T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan imalat ve montaj işleri bakiye alacağına ilişkin itirazın iptali davasında ticari defterlerin delil olarak değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, davacının bir eser sözleşmesi kapsamında davalı şirket için mobilya ve çeşitli iç mekan bileşenleri imalat ve montaj işlerini tamamlamasına rağmen, faturalandırılan toplam tutarın bir kısmının ödenmemesiyle ortaya çıkan 416.003,47 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının iptali talebine ilişkindir. Davacı, işin eksiksiz yapıldığını ve davalı tarafından kullanıldığını, davalının ise borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirtmiştir. Davacı, icra takibinin devamı, alacağın teminat altına alınması için ihtiyati haciz ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı yargılama sürecinde davaya cevap vermemiştir, mahkeme ise ticari defterlerin delil olarak değerlendirilmesi hususunu göz önünde bulundurmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/98 KARAR NO : 2026/549 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 04.02.2025KARAR TARİHİ : 09.06.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ---- şubesi ve ----- projelerine ilişkin mobilya, kapı, oyuncak dolabı, asma tavan, duvar kaplama ve oyun alanı bölme duvarlarının imalatı ve montajına dair sözleşme imzalandığını, müvekkilinin söz konusu ürünleri kendi atölyesinde imal edip montaj işlemlerini bizzat tamamladığını, 26.02.2024 tarihli ------ numaralı fatura ile 906.001,09-TL tutarında, 12.06.2024 tarihli ----- numaralı fatura ile 76.000,00-TL tutarında ve 16.05.2024 tarihli ----- numaralı fatura ile 336.002,38-TL tutarında işlerin gerçekleştirildiğini, davalıya toplamda 1.318.003,47-TL borç çıkartılmasına rağmen yalnızca 902.000,00-TL ödeme yapıldığını, kalan 416.003,47-TL tutarındaki borcun tüm taleplere rağmen ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasıyla başlatılan genel haciz yoluyla takibe davalının 05.07.2024 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkil tarafından yapılan işin davalı tarafından aktif olarak kullanıldığını, davalının faturalara ve cari ilişkiye dair herhangi bir ödeme belgesi sunmadığını, davalı şirketin mallarını kaçırma veya gizleme ihtimali bulunduğunu, bu durumun alacağın teminat altına alınmasını zorunlu kıldığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; borçluya ait taşınır ve taşınmaz mallar üzerine ihtiyati haciz konulmasını, borçlunun borcunu ödemesi ve ---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine --- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyasında 416.003,47 TL bakiye alacak üzerinden icra takibine geçildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını dosyaya ibraz etmiş, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun şekilde tutulduğu, davacı lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Bilirkişi kök raporunda, tarafların Ba/Bs formlarının uyumlu olduğu, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu 3 adet KDV dahil 1.318.003,47 TL faturanın taraflarca alım ve satım olarak bildirildiği, davacının kayıtlarına göre 1.318.003,47 TL borç, 1.096.001,09 TL alacak kaydetmek suretiyle 222.002,38 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalı taraftan 222.002,38 TL tutarında alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra ise 10.07.2024 tarihinde davalı lehine 485.709,60 TL tutarında alacak kaydetmiş olduğu ve davalı tarafa 263.707,22 TL borçlu olduğu, incelenen banka ödeme dekontları ile kendi ticari defter kayıtları arasında uyumsuzluk bulunduğu, bunun sebebinin, 31.03.2024 tarihinde kendi ticari defterlerine davalı açık hesabına, davalı 906.001,09 TL tutarlı "----" açıklamalı alacak kaydından kaynaklandığı, diğer bir hususunda takip tarihinden sonra 10/07/2024 tarihinde davalı lehine 485.709,60 TL tutarlı alacak işleminden kaynaklandığı belirtilmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki hesap hareketlerinin gönderilmesi için .---ve----- müzekkereler yazılmış ve gelen müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır. Banka hesap hareketleri de değerlendirilerek ek rapor hazırlanması için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan ek raporda, tarafların alım satım formlarının uyumlu olduğu, davacı tarafından davalıya 1.318.003,47 TL fatura düzenlendiği, davalı tarafça davacıya 902.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre davacının bakiye 416.003,47 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan ek raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle itibar edilmiş ve davacının bakiye 416.003,47 TL alacağı olduğu, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu sonucuna varılmış ve davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Cari hesaba dayalı takipte alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne; ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 83.200,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 28.417,20-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 7.104,30-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 2.080,02-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 19.232,88-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 9.184,32-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.196,40-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.899,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 66.560,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.