İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, aciz hali bulunmadığı gerekçesiyle tasarrufun iptali davası kapsamında ihtiyati haciz sonrası yapılan ihtirazi kayıtla ödemenin istirdadı talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı tarafından hakkında açılan tasarrufun iptali davası sürecinde konulan ihtiyati haciz kararı nedeniyle ticari hayatının olumsuz etkilenmesini önlemek amacıyla, icra baskısı altında ihtirazi kayıtla ödediği 184.658,98 TLnin, tasarrufun iptali davasının sonradan konusuz kalması ve istinaf incelemesinde aciz halinin bulunmadığı gerekçesiyle dava koşullarının oluşmadığı tespit edildiği için yasal faiziyle birlikte iadesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2025/138 EsasKARAR NO:2026/877İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:25/12/2024NUMARASI:2022/184 Esas, 2024/818 KararDAVANIN KONUSU:İstirdatKARAR TARİHİ:04/06/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafça, İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/208 esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine tasarrufun iptali davası açılmış olduğunu,mahkemenin tensip tutanağı ile müvekkili şirketin tüm mallarına ve banka hesaplarına vermiş olduğu ihtiyati haciz kararı gereği haciz işlemi tesis edildiğini, mahkemece sehven tüm menkul ve gayri menkullere ve banka hesaplarına haciz kararı gereği haciz konulmuş olup müvekkilinin ticari hayatının riske girmesi ve mağdur olmasına sebep olacağı için İstanbul 7. İcra Dairesi ... sayılı dosyasına taraflarınca ihtiyati haciz kararı gereği belirlenen miktarın ödendiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin davalıya aktarılmasını önlemek ve müvekkilinin borçlu dahi olmadığı miktarı ödemek zorunda kaldığını belirterek İstanbul 7. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasındaki ihtiyati haciz miktarını ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu kısmın istirdadına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. -Dava açılırken dava değeri 18.000TL olarak gösterilerek bu tutar üzerinden harç yatırılmış,mahkemenin harcın tamamlanmasına ilişkin ara kararına istinaden 23/09/2024 Tarihinde 2.834,87TL tamamlama harcı yatırılmıştır. -İlk derece mahkemesince istirdadı talep edilen tutarın açıkça belirtilmesi için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin 12/12/2024 Tarihli dilekçesinde; "ihtirazi kayıtla ödene tutarın 184.658,98TL olduğu, bu tutarın ödeme tarihi olan 05/04/2021'den itibaren en yüksek mevduat banka faizi ile talep edildiğini" beyan etmiştir. CEVAP:Davalı vekili dilekçesinde; davacının, dava dışı borçlu ile tasarrufta bulunan 4.kişi olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı –borçlular “... Şirketi ve .... Şti”den istanbul 7. icra müdürlüğü’nün... sayılı dosyasından alacaklı olduğunu, bu dosyadan yazılan talimat ile dava dışı borçluların adreslerinde fiili haciz yapıldığını ancak yapılan hacizlerde hacze kabil mal bulunamadığını, öte yandan, yaptıkları icra takibi neticesinde alacaklarını karşılar nitelikte bir mal varlığının olmadığının tespit edildiğini, İstanbul 7. icra müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasından yaptıkları araştırmalarda davalı-borçlu ... Yapı adına kayıtlı Mersin ili, Tarsus İlçesi, ... Mahallesi, 3923 ada, 3 parsel 1.089 m2 yüzölçümlü ... ve Arsası vasfındaki taşınmazda, dava dışı borçlu...Yapı tarafından 11.05.2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile dava dışı ... lehine 1. Dereceden 1.000.000 TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, dava dışı borçlu ..., işbu lehine tesis edilen ipotek ile ilgili olarak Göksun İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyası üzerinden 20.05.2019 tarihinde İpoteğin Paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçmiş ve bu iş bu takipten doğan alacak hakkını aynı gün yani 20.05.2019 tarihinde davacı ...’e temlik ettiğini, davac..., ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotekli taşınmazı sattırdığını ve alacağa mahsuben 253.000 TL bedelle taşınmazı iktisap ettiği işlemlerin yapıldığının tespit edildiğini, dava dışı borçlu ...Yapı tarafından ... ve onun tarafından da davacı ... lehine gerçekleştirilen ipotek tesisine ilişkin tasarrufların İİK 277 ve devamı maddeleri ile TBK. m.19 madde gereğince iptale tabi olduğu iddiasıyla taraflarınca İstanbul 8. Asliye Hukuk mahkemesi'nin 2021/208 E. sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, taraflar arasında yakın ilişki olması nedeniyle tasarrufların doğrudan iptale tabi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalının kendisine karşı tasarrufun iptali davası açtığını, bu davada verilen ihtiyati haciz kararı ile banka hesaplarına ve malvarlığına haciz konulduğunu, bu nedenle ihtirazi kayıtla icra baskısı altında ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek ödediği bedelin istirdatını talep ettiği, İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/208 E. sayılı dosyasının mahkememizce celbedildiği, bu davada ilk derece mahkemesi tarafından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bam 9.Hukuk Dairesinin 2021/1913 E., 2024/564 K.sayılı ilamı ile borçluların belediyeden alacaklarının bulunması ve menkul mal haczinin yapılması göz önüne alındığında aciz halinin bulunmaması nedeniyle davanın görülme koşullarının bulunmadığının ve ön şart yokluğu nedeniyle davalı tarafın haklı olduğunun tespitinin yapıldığı, eldeki davanın davacısının davalıya ön şartı bulunmayan tasarrufun iptali davasında alınan ihtiyati haciz kararı doğrultusunda ihtirazi kayıtla ödeme yapması ve davacının tasarrufun iptali davasında haklı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmekte haklı olduğu kanaatiyle; -Davanın kabulü ile İstanbul 7. İcra dairesinin ... sayılı dosyasına ödenen 184.658,98 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; davanın kabulüne karar verilmişse de faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, 13.12.2024 tarihli beyan dilekçesi ile de "dava dilekçemizde talep edilen tutarın da 184.658,98 TL olduğunu ve ödeme tarihi olan 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile talep ettiğimizi belirtmemiz gerekmektedir." şeklinde faiz talep edildiğini, belirterek kararın bu yönden kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Mahkemece tasarrufun iptali davasının görülme koşulları ile ilgili detaylı inceleme yapılmaksızın BAM kararına atıf yapılmak suretiyle karar verilmesinin yerinde olmadığını, BAM kararı şekli yönden kesin karar olması nedeniyle karara karşı yasal yollara müracaat edilemediğini, söz konusu kararda belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığına yönelik hükmün somut olaya uygun olmadığını, davanın açılmış olduğu tarih itibari ile icra dosyasının halen açık olduğu, icra dosyasından haciz edilen davalı borçluya ait menkul ve gayrimenkullerin toplam değerlerinin müvekkili şirketin alacaklı olduğu icra dosyasındaki kapak hesabını karşılamadığını, bölge adliye mahkemesi kararında yer alan belediyedeki alacaklara haciz konulmuş ise de söz konusu alacakların icra dosyasına ödenmesi belediyeden talep edilmiş ve ödemenin bir kısmı icra dosyasına gönderilmiş ve icra dosyasından reddiyat yapılmak suretiyle tahsil edilmiş, bakiye olduğu belirtilen kısım ise bugüne kadar belediye tarafından icra dosyasına ödenmemiş olduğunu, müvekkili şirketin halen davalı borçludan alacaklı olduğunu, tasarrufun iptali davası yönünden kesinleşmiş bir icra takibi koşulunun da gerçekleşmiş olduğunu, tasarrufun iptali davasındaki aciz şartı gerçekleştiğini, dava tarihi itibariyle müvekkil davacı davalıdan alacağını tahsil edemediğinden, haciz zaptları İİK md.105/2 uyarınca geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunu, Aciz vesikası, yargıtay aşaması dahil davanın her aşamasında sunulabileceğini, mahkemece müvekkilinin hacze kabil malları olduğuna kanaat getirilmiş olsa dahi, buna dair bilirkişi raporu alınmamasının hatalı olduğunu, davaya ilişkin önşartlar oluşmuş olup, esas bakımından da dava konusu tasarruflar iptale tabi olduğunu, Dava konusu ipotek tesisine ilişkin tasarrufların İİK 279/I maddesinden ayrı olarak İİK 280/I maddesi gereğince de iptali gerektiğini,Dava konusu olayda davalı borçlu “ ...” Göksun İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasındaki ipotek takibinden doğan alacak hakkını temlik ettiğini, alacağın temlikinin konu oluşturan icra takibinin dayanağı ipotek hakkı olduğunu, İİK 277 vd maddeleri ile TBK.m.19 Zereğince iptaline karar verilmesi halinde, üzerinde tasarruf edilebilecek bir hak olmayacağından buna dayanarak yapılan ipotek alacağının temliki işlemi de geçersiz olacağını, Dava konusuz kalmakla birlikte, HMK md.331/1 hükmü gereği, mahkemece müvekkilinin dava tarihindeki haklılığının tespiti gerektiğini, dava açılış tarihindeki haklılık durumu için ayrıca bir incelme yapılması gerektiğini kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, haksız olarak ödendiği iddia edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının, İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/208 Esas sayılı tasarrufun iptali davasındaki ihtiyati haciz kararına istinaden ihtirazi kayıtla icra dosyasına ödeme yaptığı, tasarrufun iptali davasında ise neticeten önşartın gerçekleşmediği ve davalı tarafın haklı olduğu gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, İstanbul BAM 9.HD'nin 2021/1913Esas, 2024/564 Karar sayılı ilamı ile kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu, istinaf kararının kesin nitelikte olduğu, kesinleşen karar karşısında davalının istinaf sebebinde yer alan tasarrufun iptali davasına ilişkin hususların Dairemizce incelenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili; faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, mahkemenin ara kararına istinaden dava harcının tamamlandığı, mahkemece istirdadı istenen miktarın açıklanması için yeniden süre verildiği, davacı vekilinin talep miktarını açıklayarak faiz talep ettiği, ancak talebini ıslah etmediği, ıslah harcı yatırmadığı dikkate alındığında mahkemece süresinde talep ve ıslah edilmeyen faiz yönünden karar verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 12.614,05TL harçtan, peşin alınan 3.200TL harcın mahsubu ile bakiye 9.414,05TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2026