T.C. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı maddi hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminat davasının özet beyanları.
Özet: Bu hukuki belge, 19.10.2023 tarihli trafik kazasında davalı aracının davacı aracına çarpması sonucu oluşan maddi hasar, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve ekspertiz ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep eden davacının iddiaları ile davalıların kusur oranına itirazları, hasar ve değer kaybı tutarlarının fahiş olduğuna dair savunmaları ve sigorta şirketinin kazanın meydana geldiği yer nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmalarını içeren bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/521 EsasKARAR NO : 2026/390DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 26/07/2024KARAR TARİHİ : 04/06/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.10.2023 tarihinde, davacı şirkete ait ve ---------- sevk ve idaresindeki--------- -------- plakalı aracın park halinde bulunduğu sırada, davalı ---------- Şti.'ne ait, davalı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın geri manevra yaptığı esnada davacı aracının ön kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirlendiği, kaza nedeniyle davacı aracında hasar oluştuğu, aracın kayıtlı bulunduğu ---------- yaptırılan 24.10.2023 tarihli ekspertiz incelemesinde araçta 4.615,20 Euro tutarında hasar ile 700,00 Euro tutarında değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, bu inceleme nedeniyle 947,54 Euro ekspertiz ücreti ödendiği, aracın onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç mahrumiyet zararının da doğduğu, kazaya neden olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan ----------Ş.'ye 20.05.2024 tarihinde başvuruda bulunulduğu, başvuruya herhangi bir cevap verilmediği, akabinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığı, davalı sürücünün TBK hükümleri uyarınca, araç malikinin KTK'nın 85. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin ise KTK'nın 97 ve 99. maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, hasarın tespiti amacıyla ---------- yaptırılan ekspertiz incelemesi nedeniyle ödenen 947,54 Euro ekspertiz ücretinin TTK'nın 1426. maddesi kapsamında makul gider niteliğinde olduğu ve yargılama giderleri arasında davalılardan tahsili gerektiği, ayrıca kazaya karışan araç üzerinde kayıtlı diğer plaka yönünden mevcut olabilecek zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortalarının araştırılması ile aracın ticari vasfının ve buna bağlı poliçe teminat limitlerinin belirlenmesi gerektiği açıklanarak; araçta meydana gelen 4.615,20 Euro maddi hasarın, 700,00 Euro değer kaybının, HMK'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 Euro araç mahrumiyet bedelinin, ayrıca 947,54 Euro ekspertiz ücretinin, ilgili tarihlerden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP /TALEP:Davalı ---------- Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; 19.10.2023 tarihinde ---------- meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan davada talep edilen maddi hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin taleplerin haksız ve mesnetsiz olduğu, düzenlenen kaza tespit tutanağı ile eksper raporlarının kabul edilmediği, kazada kusurun tamamen müvekkil şirkete ait araç sürücüsüne yüklenmesinin isabetli olmadığı, davacı aracının park mesafesini yeterince koruyup korumadığı ile kör noktada bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, bu nedenle kusur tespitinin eksik incelemeye dayandığı, dava konusu eksper raporunda belirlenen maddi hasar tutarının fahiş olduğu, araçta yalnızca ön plastik panjurun kırıldığı, bunun dışında ciddi bir hasar bulunmadığı, ayrıca araçta darbe almayan ve kaza tespit tutanağında da hasarlı olduğu belirtilmeyen sol farın değiştirilmesinin hasar hesabına dahil edilmesinin gerçeği yansıtmadığı, davacı aracında değer kaybına neden olabilecek nitelikte bir parça değişiminin bulunmadığı, yalnızca ön plastik panjur değişiminin araçta değer kaybı oluşturmayacağı, --------- ülkelerinde orijinal parça ile değişim veya boya işlemleri nedeniyle araçların piyasa değerinde düşüş meydana gelmediği, bu nedenle değer kaybı talebinin yerinde olmadığı, meydana gelen hasarın küçük çaplı olması nedeniyle davacının aracından mahrum kalmadığı, aracın kullanımının kesintisiz devam ettiği, bu sebeple araç mahrumiyet bedeli talebinin de hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu açıklanarak, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın, 19.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta oluştuğu ileri sürülen hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin, ---------- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında tahsiline ilişkin olduğu, ancak kazanın ----------sınırları içerisinde meydana gelmesi nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin işbu kazadan kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesi uyarınca zorunlu trafik sigortasının yalnızca --------- sınırları içerisinde meydana gelen kazalar bakımından geçerli olduğu, yurt dışında meydana gelen trafik kazalarında Yeşil Kart Sigortası hükümlerinin uygulanması gerektiği, uyuşmazlığa konu poliçenin ise Yeşil Kart Sigortası niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortası kapsamında sorumluluk yüklenemeyeceği, HMK'nın 167. maddesi uyarınca müvekkili yönünden davanın tefrik edilerek reddine karar verilmesi gerektiği açıklanarak, müvekkili şirket yönünden davanın ayrılmasına ve reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı -------- cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın sunduğu trafik kaza tutanağını hatalı bir şekilde düzenlendiğini, dava konusu ---------- ülkesinde gerçekleşen trafik kazasında kusuru bulunmadığını, davalı tarafın aracı benim şoförü olduğum araç İle arasına yeterli mesafe bırakmadığını, davalıya ait araç kör noktada olacak bir şekilde kullandığım aracın arka tarafına yanaştığını, dolayısıyla meydana gelen kazada kusur davalı tarafa ait olduğunu, açıklanan hususlar ve resen dikkate alınacak sebeplerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Poliçe ve Hasar Dosyası, ---------- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, ZMMS Sigorta Poliçesi ve Hasar dosyası, Yurt Dışı onarım/Ekspertiz ve Tercüme Belgeleri, Kaza ve Kazalı Araç fotoğrafları, Yeşil kart Poliçesi, Türkiye Taşıt Bürosu Kayıtları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki sair bilgi ve belgeler.İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, yurt dışında meydan gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari nitelikteki araçta (minibüs) meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım gideri, değer kaybı ve ikame araç bedelinden oluşan zararların, 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri ile TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince zarara sebebiyet verdiği ileri sürülen motorlu aracın malik/işleteni şirket ve davalı sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkin olarak HMK'nin 110.maddesi gereğince davaların yığılması suretiyle açılmış tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak taraflara usulüne uygun olarak yapılan davetiye tebliği sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99. maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması, tartışılıp değerlendirilmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 19/10/2023 tarihinde ---------- ülkesinde davacının malik- işleteni olduğu ---------- plakalı araç ile davalı şirketin malik işleteni diğer davalının sürücüsü olduğu ------------ plakalı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği dosyada bulunan bilcümle delilden anlaşılış olup kaza tarafların da kabulündedir. Buna göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım, değer kaybı ve ikame araç bedeli üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile ortaya çıktığı ileri sürülen zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır. Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi , belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararın varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ---------- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi --------- tarafından düzenlenen 23/03/2026 tarihli raporda özetle kazada kusurun %-100 oranında davalı sürücüde olduğu belirlenmiş ancak ortaya çıkan 3.629,47 Euro hasar onarım, 600,Euro değer kaybı ve 100 Euro ikame araç olmak üzere toplam 4.329,47 Euro zararın dava dışı --------- tarafından 5.374,57 Euro olarak ödendiğinden bakiye zarar kalmadığı yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime açık bulunduğundan hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiş, ----------- tarafından yapılan ödemenin davacının bu uğurda yaptığı giderler dahil bütün zararlarını kapsayıp izale edecek yeterlilikte ve nitelikte olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, dava sırasında davaya konu borç esasen zarardan davalılar malik -işleten şirket ve sürücü ile birlikte sorumlu olduğu anlaşılan dava dışı ---------- tarafından ödendiğinden davanın davalılar--------Şti ve ---------- yönünden konusuz kalması sebebiyle, işbu davalılar yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkememizce diğer davalı -------- ŞİRKETİ yönünden tefrik kararı verildiği ve mahkememizin --------- Esas--------- karar sayılı dosyasından gerekçeli karar yazılsa da UYAP sisteminde işbu dosyada da davalı sıfatı bulunduğundan gerekçeli kararda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ZMMS poliçesinin yurt dışında geçerli olmaması nedeniyle işbu davalı yönünden davalı taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmadığından, davanın esastan reddine karar verilmiş; kısa karar ile gerekçeli karar bütünlüğünün sağlanması bakımından işbu hükümde de yer verilmesi zorunlu olmuştur. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 ve 331/1 maddeleri gereğince davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu nazarında davanın açılmasına davalı gerçek kişi ve davalı malik şirket sebebiyet vermekle birlikte davacının da davasını --------- yerine yurt dışında geçerli olmayan ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltmesi ve yurt dışında meydan gelen kazaya bağlı zararlardan asıl sorumlu olan --------- tarafından davadan sonra yapılan başvuruya bağlı olarak 18/03/2025 tarihinde ödeme yapılmış olması karşısında HMK'nin 327.maddesi gereği dürüstlük kuralı ve hakkaniyet ilkeleri nazarında karar ve ilam harcı dışındaki yapılan giderler taraflar üzerine terk edilmiştir. HMK'nin 327.maddesi de gözetilerek karar ve ilam harcının ise davacının yatırdığı harçtan mahsubuyla birlikte davalılar ---------Şti ve ---------- alınarak davacıya verilmesine de karar verilmesi gerekmiştir. Öte yandan arabuluculuk ücreti mahkememizin --------- Esas ---------- karar sayılı dosyasından karara bağlandığından burada yer verilmemiştir. Bütün bunlara göre 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın davalılar--------Şti ve ---------- yönünden konusuz kalması sebebiyle, işbu davalılar yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-)Davalı ----------- Şirketi'nin davalı taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) bulunmadığından, davanın işbu şirket yönünden esastan reddine,3-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı dışındaki taraflarca yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.288,53 TL harçtan mahsubuyla 2.556,53 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 5-) Davacı tarafından yapılan 732.00 TL karar ve ilam harcının davalılar--------Şti ve ----------- müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin ve davalı--------- Şti vekilinin yüzlerine karşı, davalı Sigorta şirketi vekili ve davalı----------- yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2026