İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kiracının fahiş kaçak elektrik faturası nedeniyle açtığı istirdat davasında ilk derece mahkemesi iade kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir şirket, işyerinde tespit edilen usulsüz elektrik kullanımı iddiasıyla kendisine tebliğ edilen fahiş faturaları ödemek zorunda kaldığını belirterek, ortak kullanım alanlarına ait olan bu tüketimden sorumlu olmadığını ileri sürerek ödediği bedelin iadesini talep etmiş; elektrik dağıtım şirketi ise kendi tespitlerinin ve faturalandırmasının mevzuata uygun olduğunu, şirketle ilgili kaçak kullanımın sabit olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi davacının kısmi alacak talebini kabul ederek bedelin iadesine karar vermiş, davalı şirket ise bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunarak davacının sorumluluğunun devam ettiğini ve iadeye gerek olmadığını belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO: 2026/457 KARAR NO : 2026/1931T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 29/09/2025NUMARASI : 2023/648 E - 2025/642 KDAVANIN KONUSU: İstirdatKARAR TARİHİ: 30/06/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde;01.07.2023 tarihinde davalı firma tarafından; müvek- kili firmaya ait iş yerinde yapılan inceleme sonucu usulsüz elektrik kullanıldığından bahisle tutanak tanzim edildiğini, tutanak neticesinde müvekkili firma adına ... numaralı, 389,62 TL bedelli, ... numaralı,309.127,52 TL bedelli ve ... numaralı 3.474,74 TL bedelli faturaların tahakkuk ve tebliğ olunduğunu, müvekkili firmanın 22.09.2022 tari- hinde kurulduğunu,bu iş yerinde kiracı olduğunu ve yaklaşık 9 ay önce üretime başladığını, ( kapasite raporundaki üretime başlama tarihinin 20.10.2022 olduğunu) söz konusu mahallin kiralanmasını takiben yetkili kişilerce elektrik akımı ve diğer hususlarda inceleme yapılmadığını, herhangi bir usul- süzlük olmadığının tespit edildiğini,müvekkili tarafından yapılan tutanak sonrası incelemede, site yönetimi tarafından yangın söndürme ve hidrofor panellerinin de bu şekilde kullanıldığı ve bu sebeple site yönetimi aleyhine tutanak tanzim edildiğinin öğrenildiğini, müvekkiline tutanak tanzimi esna- sında bu durumların belirtildiğini,ancak elektriğin müvekkili firma tarafından kullanılmadığını, binaya ait olduğunu, müvekkiline kiralanan mekanın, apartmanın ortak kullanım alanı (otopark) olup ortak kullanım alanlarının elektrik aboneliğinin site yönetimi adına olduğunu, sayacın bağlı olduğu yangın söndürme ve hidrofor panellerini üzerinde müvekkilinin tasarruf imkanı ve bireysel elektrik tüketi- minin olmadığını, doğrudan bir abonelik sözleşmesinin de bulunmadığını, tutanakta belirtilen usulsüz kullanım olmasına rağmen davalı tarafça kaçak elektrik tüketimine ilişkin işlem yapıldığını, fahiş miktardafaturalama yapıldığını,müvekkilinin söz konusu faturaları ödemek zorunda kaldığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket çalışanlarının, "Fevzi Çakmak Mah. ... Cad.... C Sokak No:.. Zemin Kat Bağcılar/İstanbul" adresinde yapmış olduğu çevre araş- tırması sonucu; ... hizmet noktasına ait sözleşme sahibi firmanın ''...'' olduğu ve 1 yılı aşkın süre önce adresten ayrıldığı, ... hizmet noktasında sözleşme sahibinin '' ...'' olduğu ve mahal ile bağlantısının bulunmadığı, aktif kullanıcının ise davacı '' ....A.Ş'' olduğunun tespit edildiğini, Yapılan araştırma neticesinde ... no'lu sayaç çıkış hattından iki farklı kullanı- cının usulsüz kullanım yaptığını, bunlardan birincisinin ... hizmet noktasındaki bina ortak alanında bulunan yangın hidroforu olduğunu, sorumlunun iş hanı mülk sahibi ve yönetici olan ... olduğunu, ikinci kullanıcının ise ... no'lu hizmet noktasındaki ....A.Ş isimli firma olduğunu, firmaya ait havalandırma sisteminin enerji sarfi- yatı yaptığı tespit edilmekle ...- ... no'lu zabıtların düzenlendiğini,okuma raporları alındığını, kaçak elektrik kullanım bedeli olarak davacı adına ... seri nolu 309.127,52 TL bedelli ve ... seri nolu 3.474,74 TL bedelli iki adet fatura tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığı gerek dava dosyasına sunulan belge ve fotoğraflar ve video kayıtları, gerekse mahkeme huzurunda dinletilecek tanık beyanları ile yargılama sonucunda da ortaya çıkacağını, ayrıca davacının itirazlarının aksine kaçak elektrik tüketimi ile yapılan hesaplama- ların EPTHY madde 42,43,44,45,46.maddede düzenlenen kural ve kaidelere uygun olarak yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: "DAVANIN KABULÜ ile 86.185,63 TL'nin, 82.922,13 TL'sine dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava konusu mahalde kaçak elektrik kullanımının sabit olduğunu, bilirkişi raporunda kaçak kullanım başlangıç tarihi kira kontratına göre 01.10.2022 olduğu belirtilerek bu tarihe kadar 259 günlük süre için 54604 kWh karşılığı tüketim hesaplaması yapılmış ise de, dava dosyasına sunulan kira kontratı noter onaylı olmadığından anılan sözleşmenin hükme esas alınmamasının gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm işlemlerin EPDK yönetmelikleri ve mevzuata uygun olduğunu ,davacının borçtan sorumluluğu sabit olduğundan, davacı yana iadesi gereken bir bedel bulunmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Dosya kapsamından davalı tarafça davacının kullanımında olan mahalde, 21.07.2023 tarihinde yapılan denetimler sonucu usulsüz elektrik kullanıldığı gerekçesi ile ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, bilahare bu tespite istinaden davacı adına 07.08.2023 son ödeme tarihli 309.127,52 TLek tüketim ve 3.474,74 TL kaçak tüketim faturalarının tahakkuk olunduğu anlaşılmıştır.Davacı "kaçak elektrik kullanmadığını, borçlu olmadığını, ancak ödeme yapmak zorunda kaldığını" beyanla istirdat talebinde bulunmaktadır.Mahkemece El. Mühendisi ...'ndan alınan raporda; Davacı ... Anonim Şirketi'nin“Fevzi Çakmak Mah.... Cad. .. Sk. No:... Bodrum... Bağcılar/ İstanbul” adresindeki iş yerini 01.10.2022 tarihinden itibaren kiraladığı (Kira Sözleşmesi), işyerinin bulunduğu ... Hizmet noktasına ait tesisatın aktif kullanıcısı olduğu, ilgili tesisatın sözleşme sahibinin “...” ile bağlantısının bulunmadığı (21- 24.07.2023 tarihli ... Çevre araştırma bülteni evrakı), ... no.lu hizmet noktası sözleşme sahibi ... ... (farklı kullanıcı) şirketinin elektrik faturası yüksek gelmesi sebebi ile yaptığı başvurusu üzerine ... görevlilerince 21.07.2023 tarihinde ilgili tesisat üzerinde yapılan kontrolde; ... no.lu hizmet noktasına bağlı ... seri no.lu ... sayacın çıkış (sayaçtan geçirilerek) hattından davacının kiraladığı işyerine ait havalandırma sistemi besleme enerji sağlandığı ve usulsüz elektrik kullanımı gerçekleştirildiğinin tespit edildiği ve tespite istinaden davacı adına 21.07.2023 tarihli ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzen- lendiği, tutanakta kullanım şeklinin usulsüz kullanım olduğunun belirtildiği, tespit esnasında çekilen video görüntülerin dosya içerisinde mevcut olduğu,Davacının elektrik kullanım şeklinin (sayaç çıkışından) usulsüz elektrik kullanımı olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Usulsüz elektrik enerjisi tüketimi başlığı altında 48. madde- sinde usulsüz elektrik kullanım tespitinde yetkili dağıtım şirketi tarafından tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılmasının gerektiği, davalı şirket tarafından davacıya kesme ihbarı bırakıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosya içerisinde tespit edilmediği, davacının usulsüz elektrik kullandığının anlaşılması üzerine ilgili tutanak tarihi öncesinde 17.06.2023 tarihi itibariyle havalandırma sistemini çalıştırmayı durdurduğunun çevreden öğrenildiğinin ... görevlilerince düzenlenen çevre araştırma bülteninde belirtildiği, dağıtım şirketinin hatalı tüketim bildiriminden kaynaklı ... no.lu hizmet noktası sözleşme sahibi ... ... şirketine geri ödeme yaptığı, Davacının kullandığı elektrik enerjisinin farklı bir tüketici sorumluluğundaki sayaç çıkışından alındığı hususları tümüyle değerlendirildiğinde; davacının usulsüz elektrik kullanımı sebebi ile 01.10.2022 (kira sözleşmesi tarihi)-17.06.2023 (Havalandırma kullanımının sonlandırıldığı tarih ... çevre araştırma bülteni) tarihleri arasında ... seri nolu ... sayaç üzerinden tükettiği normal elektrik tüketim bedelinden sorumlu olduğu,21.07.2023 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden, davacının 01.10.2022- 17.06.2023 tarihleri arasında ... seri no.lu ... sayaç üzerinden işyerine ait havalandırma sistemi enerjisi için tükettiği normal elektrik tüketim bedelinin KDV dâhil 230.455,58 TL olarak hesaplandığı,... seri no.lu tutanağa istinaden, davacı tarafından davalı şirkete ; 14.11.2024 tarihinde 2.004,43 TL, 14.08.2023 tarihinde 163.850,84 TL, 3.08.2023 tarihine 50.005,36 TL ve 100.067,23 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında; davacının (11.10.2023) dava tarihi itibari ile davalıdan toplam 86.185,63TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Davacı dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak belirttiği dava değerini 14.07.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile , bilirkişi raporu doğrultusunda artırmıştır.Davalı , bilirkişi raporunda hesaplamada noter onayı bulunmayan kira sözleşmesinin esas alınmasının hatalı olduğunu iddia etmekte ise de, kira sözleşmesinin hukuki geçerliliği yönünden noter onayı ,hatta yazılı olması dahi gerekmemektedir. Sözlü olarak yapılması da mümkündür. Dosya kapsamına göre davacının kira sözleşmesi tarihinden önce bu mahalde fiili kullanıcı olduğuna dair bilgi ve belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla bilirkişi raporunda kira sözleşmesi tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 5.887,34-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.471,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.416,11 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/06/2026