Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin radyoloji hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacının hak ediş alacağı ile davalının sözleşme dışı ödeme takas talebi bilirkişi raporuyla değerlendirilmiştir.
Özet: Bu dava, davacının radyoloji görüntüleme hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 188.778,65 TL tutarındaki Kasım 2023 hizmet bedeli alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle ilgilidir. Davacı, faturasının davalı kayıtlarında açık bakiye olarak izlendiğini belirtirken, davalı ise sözleşme dışı olarak davacı adına ödediği 500.000 TL tutarındaki cihaz bedeli nedeniyle davacıdan 1.230.000 TL alacağı olduğunu iddia ederek alacaklarının takas-mahsup edilmesini talep etmektedir. Bilirkişi raporu, davacının faturasının davalı kayıtlarında açık bakiye olarak izlendiğini doğrulamıştır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1235 EsasKARAR NO : 2026/573DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 24/12/2025KARAR TARİHİ : 21/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 22/05/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 15.11.2019 tarihinderadyoloji görüntüleme hizmet sözleşmesi akdedildiği, dava dilekçesi ekindeki sözleşmede, 4.Tarafların Hak Yükümlülükleri başlıklı maddenin b bende gereğince " ...... firmasının aşağıda sayılan esaslar dahilinde sunacağı hizmeti karşılığında, tüm radyoloji hizmetlerinin toplam cirosunun KDV hariç 100.000 (yüzbin) TL tutara kadarki bölümünde *460, 100.000(yüzbin) üzerindeki bölümünde *450'si ... firmasının hak edişi olarak hesaplanacaktır. Geriye kalan miktar Hastaneye aittir..." şeklinde anlaşma sağlandığını, Müvekkilinin iş bu sözleşme hasebiyle davalı şirketin yazılım departmanın onayı, rızası ve gözetimiyle uzaktan erişim sistemi olan anydesk programı üzerinden aylık periyotlarla görüntüleme, çekim sayısı verilerine erişim sağlayarak sözleşme kurulduğu tarihten itibaren hak ediş hesaplaması yaptığını, Davacı yanın aylık periyotlarda davalının medikal görüntüleme adedi ve görüntülemelerin toplam cirosunun KDV hariç 100.000 (yüzbin) TL tutara kadarki bölümünde *4660, 100.000(yüzbin) üzerindeki bölümünde *450'sini hesaplayarak davalıya fatura ettiğini, Müvekkili şirketin Kasım 2023 tarihine ait sağlık hizmet bedelini dilekçe ekinde sabit, davalı yanca sunulan veriler üzerinden hesaplama yaparak fatura tanzim edildiğini, yapılan hesap üzerine davalı yana KDV dahil 188.778,65- TL bedelli ..... tarihli, ... nolu e-fatura düzenlendiğini, Davalı yanın konu faturaya itiraz etmediği gibi iade faturası da düzenlemediğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı İcra takibinde borca itirazın iptaline, takibin devamı ile davalı aleyhine 96 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdedilen 15.11.2019 Tarihli Radyoloji Hizmet Alım Sözleşmesi uyarınca taraflar karşılıklı edimler üstlendiğini Sözleşme devam ederken davacı şirketin sözleşme uyarınca müvekkili şirkete teslim etmesi gereken cihazları (tüp) nakit sıkışıklığı nedeniyle gümrükten çekememesinden ötürü davacı şirkete 14.11.2022 Tarihinde "sözleşme dışı tüp bedeli" açıklamasıyla 500.000 TL ödendiğini, Sözleşme hükümleri uyarınca davacı-karşı davalı şirket tarafından ödenmesi gereken bu bedelin müvekkili şirket tarafından mecburen karşılandığını, Müvekkili şirketin özel hastane olup bu bedeli hizmetlerinin ve tedavilerin aksamaması için ödemek zorunda kaldığını, Davacı şirketin bu bedeli iade etmesi için icra takibi ve dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak netice alınamadığı, Müvekkil şirketin sadece bu ödeme nedeniyle davacı şirketten dilekçenin yazıldığı tarih itibariyle alacak ve ferileri olmak üzere yaklaşık 1.230.000 TL alacağı bulunduğunu, Faiz işlemeye devam ettiğini, Müvekkili şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığını, Dava konusu takibe davacı şirketten alacaklı olunmasından ötürü itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde kendilerinden alacaklı olmaları nedeniyle takas-mahsup hakkının kullanıldığı da bildirildiği, Davacının alacağının varlığına karar verilmesi halinde karşı dava konusu edilen 500.000 TL alacağın davacı alacağı ile mahsup edilmesini, bakiye alacak kalacağından bu yönde lehlerine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.2-Mahkememizce:a-Tarafların vergi dairelerine,b-Bakırköy .... İcra Dairesi'ne müzekkereler yazılmıştır. 3-Bilirkişi tarafından mahkememize sunulan .... tarihli raporda "Davacı alacak bakiyesi yönünden: Davalı şirket muhasebe kayıtlarında, davacı ... Tıp Çözümleri Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne ait işlemlerin 320-Satıcılar hesabında izlendiği, dava konusu 22.12.2023 tarihli ve 188.778,65 TL bedelli faturanın kayıtlarda yer aldığı ve inceleme tarihi itibarıyla bu tutarın açık cari hesap bakiyesi olarak izlendiği tespit edilmiştir. 2. Hakediş tablosu ve fatura uyumu yönünden: Dosyaya sunulan Kasım 2023 hakediş tablosunda hesaplanan 171.616,95 TL tutarındaki hakedişin, dava konusu faturadaki KDV hariç tutarla; bu tutara eklenen ?610 KDV ile ulaşılan 188.778,65 TL'nin ise dava konusu fatura toplamıyla tutarsal olarak uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 3. Sözleşme-hakediş oranı yönünden: Dosyada mevcut 15.11.2019 tarihli sözleşme metninde gelir paylaşım oranının 100.000 TL'ye kadar olan kısım için 9050, 100.000 TL üzeri kısım için yer aldığı; buna karşılık dosyaya sunulan hakediş tablosunda ilk 100.000,00 TL için 9460, kalan kısım için 9650 oranı uygulandığı görülmüştür. Bu nedenle, hakediş tablosu dava konusu faturayla tutarsal olarak uyumlu olmakla birlikte, hakedişte esas alınan oranların dosyada mevcut sözleşme metniyle birebir uyumu mali yönden teyit edilememiştir. 4. Faturanın dayanak belgeleri yönünden: Hakediş tablosu faturayla tutarsal uyum göstermekle birlikte, hakedişe esas çekim listeleri, cihaz kayıtları, radyoloji kayıt defteri ve ayrıntılı hizmet dökümleri dosyada denetime elverişli bütünlükte bulunmadığından, hizmet miktarı ve işlem adetlerinin fiili dayanakları mali yönden ayrıca doğrulanamamıştır. 5. 500.000,00 TL tutarlı işlem yönünden: 14.11.2022 tarihli 500.000,00 TL tutarlı işlemin e- fatura, banka dekontu ve davalı muhasebe kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiş olup, incelemeye sunulan muhasebe kayıtlarında bu işlemin dava konusu 22.12.2023 tarihli fatura ile kapatıldığına veya mahsup edildiğine dair açık bir muhasebe kaydına rastlanmamıştır. Bununla birlikte, söz konusu işlemin mahsup etkisine ilişkin hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye aittir. 6. Faiz alacağı yönünden: 188.778,65 TL asıl alacak üzerinden takip tarihine kadar raporda 105.240,22 TL işlemiş faiz hesabı yapılmış olup, faiz türü, oranı ve başlangıç tarihine ilişkin hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye aittir. Sonuç olarak, davalı şirket muhasebe kayıtlarında dava konusu 188.778,65 TL tutarın davacıya ilişkin açık cari hesap bakiyesi olarak izlendiği tespit edilmiş; ancak bu bakiyenin dayanağı olan hakediş hesabında kullanılan oranların dosyada mevcut sözleşme metniyle uyumu, faturaya esas hizmetin fiili ve dönemsel dayanakları ile davalı tarafça ileri sürülen 500.000,00 TL tutarlı işlemin mahsup etkisi hususlarında nihai değerlendirme yapılması Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmıştır" şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında imzalanan dosya arasında bir örneği bulunan 15.11.2019 tarihli radyoloji hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının verdiği hizmete yönelik hizmet bedelinin tamamının davalı tarafından ödenmediği iddiasına dayalı olarak davacının kestiği hizmet faturasına ilişkin başlattığı icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere itirazın iptali davasının görülebilmesinin ön şartı usulüne uygun olarak başlatılan bir takibin mevcudiyeti olup, usulüne uygun bir icra takibi bulunmaması halinde itirazın iptali davasının görülebilmesi ise mümkün değildir. Davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde; Bakırköy .... İcra Dairesi tarafından düzenlenerek davalı borçluya tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce bu hususta Bakırköy .... İcra Dairesine müzekkere yazılmış olup, Bakırköy .... İcra Dairesi 18.05.2026 tarihinde Mahkememize verdiği müzekkere cevabında Bakırköy .... İcra Dairesi tarafından takip dosyasında düzenlenmiş geçerli bir ödeme emrinin bulunmadığını, davalı borçluya Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasından hazırlanan ödeme emrinin tebliğ edildiğini bildirmiştir.Bu bağlamda yukarıda belirtildiği üzere itirazın iptali davasının görülebilmesinin ön şartı geçerli ve mevcut bir icra takibinin bulunması ve geçerli bir ödeme emri üzerine yapılmış geçerli bir itirazın olması gerektiğinden ve davaya konu somut olayımızda davacı tarafından davalıya karşı başlatılan takipte itirazın iptali talep edilen Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında Bakırköy .... İcra Dairesi tarafından düzenlenerek davalı borçluya tebliğ edilen bir ödeme emrinin olmadığı bu sebeple geçerli olarak devam eden bir takipten bahsedilemeyeceği gibi düzenlenen ödeme emri bulunmaması sebebiyle davalının itirazının da geçerli olarak kabul edilemeyeceği, Mahkememizce itirazın iptaline karar verilebilecek geçerli bir ödeme emri dava ve karar tarihi itibariyle mevcut olmadığı gibi (icra inkar tazminatı ve asıl alacağı hesaplayacak) bu durumun 2004 sayılı Kanun'un 67. Maddesi gereğince takibin geçerlilik ve itirazın iptali davasının görülebilmesinin ön şartlarından olduğu anlaşılmaktadır.Sonuç olarak davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında itirazın iptali talep edilebilecek geçerli ve davalıya tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin mevcut olmadığı gibi geçerli bir ödeme emrinin tebliği üzerine bir itirazın da olmadığı bu durumun itirazın iptali davasının ön şartlarından olduğu anlaşılmakla davacı tarafından açılan asıl davanın özel dava şartı yokluğundan usul yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafından açılan dava sonrasında davalı tarafından cevap dilekçesi ile yasal süresi içerisinde karşı dava açıldığı, davalı tarafından karşı davaya ilişkin harçların yatırıldığı gibi karşı dava öncesinde düzenlenmiş dava konusuna ilişkin arabuluculuk tutanağının da cevap dilekçesi ekinde sunulduğu bu suretle davalı tarafından açılan karşı davanın şartlarının bulunduğu anlaşılmakla karşı dava yönünden davaya devam edilmiştir.Davalı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu karşı davada; taraflar arasındaki .... Tarihli Radyoloji Hizmet Alım Sözleşmesi uyarınca sözleşme devam ederken davacı şirketin sözleşme uyarınca davalı karşı davacı şirkete teslim etmesi gereken cihazları (tüp) nakit sıkışıklığı nedeniyle gümrükten çekememesinden ötürü davacı şirkete 14.11.2022 Tarihinde "sözleşme dışı tüp bedeli" açıklamasıyla 500.000 TL ödendiğini, Sözleşme hükümleri uyarınca davacı-karşı davalı şirket tarafından ödenmesi gereken bu bedelin davalı karşı davacı şirket tarafından mecburen karşılandığını, zira özel hastane hizmetlerinin ve tedavilerin aksamaması için ödenmek zorunda kalındığını, davacı karşı davalı şirketin bu bedeli iade etmesi gerektiğini belirterek karşı davanın kabulünü talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; davalı karşı davacı tarafından davacı karşı davalıya gönderilen 500.000,00-TL'nin tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı karşı davalı tarafından ise davalı karşı davacıya kesilen 14.11.2022 tarihli sözleşme dışı tüp kullanım yansıtma bedeli açıklamalı 500.000,00-TL bedelli faturanın da tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir:"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."Bu bağlamda davacı karşı davalı tarafından kesilen 14.11.2022 tarihli sözleşme dışı tüp kullanım yansıtma bedeli açıklamalı 500.000,00-TL bedelli faturanın davalı karşı davacı tarafından yasal süresi içerisinde faturaya itiraz edildiği ve iade edildiğine yönelik olarak davalı karşı davacı tarafından yazılı bir belge sunulmadığı gibi faturanın davalı karşı davacı tarafından da ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, faturanın davacı karşı davalı alacağı olarak defter kayıtlarına geçirildiği ve bu faturanın bedeli olarak davaya konu 500.000,00-TL'nin davalı karşı davacı tarafından havale yolu ile gönderildiği anlaşılmaktadır.Davalı karşı davacı tarafından söz konusu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmeyerek faturanın içeriğinin davacı karşı davalı lehine kesinleştiği ve davacı karşı davalının faturadan kaynaklı alacağını ispatladığı, aksini ispat yükünün davalı karşı davacı üzerine geçtiği anlaşılmaktadır.Davalı karşı davacı tarafından bu faturanın aslında sözleşmeye dahil olduğu ve sözleşme kapsamında davacı karşı davalı tarafından zaten yerine getirilmesi gereken bedelsiz bir hizmet olduğu iddia edilmekte ise de fatura üzerinde açık bir şekilde "sözleşme dışı tüp kullanım yansıtma bedeli" şeklinde açıklamanın bulunduğu, davalı karşı davacı tarafından bu faturaya itiraz edilmeyerek fatura içeriğinin davacı karşı davalı lehine kesinleşmesi karşısında davalı karşı davacının bu faturanın aslında sözleşmeye dahil bedelsiz bir hizmet olduğunu ve 500.000,00-TL'nin avans olarak gönderildiğini ispatlayamadığı bu yönde yazılı bir delil sunamadığı anlaşılmaktadır. İlgili faturanın meblağı gözetildiğinde davalı karşı davacının iddiasını tanık ile de ispatlayamadığı, yazılı delil ile ispatının gerektiği, davalı karşı davacı tarafından karşı dava dilekçesinde dayanılan ilgili bedelin sözleşme kapsamında olduğuna dair iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığı, davacı karşı davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde de bu iddianın kabul edilmeyerek inkar edildiği, davalı karşı davacı tarafından karşı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı bu suretle de iddiasının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.Sonuç olarak davalı karşı davacının davaya konu ettiği 500.000,00-TL'nin sözleşme kapsamında olduğu ve zaten bedelsiz olması gereken bir hizmet nedeniyle davacı karşı davalıya avans olarak verildiğini ispatlayamadığı, davacı karşı davalı tarafından "sözleşme dışı tüp kullanım yansıtma bedeli" açıklaması ile kesilen faturaya davalı karşı davacı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmeyerek fatura içeriği ve bedelinin davacı karşı davalı lehine kesinleştiği, ilgili bedelin sözleşme kapsamında olduğu iddiasına rağmen faturada açıkça sözleşme dışı kullanım bedeli yazmasına rağmen ilgili fatura içeriğine itiraz edilmemesinin basiretli tacir yükümlülüğü ile bağdaşmayacağı anlaşılmakla ilgili faturadan kaynaklı alacağı davacı karşı davalı lehine kesinleşerek taraf defter ve kayıtlarına işlendiği davalı karşı davacının davacı karşı davalıdan alacağı bulunduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davalı karşı davacının karşı davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Mahkememiz nezdinde açılan asıl davanın özel dava şartı yokluğundan usul yönünden REDDİNE,2-Davalı tarafından açılan karşı davanın REDDİNE,ASIL DAVA YÖNÜNDEN1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 7.486,75-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 6.754,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, KARŞI DAVA YÖNÜNDEN1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın davalı karşı davacı tarafça yatırılan 8.538,75-TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 7.806,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalı karşı davacıya İADESİNE,-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 2-Davalı karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 80.000,00-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,4-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 21/05/2026Katip .... e-imza Hakim .... e-imza