Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı itirazın iptali davasının, borcun yargılama sırasında ödenerek konusuz kalması ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi.
Özet: Ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı, fuar stant hizmetleri karşılığı düzenlediği faturalara dayalı bakiye alacağını ve icra inkar tazminatını talep ederken, davalı yetki itirazında bulunarak hizmetin ifa edilmediğini ve borcun tartışmalı olduğunu savunmuştur; ancak yargılama sürerken davaya konu borcun davalı tarafça ödenmesi üzerine davanın konusuz kaldığına karar verilmiş, mahkeme esasa girmeksizin, davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalının yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasına hükmetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No: 2025/368 Esas
KARAR NO: 2026/401
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2025
KARAR TARİHİ : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin mobilya hizmeti kapsamında davalı tarafa fuar stant hizmeti vererek ürün satımı gerçekleştirdiğini, bu işe istinaden 30.07.2024 tarihli 11.000,00-TL bedelli ve 20.08.2024 tarihli 374.000,00-TL bedelli faturaların düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı tarafından elektronik ortamda onaylandığını, yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye alacak için --------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden 175.000,00-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, faturaların yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, davalının tacir sıfatıyla basiretli davranması gerektiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlunun temerrüde düştüğünü ve alacağın muaccel hale geldiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 175.000,00 TL tutarında ihtiyati haczine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki esasa ilişkin iddiaların kabul edilmediğini, para borcunun götürülecek borçlardan olması ve alacaklının yerleşim yerinin --------- olması nedeniyle HMK m. 116 uyarınca yetki itirazında bulunduklarını, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, alacaklının borçlunun mallarını kaçırdığına veya gizlediğine dair herhangi bir delil sunamadığını, yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığını, elektronik onay sistemindeki otomatik kayıtların faturanın içeriğinin kabul edildiğini göstermediğini, dava konusu faturaların teslim, kabul ve ifa belgelerinin bulunmadığını, bu durumun telafisi güç zararlar doğuracağını, 30.07.2024 ve 20.08.2024 tarihli faturaların tebliğ tarihinin belirsiz olduğunu, Tebligat Kanunu anlamında usulüne uygun bir tebligat yapılmadığından 8 günlük itiraz süresinin başlamadığını, TTK m. 21 hükmünün somut olayda uygulanamayacağını, taraflar arasında geçerli bir sözleşmesel ilişkinin varlığının ve faturaya konu hizmetin ifa edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını, faturanın tek başına sözleşme ilişkisini kanıtlamayacağını, Yargıtay kararları uyarınca temel borç ilişkisi inkar edildiğinde ispat yükünün faturayı düzenleyende olduğunu, davacının hangi sözleşmeye veya iş kalemine dayandığını açıklamadığını, teslim tesellüm belgelerinin dosyaya sunulmadığını, faturaya itiraz edilmemesinin malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, alacağın likit olmadığını ve tartışmalı bulunduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek, ihtiyati haciz talebinin ve davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER-------- Vergi Dairesi Başkanlığı, --------- Defterdarlığına yazılan müzekkere cevapları, ---------- İcra Dairesi ---------- İcra Dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, --------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraf vekilleri tarafından 08.06.2026 tarihli celsede davaya dayanak icra dosya borcunun ödendiği ve davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, davacı vekili tarafından her ne kadar dava konusuz kalsa da yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin devam ettiğinin belirtildiği görülmüştür. Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; davacı vekilinin vaki beyanlarına göre taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde uyuşmazlığın taraflarca ödeme yoluyla çözüldüğü anlaşılmış ve buna göre davanın konusuz kaldığı tespit edilerek davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre; 323. maddesinde sayılan ve hazineyi ilgilendiren yargılama giderleri ile yargılama sırasında yapılan yargılama giderlerinden, 331/1. maddesi gereğince davanın açılmasına davalı şirketin sebebiyet verdiği sonuç ve kanaatine varılarak davalı şirket sorumlu tutulmuştur.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 11.954,25 TL olmakla baştan alınan 2.113,57 TL peşin harç ile bakiye 9.840,68 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ve 2.113,57 peşin harç ile 7.635,00 TL yargılama gideri toplamının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olmakla AAÜT m. 13 gereği 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan teminatın ve bakiye gider avansının HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana veya ahzu kabza yetkili vekiline İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2026