Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari satımdan kaynaklanan yazılım hizmeti alacağına ilişkin itirazın iptali davasında fatura itiraz süresi ve ayıplı hizmet iddiaları değerlendiriliyor.
Özet: Bu hukuki belge, davacının davalı şirkete sunduğu yazılım hizmetlerinden doğan ve ödenmeyen ticari faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptali davasını özetlemektedir; davacı, davalının fatura içeriğine yasal sekiz günlük süre içinde itiraz etmediği için bunu kabul ettiğini iddia ederken, davalı ise davacının sunduğu hizmetlerin ayıplı, eksik ve verimsiz olduğunu, bunun şirketi için ciddi sorunlar ve itibar kaybı yarattığını savunarak itirazının haklılığını ileri sürmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/353 Esas
KARAR NO : 2026/559
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN
MAHKEMEMİZE AİT ..... ESAS SAYILI DOSYA
DAVA VE BİRLEŞEN DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA VE BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 16/04/2025
KARAR TARİHİ : 18/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine 19.02.2025 tarihinde örnek 7- ilamsız icra takibi açıldığını, takip talebinde belirttiğ üzere takibe esas faturaların; ... fatura numaralı- 03.12.2024 tarihli ve 6.671,74 TL. bedelli fatura; ... fatura numaralı- 17.12.2024 tarihli ve 41.989,94 TL. bedelli fatura; ... fatura numaralı- 03.12.2024 tarihli ve 40.030,38 TL. bedelli faturalar olduğunu, davalı tarafın kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini ve icra takibinin durdurulduğunu, bunun üzerine Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya numaralı, ... Arabuluculuk dosya numaralı dosyası ile zorunlu dava şartı olan arabuluculuk süreci yürütülmüş olduğunu ancak .... tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin yazılım hizmeti veren bir yazılım mühendisi olduğunu, davalı taraf ile anlaşmaları sonucunda davalı tarafın da yazılım hizmeti verdiğini ve bu hizmetin bedeline ilişkin olarak da icra takibine esas faturaları düzenlediğini ve bedellerinin ödenmesini davalı taraftan istediğini, ancak davalı tarafın bu ödemeyi yapmaktan kaçındığını, 07.01.2025 tarihinde müvekkiline ait olan ... isimli mail adresine davalı tarafça ... isimli mail adresinden faturalara ilişkin olarak entegrasyon sıkıntıları yaşandığından bahisle ödeme yapmadığını ve iade faturalar göndermediklerini, müvekkili tarafından Bakırköy .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ödeme yapılması talebinde bulunulduğunu, ancak davalı tarafın yine de ödeme yapmadığını, bu hususun kabul edilebilir bir tarafı bulunmadığını, zira TTK'nın 21/2. Maddesinde; ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' şeklinde hüküm bulunduğunu, davalı tarafın şirket olduğunu, tacir niteliği bulunduğunu, müvekkili tarafından gönderilen faturalara itirazı varsa da bu itirazın zamanında ve usulüne uygun olarak yapmadığını, artık müvekkilince gönderilen faturaların içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, ayrıca bu hususun Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan E-Fatura Uygulaması İptal, İhtar/İtiraz Bildirim Kılavuzunda da belirtildiği üzere “Temel ve diğer fatura senaryolarında düzenlenen faturalara, faturanın alıcıya iletildiği tarihten itibaren 8 günlük süre içinde sadece harici yöntemlerle (TTK 18/3 te belirtilen noter aracılığıyla,taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz işlemi gerçekleştirilmektedir.” denilmek suretiyle fatura içeriklerine ancak 8 günlük süre içerisinde itiraz edileceğinin belirtildiğini, bu hususa rağmen fatura bedellerinin ödenmesi amacıyla açılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı taraf aleyhine alacağın %20 'sinden aşağı olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin müşterilerine verdiği hizmette en önemli nokta, müşterilere stabil, sorunsuz ve hızlı hizmet sunulması olduğunu, sistemde sık sık sorunlar yaşanması, yaşanan sorunların hızlı bir şekilde çözülememesi ya da sistemin verimli çalışmaması müvekkili şirketin hizmetlerinin sorgulanmasına ve iş kaybı yaşanmasına sebebiyet verdiğini, davacı tarafın müvekkiline yazılım geliştirme ve entegrasyon hizmetleri sunmayı üstlendiğini, müvekkili şirketin müşterilerine sunduğu hizmetin vaat edildiği gibi çalışması ve müşterilerinden gelen sorunların kaliteli ve hızlı çözülmesi, davacının müvekkili şirkete sunduğu hizmetlerin tam, kaliteli ve hızlı olmasına bağlı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasındaki iş ilişkisinin önemi ve davacıdan ayıplı hizmet alınmasının ne derece kritik öneme sahip olduğu açık olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişkide davacı tarafın bir kısım hizmetleri sağlamışsa da; kendileri ile yapılan çalışmalardaki verimsizlik, müvekkilinin sürekli olarak müşterileri ile karşı karşıya gelmesine ve itibar kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, davacının yaptığı işlerin eksik ve yetersiz olması, yaşanan sorunların çözülmemesi, yavaş davranılması müvekkilinin müşterilerinin kalitesiz hizmet almasına, zaman zaman hiç hizmet alamamasına ve netice olarak müşterilerin müvekkilinin sunduğu sistemden yeteri faydayı sağlayamamasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin davacıdan kaynaklanan sebeplerle bir kısım müşterilerini kaybetmiş olduğunu ve bir kısım müşterilerini ise kaybetme noktasına geldiğini, davacının faturalar kestiğini, bu faturaların bir kısmının ödenmiş olduğunu, esasen sağlanamayan ya da ayıplı ve eksik olarak sağlanan hizmetler için kesilen faturalara dair ödeme yapılmasının bekletildiğini, sorunların çözüleceği ve davacı tarafından vaat edilen tam ve kaliteli hizmetin sağlanacağı inancıyla hizmetler sağlandığında ödeme yapılması planlanmış olduğunu, tamamen iyi niyetli ve yapıcı hareket edilmiş olduğunu, faturaların bu şekilde bekletildiğini ve ilk aşamada iade faturası da kesilmediğini ancak devam eden süreçte aynı sorunların devam ettiğini, müvekkili şirketin müşteri kaybetmeye başladığını, davacıdan alınmaya çalışılan hizmet fayda sağlamak yerine zarar getirmeye başladığını, bu sebeple son çare olarak zorunluluk haline gelmesi sebebiyle ilişkinin sonlandırıldığını, öncelikle mahkemeye ait ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaların birleştirilmemesine, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememize ait ... Esas sayılı dosyasında ... tarihli birleştirme kararı ile mahkememize ait ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın mahkememize ait ... Esas sayılı dosyası içerisine alındığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası ile birleşen mahkememize ait ... Esas sayılı dava dosyası yönünden;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, yazılım hizmeti veren bir yazılım mühendisi olduğunu, davalı taraf ile anlaşmaları sonucunda davalı tarafa da yazılım hizmeti verdiğini ve bu hizmetin bedeline ilişkin olarak da icra takibine esas faturaları düzenlediğini ve bedellerinin ödenmesini davalı taraftan istediğini ancak davalı taraf bu ödemeyi yapmaktan kaçındığını, 07.01.2025 tarihinde davacıya ait olan ... isimli mail adresine davalı tarafça ... isimli mail adresinden faturalara ilişkin olarak entegrasyon sıkıntıları yaşandıklarından bahisle ödeme yapılmadığı ve iade faturaları gönderdiklerini, davacı tarafından Bakırköy .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ödeme yapılması talebinde bulunulduğunu, ancak davalı tarafın yine de ödeme yapmadığını, davalı tarafın şirket olup tacir niteliği bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen faturalara itirazı varsa da bu itirazı zamanında ve usulüne uygun olarak yapmadığını ve artık davacı tarafça gönderilen faturaların içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, tacirler arasındaki ticari satışlarda ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında TTK Madde 23/1-c de düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23/1-c maddesin gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, ayıp bildirimi için Kanunda belirlenen sürenin hak düşürücü süre olduğunu, bu sürenin sona ermesiyle alıcının malın ayıplı olmasından doğan hakları kaybedeceği hususunda doktrinde ve Yargıtay kararlarında baskın görüş olduğunu ve bu hususun Sayın Mahkeme tarafından gözetilmesini talep ettiklerini, davalı taraf ihtara cevabında ve ekte sunulu mail yazışmalarında, entegrasyonun doğru çalışmadığını, kullanımının sağlanmadığını, hizmetin ayıplı olduğu belirtildiğini, ancak mail yazışmaları incelendiğinde görüleceği üzere mail tarihinin 07.01.2025 tarihi olduğunu, iade fatura tarihlerinin de 07.01.2025 tarihi olduğunu ancak icra takibine konu davacının düzenlediği faturaların tarihinin ise 14.10.2024, 15.10.2024, 23.10.2024 ve 18.11.2024 tarihleri olduğunu, aradan geçen yaklaşık 3-4 aylık süreçte müvekkile hak düşürücü süre içerisinde gerekli ayıp bildirimi yapılmadığını, davacı şirket ile davalı taraf arasındaki 02.01.2025 tarihli cari hesap ekstresi de incelendiğinde davalı tarafın davacıya borçlu olduğunun göründüğü belirtilerek, davalı taraf aleyhine asıl alacağın icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi ve davanın kabulünü talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müşterilerine platform üzerinden erişim sağlanabilen bulut tabanlı finans ve iş yönetimi uygulamaları sunduğunu, "....." ise davalının sunduğu hizmetler kapsamındaki bulut tabanlı ürününün adı olduğunu, davacının ise yazılım hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı şirketin müşterilerine sunduğu hizmetlere yönelik olarak entegrasyon ve yazılım hizmeti alma ihtiyacı duyduğunu, davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ve tek yetkilisi olan ... ile daha önceden bireysel ve profesyonel olarak tanışıklığın olması sebebiyle adı geçen hizmetlerin davacıdan alınması tercih edildiğini, davacı ile davalı tarafın entegrasyon ve yazılım hizmetlerinin yüksek kalitede sağlanması hususlarında anlaşma sağladığını, tanışıklığın da olması sebebiyle hızlı çözüm olması adına yazılı bir sözleşme akdedilmeksizin davalı taraf ... olarak şahsen müvekkiline hizmet vermeyi üstlendiklerini, ilk başlarda davacı tarafın şahsen ... olarak hizmet verdiğini ve şahsı adına faturaları kestiğini, devam eden süreçte davacı tarafın kurduğu " .... " üzerinden hizmet vermeye devam ettiğini ve faturaları da bu şirket adına kesildiğini, gerek davacının şahsen gerekse de şirketi üzerinden hizmet verdiği dönemlerde yazılı sözleşme akdedilmediğini, şirketin kurulmasından sonra da şahıs olarak hizmet verdiği dönemde kurulan ilişki üzerinden aynı şartlarla devam edildiğini, davalı şirketin müşterilerine verdiği hizmette en önemli noktanın, müşterilere stabil, sorunsuz ve hızlı hizmet sunulması olduğunu, sistemde sık sık sorunlar yaşanması, yaşanan sorunların hızlı bir şekilde çözülememesi ya da sistemin verimli çalışmaması davalı şirketin hizmetlerinin sorgulanmasına ve iş kaybı yaşanmasına sebebiyet verdiğini, izah edilen standartta kaliteli bir hizmetin sunulmasında ise davacı tarafın müvekkiline sunduğu hizmetlerin belirleyici olduğunu, zira davacı tarafın davalıya yazılım geliştirme ve entegrasyon hizmetleri sunmayı üstlendiğini, davacı şirketin müşterilerine sunduğu hizmetin vaat edildiği gibi çalışması ve müşterilerinden gelen sorunların kaliteli ve hızlı çözülmesinin davacının müvekkili şirkete sunduğu hizmetlerin tam, kaliteli ve hızlı olmasına bağlı olduğunu, davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkide davacı tarafın bir kısım hizmetleri sağlamışsa da; kendileri ile yapılan çalışmalardaki verimsizliğin, davalı sürekli olarak müşterileri ile karşı karşıya gelmesine ve itibar kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin davacıdan kaynaklanan sebeplerle bir kısım müşterilerini kaybettiğini ve bir kısım müşterilerini ise kaybetme noktasına geldiğini, davacı tarafa gerek sözlü gerekse de yazılı bildirimler yapılmasına rağmen davacı tarafça gerekli hizmetlerin verilememesi ya da ayıplı verilmesi, destek sağlanmaması sebebiyle davacı taraf ile olan çalışma sonlandırılmak zorunda kalındığını, davacı tarafla var olan iş ilişkisi süresince davacı tarafından sunulabilen bir kısım hizmetlerin karşılığı olarak gerek davacının şahsı adına kestiği gerekse de ... şirketi adına kestiği faturaların bir kısmı ödendiğini, ancak izah edildiği üzere verilemeyen, ayıplı ve eksik olarak verilen hizmetler için kesilen faturaların ödemesinin davacıdan kaynaklanan nedenlerle hizmet alınamamış olması sebebiyle yapılmadığını ve iade faturaları düzenlenmesi gerektiğini, davalı şirketin, davacının sunduğu hizmetler konusunda sık sık sorunlar yaşadığını, eskiye dayanan bireysel ve profesyonel tanışıklık ve ilişki sebebiyle sorunların çözüleceği inancıyla davacı ile devamlı olarak iletişim halinde kalarak tüm iyi niyeti ile hizmet almaya ve ilişkiyi sürdürmeye çabalandığı, Bu şekilde devam eden uzunca süreçte, davacı faturalar kesmiş, bu faturaların bir kısmının ödendiği, esasen sağlanamayan ya da ayıplı ve eksik olarak sağlanan hizmetler için kesilen faturalara dair ödeme yapılması bekletildiği, sorunların çözüleceği ve davacı tarafından vaat edilen tam ve kaliteli hizmetin sağlanacağı inancıyla hizmetler sağlandığında ödeme yapılması planlandığı, tamamen iyi niyetli ve yapıcı hareket edilmiş, faturalar bu şekilde bekletilmiş ve ilk aşamada iade faturası da kesilmediği belirtmilmiştir. Ancak devam eden süreçte aynı sorunlar devam etmiş, müvekkil şirket müşteri kaybetmeye başlamış, davacıdan alınmaya çalışılan hizmet fayda sağlamak yerine zarar getirmeye başlandığı, bu sebeple son çare olarak zorunluluk haline gelmesi sebebiyle ilişki sonlandırıldığı, İlişkinin bu şekilde sonlandırılması ile artık sorunların çözülmesi, alınamayan hizmetlerin alınması ihtimali de kalmadığından verilen hizmet dikkate alındığında fazla ya da yersiz olan faturalar için iade faturaları kesildiğini belirtmişlerdir. Davacı taraf "..." projesi için entegrasyonu canlıya alamadığı, sistem kullanılamadığı, entegrasyon davalı şirketin kendi kaynakları ile tekrar yapıldığı, davacı tarafından gerekli destek genel olarak sağlanmamış olduğu ancak davacı taraf sanki gerekli hizmeti sağlamış gibi fatura kesme yoluna gitmiş olduğu, faturanın kesilmesinden sonra da davacı tarafın gerekli hizmeti verememesi ve geçen uzunca süreden sonra hizmetin verilemeyeceğinin anlaşılması sebebiyle iade faturası düzenlenmek zorunda kalındığı belirtilmiş, Benzer şekilde "..." için de entegrasyon doğru çalışmadığı, ... müvekkil ile olan sözleşmesini feshetmiş, davalı ödeme yapmamış ve davacı ile ... arasında dava süreci başladığını, Davalı ile ... arasındaki ilişkinin bu hale gelmesine ve sözleşmenin feshedilmesine davacının müvekkile vaat ettiği hizmetleri sunamaması sebebiyet verildiğini, Beklenen fayda sağlanamadığı gibi müşteri kaybı ve maddi zarar yaşandığını, durum bu şekilde iken davacının fatura keserek hizmet sağlamış gibi ücret talep etmesi mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Benzer şekilde "... (...)" isimli müşteride de entegrasyon hizmeti davacıdan kaynaklanan sebeplerle düzgün şekilde verilememiştir. "..." ve "..." isimli müşteride de benzer sorunlar yaşandığını, "..." isimli müşteride, davacıdan kaynaklanan sebeplerle entegrasyon doğru çalışmamış, davacıdan kaynaklanan sebeplerle düzgün hizmet sunulamamasından dolayı müşteri davalı ile olan sözleşmesini fesih etmiş ve müşteriden ödeme alınamadığı, davalı ile ... arasındaki ilişkinin bu hale gelmesine ve sözleşmenin feshedilmesine davacının davalıya vaat ettiği hizmetleri sunamaması sebebiyet verildiği, beklenen fayda sağlanamadığı gibi müşteri kaybı ve maddi zarar yaşandığı, durum bu şekilde iken davacının fatura keserek hizmet sağlamış gibi ücret talep etmesi mümkün olmadığı belirtmiş, Davacı tarafça verilmesi taahhüt edilen hizmetler alınamamış, taraflarca mutabık kalınan şartlar davacı yanca yerine getirilmediği, dolayısıyla davalı şirket alamadığı hizmetler için düzenlenen faturalar için ödeme yükümlülüğü altında olmadığından iade faturaları düzenleyerek davacı tarafa gönderdiğini, Dava konusu faturalara ilişkin olarak davalı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ve birleşen dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağına istinaden başlatılan Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği, davacının takip tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının tespiti davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında yazılım hizmetinin ayıplı ve eksik verilip verilmediği, birleştirme talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarında olduğunun tespitin hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı borçlu şirket aleyhine 90.230,02-TL (88.692,06-TL asıl alacak+ 1.537,96-TL işlemiş faiz olmak üzere )alacağının tahsili, asıl alacağa işleyecek yıllık %24 oranında ve değişen oranlarda adi kanuni faizi ile birlikte, vekalet ücreti ve icra masraflarının birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Birleşen davada; Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 160.391,86-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 21/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 23/01/2025 tarihli dilekçesi ile takibe ve takipte talep edilen borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 23/01/2025 tarihinde icranın durdurulması, kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görüldü.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile; tarafların ticari defterleri incelenerek; HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davacının ve davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği, davacının takip tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının tespiti hususlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir ...'ın 17/07/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği iade faturaların içeriklerinin ispat edilmesi gerektiği, bu
hususta nihai takdirin mahkemeye bırakıldığı,
ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 88.692,06 TL
alacağı talep edebileceği,
davacı tarafın takip tarihi itibariyle 1.537,96 TL işlemiş faiz talebinin olduğu, işlemiş faizin takip
talebi kriterleriyle fatura tarihlerinden başlatılarak takip tarihine kadar yıllık yasal faiz oranlarıyla
1.537,96 TL olarak hesaplandığı ve nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın
takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile dosyanın aynı hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek; asıl ve birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ve Bakırköy .....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyaları ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile; tarafların ticari defterleri incelenerek; HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davacının ve davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy .....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği, davacının takip tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa asıl alacak ve işlemiş faiz miktarının tespiti ile faturaya konu hizmetin davalı tarafa verilip verilmediği, eksik veya ayıplı olup olmadığı, fatura bedellerinin kadri matuf olup olmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir ... ve Bilişim Uzmanı ... 'in .... tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine
delil niteliği taşıdığı,
davalı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine
delil niteliği taşıdığı, Asıl dava yönünden ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 88.692,06 TL
alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 1.537,96 TL işlemiş faiz talebinin
olduğu, işlemiş faizin takip talebi kriterleriyle fatura tarihlerinden başlatılarak takip tarihine
kadar yıllık yasal faiz oranlarıyla 1.537,96 TL olarak hesaplandığı ve nihai takdirin mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği, Birleşen Dava İçin; ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 156.292,54 TL
alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 4.099,32 TL işlemiş faiz talebinin
olduğu, işlemiş faizin takip talebi kriterleriyle fatura tarihlerinden başlatılarak takip tarihine
kadar yıllık yasal faiz oranlarıyla 1.537,96 TL olarak hesaplandığı ve nihai takdirin
mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık yasal faizi talep edebileceği,
yapılan incelemelerde davacının hizmeti eksik ve kusurlu sunduğunun tespit edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile Dosyanın taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile ekinde sunulan belgeler doğrultusunda itirazları karşılar mahiyette asıl ve birleşen dava yönünden taraflar arasındaki mail yazışmaları, tarihleri, icra takibine konu her bir fatura ve iade faturası tarihleri değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzim edilmesi hususunda aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin ...... tarihli ek raporunda özetle; Kök rapor çalışmasının tarafların ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamındaki belge ve
bilgiler nezdinde denetime elverişli şekilde, tarafsız ve objektif olarak yapıldığı, mali açıdan
herhangi bir eksik, noksan veya hatalı bir durumun bulunmadığı, bulunmasının mümkün olmadığı,
tespit, inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı ve nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, kök
rapordaki mali açıdan sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı, Davacı tarafından sunulan yazılım ve entegrasyon hizmetlerinin teknik olarak
gerçekleştirildiği, Sistemlerin çalışır halde kurulduğu ve teslim edildiği, Teknik dokümantasyon ve erişim bilgilerinin eksiksiz şekilde devredildiği, entegrasyonun aktif veri alışverişi sağlayan işlevsel bir sistem olduğu,
ortaya çıkan problemlerin sistemin hiç çalışmaması kaynaklanmamış olduğu, operasyonel/iyileştirme gerektiren teknik aksaklıklardan kaynaklandığı, bakım ve destek hizmetlerinin proje kapsamı dışında olduğu,
davacı tarafından sunulan hizmetin yerine getirilmiş olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminat ilişkin olduğu, davacı tarafından fatura alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takiplerinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde yapılan ödeme emrine itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemli açılan iş bu asıl ve birleşen davanın yasal süre içerisinde olduğu, davacı tarafından ticari ilişkiden kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflarca delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2024-2025 yılı ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, asıl dava yönünden; takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 3 adet ve KDV dahil 88.692,06 TL tutarlı satış faturasının olduğu, davacı tarafın 88.692,06 TL fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu, iş bu faturaların tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak kaydedildiği,
birleşen dava yönünden takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait toplam 6 adet ve KDV dahil 156.292,54 TL tutarlı satış faturasının olduğu, davacı tarafın 156.292,54 TL fatura tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, faturaların e-fatura olduğu, iş bu faturaların tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak kaydedildiği,
tarafların 2024-2025 yılı BS-BA formu beyanlarının karşılaştırılması neticesinde; davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında düzenlediği takibe konu 9 adet faturanın olduğu, davalı tarafın davacı tarafa 2025 yılında düzenlediği 4 adet iade faturasının olduğu,
tarafların 2024-2025 yılı BS-BA Formu beyanlarının karşılıklı olarak adet ve tutar yönünden birbirini teyit ettiği, tarafların birbirine düzenlediği tüm faturaların karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği,
davacı tarafın cari hesap ekstresine göre; davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 14.10.2024 tarihli 41.049,96 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 17.12.2024-31.12.2024-01.01.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 244.984,60 TL alacaklı olduğu,
davalı tarafın cari hesap ekstresine göre; davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 14.10.2024 tarihli 41.049,96 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 10.12.2024-31.12.2024-01.01.2025 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 244.984,10 TL borçlu olduğu, 10.01.2025 tarihli 164.205,32 TL tutarlı kayıt işlemi ile davalı tarafın davacı tarafa 80.778,78 TL borçlu olduğu,
davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 244.984,60 TL alacaklı olduğu,
davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 80.778,78 TL borçlu olduğu,
taraf defterleri arasındaki 164.205,82 TL cari hesap farkının davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 07.01.2025 tarihli, 164.205,32 TL tutarlı, 4 adet iade faturası ve taraflar arasındaki 0,50 TL cari hesap yuvarlama kayıt işleminden kaynaklandığı,
taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafça davalıya verilen yazılım hizmet işinden kaynaklandığı, takibe dayanak faturaların da bu hizmete ilişkin düzenlendiği, davalı tarafça yazılım hizmetinin eksik ve ayıplı olarak ifa edildiği ileri sürülmüş ise de, bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor ile davacı tarafından sunulan yazılım ve entegrasyon hizmetlerinin teknik olarak gerçekleştirildiği, sistemlerin çalışır halde kurulduğu ve teslim edildiği, teknik dokümantasyon ve erişim bilgilerinin eksiksiz şekilde devredildiği,
entegrasyonun aktif veri alışverişi sağlayan işlevsel bir sistem olduğu, ortaya çıkan problemlerin sistemin hiç çalışmaması kaynaklanmamış olduğu, operasyonel/iyileştirme gerektiren teknik aksaklıklardan kaynaklandığı, bakım ve destek hizmetlerinin proje kapsamı dışında olduğu,
davacı tarafından sunulan hizmetin yerine getirilmiş olduğu tespit edilmiş olmakla; söz konusu iade faturalarının dayanağının davalı tarafından ispatlanamamış olduğundan iade fatura bedelleri davacının alacağından düşülmeden davacı alacağına hükmedilmesi gerektiği, buna göre davacının asıl dava yönünden 88.692,06-TL, birleşen dava yönünden 156.292,54-TL
alacaklı olduğu, davalının asıl alacak yönünden icra takibine itirazının yerinde olmadığı, takip talebinde yer alan işlemiş faiz istemi yönünden davacı tarafından takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediğinden davacının takipten önce işlemiş faizi talebinin yerinde olmayacağı sonuç ve kanaatine varılarak; asıl dosya yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy .....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibe 88.692,06-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yıllık adi kanuni faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen (Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.) dosya yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibe 156.292,54-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yıllık adi kanuni faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacının takip konusu alacağı ve miktarı davalı tarafından bilinebilecek durumda olduğundan, alacak likit kabul edilerek, asıl dava yönünden Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 17.738,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 31.258,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)Asıl dosya yönünden;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy .....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 88.692,06-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yıllık adi kanuni faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 17.738,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
B) Birleşen (Bakırköy .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.) dosya yönünden;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 156.292,54-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yıllık adi kanuni faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 31.258,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
C)Asıl dava yönünden;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 6.058,55-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.540,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.517,64-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre hesaplandığında 4.521,59-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye kalan 78,41-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı ve 1.540,91-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.156,31-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından sarf edilen 20.697,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 20.344,71-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen 1.000,00-TL yargılama giderinin davanın red oranı dikkate alınarak 17,04-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.537,96-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
D)Birleşen (Bakırköy .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.) dava yönünden;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 10.676,34-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.739,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.937,24-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre hesaplandığında 4.482,43-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye kalan 117,57-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından ödenen 615,40-TL başvurma harcı ve 2.739,10-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.354,50-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından sarf edilen 37,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 36,54-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.099,32-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
E)Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
F)HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ( e duruşma yolu ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/05/2026
Katip .....
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza