Kira sözleşmesinin feshi sonrası davalı tarafından kaybedilen banka teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davada görevsizlik kararı.
Özet: Davacı kiracı şirket, sona eren kira sözleşmesi kapsamında davalı kiraya verene verilen ve kiraya veren tarafından kaybedilen 50.000 TL bedelli banka teminat mektubunun hükümsüzlüğünün ve bu nedenle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir; ancak mahkeme, uyuşmazlığın esas itibarıyla kira ilişkisinden kaynaklandığını ve teminat mektubunun iadesi ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın incelenmesinde görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/684
KARAR NO : 2026/616
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti)
DAVA TARİHİ : 03/07/2026
KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkil şirket ile davalı----) adi ortaklığı arasında Kira Sözleşmesi akdedilmiş olup, anılan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin kiracı, davalı -----) adi ortaklığının ise kiraya veren sıfatına haiz olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan mevcut ve ileride doğması muhtemel kira borçlarının teminat altına alınması amacıyla müvekkili şirket tarafından, diğer davalı --- Şubesi nezdinden temin edilen 07.07.2021 tarihli, ----- referans numaralı ve 50.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu kiraya veren davalıya teslim edildiğini, taraflar arasındaki kira ilişkisinin, 14.02.2024 tarihli Fesih Protokolü ile karşılıklı anlaşma suretiyle sona erdirildiğini, anılan Fesih Protokolü’nün ilgili hükümleri uyarınca tarafların; protokolde kararlaştırılan hususlar dışında kira sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir alacak, borç, tazminat, cezai şart veya sair hak ve taleplerinin bulunmadığını, protokolün imza tarihi itibarıyla birbirlerini gayrikabili rücu şekilde ibra ettiklerini açıkça kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini, nitekim müvekkili şirketin, kira sözleşmesi ve fesih protokolünden doğan tüm edimlerini eksiksiz ve süresinde yerine getirdiğini, kararlaştırılan tüm ödemeleri ifa etmiş olup taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüm sonuçlarıyla tasfiye edildiğini, bu itibarla, dava konusu teminat mektubunun paraya çevrilmesini gerektirecek herhangi bir borç, yükümlülük veya hukuki sebep bulunmadığını, kira ilişkisinin herhangi bir ihtilaf yaşanmaksızın sona ermesinin ardından müvekkil şirket tarafından davalı kiraya verenden kesin teminat mektubunun aslının iadesi talep ettiğini, ancak davalının, teminat mektubunun kendi muhasebe ve arşiv kayıtlarında bulunamadığını, mektubun zayi olduğunu bildirerek fiziki iadesinin mümkün olmadığını beyan ettiğini belirterek davanın kabulüne, dava konusu 07.07.2021 tarihli, ----- referans numaralı ve 50.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun işbu dava kesinleşinceye kadar nakde çevrilmemesi, teminat mektubunun bankaya ibrazı halinde davalı --- Şubesi tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ----- Şubesi tarafından düzenlenen 07.07.2021 Tarihli, ----- Referans Numaralı, 50.000,00 TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğüne, söz konusu teminat mektubu sebebiyle müvekkil şirketin davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, kararın bir örneğinin teminat mektubu kaydının kapatılması amacıyla davalı ---- Şubesi'ne gönderilmesine, uyuşmazlığın davalı şirketin mektubu kaybetmesinden kaynaklanması sebebiyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı (-----) Adi Ortaklığı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi ve ekleri davalıya tebliğ edilmemiş, incelenen dosya üzerinden karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, kira sözleşmesine dayalı olarak verilen teminat mektubunun hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK 4. maddesi uyarınca her türlü kira sözleşmelerinden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Dava 6100 sayılı HMK nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olmakla ve HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle ve görevle ilgili olarak yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dilekçesi içeriği incelendiğinde; taraflar arasında kira özleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında kira ilişkisinin, 14.02.2024 tarihli Fesih Protokolü ile karşılıklı anlaşma suretiyle sona erdirildiğini, anılan Fesih Protokolü’nün ilgili hükümleri uyarınca tarafların; protokolde kararlaştırılan hususlar dışında kira sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir alacak, borç, tazminat, cezai şart veya sair hak ve taleplerinin bulunmadığını, protokolün imza tarihi itibarıyla birbirlerini gayrikabili rücu şekilde ibra ettiklerini açıkça kabul, beyan ve taahhüt ettiklerini, davacının kira sözleşmesi ve fesih protokolünden doğan tüm edimlerini eksiksiz ve süresinde yerine getirdiğini, ancak davacı tarafça davalıya verilen teminat mektubunun davalı tarafça zayi olması nedeni ile iade edilemediği anlaşılmaktadır. Kira akdi öyle bir akittir ki kiracı kira bedelini ödemekle, kiralayanda kiralanan aracın uygun olarak o şeyin o emre amede tutmakla yükümlüdür. Davacı iddiası ve davalı savunmasının kira sözleşmesi kapsamında incelenmesi gerektiği ve kira sözleşmesi çerçevesinde verilen teminat mektubunun iadesi ve borçlu olmadığının tespitine ilişkin olarak açılan davada taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşmeye dayalı verilen teminat mektubu nedeniyle görevli Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirileceği anlaşılmıştır. Mahkememiz görevli olmadığı, Yargıtayın yerleşmiş kararları uyarınca 6100 sayılı HMK 4/a maddesi uyarınca her türlü kira ve kiralamadan kaynaklanan alacak davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olmakla; dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-6100 sayılı HMK 1. mad. uyarınca görevle ilgili hususlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden davanın mahiyeti itibarı ile davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi ait bulunmakla; dava dilekçesinin mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeni ile REDDİNE,
2-Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.