Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklı ödenmeyen fatura alacağına itirazın iptali davasında, davalının ticari defter ibraz etmemesi üzerine verilen gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan ödenmemiş fatura alacakları nedeniyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasının gerekçeli kararına ait olup, davanın işleyişini özetlemektedir. Davacı, davalının haksız itiraz ettiğini ve takip konusu alacağın ödenmediğini iddia ederek takibin devamını ve icra inkar tazminatı istemiş; davalı ise fatura konusu malların teslim edilmediğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını ve alacak iddiasının haklılığını değerlendirirken, ispat yükü ve ticari defterlerin delil niteliği üzerinde durmuştur. Özellikle, davalının önceki bir ilam doğrultusunda ticari defterlerini sunma yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtilmekte olup, evrak mahkemenin nihai hükmüne ulaşmadan sonlanmaktadır.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2025
KARAR TARİHİ : 02/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları:Taraflar arasındaki ticari iş nedeniyle ödenmeyen alacak faturalardan dolayı ... 2024/5517 Esas sayılı dosyası ile takip yürütüldüğü, davalının takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, iade faturasını kabul etmediklerini, bu nedenle davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi konuları ileri sürülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalar: Davayı kabul etmedikleri, fatura konusu malların teslim edilmediği, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davanın reddine karar verilmesi, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi konuları ileri sürülmüştür.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasında ticari ilişkinin olup olmadığı, ... 2024/5517 sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği, davanın reddi halinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında olduğu anlaşıldı.
... 2024/5517 sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 128.600,00 TL asıl alacak üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "13.03.2024 Tarihli KHA2024000000052 Fatura Numaralı Fatura Alacağı 43.200,00 TL, 27.03.2024 Tarihli KHA2024000000061 Fatura Numaralı Fatura Alacağı 80.100,00 TL, 18.04.2024 Tarihli KHA2024000000073 Fatura Numaralı Fatura Alacağı 27.900,00 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 17.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturadan kaynaklandığını belirtmiştir. Davalı taraf borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davacı tarafın süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir. Davalı ise adına çıkarılan muhtıraya rağmen süresinde ticari defterlerini sunmamış olsa da ... 2024/1322 Esas ve 2026/23 Karar numaralı ilamı doğrultusunda davalı ticari defterlerinin sunulmasına yönelik muhtırada uyuşmazlık yıllarının gösterilmemiş olması nedeniyle davalı adına yeniden muhtıra yazılmıştır. Davalı taraf yine süresi içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemiştir.
Mahkememizin 09.12.2025 tarihli celsesinde davacının ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ...'ın sunduğu 13.01.2026 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğunu, takibe konu faturaların kayıtlı olduğunu, bir adet iade faturasının da kayıtlı olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 158.000,00 TL alacaklı olduğunu belirtmiştir.
Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itiraz edilmemiştir.
Dosya kapsamı ve hükme elverişli görülen 13.01.2026 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak; davalı taraf süresi içerisinde ticari defterini ibraz etmemesi nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 222/3.maddesi gereği davacının delil olma vasfına haiz ticari defter kayıtlarına itibar etmek gerekmiştir. Davacının ticari defter kayıtlarına, faturaların tarafların BA ve BS formunda yer almasına ve sunulan delillere göre taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmıştır.
Takibe konu edilen 13.03.2024 Tarihli KHA2024000000052 numaralı 43.200,00 TL bedelli fatura ve 18.04.2024 Tarihli KHA2024000000073 numaralı 27.900,00 TL bedelli faturaya yönelik olarak; 6102 sayılı yasanın 21.maddesine göre 8 gün içerisinde itiraz edilmediği tespit edildiğinden taraflar arasında takibe konu bu faturalara esas satış/hizmetin gerçekleştiği kabul edilmiştir.
27.03.2024 Tarihli KHA2024000000061 fatura numaralı 80.100,00 TL bedelli faturanın iade edildiği yönündeki bilgi davacının ticari defterleri ve dava dilekçesinden anlaşılmıştır. Ancak iade faturası sunulmamıştır. Davacının ticari defter ve kayıtlarında iade faturasının tarihi 15.04.2024 tarihi olarak yazılmıştır. Bu tarih esas alındığından davalının süresinde iade/itiraz işlemi yapmadığı açıktır. Sözü edilen faturanın süresi içerisinde iade edildiği varsayımında dahi takibe konu üç adet faturanın davalının BA formunda KDV fiyatları hariç olarak bildirilmesi nedeniyle faturaya konu satış/hizmetin gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Davacının delil olma vasfına sahip ticari deterlerin incelenmesi ile davalıdan 158.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça bu faturalara karşı makbuz ya da ödeme belgesi sunulmadığı gibi, faturaların içeriğine yönelik somut bir itiraz da ileri sürülmemiştir. Takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı sonucuna varılmakla takip miktarı yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, ... 2024/5517 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Asıl alacak miktarı olan 128.600,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.784,66 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.553,17 TL harç (peşin harç) düşüldükten sonra eksik kalan 7.231,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40 -TL Başvuru Harcı, 1.553,17-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00 -TL bilirkişi ücreti, 1.616,00 Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.784,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde, karar tebliğ masrafı düşürüldükten sonra yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/06/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı