Hisse devri sonrası kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında tarafların sulh olmasıyla karar verilmesine yer olmadığına dair Asliye Ticaret Mahkemesi kararı.
Özet: Bu menfi tespit davası, davacının davalıya hisse devri sürecinde verdiği bono sebebiyle borçlu olmadığının tespiti, davalının başlattığı icra takibinin durdurulması ve kötü niyet tazminatı talepleriyle açılmış olup, yargılama esnasında tarafların uzlaşarak sulh sağlaması üzerine mahkemece davanın konusuz kaldığına, esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, vekalet ücreti ve diğer tazminat talepleri dahil hüküm tesis edilmesine gerek bulunmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve fazla yatan harcın iadesine hükmedilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/262
KARAR NO : 2026/585
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2025
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili --- ile davalı -----Şirketi'nin kurucu ortakları olduğunu, davalının sağlık sorunları nedeniyle hisselerini devretme kararı aldığını, bu süreçte hisse devir bedeline mahsuben 368.400,00 TL tutarlı 30.09.2022 vadeli bononun davacı tarafından davalıya teslim edildiğini, tarafların 30.03.2022 tarihinde hisse devir protokolü imzalayarak toplam hisse değerini 7.500.000,00 TL olarak belirlediklerini, davacı tarafından davalıya 3.750.545,00 TL tutarındaki devir bedelinin nakit ve kambiyo evrakları yoluyla ödendiğini, sözleşme gereği davalının şirket üzerinde hiçbir alacak hakkı kalmadığını, ancak davalının sözleşme öncesi verilen 368.400,00 TL'lik bonoyu iade etmeyerek "tabela parası" adı altında mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, banka tarafından zorunlu unsurları taşımadığı gerekçesiyle iade edilen bononun üzerine davalının sonradan tanzim tarihi ve yeri ekleyerek ---. İcra Müdürlüğü'nün ----sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ---- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi'nin-----sayılı kararı ile takibin devamına karar verilmesi üzerine menfi tespit davası açma zorunluluğunun doğduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve haksız hacizler uyguladığını belirterek öncelikle icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını, davacının borçlu olmadığının tespitini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, 40.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
HMK madde 313 uyarınca görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Aynı kanunun 315.maddesinde sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın tarafların sulhu sonucu konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tarafların vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda da yine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 7.145,23 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 6.413,23 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Taraflarca vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.