İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, banka kredi sözleşmesi kaynaklı menfi tespit davasında, imza sahteciliği iddiasıyla ilgili ispat yükünün alacaklı bankada olduğunu belirten kararı.
Özet: Bir bankanın, kredi sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine açtığı itirazın iptali davasında, borçlunun sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası üzerine mahkemece atanan grafoloji uzmanı raporuyla imzaların borçluya ait olmadığının tespit edildiği ve Yargıtay içtihadınca imza inkarında ispat yükünün alacaklıda olduğunun vurgulandığı, esas itibarıyla bir menfi tespit davası niteliğindeki hukuki süreç, mahkeme tarafından delillerin değerlendirilmesi aşamasındadır.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/442 KARAR NO : 2026/403DAVA : Menfi TespitDAVA TARİHİ : 07/07/2023KARAR TARİHİ : 16/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Bankası A.Ş. tarafından ... aleyhine açılan işbu dava, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka, davalı ile Karaköy Şubesi arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle borcun muaccel hale geldiğini, ... 48. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Bunun üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali davasının açıldığı belirtilmiştir. Davacı banka, davalının yetkiye, borca, faize ve ferilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, sözleşmede ... Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, faiz oranlarının sözleşmede kararlaştırıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava değeri 950.220,71 TL olarak gösterilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde öncelikle görevsizlik, husumet, yetki, iş bölümü, derdestlik ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuştur. Davalının icra takibinde yetkiye süresinde itiraz ettiğini, bu nedenle geçerli bir takip bulunmadığını savunmuştur. Ayrıca dava konusu kredi kartının “belirsiz süreli tüketici kredisi” niteliğinde olduğunu, davalının tüketici sıfatıyla hareket ettiğini ve bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür. Davalı adresinin Büyükçekmece’de bulunması nedeniyle ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, gerçek kişi olan davalı bakımından yetki sözleşmesinin geçerli olmayacağını savunmuştur. Ayrıca davacı tarafından uygulanan faiz oranlarının sözleşmedeki oranların üzerinde ve fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu menfi tespit davasıdır.Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 25/11/2025 tarihli ara karar ile dosyanın grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.24/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; İnceleme konusu sözleşmedeki imzalar dikey ve yatay çizgilerle oluşturulmuş majiskül “...” harfi benzeri bir yapı ve çoklu gramalarla oluşturulmuş, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, işlek özellikte imzalar olup, bu imzalar ile ...'ün karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında bir ilişki bulunmamaktadır. Kanaati bildirilmiştir.Menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olmakla beraber, alacak bir senede bağlanmış ise, bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Başka bir ifade ile bu durumda senet nedeniyle borçlu olmadığını idida eden davacı, iddiasını ispat etmek zorunluluğundadır.Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD... E. ... K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı, somut olayda mahkememizce 07/04/2026 tarihli bilirkişi raporuyla imzaların davacı yanın eli ürünü olmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile; Davacının ... 30. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın KABULÜ İLE ; Davacının ... 30. İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyasından BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 8.037,09-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının adli yardım talebinin kabulü nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan toplam 15.430-TL (430-TL tebligat posta gideri ve 15.000,00-BK ücreti) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2026Katip ... ¸ Hakim ... ¸