İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklı fatura alacağına dayalı icra takibine haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Bir alacaklının, ticari satıştan kaynaklanan ödenmemiş bir fatura borcu nedeniyle başlattığı icra takibine borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davayı özetleyen bu evrakta; davacı, borcun varlığını ve likiditesini ispatlayarak takibin devamını ve haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı süresinde cevap vermemiş olup, mahkeme kararı, icra takibine dayanak olan alacağın genel hükümlere göre ispatlanması ve borcun likit olup olmadığı kriterleri çerçevesinde itirazın iptali şartlarını değerlendirmektedir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/686 EsasKARAR NO : 2026/489DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/09/2025KARAR TARİHİ : 06/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin müvekkiline olan borcu nedeniyle tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olduğunu ve örnek no 7 ödeme emrinin borçluya 30.06.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, borçlu şirketin takibe 07.07.2025 tarihinde itirazda bulunmuş olduğunu, davalı borçlunun ekte örneğini sunduğu fatura karşılığında yapması gereken ödemeyi yapmamış olduğunu, müteaddit defa müvekkile borçlarını ödeyeceğini beyan etmiş olduğunu ancak bugüne kadar bir ödeme yapmamış olduğunu, davalı borçlunun ödeme yapmadığı gibi başlatılan takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmiş olduğunu, müvekkili ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı borçlunun müvekkil şirkete takip talebinde belirtilen tutar kadar borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, davalı borçlunun borçtan haberdar olduğunu, ödeyeceği meblağın likit ve belirli olduğunu, alacağın likit (belirlenebilir, belirtilebilir, hesap edilebilir) olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı yanın haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı ile alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi amacı ile iş bu davayı açma gereğinin hasıl olmuş olduğunu, davalı borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin faizi ile birlikte devamına, alacağın tahsiline, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı (borçlu) aleyhine 620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış ancak süresi içinde davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER:İstanbul ... İcra Dairesine müzekkere yazılarak,... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ...LİMİTED ŞİRKETİ(VKN:..)'nin 2025 yılı Ocak - Şubat - Mart aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı... Limited Şirketi(VKN:..)'nin 2025 yılı Ocak - Şubat - Mart aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 24/04/2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE:Dava, fatura alacağına dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip dayanağı bir adet faturadır. Faturanın içeriğinden taraflar arasında bir eser sözleşmesi kurulduğu, davacı yüklenicinin fatura konusu edimlerine karşılık ücret alamadığını iddia ettiği anlaşılmıştır. Davalı borçlu süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA-BS formları alanında uzman bilirkişi aracılığıyla incelenmiş ve kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Birbirini doğrulayan taraf ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan 350.187,60 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Hem ticari kayıtlar da hem de BA-BS formlarında taraflar arasındaki ticari ilişki sabit olduğundan, davalının itirazının soyut ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir. Davacı alacaklı, takip talebinde hem asıl alacak hem de işlemiş faiz talep etmesine rağmen işbu davada yalnızca asıl alacak için harç yatırmıştır. Mahkememizce icra edilen ön inceleme celsesinde davacıya talebi açıklattırılmış ve davacı vekili işlemiş faiz yönünden de itirazın iptali taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir. Bunun üzerine mahkememizce eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verilmiş ve sonucu ihtar edilmiştir. Buna rağmen davacı taraf eksik harcı tamamlamamıştır. Bu sebeple işlemiş faiz yönünden her ne kadar talep bulunsa da harç tamamlanmadığından usulüne uygun olarak açılan bir dava bulunmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının davalıdan takibe konu fatura sebebiyle alacaklı olduğu anlaşılmış olup, davalı itirazının borcun esası yönünden yerinde olmadığı kanaatiyle davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 350.187,60 TL’lik kısmının iptaline, takibin 350.187,60 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, 2-İşlemiş faize yapılan itirazın iptali talebinin usulüne uygun olarak açılan bir dava olmadığından reddine,3-70.037,52 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 23.921,31 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.036,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.885,19 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.036,12 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 105,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.756,52 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 11.488,39 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 56.030,02-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 38.654,95-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,8-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle, devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 457,29 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4.142,71 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından davacı için KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.07.2026Katip ¸ Hakim ¸