Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, iş makinesi kiralama ve hizmet bedeli alacağı için açılan itirazın iptali davasında arıza iddiasıyla sözleşme feshini ve faturaları değerlendirdi.
Özet: İş makineleri kiralama hizmeti sunan davacı şirket, davalı iş ortaklığının, sağladığı beton pompası ve mikseri kiralama hizmeti karşılığı ödenmeyen 27.305,19 TL tutarındaki alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davacı, sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğini belirtirken, davalı ise kiralanan makinenin sürekli arızalanması nedeniyle işlerin aksadığını, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve davanın reddi ile kötüniyet tazminatı ödenmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesi taraflar arasındaki hizmet alımı sözleşmesinin varlığı ve iş makinesinin arızalanma iddiaları çerçevesinde uyuşmazlığı deliller ve bilirkişi raporu ışığında değerlendirmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1415 - 2026/1362
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/1415 KARAR NO : 2026/1362T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 19.04.2022ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/262 E., 2022/283 K.DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 18.06.2026YAZIM TARİHİ : 18.06.2026 Davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin sahibi olduğu ... Firması aracılığı ile iş makineleri ticareti ve kiralaması işi yaptığını, müvekkili ile davalı iş ortaklığı arasında varılan mutabakata istinaden kamyona monteli beton pompası ve beton mikserinin davalı iş ortaklığına kiraya verildiğini, sözleşme gereğince operatörün temininin de müvekkili tarafından üstlenildiğini, davalı ile yapılan mutabakat kapsamında davacının üzerine düşen edimleri yerine getirerek kiralama konusu iş makinelerini davalı iş ortaklığı emrine tahsis ettiğini, kiralama hizmeti kapsamında taraflar arasında hak edişler düzenlendiğini ve hak edişlerde yer alan tutarlar üzerinden faturalar tanzim edildiğini, müvekkiline ait iş makineleri kiralama ilişkisi kapsamında davalı iş ortaklığına hizmet vermeye devam etmekte iken, tanzim edilen faturalarda yer alan tutarların bir kısmını ödeyen davalı iş ortaklığının, tüm taleplere rağmen 03.03.2021 tarihi itibariyle faturaya bağlanan 27.305,19 TL tutarındaki müvekkilin alacağını ödemediğini ileri sürerek, icra takibinden önce yapılan ve henüz hak edişe bağlanmayan alacaklar ile takipten sonraki çalışmalardan doğan kira alacaklarını talep hakları saklı kalmak kaydıyla İİK 67 madde gereğince yapılacak yargılama neticesinde davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2930 sayılı takip dosyasına yaptığı haksız borca itirazının iptali ile icra takibinin takip koşulları ile aynen devamına, İİK 67. maddeye göre takip konusu toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili özetle: Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ...'ın sahibi olduğu transmikseri ortaklığa kiralayarak, transmikseri operatörü ile birlikte 17.01.2020 tarih itibariyle Gebze şantiyesinde çalışır şekilde hazır bulundurma yükümlülüğü altına girdiğini, bu kapsamda müvekkilerinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen, davacının iddialarının aksine yükümlülüklerine aykırı hareket etmiş olduğunu, şantiyeye sürekli olarak arızalanan bir transmikser teslim ettiğini, şantiyeye getirilen transmikserin arızalı olması sebebiyle 27.07.2020 tarihinden 05.08.2020 tarihine kadar 10 tam gün çalışmadığını, bu hususlara ilişkin olarak şantiye yetkilileri tarafından tutanaklar tutulduğunu ve tutanaklar hakkında ...'a defalarca kez sözlü olarak bilgi verildiğini, transmikserin sürekli olarak arızalanması nedeniyle ortaklık çalışmalarına devam edemediğini, işlerin durduğunu ve ortaklığın idareye karşı zor bir duruma düştüğünü, ortaklığın sözleşmeyi, ...'ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, tek taraflı ve haklı nedenlerle feshettiğini, bu kapsamda ...'ın kiralama ilişkisinin devam ettiğine dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, kendisinin haksız kazanç sağlamak amacıyla hareket ettiğini, muaccel ve likit olmayan bir alacak için tamamen haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlattığını, bu sebeple kendisinin haksız takibe ilişkin herhangi bir icra inkar tazminatı istenmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, karara verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalı ile aralarındaki hizmet alımına ilişkin faturaya dayalı alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalıların yaptığı itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalılar borçluların takip dosyasında borca ve ferilerine yönelik itirazda bulunduğu görülmüştür. Somut olayımızda taraflar arasında davaya konu sözleşmenin akdedildiği hususunda ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlığın, davaya konu iş makinasının arızalandığı iddiasına dayalı davalı tarafça iş yapılmadığını bildirir tutanağın geçerli olup olmadığı, davacı tarafın sözleşmeye konu edimini yerine getirip getirmediği, faturaya konu bedelin talep edilip edilmeyeceği hususundan kaynaklandığı görülmüştür. Her ne kadar davalı taraf iş makinasının belirli dönemler içerisinde çalışmadığını ve buna ilişkin tutanak tutulduğunu ve karşı tarafa arızanın giderilmesini bildirdiğini iddia etmiş ise de; tek taraflı tutulmuş tutanağın davacı tarafa tebliğ edilmediği, davacı tarafa arızaya ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, davaya ve takibe dayanak hizmetin ifa edildiği fatura içeriğinden, tarafların ticari defterlerinden, Vergi Dairesinden gelen BA/BS formlarından anlaşıldığından tarafların arasındaki sözleşmeye konu hizmetin ifa edildiği, davacı tarafından ispat edilmiştir. Arızaya ve ayıba yönelik ispat külfeti kendisinde olan davalı/borçlu davacı tarafa ayıp bildirimine dair ve ödemeye ilişkin belge ibraz etmemiştir. Davacı tarafından faturaya dayalı başlatılan takipte, takibe konu alacağın davalı tarafından ödenmediği anlaşılmakla, davanın kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve alacak miktarının likid olduğu anlaşılmakla davacının tazminat talebinin yerinde olduğu görülerek hükmedilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında 17.01.2020 tarihli, operatör dâhil transmikserli kamyon kiralanmasına ilişkin makine kiralama sözleşmesi bulunduğu, müvekkillerinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacının sözleşmeye aykırı davranarak sürekli arızalanan bir transmikser teslim ettiği, davacı tarafından şantiyeye getirilen transmikserin arızalı olması nedeniyle 27.07.2020–05.08.2020 tarihleri arasında 9 gün ve 29.08.2020–10.09.2020 tarihleri arasında 12 gün olmak üzere toplam 21 gün çalışamadığı, bu durumun şantiye faaliyetlerini aksattığı ve ortaklığın zarara uğramasına neden olduğu, makinedeki arızalar nedeniyle şantiye yetkililerince tutanaklar düzenlendiği, bu hususların davacıya defalarca sözlü olarak bildirildiği, ancak davacının arızaları kalıcı olarak gidermediği, mahkemece tutanakların tek taraflı düzenlendiği ve davacıya tebliğ edilmediği gerekçesiyle dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede arıza tutanaklarının şekline veya içeriğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, kiracı konumundaki müvekkillerinin makinenin teknik arızasının nedenini tespit etmekle yükümlü olmadığı, yükümlülüğünün ayıbı kiralayana bildirmekten ibaret olduğu, teknik sebebin açıklanmamış olmasının tutanakların geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da transmikserin arızası nedeniyle toplam 21 gün çalışamadığının ve bu nedenle 10.149,99 TL tutarında kesinti yapılması gerektiğinin kabul edildiği, buna rağmen mahkemenin bu tespiti dikkate almadığı, makinenin 21 gün çalışamaması nedeniyle yalnızca kira bedeli yönünden değil, iş programının gerisinde kalınması nedeniyle de ciddi zarara uğrandığı, bu zararların hesaplanarak davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacının sözleşmeye uygun ve eksiksiz hizmet vermeden fatura düzenlediği, ayıplı hizmete ilişkin faturaların hukuken geçerli alacak oluşturmayacağı, faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının tek başına hizmetin eksiksiz ifa edildiği ve bedelin hak edildiği anlamına gelmeyeceği, davaya konu alacağın likit nitelikte olmadığı, nitekim davacı 27.305,19 TL talep ederken bilirkişi tarafından farklı hesaplama yapıldığı ve 17.155,24 TL tutarında alacak bulunduğunun belirtildiği, alacak miktarının yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebildiği dikkate alındığında borca itiraz etmekte haklı oldukları, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan operatörlü makine kira sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 1.865,22 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 385,60 TL harcın düşümü ile kalan 1.479,62 TL harcın davalılardan ayrı ayrı alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 18.06.2026 Başkan Üye Üye Katip