Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, Antalyadan Konyaya yapılan su taşıma hizmetinden kaynaklanan ödenmeyen nakliye bedeli nedeniyle icra takibine haksız itirazın iptali davası.
Özet: Davacı firma, müvekkiline ait tır ile davalıya taşıdığı suyun nakliye bedeli olan 11.020,00 TLnin ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine davalının haksız itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptali davası açmıştır; davacı, taşımanın eksiksiz yapıldığını, faturanın tebliğ edilip itiraz edilmediğini, e-irsaliyenin davalı tarafından imzalandığını ve WhatsApp yazışmalarıyla borcun zımnen kabul edildiğini iddia ederek itirazın iptalini, takibin devamını ve inkar tazminatı ödenmesini talep ederken, davalı ise borcu ve karşılıklı yazışmaları reddetmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmaya ait ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı dorse ile Antalya ilinden Konya iline davalı firmaya getirilen suyun taşıması için 11.020,00 TL bedelli 15.08.2025 tarihli, ... fatura numaralı fatura tanzim edildiğini, ne var ki karşı tarafça fatura bedeli ödenmediğini, bunun üzerine fatura Konya .İcra İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra işlemine konu edildiğini, karşı taraf böyle bir borcu olmadığından bahisle ilamsız icra takibine 15.09.2025 tarihinde itiraz ettiğini ve takibin durmasına karar verildiğini, müvekkili firmaya ait tır ile davalı firmaya getirilen su tam, eksiksiz ve dosdoğru şekilde davalı borçluya teslim edilmesinden sonra nakliye bedeli için 15.08.2025 tarihli fatura düzenlendiğini, faturanın bir örneğinin müvekkili şirketin ticari defterine işlenmesi ile birlikte diğer örneği ise davalı borçluya gönderildiğini, faturaya herhangi bir itiraz olmadığını, davalı borçlu tarafından faturada yazılı tüm hususlarda açık olarak anlaştıkları esasında zımnen de faturaya itiraz edilmeyerek davalı borçlunun borcu kabul edildiğini, ayrıca nakliyenin gerçekleştiğine ve faturanın bu kapsamda düzenlendiğine dair taşıma irsaliyesi ve e-irsaliye düzenlediğini, gönderici firma tarafından tanzim edilen e-irsaliye, davalı firma yetkilisince taşımaya konu suların teslim alındığına dair kaşe basılıp imzalandığını, tüm bunlara rağmen müvekkil şirket tarafından yüklenilen edimin eksiksiz, kusursuz ve tam bir şekilde gerçekleştirilmesine rağmen davalı borçlu nakliye bedeli için tanzim edilen faturayı ödemediğini, gönderilen fatura ve verilen mühletlere rağmen davalı tarafından müvekkil daima oyaladığını, davalı firma yetkilisi ile müvekkil firma muhasebesi arasında gerçekleşen whatsapp yazışması), verilen günlerde ödeme yapılmadığını, ayrıca söz konusu whatsapp mesaj kayıtlarında davalı tarafından böyle bir borcu olduğu da zımnen kabul edildiğini, aradan geçen süreye rağmen ödeme yapılmayınca iş bu fatura ile Konya . İcra Müdürlüğü’nde ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat davalı kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, bunun üzerine icra dosyası güncel dosya hesabında belirtilen rakam, icra inkar tazminatı ve başvurudan doğan vekalet ücretinin taraflarına ödenmesi talebi ile zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını, ne var ki, davalı firma ile anlaşma sağlanamadığını, Konya Arabuluculuk Bürosu'nun ... Başvuru Numaralı ve ... dosya numaralı Anlaşmama Son Tutanağı (barkodlu) ekte sunduklarını, davalının nakliye anlaşması gereği kendisine Antalya ilinden Konya iline bir tır dolusu su taşımasını yaptırmasına rağmen nakliye bedeline dair borcunu ödemediğini, borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz tamamen haksız ve kötü niyetli olup iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, borçlu itirazın haksız olduğunu, kötü niyetli olduğunu, malların taşınması müvekkili firma tarafından tam ve eksiksiz olarak sağlandığını ve bu hususta malların teslim alındığına dair e-irsaliye sureti ile davalı firma tarafından kaşelendiğini, imzalandığını, ancak ilamsız icra takibine borcumuz yoktur diyerek itiraz edildiğini, icra takibine müvekkilinin alacağına geç kavuşması ve icra takibini uzatmak gayesiyle itiraz ettiğini, alacağına geç kavuşması ve icra takibini uzatmak gayesiyle itiraz ettiğini, alacağın taraflar arasında düzenlenen fatura sebebiyle belirlenebilir(likit) bir alacak olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalının her türlü menkul ve gayrimenkul mal ve alacaklarının banka hesaplarının üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı şirket yetkilisinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Yetkilisi oluğu şirketin aleyhine başlatılan icra takibinde 11.020,00 TL 15/08/2025 tarih ve ... fatura nolu bedelde borcu olmadığını, dava içeriğine itiraz ettiklerini, kabul etmediklerini, davacı vekili ile karşılıklı herhangi bir yazışma olmadığını, bununla ilgili davacı vekili tarafından sunulan iddiaya itiraz ettiklerini, kabul etmediklerini, muaccel olmayan borçtan dolayı herhangi bir şekilde faiz tahakkuk etmeyeceğini, bundan dolayı faiz uygulanmasına itiraz ettiklerini, kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle yetkilisi olduğu şirketin aleyhine yapılan ve süresi içerisinde itiraz ettiklerini işbu takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu anlaşılmıştır. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır. İlgili Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların 2025 yılı BA ve BS formlarının Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı 2025 Yılı Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesi Neticesinde; İncelemesi yapılan ... Sanayi Limited Şirketi'nin 2025 Yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği 2025 Yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, | Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, Davacı ... Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin 2025 Yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, Vergi Dairelerinden gelen müzekkere cevabında takibe konu olan fatura için BA/ BS formunun düzenlendiği, davacı 2025 yılında 2 Davalı adına 2 adet 11.020,00 TL bedelli Fatura düzenlediği, | Fatura bedelinin tahsil edildiği, davacının düzenlediği 15.08.2025 tarihli Faturanın teslim belgesinin olduğu, 15.08.2025 tarihli Fatura bedelinin ödenmediği, Davacının Takip tarihi itibariyle 11.020,00 TL Alacağının olduğu tespit edildiği rapor edilmiştir. Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı)."Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturadan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, ticari defter kayıtlarına göre dava konusu faturadan kaynaklı davacı firmanın davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının BA bildiriminin de olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malın verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.Asıl alacak belirli ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davanın KABULÜ ile;-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 11.020,00 TL asıl alacak üzerinden aynı hal ve şartlarda DEVAMINA,2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 11.020,00 TL'nin %20'si olan 2.204,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 752,78 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 137,38-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40- TL peşin harç, 120,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 5.438,30-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 11.020,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/04/2026Katip Hakim