Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari satımdan kaynaklanan alacak davasında ilk derece mahkemesinin faiz talebini kabul eden kararına yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan alacak davasında, davacı tarafın eksik malzeme teslimi nedeniyle 69.507,96 TL ana para ve oluşan zarar bedelinin tahsilini talep etmesi, davalının ise bedeli ödediğini ancak davacının aynen ifa talebiyle iade ettiğini savunarak yargılama sürecinde bu ana parayı yeniden ödemesi üzerine, ilk derece mahkemesi ana para talebinin konusuz kaldığına, ancak davacının dava tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş 50.105,24 TL ticari faize hak kazandığına hükmetmiştir.

T.C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1336
KARAR NO: 2026/1437
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/04/2026
ESAS NO: 2025/661
KARAR NO: 2026/307
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/06/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:01/07/2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2026 tarih ve 2025/661 Esas 2026/307 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında... tarihinde yapılan sözleşme gereğince malzeme tedariki ve şantiyeye teslimi konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma doğrultusunda müvekkili firma tarafından davalı tarafa ...A.Ş.'ye ait, 275.000,00-TL bedelli, ...seri numaralı çekin davalıya teslim edildiğini, davalının anlaşılan fiyatlardan 205.492,04-TL değerinde malzemeyi müvekkili firmaya muhtelif tarihlerde kısmi olarak gönderdiğini ve süresinde gönderim yapılmadığını, gönderilen malzemelere ilişkin ... adet fatura düzenlendiğini ancak 69.507,96-TL değerindeki malzemeleri müvekkiline halen göndermediklerini, gönderilen noter ihtarlarına rağmen davalının ... malzemeleri göndermediğini ve müvekkiline olan borcunu inkar ettiğini, davalının bu inkara karşılık borcu da kabul ikrarıyla malzemeyi temin etmekten kaçınarak... vasıtasıyla 06/06/2023 tarihli 2.179,24-TL, 07/06/2023 tarihli 60.000,00-TL ve 07/06/2023 tarihli 7.328,72-TL bedelli elden ödemeli gönderide bulunduğunu ancak müvekkilinin aynen ifa talep etmiş olması nedeniyle ödemeyi kabul etmediğini, davalının borcunu aynen ifa etmediği gibi bu zararı ödemekten kaçındığını, bunun üzerine müvekkilinin malzemeleri başka bir firmadan almak zorunda kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme gereği ifa edilmeyen bedel için şimdilik 69.507,96-TL alacağın ticari işlere uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalının borcunu ifa etmemesi neticesinde fiyat farkından oluşan zarar nedeniyle şimdilik 100,00-TL zararın ticari işlere uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİ DOSYASINA SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN:
Husumet, derdestlik, yetki, takas ve mahsup, hak düşürücü süre ve dava şartlarının yokluğuna ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davada taraf teşkilinin henüz sağlanmadığını, huzurdaki davanın davacının müvekkilinden haksız kazanç sağlamak düşüncesiyle ikame ettiği bir dava olduğunu, davacı tarafından öne sürülen iddiaların hiç bir dayanağı bulunmadığını, ticaretle uğraşan ve birbirleri ile sürekli alışverişte bulunan müvekkili şirket ile davacı şirketler arasında bahsedildiği gibi bir anlaşma bulunmadığını, taraflar arasında ticaret yapılmasından kaynaklı aralarında bulunan cari hesap ilişkisinin aradaki ticari ilişki bozulunca kat edildiğini ve davacı tarafında kabul ettiği gibi arta kalan 69.507,96-TL'lik kısmın davacı tarafa banka kanalı ile müvekkili tarafından havale edildiğini, müvekkili tarafından aradaki ticari ilişkiye aykırı hiçbir faaliyette bulunulmadığını, müvekkilin herhangi bir bedel üzerinden mal teslim borcu bulunmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... Dosya kapsamına sunulan tüm delillerle sabit olduğu üzere dava açılmadan evvel söz konusu ... bedeli tutarı ...kanalıyla davacıya gönderilmiş olup davacı o tarihte aynen ifa talep ettiğinden gelen parayı davalıya iade etmiştir. Açılan davada ise davacı, aynen ifa talep etmeyip bu kez bedelin iadesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı taraf, 25/03/2025 tarihinde yeniden ...kanalıyla söz konusu borcu ödemiştir. Bu nedenle davacının ... bedeli talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Ancak dava tarihinden ödeme tarihine kadar faize hak kazanacağından bu tutarın mahkememizce yapılan hesabı sonucunda 69.507,96-TL'nin dava tarihi olan 07/09/2023'ten ödeme tarihi olan 25/03/2025 tarihleri arasında (Faiz İşletilen Süre: 1 yıl 6 ay 18 gün, Anapara: 69.507,96 TL, İşleyen Faiz Tutarı: 50.105,24 TL) 50.105,24-TL işlemiş faizin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Görüldüğü üzere davalı taraf, dava konusu bedel iade yükümlülüğünü dava tarihinden önce yerine getirmiş, davacıya ödeme yapmaya çalışmış, davacı ise aynen ifa talep ettiğinden bahisle ödemeyi iade etmiş, ancak açılan davada aynen iade yerine bedel iadesi talep etmiştir. Bu durumda teslim edilmeyen ... bedeli talebi yönünden davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden bu kısım açısından yargılama giderleri davacı üzerinden bırakılmıştır. Hesaplanan 50.105,24-TL işlemiş faiz tutarı asıl alacağın fer'isi olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabına dahil edilmemiştir. Munzam zarar talebi ise ilk kez yargılama sırasında ileri sürüldüğünden bu kısım yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilerek hükmün tesisi uygun görülmüştür. 1-Davacının teslim edilmeyen ... bedeli 69.507,96-TL asıl alacak talebi konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; dosyaya sunulan 23/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun sunulmasını dahi kabul etmediklerini, buna ilaveten daha önceki beyanlarını tekrarla istinaf incelemesi sonucu yapılan değerlendirmelerde hatalar bulunduğunu, istinaf incelemesinde hiçbir gerekçe ve dayanak gösterilmeksizin sözleşmenin varlığının doğrudan ve öylece kabul edildiğini, davacı tarafından öne sürülen iddiaların hiçbir dayanağı olmadığını, dosya kapsamında bir önceki istinafa başvuru dilekçelerinde bahsettikleri taraf teşkili hususunun hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmamasının hatalı olduğunu, üç şirketin garip istekleri sonucunda müvekkillerinin bu ticari ilişkiyi sonlandırma kararı aldıklarını, davacı ile aralarında herhangi bir yazılı mal tedarik sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında yürütülen ticari ilişkinin üçüncü kişilerle olan organik bağlar ve karmaşık talepler nedeniyle sona erdirdiğini, hesap kesildiğini, arta kalan 69.507,96 TL bedel ile dava açılmadan önce davacı tarafa banka ve... kanalıyla iade edildiğini, bu noktadan sonra temerrüte düşen müvekkili olmadığını, karşı tarafın kendini temerrüte düşürdüğünü, alacaklının temerrütü durumunun söz konusu olduğunu, davacının bu nakit iadeyi hiçbir makul gerekçesi olmaksızın kabul etmediğini, bedelin kendisine aynen mal olarak ifasını talep ettiklerini, istinaf incelemesinde özellikle davacı tarafın uğramış olduğu sözde zarar miktarına ilişkin rapor aldırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunun belirtilmesinin rapor aldırılarak rapor doğrultusunda davacı taleplerinin karşılanmasının gerektiği anlamına gelmediğini, müvekkilinin davacı tarafın karmaşık şirket ilişkilerinden dolayı davacı taraf ve yan şirketleri ile ticari ilişkisini sona erdirdikten sonra kalan bedeli dava açılmadan önce ödemek istediğini, davacının ise hiçbir zarara uğramadan bu ödemeyi iade ettiğini, davacının kendi menfaatine en uygun çözümünün makul bir gerekçesi olmadan reddetmesi sebebiyle müvekkilinin temerrütünden veya gecikmeden bahsedilmeyeceğini, davacı tarafın sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde davacı şirketin söz konusu ...bloklarını başka firmadan almak zorunda kaldığını ve bu sebeple zarar ettiğini beyan ettiğini, davacı tarafın yargılamanın hiçbir aşamasında var olduğunu iddia ettikleri sözleşmeye ilişkin herhangi bir veriyi ileri sürmediğini, mahkemenin 23/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu raporun dosya arasında bulunan ilk istinaf incelemesi neticesinde sunulmuş olduğunu, raporun içeriğini istinaf ilamında belirtilen hususlara paralel olacak şekilde olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının tehir i icra talepli olarak istinaf ettiklerini, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini, aksi kanaatte olunması halinde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız feshinden dolayı davacının uğramış olduğu zararların tazmini istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davcının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, Dairemiz kaldırma ilamları gereğince yapılan işlem, tespit ve değerlendirmelere, konusunda uzman heyet bilirkişiden alınan raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı taraf vekillinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 01/04/2026 tarih ve 2025/661 E. - 2026/307 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinafı yönünden; alınması gerekli olan 4.069,78-TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.017,45-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.052,33TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/06/2026