T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, altyapı kazı çalışmaları neticesinde oluşan haksız fiil kaynaklı tesisat hasarı tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı şirketin altyapı tesislerinin davalı adına yapılan kazı çalışmaları sırasında 11.671,53 TLlik zarara uğradığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, davacının hasarın davalıdan tahsilini talep etmesi üzerine, davalının ise sorumluluğun yüklenici firmada olduğunu ve davanın husumetten reddini talep etmesine karşılık, mahkeme, davalı adına çalışan yüklenicilerin kazısı sonucu hasarın oluştuğunu, davalının zarardan sorumlu olduğunu ve sunulan malzeme ile işçilik bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunu belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/861
KARAR NO : 2026/646
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2025
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- adresinde 26.09.2024 tarihinde ----- ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında şirketlerine ait tesislerin hasara uğratıldığını, işbu durumun aynı gün müvekkil şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alındığını ve hasar mahallinde fotoğraf çekimleri yapıldığını, müvekkil şirketin, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedelleri sunulan tablolarla belgelendirilmiş ve faturalandırıldığını, müvekkil şirketin hasardan dolayı toplamda 11.671,53 TL zarara uğramış olup zararı giderilmediğini, bu kapsamda davalıların hasara sebep olduğu kazı ruhsatı kayıtlarından da anlaşılabileceğini, belediyeye müzekkere yazılması durumunda hasara sebebiyet veren failler açığa çıkacağını, bu sebeplerle haksız fiil sonucu müvekkil Şirketin ugradığı 11.671,53 TL zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili İdare ihale makamı olduğunu, hasarın gerçekleştiği iddia edilen adreste ihale yüklenicisi firma olan diğer davalı taahhüdü altındaki "------ abone işleri daire başkanlığı ---- ilçeleri içmesuyu ve atıksu hatları yapım,bakım ve onarım işi(3)* kapsamında yüklenici tarafından yapılan bir çalışma olduğu anlaşılmadığını, davanın yüklenici firmalara ihbarını, şayet hasara firma çalışmaları neticesi verildiği ispat olunursa, firma ile yapılan ihale sözleşmesi ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uyarınca sorumluluğun yüklenicide olduğu sabit olduğundan davanın müvekkil İdare yönünden “husumet yönünden reddi” gerektiğini, her ne kadar davacı altyapı tesislerine zarar verildiğini belirtse de, davacıcın altyapı tesislerinin yönetmelik ve diğer yasal mevzuata , izin ve ruhsatlara uygun şekilde yapılıp yapılmadığı araştırılması gerektiğini sahada idarelerine ait yüklenici firma uhdesinde yürütülen çalışmalar esnasında meydana gelen hasarlarda; hasara uğratılan farklı kurum/kuruluşlara ait birçok altyapı tesisinin, altyapı hizmetleri yönergesi içeriğinde belirtilen teknik hükümlere uygun olmadığı gözlenlenmekte olduğunu, (derinlik, etiketleme /bantlama, kablo muhafaza boruları vb. davacının alt yapı tesislerinin mevzuata uygun olup olmadığı, davacının kusurunun olup olmadığı, hasar bedeli olarak belirtilen rakamın gerçek hasar bedeli olup olmadığı, işçilik ve eklenen diğer taleplerin yasal olup olmadığı hususları araştırılması gerektiğini, Yargıtay---- gereği davacının hasar bedeline avans faiz talebi yerleşik yargı kararlarına aykırı olduğunu, dava konusu haksız fiil olup ancak yasal faiz istenebileceğini, bu sebeplerle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının yapmış olduğu kazı çalışması sırasında davacıya ait kablo ve alt yapı tesislerinde oluşan hasarın tazmini talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından yürütülen altyapı kazı çalışmaları esnasında kendilerine ait altyapı ve tesislerinde hasar meydana geldiğini, oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu, zararın davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, eldeki davanın öncelikle husumetten aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Eldeki dava da, davacının davalının kazı çalışması sırasındaki kusurlu eylemleri sebebiyle kablo ve alt yapı tesislerine zarar verdiğinin ve oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunun ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı taraftadır.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu adreste davacıya ait alt yapı kablo ve tesisatında hasarın ortaya çıktığı, kazı çalışmalarının davalı ----- adına ilgili adreste alt yapı yenileme- bakım onarım çalışması yapan yüklenicisi şirketlerin sebep olduğu, zararlardan davalı ---- sorumlu olduğu, zararın giderilmesi için kullanılan malzeme ve işçilik tutarının sunulan fotoğraflar, incelendiğinden hasarlarla uyumlu ve verilen birim fiyatlarında piyasa rayiçlerine uygun olup kadri maruf olduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilen davacı taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, 11.671,53-TL'nin hasar tarihi olan 26/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı--- tarafından dava konusu zararda sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; davalı ile dava dışı yükleniciler arasında yapmış olduğu sözleşmenin iç ilişki kapsamında davalı ve dava dışı yükleniciyi bağlayacağı, dava konusu haksız fiil niteliğinde olan zarardan davalının müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmış, aksi yöndeki davalı ---- vekilinin beyanlarına ve itirazlarına itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (---- BAM ---. HD. --- Esas ---- Karar sayılı ilamı, --- BAM --- HD---- Esas ---- Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE,
1-11.671,53-TL'nin hasar tarihi olan 26/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 138,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.314,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/1-2 maddesine göre davacı lehine takdir olunan 11.671,53-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.