İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde, otoyol işletmecisinin ihlalli geçiş ücreti ve gecikme cezası alacağı için açtığı ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir otoyol işletmecisi tarafından, araçların yetersiz HGS/OGS bakiyeleri nedeniyle oluşan çok sayıda ihlalli geçişlerden kaynaklanan ödenmemiş ücretler, gecikme cezaları ve faiz için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı ödememe ve kötü niyetli itiraz iddia ederken; davalı, banka hesaplarına konulan blokeler nedeniyle ödeme yapamadığını, ihlalli geçişler hakkında uygun bildirim yapılmadığını ve ticari faiz ile cezanın haksız olduğunu savunarak icra takibine itirazının haklı olduğunu ileri sürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/690 Esas
KARAR NO : 2026/534
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2025
KARAR TARİHİ : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı... Köprüsü ve ...Otoyolu Yatırım ve İşletme A.Ş. tarafından açılan davada, davalı... Ltd. Şti.'ne ait ...,..., ..., ..., ... ve ... araçlarla 18.05.2023 ile 08.04.2025 tarihleri arasında ...Çevre Otoyolu'ndan ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, 6001 sayılı Kanun kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine 15 gün içinde cezasız ödeme imkânı tanındığını, ancak davalı tarafça bu süre içinde ödeme yapılmadığını, bu nedenle İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden geçiş ücreti, dört kat gecikme cezası, faiz ve ferileri yönünden icra takibi başlattığını, ancak davalının 02.09.2025 tarihinde borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, işbu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu, yalnızca süreci uzatmaya yönelik yapıldığını, davalıya ait araçların geçiş yaptığı tarihlerde HGS/OGS hesaplarının müsait olmadığı, provizyon sorgularında “iptal ürün”, “ürün sisteme tanımlı değil” ve benzeri olumsuz sonuçlar alındığı, bu nedenle geçiş ücretlerinin sistem üzerinden tahsil edildiğini, HGS/OGS hesabını yeterli bakiye ile bulundurma yükümlü araç malikine ait olduğunu, otoyol kullanımına ilişkin levha, uyarı ve ilanlarla gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, ayrıca ihlalli geçiş sorgulama ve ödeme kanallarının da açık olduğunu, takipte talep edilen ticari faizin 3095 sayılı Kanun uyarınca avans faizi esas alınarak istendiğini, söz konusu alacağın ticari iş niteliğinde olduğunu ve değişen oranlarda faiz uygulanmasının hukuka uygun bulunduğunu belirtmiştir. Bunun yanında faiz üzerinden KDV talebinin de 3065 sayılı KDV Kanunu ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde yasal olduğu, alacağın likit olduğunu, davalının haksız itirazı nedeniyle İİK m.67/2 gereği en az % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, alacağın tahsilinin tehlikeye düşmemesi için davalı şirkete ait araçlar ile diğer mal varlığı unsurları üzerine, borca yetecek miktarda ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş; dosyaya sunulan ihlalli geçiş listeleri, kamera kayıtları, provizyon kayıtları ve emsal kararlarla alacağın yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulduğunu tüm açıklanan bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından İstanbul ... İcra Mi üğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 46.848,96 TL tutarında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça bu takibe süresi içinde itiraz dildiği ve ardından işbu itirazın iptali davasının açıldığı belirtilmiştir. Davalı taraf, yapılan itirazın haklı sebeplere dayandığını, müvekkil şirkete ait araçlar için HGS hesabı bulunduğu ve bankalara otomatik ödeme talimatı verildiği, ancak 2025 yılı içinde şirket aleyhine yürütülen çeşitli icra takipleri nedeniyle banka hesaplarına haciz ve bloke konulduğu, bu nedenle geçiş ücretlerinin zamanında tahsil edilememiş olabileceği ifade edilmişti. Bu durumda davalı taraf, kendilerine herhangi bir uyarı ya da bildirim yapılmaksızın çok sayıda geçişin bir araya getirilip cezalı şekilde tahakkuk ettirilmesini hakkaniyete aykırı bulduğunu ileri sürmüştür. araçların farklı çalışanlar ve aile üyeleri tarafından kullanıldığını, bu kişilerin hangi geçişlerin ihlalli olduğunu tespit etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafça SMS, ihtarname veya benzeri herhangi bir bildirim yapılmadığını savunmuştur. Bu nedenle icra dosyasına yapılan itirazın kötü niyetli sayılamayacağı, davacının da geçiş ücretlerinin cezasız olarak ödenebilmesi için gerekli bildirimleri yaptığını ispat edemediğini, İstanbul ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ...D.İş sayılı kararına da atıf yapılarak, otomatik ödeme talimatı vermiş kullanıcıların bilgilendirilmeden çok sayıda ihlalli geçiş nedeniyle cezalandırılmasının sosyal hukuk devleti ve tüketicinin korunması ilkeleriyle bağdaşmadığını, her ne kadar 6001 sayılı Kanun'da açık bir bildirim şartı düzenlenmemiş olsa da, davalı taraf genel hukuk ilkeleri gereğince temerrüt ve ceza uygulanabilmesi için kullanıcıya bildirim yapılmasının gerektiğini, müvekkilin ulaşım hizmetinden tüketici olarak yararlandığını, bu nedenle aleyhine ticari faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, temerrüde düşürülmemiş bir borçluya ticari faiz işletilemeyeceği, faiz talebinin bu yönüyle de haksız olduğunu, icra takibinde yer alan KDV alacağının ne şekilde hesaplandığının ödeme emri ve eklerinden anlaşılamadığı, köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin KDV'ye tabi olabileceği kabul edilse de ihlalli geçiş nedeniyle uygulanan cezaların bir hizmet karşılığı olmadığından KDV'ye tabi tutulamayacağını bu nedenle borç miktarının şeffaf ve denetlenebilir şekilde ortaya konulmadığı, itirazın da bu sebeple yapıldığını, işbu açılan itirazın iptali davasının reddini, icra inkâr tazminatı talebinin kabul edilmemesini, ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Mahkememiz tensip ara kararı gereği; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya suretinin dosyamız arasına alınmış, Davaya konu, ...,...,...,...,...,... plakalı araçların 18.05.2023 - 08.04.2025 tarihindeki kullanım amacını gösterir tescil kaydının uyap sisteminden alınarak dosyamız arasına alınmış ve Karayolları 1. ve 4. Bölge Müdürlüğü ile Karayolları Ana Kontrol Merkezine, ..., PTT Bank Daire Başkanlığına, ...Bankasına, ...Bankasına, ...Katılım Bankasına müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05.03.2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "..... Davacı, ana alacak yönünden 37.215,00 TL, Takip tarihi itibarıyla faiz dahil 46.339,22 TL, Faiz KDV'si dahil 48.164,06 TL tutarda haklıdır. Davacının İcra İnkar Tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, yapılan hesaplamalar ve incelemeler neticesinde kanaatine varılmıştır. Raporumu HMK 282. madde hükmü gözetilmek kaydıyla ve HMK 266/c.2 madde uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir sayın yargı makamına ait olarak, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz ederim. ...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde uyuşmazlık konusunun; İstanbul ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında otoyol ihlalli geçiş bedeline dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususunda toplanmıştır.
Mahkememizce dava konusu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyanın incelemesinde; davacı ... Selim Köprüsü Ve ...Anonim Şirketi davalı ...Ticaret Limited Şirketi aleyhine 13/08/2025 Tarihinde 37.215,00 TL asıl alacak, 8.028,23 TL işlemiş faiz, 1.605,73 TL KDV olmak üzere toplam 46.848,96 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.05.2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır....." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1124 Esas, 2021/347 Karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan deliller ile alınan bilirkişi raporlarının bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda; dosya kapsamında ihlalli geçiş görüntüsü ile provizyon kayıtları incelenmek suretiyle hazırlanan ve ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda ...,...,...,... plaka sayılı araçlara ait HGS abonelik bilgileri, provizyon kayıtları ve 18/05/2023 ile 08/04/2025 tarihindeki geçiş/hesap hareketleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve davalının sahibi olduğu dava konusu araçlar için geçiş ücretlerinin sistemden tahsil edilemediği görülmüş bu hali ile davacının 227 adet ihlalli geçişi bulunduğu ve geçiş ücretini 15 günlük süre içinde ödemediği bu nedenle yasa gereğince 4 katı cezayı de ödemekle mükellef olduğu, davacı şirketçe talep edilen geçiş ücretinin davacıya ait aracın özelliklerine uygun olduğu, fiyatlandırma hatasının bulunmadığı, ihlalli geçişlerine ait fotoğrafın olduğu ve ihlalli geçiş provizyon bilgi ile uyuştuğu, geçişlerin kaçak olduğunun sabit olduğu davalı yanın rapora da itiraz etmediği görülmüş olup taleple bağlılık gereği davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacak likit olmakla davalı yanca da belirlenebilir olduğundan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı tarafından açılan davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 37.215,00 TL (7.443,00 TL kaçak geçiş ve 29.772,00 TL kaçak geçiş ceza) ile taleple bağlılık ilkesi gereği 8.028,23 TL işlemiş faiz ve 1.605,73 TL KDV olmak üzere toplam 46.848,96 TL alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin talepnamesindeki koşullar altında aynen devamına, alacağın likit olduğu anlaşılmakla iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında 7. 443,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ İLE,
İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 37.215,00 TL (7.443,00 TL kaçak geçiş ve 29.772,00 TL kaçak geçiş ceza) ile taleple bağlılık ilkesi gereği 8.028,23 TL işlemiş faiz ve 1.605,73 TL KDV olmak üzere toplam 46.848,96 TL alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin talepnamesindeki koşullar altında aynen devamına,
2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında 7. 443,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.200,25 TL harçtan başlangıçta alınan 615,40 TL'ın mahsubu ile bakiye 2.584,85 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 7.165,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davalının üzerinde bırakılmasına,
8-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026
Katip .
E-İMZA
Hakim .
E-İMZA