Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağına dayalı icra takibine yönelik itirazın iptali davasının gerekçeli incelemesi ve yetki itirazının değerlendirilmesi.
Özet: Davacı şirketin, buğday unu satışından kaynaklanan 585.740,86 TL tutarındaki fatura alacağı nedeniyle davalı şirket aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca yönelik itirazlarının haksız ve takibi geciktirme amaçlı olduğunu savunan davacı, davalının savunma sunmamasına rağmen mahkemenin hukuki ilişkiyi taşınır satış sözleşmesi olarak kabul edip davanın yasal sürede açıldığını belirterek, icra dairesinin yetkisi ile alacağın esasına dair hususları Yargıtay içtihatları doğrultusunda incelemeye devam etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı müvekkili ... Tic. Ltd. Şti, davalı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 04/08/2025 tarihinde icra takibi başlattığını, fakat davalının 12/08/2025 tarihinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine taraflarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, söz konusu başvuru ve faaliyet çerçevesinde herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, taraflarınca alternatif çözüm yolu olan arabuluculuk yolu tüketilmiş olup itirazın hükümden kaldırılması maksadıyla itirazın iptalini talep etme gerekliliği doğduğunu, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine yapmış olduğu itirazda yetki hususuna da itiraz ettiğini, borçlu şirket, merkez adresinin Ankara ili sınırları içerisinde yer aldığından bahisle Konya icra dairelerinin yetkisiz olduğu konusunda itirazını öne sürdüğünü ve Ankara icra dairlerinin yetkili olduğunu iddia ettiğini, bu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, çünkü söz konusu alacak; davacı alacaklı ve davalı borçlu arasında kurulmuş olan bir satış ilişkisinden kaynaklanan para alacağı olduğunu, davanın fatura alacağına ilişkin bir itirazın iptali davası olması nedeniyle İİK m.50'de düzenlenen yetki kurallarının HMK çerçevesinde ele alınması gerektiğini, bu nedenle Konya İcra Müdürlüklerinde icra takibi yapılmasının itiraz edilecek bir yanı olmadığını, alacaklı müvekkili şirketin, davalı borçludan 585.740,86 TL tutarında alacağı mevcut olduğunu, bu alacağın dayanağı ... ve ... numaralı faturalardan kaynaklı olduğundan bahisle, itirazın iptali hususunda yaptığı açıklamalar ve sunduğu deliller, ilgili mevzuat ve yüksek mahkeme kararları ile birlikte borç ilişkisinin varlığı gayet açık ve anlaşılabilir olup yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olduğunun açık olduğunu, müvekkili alacaklı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlenen faturaların, yasal süresi içinde itiraza uğramamış olması, faturaların ticari defterlere kaydedilmiş bulunması karşısında davalının ödeme emrine itirazı haksız ve kötü niyetli olup, yalnızca icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, bu sebeple davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Faturalara dayalı alacağın(Faturalara konu ürünlerin Buğday Unu olduğu anlaşılmakla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6098 Sayılı Kanunun 209 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşınır satış sözleşmesi olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir) tahsili amacıyla davacı tarafından davalı hakkında yapılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; icra takibine dayanak faturadan dolayı davacının herhangi bir alacağı olup olmadığı, var ise borç miktarının ne olduğu ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) DAVAYA DAYANAK İCRA DOSYASI VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde takip tarihinin 04/08/2025 tarihi olduğu, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin alacak aslı 519.950,00 TL, takip öncesi işlemiş faiz 65.790,86 TL olmak üzere toplam 585.740,86 TL üzerinden ... seri numaralı ve 120.669,75 TL bedelli, 1165 seri numaralı ve 499.950,00 TL bedelli faturalara dayanak olmak üzere Örnek-7 İlamsız icra takibi olduğu, borçlu tarafından 12/08/2025 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, borca itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, eldeki dava tarihinin 30/10/2025 tarih olduğu, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 21/06/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, Mahkememizce işin esasına geçilmiştir.
(2) İCRA DAİRESİNİN YETKİSİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Her ne kadar davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/05/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında taraflar arasındaki ilişkinin faturadan kaynaklanması, davalının icra dosyasında borca itiraz ettiği, fatura sebebiyle kaynaklanan ticari ilişki yönüyle açık bir itirazı olmadığı gibi yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 25/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/01/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da nazara alındığında davacının incelenen ticari defterlerinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğu, para borcunun ise TBK’nın 89/1. maddesi ve HMK’nın 10. maddesi hükümleri uyarınca götürülecek borç olması sebebiyle davacının ikametgahı icra dairesinin de yetkili olduğu görülmekle davanın esasına girilmiştir.
(3) DAVALI TARAFINDAN CEVAP DİLEKÇESİNİN VERİLMEMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dava dilekçesi ve eklerinin davalı şirketin UETS adresine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği lakin yasal süre içerisinde davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği, 6100 Sayılı Kanunun 128/1 maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı kabulü ile yargılama yapılmıştır.
(4) DAVACININ TANIK DİNLETME TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalı tarafından davacının tanık dinletmesine açıkça muvafakat edilmediği, dosya kapsamında delil başlangıcı mahiyetinde bir delil olmadığı, davada geçerli ispat kuralları, 6100 Sayılı Kanunun 200/1-2, 201/1 ve 202/1 maddesinde yer alan amir kanun hükümleri de nazara alınarak davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
(5)TİCARİ DEFTERLER YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 25/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/01/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde taraflardan ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri için 02/12/2025, 31/10/2025 ve 03/02/2026 tarihli zabıtlar ile taraflara şirkete ait ticari defter ile belgelerin bulunduğu yerin açık adresi ve muhatap kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini ibraz etmek üzere(Görevlendirilecek bilirkişi tarafından ticari defter ve belgeleri incelemek üzere irtibat kuracağı) 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde kararın gereğinin yerine getirilmemesi veya ticari defter ve belgelerin ibrazından kaçınılması halinde 6100 Sayılı Kanunun 222/3 maddesi gereğince karşı tarafın kanuna uygun olarak tutulmuş ticari defter ve belgelerindeki kayıtların aleyhine delil olabileceğinin ihtar edilmiş, usulüne uygun yapılan tebliğlere rağmen davalı tarafından ticari defter ve belgelerin ibrazından kaçınılmıştır.
(6) DAVACININ TİCARİ DEFTER VE BELGELERİNİN İNCELENMESİNİ İÇERİR BİLİRKİŞİ RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce taraflarca bildirilen delillerin toplanması akabinde Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi alanında uzman bilirkişi tarafından davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış, 13/01/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defter ve belgelerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının ticari defter ve belgelerinin 6100 Sayılı Kanun gereğince lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen kayıtlarda dava ve takip konusu faturalara ilişkin olarak ilgili vergi dairelerine KDV beyannamelerinin verildiği, elektronik ortamda faturaların davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, davalı tarafından faturaların tanzimi sonrasında yapılan 100.669,00 TL tutarlı kısmi ödeme mahsup edildiğinde dava ve takip konusu faturalar yönüyle davacının kendi defter ve belgelerine göre davalıdan 519.950,75 TL bakiye alacağı olduğu rapor edilmiştir.
6100 Sayılı Kanunun 91/1 ve 281/1 maddesi gereğince usulüne uygun tebligata rağmen rapora yönelik herhangi bir itirazda bulunmayan taraflar açısından T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/03/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak raporda aleyhine olan hususlar yönüyle karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşması, 13/01/2026 tarihli davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesini içerir bilirkişi raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle yeniden/ek rapor aldırılmasına yer olmadığına karar verilerek bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(7)NETİCE; Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, icra dosyası, bilirkişi raporu ve Yüksek Mahkeme içtihatları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında icra takibine konu faturalardan kaynakla ticari ilişki hasıl olduğu, davalı tarafından faturaya konu borçların ödenmemesi üzerine davacı tarafından takibe geçildiği, davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı,
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 25/01/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/01/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde taraflardan ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri için 02/12/2025, 31/10/2025 ve 03/02/2026 tarihli zabıtlar ile usulüne uygun olarak davetiye çıkarıldığı ancak davalı tarafından ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği,
Davacı tarafından ibraz edilen ticari defter ve belgelerin incelenmesinde davacının ticari defter ve belgelerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak tutulduğu, yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının ticari defter ve belgelerinin 6100 Sayılı Kanun gereğince lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen kayıtlarda dava ve takip konusu faturalara ilişkin olarak ilgili vergi dairelerine KDV beyannamelerinin verildiği, elektronik ortamda faturaların davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, davalı tarafından faturaların tanzimi sonrasında yapılan 100.669,00 TL tutarlı kısmi ödeme mahsup edildiğinde dava ve takip konusu faturalar yönüyle davacının kendi defter ve belgelerine göre davalıdan 519.950,75 TL bakiye alacağı olduğu,
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/10/2017 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında dava konusu faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin karine olduğu, bedelin ödendiğinin ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, ödemeye ilişkin olarak dosyada bir belge ya da delil bulunmadığı, davalının defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak olan 519.950,00 TL(takip talebindeki alacak aslı talebiyle bağlı kalınarak) üzerinden devamına karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle asıl alacağa takip tarihi olan 04/08/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) yıllık avans faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 28/03/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak tarafların tacir olması, dava konusu alacağın likit olması ve davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 103.990,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
(a) T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın İPTALİNE, takibin asıl alacak olan 519.950,00 TL üzerinden DEVAMINA,
(b) Asıl alacağa 04/08/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) yıllık avans faizi UYGULANMASINA,
(c) Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
(ç) Davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 103.990,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 35.517,78TL karar ve ilam harcından, dava açılırken alınan 7.074,29TL peşin harcın ve 2.928,70TL icra harcının mahsubu ile bakiye 25.514,79‬TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk giderinin davanın haklılık oranına göre (519.950,00/585.740,86) hesaplanan 516,68TL'nin davacıdan, fazlası olan 4.083,32TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 7.074,29TL peşin harç, 2.928,70TL icra harcı, 615,40TL başvuru harcı toplamı olan 11.382,19TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen 105,00TL posta ve tebligat gideri, 87,50TL vekalet harcı, 5.000,00TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 5.192,50TL yargılama giderinden davanın haklılık oranına (519.950,00/585.740,86) göre hesaplanan 4.609,27TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 83.192,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip Hakim