İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde Bankanın Kredi Borçlusu Kefiline Açtığı İtirazın İptali Davasında, Konkordato Geçici Mühletinin Fesih ve Takip Geçerliliğine Etkisi.
Özet: Bir banka, dava dışı asli borçlunun kredi borçlarından müteselsilen sorumlu olan kefil şirkete karşı, ödenmeyen kredi hesaplarının kat edilmesiyle muaccel hale gelen alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açmış, davalı kefil şirket ise asli borçlunun konkordato geçici mühleti altında olması nedeniyle hesap katının hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, bu sebeple borcun bulunmadığını ve takibe itirazının haklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/489 Esas
KARAR NO : 2026/371
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/07/2025
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili banka dava dışı ... arasında imzalanmış olan sözleşmeler gereğince kredi hesapları tesis edildiğini, kredi kartı ve kredi hesapları kullandırıldığını, kullandırılmış olan kredilerden doğan borçlardan ise davalı ... Şirketi kefil sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğunu, taraflar arasında imzalanan Kredi Sözleşmelerinden doğan işbu kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından kredi hesapları kat edildiğini, muaccel hale gelen borcun ödenmesi için ... 29. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya gönderildiğini ve işbu ihtarnamede borçluya sorumlu olduğu borç miktarı, söz konusu borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine müvekkili banka tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası marifetiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu başlatılmış olan işbu icra takiplerine itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkilince ... 5. Noterliğinin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile yapılan itirazla müvekkilinin hesap kat'ı ihtarına konu borç ile ilgili gecikmiş herhangi bir ödemesinin bulunmadığını, bu nedenle gönderilen ihtarnamenin tamamına, hesap kat'ına, muacceliyet ile temerrüde itiraz edildiğini, İİK m. 150 vd, İİK m. 150/I'ya uygun olarak, davalı bankanın haksız ve usulsüz hesap kat'ına açıkça itiraz edildiğini, hesap kat'ı yasal şartları taşımadığı için hesap kat'ının geçersiz olduğunu, davacı banka tarafından müvekkile gönderilen hesap kat ihtarnameleri hukuka uygun düzenlenmemiş olduğunu, geçerli olmadığını, davacı taraf, davayı her ne kadar itirazın iptali olarak açmış ise de, gerek icra takibinde ve gerekse dava dilekçesinde alacak talebini nitelendirmediğini, taraflar arasındaki sözleşme hukuka aykırı olarak davacı tarafından feshedildiğini, fakat fesih tarihinde müvekkili hakkında konkordato geçici mühlet tedbirleri bulunduğunu, bu nedenle yapılan fesih işlemi geçersiz olduğunu, ... 29. Noterliği... tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile müvekkili ile davacı banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin feshedildiği bildirildiğini, halbuki fesih tarihinde, müvekkili ... hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 03.10.2024 günü saat 16:00 itibariyle konkordato geçici mühleti verildiğini, İİK md. 296 gereğince borçlu şirketin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmeler hakkında haklı nedenle fesih ve sözleşmeden dönme hükümleri uygulanamayacağını, müvekkilinin davacı tarafa karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin temerrüdü de söz konusu olmadığından alacak ve faiz iddialarının haksız olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor alınmıştır.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2.570.080,81 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından cevap dilekçesinde; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında Konkordato davasında tedbir kararı verildiğini ve takibin mühlet içerisindeyken başlatıldığından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiştir.
.... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ...'de bulunduğu davacılar tarafından 01.10.2024 tarihinde Konkordato davası açıldığı, Mahkemenin 03.10.2024 tarihli ara kararı ile 03.10.2024 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği ve tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiği, 03.01.2025 tarihli ara karar ile 03.01.2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühlet kararının uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi .... Mahkememize sunduğu 02.12.2025 tarihli raporunda; davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı asıl borçlu ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, bahse konu sözleşmeye istinaden muhtelif krediler kullandırılmış olduğunu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 10.000.000 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 2.318.501,84 TL'nin kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de dava dışı kredi lehtarı asıl borçlu şahsın temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı, kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin düşünebileceğini, davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacakları, nakdi krediler yönünden 2.561.181,40 TL olduğunu, gayrinakdi çek taahhüt bedeli alacağının varlığı ve miktarı somut delillerle açıkça desteklenip kanıtlanamamış olduğunu, dava tarihinden sonra olmak üzere 26.07.2025 tarihinde 2.188,39 TL'lik kısmi tahsilat sağlandığını, işbu tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiğini, dava dışı asıl borçlu şahıs firması (...) hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas dosyası İle 03.10.2024 günü saat 15:00 itibariyle konkordato geçici mühlet tedbir kararı verilmiş olmasının TBK'nun 586 m. kapsamında değerlendirilmesi durumunda, geçici mühlet tedbir kararı tarihi 03.10.2024 öncesinde muacceliyet koşullarının henüz teşekkül etmemiş olduğu değerlendirilmekte olduğunu, başka bir deyişle sözleşme fesih koşullarının kat ihtarı tarihi (10.10.2024) itibariyle henüz olgunlaşmamış olduğu kanaati edinildiğini, hal böyle iken, takip tarihi itibariyle özellikle davalı kefil bakımından alacağın muaccel olup olmadığının TBK'nun 586 m. kapsamında irdelenmeye muhtaç olduğu değerlendirmekte olduğunu, şöyle ki; buna göre kefile müracaat edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olması gerektiği bir yasa hükmü olduğunu, o halde geçici mühlet tarihi 03.10.2024'den sonra hesabın 10.10.2024 tarihinde kesilip kat edilmiş olması nazara alındığında (Ayrıca hesap kat edilmeden önce kanıtlanmış muaccel bir alacağın da bulunmadığı gözetildiğinde) geçici mühlet tedbir kararı öncesinde özellikle dava dışı asıl borçlu (konkordato sürecinde olan borçlu) bakımından muaccel bir alacak bulunmadığı gibi somut olarak tevsik edilen bir temerrüt hali de henüz teşekkül etmediğini, o halde TBK'nın 586 m. ışığında geçici mühlet tedbir kararı tarihi 03.10.2024 öncesinde dava dışı asıl borçlu bakımından muaccel bir alacak ve/veya somut temerrüt hali doğmamış olduğundan, (asıl borçlunun ifada gecikmesi ,ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olması gibi) davalı kefil açısından geçici mühlet ve kat tarihi itibariyle asıl borçlunun muaccel bir borcu bulunmadığı kanısıyla, davalı kefil aleyhinde bu aşmada takip yapılıp yapılamayacağı Mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının müteselsil kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesini imzaladığı, davacı bankaca gönderilen ... 29. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 08.10.2024 tarihi itibariyle hesabın kat edildiğinin bildirildiği, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında; dava dışı genel kredi sözleşmesinin akit tarafı ... tarafından 01.10.2024 tarihinde Konkordato davası açıldığı, Mahkemenin 03.10.2024 tarihli ara kararı ile 03.10.2024 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği ve tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiği, 03.01.2025 tarihli ara karar ile 03.01.2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile geçici mühlet kararının uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava dışı asıl borçlunun geçici mühlet kararının 03.10.2024 tarihli olduğu anlaşıldığından bu tarihten önce dava dışı asıl borçlunun kredi ödemelerinde aksama olup olmadığı, ödenmeyen kredi taksidi olup olmadığı ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu hususunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi sunduğu raporunda; kefile müracaat edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olması gerektiğinin bir yasa hükmü olduğunu, geçici mühlet tedbir kararı tarihinin 03.10.2024 ile hesabın kat edildiği 08.10.2024 tarihi nazara alındığında ayrıca hesap kat edilmeden önce kanıtlanmış muaccel bir alacağın da bulunmadığı gözetildiğinde geçici mühlet tedbir kararı 03.10.2024 öncesinde özellikle dava dışı asıl borçlu konkordato sürecinde olan barçlu bakımından muaccel bir alacak bulunmadığı gibi somut olarak tevsik edilen bir temerrüt halinin de henüz teşekkül etmediğini, TBK'nın 586. madde ışığında geçici mühlet tedbir kararı tarihi 03.10.2024 öncesinde dava dışı asıl borçlu bakımından muaccel bir alacak veya somut temerrüt hali doğmamış olduğundan, (asıl borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olması gibi) davalı kefil açısından geçici mühlet veya kat tarihi itibariyle asıl borçlunun muaccel bir borcu bulunmadığı kanısıyla, TBK'nın 586. maddesi karşısında davalı kefile başvuru şartlarının henüz oluşmamış olması nedeniyle, davalı kefil aleyhinde bu aşamada takip yapılıp yapılamayacağının Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
TBK.nın 586. maddesinde; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir. "
İİK.nın 296. maddesinde;"Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. (Ek cümle:9/6/2021-7327/4 md.) Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir. Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır." hükümleri mevcuttur.
Kesin mühletin sözleşmeler bakımından etkisi başlıklı İİK.nın 296. maddesine göre, sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da, borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut, borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez hükmüne yer verilmiştir. Bu madde hükmü gereğince genel kredi sözleşmesindeki buna ilişkin hükümlerin geçerli olmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı banka tarafından 10.102024 tarihli ihtarname ile; dava dışı asıl borçlu tarafından kullanılan kredilerin 08.10.2024 tarihi itibariyle kat edildiği bildirilmiştir. Asıl borçlu hakkındaki geçici mühlet tedbir kararı tarihinin 03.10.2024 olduğu, hesabın 5 gün sonra 08.10.2024 tarihinde kesilip kat edilmiş olduğu ve bilirkişi incelemesi sonucunda; hesap kat edilmeden önce kanıtlanmış muaccel bir alacağın bulunmadığı gözetildiğinde; geçici mühlet tedbir kararı 03.10.2024 öncesinde dava dışı asıl borçlu (konkordato sürecinde olan borçlu) bakımından muaccel bir alacak bulunmadığı gibi somut olarak tevsik edilen bir temerrüt halinin de bulunmadığı anlaşıldığından, TBK'nın 586. maddesi kapsamında davalı kefile başvuru şartlarının oluşmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre nakdi alacaklar için alınması gereken 732 TL ve gayrinakdi alacak için alınması gereken 732 TL olmak üzere toplam 1.464 TL'nin peşin alınan 44.840,41 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 43.376,41 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nakdi alacaklar için hesaplanan 376.110,51 TL, gayrinakdi alacak için 45.000 TL olmak üzere toplam 421.110,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*