İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı tazminat davası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında davacının aracında meydana gelen değer kaybının tahsili amacıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı aleyhine açılan bir davayı incelemektedir; mahkeme, toplanan deliller ve bilirkişi raporunu esas alarak, davalının sigortalısı olan aracın sürücüsünün trafik kurallarını ihlal ederek kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunu, davacıya yüklenecek bir kusur bulunmadığını ve davacıya ait araçta 31.765 TL değer kaybı oluştuğunu tespit ederek, davacının tazminat talebinin haklı olduğu kanaatine varmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/168 KARAR NO : 2026/608DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/02/2025KARAR TARİHİ : 11/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/04/2023 tarihinde ---- ilçesinde müvekkil sevk ve idaresindeki --- plakalı araca, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu ----- plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili aracının hasarlanması nedeniyle değer kaybına uğradığını, davadan önce davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını iddia ile müvekkili aracında oluşan değer kaybı nedeniyle şimdilik 10,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvurunun muhatabı sigorta şirketinin de başvuruya olumlu yahut olumsuz geri dönüş yapabilmesi için başvuruyu değerlendirmesi gerekmekte olup nihai sonucun oluşması adına eksiksizliğin ve taleplerin net bir şekilde ortaya konulması gerektiği, davacı yan tarafından yapılan başvuruda taleplerin açık ve net şekilde belirli olmamakla birlikte eksik ve hukuka aykırı bir başvuru yaptığı, KTK madde 97 hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle işbu davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, dava dosyasına sunulan kaza tespit tutanağı esas alınarak bir hüküm kurmanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı, dava konusu kazada tarafların kusur oranları hukuka, bilime, teknik incelemelere uygun, alanında uzman bir bilirkişi tarafından gerekçeli bir rapor ile ortaya konulması gerektiğini, davacı yanın talep etmiş olduğu değer kaybı bedelinin miktarının objektif olarak tespiti adına da dava dosyasının bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, müvekkili Sigorta Şirketinin trafik sigortasından kaynaklanan tazminat sorumluluğu sigortalının kusuru oranında poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçe teminat limitinin 120.000 TL olduğunu, aynı araç yönünden bağlantılı ----- numaralı dosyada kasko sigortacısına %100 kusur üzerinden yapılan 9.046,40 TL’lik rücu ödemesi bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sonucu hasarlanan araçta oluşan değer kaybı tazminatının tahsiline ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, tramer kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya hasar uzmanı makine mühendisi bilirkişi ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 19/01/2026 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen talep artırım dilekçesinde; 10,00 TL değer kaybı bedeli maddi tazminat taleplerini 31.755,0 TL arttırarak 31.765,0 TL' ye yükselttiklerini belirtmiş ve harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 21/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının işleteni olduğu ----- plaka sayılı aracın değer kaybı zararına uğrayıp uğramadığı. Varsa miktarı ve davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı, temerrüt tarihi ve faizin nevi noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; 21/04/2023 tarihinde davalının ZMSS poliçesi ile sigorta teminatı altına aldığı --- plakalı aracın davacıya ait ----- plakalı araca çarparak hasar verdiği, kaza tespit tutanağı ve toplanan diğer deliller incelendiğinde kazanın, davacının aracı ile site mahallesi mithatpaşa caddesinde trafiğin tıkalı olması nedeni ile durmaktayken yan yoldan dönmeye çalışan davalının sigorta teminatı altındaki ---- plakalı aracın davacıya ait araca sol arka tarafından çarpması suretiyle meydana geldiği, davalının sigorta teminatı altındaki araç sürücüsünün KTK m.56/1-c ve KTK m.84/1/d hükümlerini ihlal ederek kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, davacıya yüklenecek bir kusurun bulunmadığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilrikişi raporunda davacıya ait araçta oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu aracın yaşı, modeli, kilometresi ve diğer özellikleri ile kaza sebebiyle uğrandığı hasara dayalı olarak emsal içtihatlar uyarınca kaza öncesi ve sonrası bedelini oluşturan değer kaybı zararının 31.765,00 TL olduğu, davalı tarafından dava öncesinde yapılan ödemenin hasara ilişkin olduğu, davacı vekilinin süresi içerisinde sunduğu değer artırım dilekçesi ile dava değerini işbu tutara yükselttiği ve harcı tamamladığı, davalının sigorta ettiği aracın hususi nitelikte olduğu ve KTK m.99 hükmü kapsamında iş bu zarardan kendisine yapılan başvurudan itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüte düşmüş kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafından yapılan başvurunun e-posta yolu ile yapıldığı, e-posta ile bildirimin yasaca aranan bildirim koşulunu taşımadığı, söz konusu e-postanın kayıtlı elektronik posta niteliğinde de olmadığı, bu sebeple arabuluculuk son tutanak tarihinin temerrüde esas alınması gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, 31.765,00 TL'nin 05/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 2.169,87 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 615,40 TL peşin harç ile 120,00 TL tamamlama harcı toplamı 735,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.434,47 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafça yapılmış, 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 120,00 TL tamamlama harcı olarak toplam 1.350,80 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 8.308,00 TL masraf olmak üzere toplam 9.658,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 31.765,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.