceği dikkate alınması gerektiğini, araç mahrumiyetinin belirlenmesinde değerlendirilmesi gereken süre, aracın onarımı mümkün ise onarılması için gereken makul süre, aracın pert-total olması halinde ise yeni bir araç alınabilmesi için gerekli olan makul süre olup, kazadan veya hasardan kaynaklanmayan sebeplerle araç mahrumiyet süresinin uzaması halinde oluşacak zararlar, zarar verenden talep edilemeyeceğini, davacı araçtan mahrum kaldığı süreyi 15 gün olarak belirttiğini, oluşan hasara göre tamir süresi makul süreyi aştığını, bu süre zarfında ikame araç verilip verilmediğini ispatlamak zorunda olduğunu, dosya kapsamında bu hususlara ilişkin beyan haricinde belge bulunmamadığını, yukarıda açıklanan sebepler ile, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; 15.11.2024 tarihinde ... sıhhi tesisat’a 34.000,00 tl ödeme yapıldığını, söz konusu tutarların poliçe limitinden tenzil edilmesi gerektiğini, zira müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında zmms poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, davacı tarafından "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla" şeklinde talep etmiş olduğu 200 TL'lik değer kaybı talebi belirlenebilir alacak kalemi olduğunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası talep sonucunda istenen alacağın tam olarak belirlenmediği, alacaklının dava açarken miktarını belirleyemediği alacağın tahsilini talep ettiği tür dava olduğunu, işbu dilekçeye konu olayda davacı vekilinin iddia ettiği maddi zararın miktarı belirlenebilir mahiyette olduğunu, dava dilekçesine konu edinilen zarar; gerçekte belirli veya belirlenebilir bir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasının şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuki yarar yokluğu olduğunu, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davada, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler neticesinde sigorta şirketinin söz konusu olaya ilişkin tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi nezdinde 11102402976 no'lu hasar dosya numarası ile kanun uyarınca ilgili belgeler değerlendirildiğini davacıya, poliçe limitleri dahilinde davaya konu taleplere yönelik olarak 34.000,00-TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, gelinen noktada, kazaya konu aracın ZMMS kapsamında sigorta şirketi olan müvekkili ... Sigorta A.Ş'nin söz konusu somut olaya istinaden herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, davacı vekilinin talep etmekte olduğu tazminat bedeli ödendiğini, davacı taraf ilgili ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olduğundan kendisine yapılan ödemenin talebini tamamen karşıladığını kabul etmiş sayılması gerektiğini, dava konusu kaza akabinde davacı yan ve vekili tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, dava dilekçesinde de başvuru yapıldığına dair bir beyan olmamakla birlikte başvuru yapıldığına dair somut bilgi ve belge de sunulmadığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi gereğince trafik poliçesi genel şartlarında yer alan belgelerin eksiksiz bir şekilde Sigorta Şirketi'ne sunulması ve taleplerin açıkça belirtilmesi gerektiğini, trafik kazası neticesinde mağdur olan kişilerin, kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlarının tazmini adına ilgili sigorta şirketine karşı dava açmadan evvel doğrudan başvuru yapmış olması yasal zorunluluk olduğunu, işbu başvurunun eksiksiz ve etkin olması gerektiğini, zira, başvurunun muhatabı sigorta şirketinin de başvuruya olumlu yahut olumsuz geri dönüş yapabilmesi için başvuruyu değerlendirmesi gerekmekte olup nihai sonucun oluşması adına eksiksizliğin ve taleplerin net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, nitekim davacı yan tarafından yapılan başvuruda talepler açık ve net şekilde belirli olmamakla birlikte eksik ve hukuka aykırı bir başvuru yapıldığını, müvekkili ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti dahilinde sigortalısının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranına ilişkin farklı sonuçlar ortaya çıkması karşısında mahkemece sigortalının sorumluluğuna isabet eden bir tazminat söz konusu ise bunun tespiti kusura ve zarara ilişkin tarafsız ve objektif bir bilirkişi raporu alma gereği hasıl olduğunu, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre karara hükmedilmesi gerektiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporunun yanında ayrıca araçta oluşan ve davacı yanın talep etmiş olduğu değer kaybı bedelinin miktarının objektif olarak tespiti adına da dava dosyasının ayrıca bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılacak incelemede aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ve bu kazalar nedeni ile değer kaybı tazminatı alınıp alınmadığı, aracın km'si ve kullanım amacı, aracın hasar gören parçalarının neler olduğu ve bunların değer kaybına neden olup olmayacağı, teminat kapsamı dışında kalan hallerin değerlendirilmesini, araç mahrumiyet bedelinin ZMMS kapsamında teminat dahilinde olmadığı aşikar olduğundan araç mahrumiyetine ilişkin zarar kalemi müvekkili şirkete yükletilemeyeceğini, müvekkili şirketin temerrüt tarihi, başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olacak olup uygulanacak faiz türü yasal faiz olduğunu, zira kazaya karışan araçlar ticari araç niteliğinde olmayıp hususi araç olduğunu, bu sebeple dava konusu kaza sebebiyle öne sürülen taleplerle birlikte herhangi bir faiz türü belirtmeksizin en yüksek faiz istenmesi kötü niyetli olup yasal faiz uygulanması gerektiğini, yukarıda açıklanan sebepler ile Haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracı hasar gören davacının 2918 sayılı KTK kapsamında işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi zararların değer kaybı, Mahrumiyet bedeli/kazanç kaybı zararı tazminine ilişkin olduğu görülmüştür.Dava konusu araçlara ait, kaza tarihindeki araç maliki sorgu raporu UYAP sisteminden dosya arasına alınmıştır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden dava konusu araçlara ilişkin hasar dosyaları celp edilmiştir. Mahkememizin 25/09/2025 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararında; dosyanın makine mühendisi bilirkişi tevdi ile; kusur, davacının aracındaki değer kaybı, mahrumiyet bedeli ve tamir süresinin hesaplanmasının istenilmesi, hususlarda bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; ... plaka sayılı araç sürücüsü Alısher Ismaılov sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve kendi seyir istikametine göre yaşanan trafik yoğunluğunu dikkate almaksızın kurallara uygun şekilde beklemekte olan dava konusu araca arkadan çarpmak suretiyle sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü Emre Bektaş’ın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkinliği olmadığından kusurlarının olmadığı, dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu kaza sonrası oluşan değer kaybı bedelinin 50.000,00-TL, Bakiye Değer Kaybı bedelinin ise 16.000,00-TL olduğu değerlendirildiğini, dava konusu araçta oluşan hasar ve zararın niteliğine göre kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde ikame araç bedelinin bakım onarımda geçen gün süresince araç mahrumiyet bedelini karşılayacağını, 15 günlük makul tamir süresine ilişkin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet bedelinin emsal araç (2021 model) açısından kaza tarihinde günlük 700,00-TL olacağını, bu süreçte araç mahrumiyet zararının/ikame araç bedelinin 10.500,00-TL olduğu, bildirilmiştir. Davacı vekili 29/01/2026 tarihli talep artırım dilekçesi sunmuş, davalılara tebliğ edilmiş, harç yatırılmış, dava değerinin 60.500,00-TL'ye çıkartıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracı hasar gören davacının; 2918 sayılı KTK kapsamında işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi zararların (değer kaybı, Mahrumiyet bedeli/kazanç kaybı zararı) tazminine ilişkindir.Dava sigorta poliçesinden kaynaklandığından 6102 sk m. 4-5 gereği mutlak ticari dava olup Mahkememiz görevlidir. Miktar itibariyle davaya tek hakim olarak bakılmıştır. Somut olayda, 19/09/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... şirketine ait olan ... plakalı aracın kaza yaptığı görülmüştür. Dosya arasında bulunan; kolluk tarafından tanzim edilen kaza tutanağına göre takip mesafesini korumayarak arkadan çarpan davalı sigortalısı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce davalı tarafın takip mesafesini korumayarak kazaya sebebiyet verdiği görülmekle, (rapor ve kaza tutanağı tespitleri hükme esas alınarak) davalının tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Sonuç olarak ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 19/09/2024 günü itibariyle davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. nezdinde poliçe kapsamında karayolları ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış aracın tam kusurlu olarak davacıya çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür. Davacı tarafça, kusur durumu, kaza tutanağı, bilirkişi raporu ile HMK 190 maddesi gereği ispat edilmiştir.Davacının araç değer kaybı şeklinde doğrudan zararı bulunduğu; bu zararlardan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu iddiası incelendiğinde; davacının aracındaki reel değer kaybının kaza tarihi itibariyle 50.000,00-TL olduğu; sigorta şirketi tarafından değer kaybı ödemesi yapılmadığı görüldü. Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti 200.000,00TL olup, 34.000,00 TL hasar ödemesi yaptığı bu nedenle bakiyesinin 166.000,00-TL olduğu görülmüştür. Davacının dolaylı zararlardan araç mahrumiyet zararının oluştuğu iddiası tetkik edildiğinde; hasar nedeniyle 15 günlük makul tamir süresinin olduğu, bu süre zarfında davacının ikame araç zararının 10.500,00TL olduğu, bu zarardan davalı araç malikinin sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ibraz etmiş, buna göre davasını 60.500,00TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir. Davacının 50.000,000-TL değer kaybı, 10.500,00TL ikame araç zararı alacağına dair talebinin; benimsenen bilirkişi raporunda teyit edildiği görüldü. HMK 190 maddesi gereğince kaza tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu delilleri ile ispat edilen alacak kaleminde, davacının talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla ıslah talebi ile nihai şekilde istediği 60.500,00-TL maddi tazminata dair davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf, davalı sigorta şirketlerine 14/10/2024 tarihinde başvuru yapmıştır. Davacı, Sigorta şirketini 25/10/2024 tarihinde temerrüde düşürdüğünü ispat etmiştir. Davalı aracının binek niteliğinde olması dikkate alınarak alacağa yasal faiz işletilmiş; neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın KABULÜ İLE;-50.000,00-TL değer kaybı sigorta şirketi için 25/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... A.Ş. İçin 19/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,-10.500,00-TL Araç mahrumiyet bedelinin ... A.Ş.'den 19/09/2024'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 4.132,76-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 615,40-TL ve 1.030,00-TL ıslah harcı toplamı olan 1.645,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.487,36-TL karar ve ilâm harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,(Sigorta şirketinin sorumluluğu 2.055,66-TL ile sınırlı olmak üzere) 3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 1.318,30-TL, ıslah harcı,1.030,00-TL, posta ve tebligat masrafı 155,00-TL, bilirkişi ücreti 4.500,00-TL olmak üzere toplam 7.003,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,(Sigorta şirketinin sorumluluğu 5.787,85-TL ile sınırlı olmak üzere) 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı sigortadan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,8- Taraflarca yatırılan gider avansından, kalan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/06/2026Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır