Sigorta şirketince TRAMERe yanlış bildirilen araç hasar kaydının düzeltilmesi ve gerçek bedelin tespitine yönelik açılan davanın hukuki gerekçeleri.
Özet: Bir trafik kazası sonrası aracında oluşan hasarın, sigorta tahkim komisyonunca belirlenen gerçek tutarından yüksek bir meblağla Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (TRAMER) kayıtlarına sigorta şirketi tarafından hatalı bildirilmesi üzerine, araç sahibinin aracının değer kaybına neden olan bu yanlış kaydın düzeltilmesini talep ettiği davada, mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin sigorta şirketlerinin TRAMER kayıtlarını kaydetme ve düzeltme yükümlülüğü bulunduğu ile hatalı kaydın aracın satış değerini düşüreceği ve davacının düzeltme talebinde hukuki yararı olduğu yönündeki gerekçeli kararını esas alarak davanın incelenmesine devam etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/867
KARAR NO : 2026/644
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 25/11/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı --- plaka sayılı aracın 08/09/2023 tarihinde müvekkiline ait ----plaka sayılı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğunu, bahse konu hasarın tazmini amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonda --- başvuru numarasıyla yapılan başvuruda Uyuşmazlık Hakemince verilen ----- sayılı kararda, bilirkişi raporunda hasar miktarının 15.271,36-TL olduğu belirtilmiş ve bu tutar üzerinden hüküm kurulduğunu, 15.271,36-TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne(TRAMER) 15.828,71-TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiklerini, sigorta şirketinin gerçekleşen kazaya ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER)'e 08.09.2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyip Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesini ihlal ederek müvekkile ait aracın değer kaybına sebep olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalı sigorta şirketine bu hususta başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını iddia ile 08.09.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkiline ait ----- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 15.271,36-TL olduğunun TESPİTİNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza bilgilerinin, eksper sonuçlarının, hasar ödeme bilgilerinin Sigorta Bilgi Merkezi Tramer kanalı ile ilgili kişilerle paylaşıldığını, bilgilerin bir kısmı sigorta şirketlerinden Sigorta Bilgi Merkezi’ne gitse de bu bilgilerin ne şekilde, hangi sınıflandırma ve kodlamalar ile yapılacağının belirlenmesi ve bu kodlamanınn uygulanması Sigorta Bilgi Merkezi tarafından yapıldığından davacının bilgi düzeltme talebi varsa bu talebini Sigorta Bilgi Merkezi’ne yöneltmesi gerektiğini, ihtilafın başvurusu üzerine Sigorta Bilgi Merkezi tarafından çözülememesi halinde ise davasını Sigorta Bilgi Merkezi’ne yönlendirmesi gerektiğini belirterek husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının sigorta şirketine başvuru şartını ve arabuluculuk şartını yerine getirmediğini, dava talep konusunun, HMK 106. maddesine dayalı tespit davası olarak açılmasının kanuna aykırı olduğunu, eda davası olarak açılması gerekirken sonuç ve istemden tespit davası olarak açıldığı açık ve net şekilde anlaşıldığını belirterek bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddi gerektiğini, SBM TRAMER kayıtlarında yer alan tazminat bedelleri poliçe primlerini etkilememekte ve araç satışlarında aracın değerlerinin tespitinde mevzuata dayalı bir kaynak teşkil etmediğini belirterek davanın usulden ve esasdan reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; hatalı bildirim yapıldığı iddiasına dayalı tramer kaydının düzeltilmesine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, mahkememizden verilen 10/04/2025 tarih ve ---- sayılı karar ile "Davanın usulden reddine" karar verildiği işbu karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonunda, ---- BAM----.Hukuk Dairesi'nin 03/09/2025 tarih ve --- Esas -/---- Karar sayılı kararı ile "üye sigorta şirketleri Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi veri tabanına araçlara ilişkin hasar kayıtlarını kaydetmek ve hatalı kayıt bildirildiğinde bu kayıtları düzeltmek zorundadır. Bu yükümlülük sigorta şirketlerine verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacının maliki olduğu araçtaki hasar tutarının davalı sigorta şirketi tarafından olması gerekenden fazla bildirildiği ve bu nedenle hatalı olduğu halde kaydın düzeltilmemesi nedeniyle TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 15.271,36 TL olduğunun tespitine, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gönderilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının aracının hasar tutarının olması gerekenden fazla bildirilmesi halinde aracın satışında değerinin düşük olarak belirlenmesine yol açacaktır. Dava dilekçesinde tespit ve aynı zamanda kaydın düzeltilmesi için hükmün gönderilmesi talep edildiğinden dava sadece tespit davası mahiyetinde değildir. Kaldı ki Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 23/4. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin düzeltme yapmak sorumluluğu bulunduğu halde bu sorumluluktan kaçınması ve başka bir yöntem ile hatalı kaydı düzeltme imkanı bulunmadığından davacının tespit isteminde hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, istinaf kararı üzerine oluşturulan tensip ile tramere yeniden yazı yazılmış ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yanıt verildiği görülmüştür.
Davacı vekili mahkememize verdiği 09/02/2026 tarihli dilekçesinde; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Hasar Sorgulama Ekranında (kamuoyunda 5664 olarak da bilinen) 29/01/2026 tarihinde yapılan sorguda müvekkilin aracının (08.09.2023 tarihli kazaya ilişkin) hasar miktarının tramerde 7.033,75-TL olarak düzeltildiğinin gözüktüğünü, davanın konusuz kaldığı, davalının iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafından zmss ile teminat altına alınan ---- plakalı aracın davacıya ait ----- plakalı araca 08/09/2023 tarihinde çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda davacı aracında olusan hasar miktarı, davalının hasar miktarını dava dışı sigorta bilgi gözetim merkezi yönetmeliğinin 23. maddesi gereğince doğru bildirip bildirmediği, bildirim doğru yapılmamış ise kaydın düzeltilmesinden davalının sorumlu olup olmayacağı (davalı yanın sigorta poliçesi kapsamında kendisine bildirilen hasar sonucu açtığı hasar dosyasinda bağımsız eksper tarafından belirlenen somut hasara yönelik raporu 5684 Sayili Sigortacilik Kanunu'nun ve Sigorta Eksperleri Yönetmeligi ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği kapsaminda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne göndermek yükümlülügü bulunduğundan) bu kapsamda davanın açılmasına davalı yanın sebebiyet verip vermediği hususlarında toplanmaktadır.
HMK md. 331/1'de "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" hükmü düzenlenmiştir.Ayrıca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md. 6'da "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" hususu düzenlenmiştir. Buna göre; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." Toplanan deliller ve taraf beyanları kapsamında davalı tarafından kaydın düzeltildiği, davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilemeyeceği, ancak dava açıldığı tarihte davacı tarafın işbu davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davacı taraf lehine talebi ile sınırlı kalmak suretiyle vekalet ücreti (15.828,71 TL-15.271,36 TL=), harç ve yargılama giderlerine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması netice ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılmış, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olarak toplam 855,20 TL harç gideri ile tebligat ve müzekkere posta ücreti olarak toplam 1.405,90 TL masraf olmak üzere toplam 2.261,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 557,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.