Konya Bölge Adliye Mahkemesi, süt alım satım sözleşmelerinden doğan alacak talepli haksız eylem zararı itirazın iptali davasının istinaf kararını değerlendirdi.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının iki ayrı süt alım satım sözleşmesi uyarınca davalıdan ödenmeyen fatura bedelleri dolayısıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin olup; davacı, davalının kendisine 1.828.467,41 TL alacak borcu olduğunu ve süresinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılması gerektiğini ileri sürerken, davalı ise müvekkili kooperatifin davacıya borcu bulunmadığını, davacının sütleri üçüncü bir firmaya satarken kooperatifi aracı olarak kullandığını ve sonraki süreçte ödemeleri doğrudan o firmadan aldığını, ticari kayıtlarda da bu durumun düzeltildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
İSTİNAF EDEN DAVALI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
İHBAR OLUNAN: (İflas Nedeniyle) ..... Konya ... İcra Dairesi'nin ... İflas Dosyası
VEKİLİ : Av.....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 18/06/2026
YAZIM TARİHİ: 19/06/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 17/09/2025 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki ayrı süt alım satım sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin çiğ süt satışı yapacağı ve müvekkilce kesilen fatura bedellerinin içinde bulunduğu ayın 30'una kadar davalı tarafça müvekkilinin ilgili hesabına yatırılması hususunda tarafların anlaştığını, davalı tarafın kesilen faturalara bedellerini tam olarak ödemediğini, müvekkilinin faturaya dayalı olarak toplamda 1.828.467,41TL bakiye alacağının olduğunu, davalı tarafça müvekkili tarafından kesilen fatura bedellerine süresinde bir itiraz olmadığını kanunen itiraz edilmeyen fatura bedellerinin karşı tarafça kabul edildiği anlamına geldiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, davalı tarafın süt alımlarını yaptığının açık olduğunu, müvekkili tarafından ilgili bölgelerden süt toplanarak davalı tarafa teslim edildiğinin de açık olduğunu, davalı kooperatif yetkilisi Seyit Mehmet Dağ'ın müvekkili ile yaptığı görüşmelerde kooperatif yetkilisince müvekkile ........ firmasından müvekkile ödenmek üzere para almaya çalıştıklarını söyleyerek de borcun ikrar edildiğini, müvekkilinin bölgede toplamış olduğu süt bedellerini ödeyebilmek için kredi çekmek zorunda kaldığını, müvekkilinin kredi çekerek zor duruma düştüğünü, müvekkilinin alacağının tahsili için Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yetkiye ve borca itiraz edildiğini, icra müdürlüğünce yetki itirazının kabulü ile dosyanın Konya İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı sırasına kaydedildiğini, bu dosya üzerinden de davalı tarafın itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle göreve yönelik itirazlarının olduğunu, davaya bakmakta görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiş, esasa ilişkin beyanlarında da açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, başlatılan icra takibine konu borcun sebebinin 01/01/2021 tarihli süt alım satım sözleşmesinden kaynaklı 2.008.695,66TL bakiye borç olarak gösterildiğini, davacı tarafın iş bu davada icra takibine konu edilmeyen fatura ve belgeler sunarak yeni belgeler sunduğunu buna muvafakatlerinin olmadığını, iddianın genişletilemeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini, açılan davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın alacağını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, müvekkili kooperatifin davacı tarafa bir borcunun olmadığını, davacı tarafın toplamış olduğu sütleri kendi bulmuş olduğu süt fabrikası olan ........ şirketine desteklerden yararlanabilmek için müvekkili kooperatifi aracı kılarak müvekkili şirkete faturalandırdığını, süt teslimi sonrasında teslim edilen süt karşılığı olarak bono, çek ve çeşitli ödemeler aldığını, süt satışına ilişkin pazarlamanın bu şekilde gerçekleştiğini, ilk satış işlemlerinden sonra ödemelerin müvekkili kooperatife yapıldığını sonrasında davacı tarafın müvekkili kooperatifi aradan çıkartarak ödemeleri kendisinin almaya başladığını, ........ firması tarafından ödemelerin doğrudan davacı tarafa yapılmaya başlandığını, ticari kayıtlarda davacının doğrudan aldığı ödemeler nedeniyle ........ firmasına borçlu göründüğünü, müvekkili kooperatifinde ........ firmasından alacaklı görüldüğünü, bu durumun ........ firması ile yapılan mutabakat sonrası davacıya ödenen doğrudan ödemelerin kendilerinin alacak hanesinden ve ........ firmasının borç hanesinden düşülerek cari hesap kayıtlarının bu şekilde düzenlendiğini, bu durumun kayıtların incelenmesiyle ortaya çıkacağını, davaya konu ihtilafın bu durumla ortadan kalktığını, buna rağmen davacı tarafın icra takibi başlattığını, dava dışı ........ firmasının konkordato başvurusunun olduğunu, mahkemece geçici mühlet kararı verildiğini ve komiser atandığını, konkordato komiserinin düzenlemiş olduğu raporda da bu durumun ortaya konulduğunu beyanla açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 06/12/2023 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "....davacı yan, üreticilerden toplanan sütlerden bir kısmını ürün desteği alabilmek amacıyla, dosyaya sunulu alım-satım sözleşmesine istinaden davalı kooperatife satıldığını ve fatura edildiğini, davalı kooperatifin de süt üreticilerine ayrı ayrı müstahsil faturası kestiğini, müstahsillere yapılacak ödemenin kendisi aracılığıyla yapıldığını, fakat davalı kooperatifin ödeme yapmaması üzerine üreticilere kendisinin ödeme yapmak durumunda kaldığını belirterek bakiye kalan alacaklarının itirazın iptali yoluyla tahsilini talep etmiştir. Davalı kooperatif ise, vekili aracılığıyla sunduğu dilekçelerinde, süt alım-satım sözleşmesini doğrulamakla birlikte, davacının sütleri ........ unvanlı dava dışı müflis şirkete sattığını, fakat ürün desteği alabilmek adına sütlerin davalı kooperatife faturalandırıldığını, başta ödemelerin ........ tarafından kooperatife yapıldığını ancak sonradan ödemelerin doğrudan davacıya yapıldığını, kooperatife bir ödeme yapılmadığını, davacının bizzat faturalandırarak kooperatife süt satışının olmadığını ve dolayısıyla kooperatifin davacıya bir borcunun olmadığını savunmuştur.
İş bu davada ispat yükü, davacı taraf üzerinde olup, davacı, takip dayanağı satım sözleşmelerine istinaden davalıya ürün sattığını ve teslim ettiğini ve teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmediğini ispatla yükümlüdür. Davacı tarafından dosyaya sunulan faturalarda, kooperatife süt satımına ilişkin bir faturanın bulunmadığı, fakat nakliye ve süt soğutma içerikli faturaların düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Dava taraflarının ve dava dışı ........'nin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan 09/03/2023 tarihli kök raporda ve 01/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının iddialarını destekler mahiyette bir ticari defter kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı, iddialarının ispatı için yemin deliline dayanmış ise de, mahkememizce düzeltilen yemin teklifi davalı kooperatif yetkilileri tarafından usulünce eda edilmiştir. Bu itibarla ispatlanamayan davanın reddi gerekmiştir.
İtirazın iptali davalarında davası reddedilen davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilebilmesi için takibin sadece haksız başlatılması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olduğu ispatlanmalıdır. Dosya kapsamından ulaşılan vicdani kanaate göre takibin kötü niyetli başlatıldığı sabit olmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine, yasal koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN 13/02/2025 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI: İlk derece mahkemesinin 06/12/2023 tarihli kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 13/02/2025 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Taraflar arasındaki süt alım satım sözleşmesi ve dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde davacının ........ ile ayrı bir ticari ilişkisi bulunmaktadır. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı nakliye faturalarına göre satışı yapılan ve davalıya teslim edilen süt bedeli 3.361.984,60 TL, nakliye bedeli ise 305.164,75 TL , davalının yaptığı ödeme ise 1.791.617,61 TL'dir. Bilirkişi kök raporunun 7 ve 8.sayfalarında ''Davacının banka ekstrasına göre davalıdan yaptığı tahsilatlar'' olarak belirtilen toplam 2.160.000,00 TL ödemenin davacıya davalı tarafından yapılan ödeme değil, ........ tarafından yapılan ödeme olduğu, dosyadaki hesap ekstresinden de bu durum anlaşıldığı, bilirkişi raporunda maddi hataya dayalı olarak sehven 2.160.000,00 TL ödemenin davalı tarafından yapıldığının yazıldığı anlaşılmıştır.
Davalı, davacının, ........'ye verdiği sütleri, davacının davalı birlikle olan sözleşmesi kapsamında verdiğini savunarak buna ilişkin ........ ile davalı birlik arasında imzalanan 02/10/2021 tarihli cari hesap mutabakat metnini sunmuş ise de bu mutabakat metninde davacının imzası bulunmamakta olup, davacı dışında ........ ile davalı birlik arasındaki bir mutabakat belgesidir. Bu sebeple davalının, davacının, ........'ye verdiği sütleri, davacının davalı birlikle olan sözleşmesi kapsamında verdiğini yazılı delillerle ispatlaması gerekmektedir. Davalı bu konuda yazılı bir delil ibraz edememiş, ancak yemin deliline de dayanmıştır. Bu sebeple davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine.." şeklinde karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 17/09/2025 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Somut olayda, davacı yan, üreticilerden toplanan sütlerden bir kısmını ürün desteği alabilmek amacıyla, dosyaya sunulu alım-satım sözleşmesine istinaden davalı kooperatife satıldığını ve fatura edildiğini, davalı kooperatifin de süt üreticilerine ayrı ayrı müstahsil faturası kestiğini, müstahsillere yapılacak ödemenin kendisi aracılığıyla yapıldığını, fakat davalı kooperatifin ödeme yapmaması üzerine üreticilere kendisinin ödeme yapmak durumunda kaldığını belirterek bakiye kalan alacaklarının itirazın iptali yoluyla tahsilini talep etmiştir. Davalı kooperatif ise, vekili aracılığıyla sunduğu dilekçelerinde, süt alım-satım sözleşmesini doğrulamakla birlikte, davacının sütleri ........ unvanlı dava dışı müflis şirkete sattığını, fakat ürün desteği alabilmek adına sütlerin davalı kooperatife faturalandırıldığını, başta ödemelerin ........ tarafından kooperatife yapıldığını ancak sonradan ödemelerin doğrudan davacıya yapıldığını, kooperatife bir ödeme yapılmadığını, davacının bizzat faturalandırarak kooperatife süt satışının olmadığını ve dolayısıyla kooperatifin davacıya bir borcunun olmadığını savunmuştur.
İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı uyarınca davalıya yemin hakkı hatırlatılmış ve bu hakkın kullanımı üzerine, davacı ........'ın Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla kendisine teklif olunan taraf yeminini eda ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki süt alım satım sözleşmesi ve dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler ile istinaf mahkemesi kararı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davalının ticari defterlerinde kayıtlı nakliye faturalarına göre satışı yapılan ve davalıya teslim edilen süt bedeli 3.361.984,60 TL, nakliye bedeli ise 305.164,75 TL , davalının yaptığı ödeme ise 1.791.617,61 TL olduğu, buna göre davacının davalı şirketten 1.875.531,74TL asıl alacağının olduğu, istinaf mahkemesi kararına göre davalının fazlaya ilişkin ödeme ve diğer iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmış ve davacının talebi ile bağlı kalınarak 1.828.467,41TL asıl alacak için takibin devamı yönünde hüküm tesisi gerekli olmuştur. Dava konusu alacak likit nitelikte olduğundan ve takibe itiraz haksız görüldüğünden davalı aleyhine ayrıca icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibe 1.828.467,41TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz üzerinden devam olunmasına, hükmolunan alacağın %20'si oranında 365.693,48TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle davaya konu uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerektiğini, mahkemece, icra takibine dayanak yapılmayan, takip konusu edilmeyen, takip talebinde belirtilmeyen belge / belgeler inceleme ve dava konusu yapılarak hukuka aykırı şekilde sözde bir alacak oluşturulduğunu, dava dilekçesinde çeşitli faturaların ve belgelerin dava konusu edildiğini, 09.03.2023 ve 01.09.2023 tarihli bilirkişi raporları ile davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığının tespit edildiğini, tacirlerin alım-satım vb bütün işlemlerini, ilgili mali belgelerini, varsa faturalarını, ödeme kayıtlarını, banka kayıtlarını ve tüm resmi-özel belgelerini ticari defterlerine kaydetmesi gerektiğini, davacının ticari defterlerin sunulmasından adeta imtina ettiğini, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının ortaya çıktığını, bu durumun böyle bir alacağın olmadığını ispat ettiğini, işbu davada ispat yükünün davacı üzerine olduğunu ve davacının alacağını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiğini, ayrıca müvekkili aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin, davacı lehine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemiz kaldırma kararında belirtilen
Dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 101/01/2021 tarihinde 2.008.695,66 TL asıl alacak, 85.727,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.094.422,94 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin ''01/01/2021 tarihli Süt Alım Sözleşmelerinden Kaynaklanan Borç'' olarak gösterildiği, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacının dava değerini 1.828.467,41 TL göstererek davalının bu miktara yaptığı itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 01/01/2021-31/12/2021 tarihleri arasında geçerli ''Süt Alım-Satım Sözleşmesi'' yapıldığı sabit olup, sözleşmeye göre sözleşmenin konusunun davacı aracılığıyla toplanan çiğ sütün alım satımı olduğu, süt fiyatının pazarlık fiyatı olduğu, sözleşme boyunca tek fiyatın geçerli olacağı, davacının sütleri süt toplama merkezine teslim edeceği ve fatura kesiminden itibaren takip eden ayın en geç 30'unda ödemenin yapılacağı anlaşılmaktadır.
Tarafların ve ihbar olunan ........'nin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davalının ticari defterlerine göre davacının davalıya 2021 yılı içerisinde 13 adet nakliye bedeli faturası kestiği, bu nakliye faturaların toplam bedelinin 305.164,75 TL olduğu, nakliye faturalarına göre taşınan sütün 1.293.071 litre olduğu bedelinin ise 3.361.984,60 TL olduğu, davalının 305.164,75 TL bedelli nakliye faturalarına karşılık davacıya 1.791.617,61 TL ödeme yaptığı, davalının ticari defterlerine göre davacıdan 1.486.452,86 TL alacaklı olduğu, davacıdan olan alacağının davalı tarafından müstahsillere olan borcuna mahsup edildiği ayrıca davalı tarafından dava dışı ........ firmasından alacağı olan 1.802.476,73 TL'yi davacıyı borçlandırmak suretiyle mahsup işlemi yaptığı, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya 14 adet nakliye faturası kestiği, faturaların toplamının 325.859,71 TL olduğu ve davacının defterlerine göre fatura bedellerini tahsil ettiği anlaşılmıştır.
Davalı, davacının toplamış olduğu sütleri kendi bulmuş olduğu süt fabrikası olan ........ şirketine desteklerden yararlanabilmek için birlik aracılığıyla faturalandırıp satışını ve teslimini yaptığını, süt teslimi sonrasında teslim edilen süt karşılığı olarak bono, çek ve çeşitli ödemeler aldığını, süt satışına ilişkin pazarlamanın bu şekilde gerçekleştiğini, silsile bu şekilde iken davacı ile ........'nin aralarında anlaşarak birliği bertaraf ettiklerini, ilk ödemeler ........ tarafından birliğe yapılmasına rağmen daha sonraki ödemelerin ........ tarafından birliğe yapılmadığını, doğrudan davacıya yapıldığını, birliğin de ........ firmasından alacaklı görüldüğünü, bu durumun ........ ile yapılan mutabakat sonrası davacıya ödenen doğrudan ödemelerin birliğin alacak hanesinden ve ........'nin de borç hanesinden düşülerek cari hesap kayıtlarının bu şekilde düzenlendiğini savunmuş, davacı ise ........ ile ayrı bir ticari ilişkisi olduğunu, topladığı sütlerin tamamını değil bir kısmını davalı birliğe sattığını bir kısmını da doğrudan ........'ye sattığını davalı birlikle olan hesabın ........ ile olan hesaptan ayrı olduğunu iddia etmiştir.
İhbar olunan ........'nin ticari defterlerine göre hem davacı ile hem de davalı birlik ile ticari ilişkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki süt alım satım sözleşmesi ve dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde davacının ........ ile ayrı bir ticari ilişkisi bulunmaktadır. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı nakliye faturalarına göre satışı yapılan ve davalıya teslim edilen süt bedeli 3.361.984,60 TL, nakliye bedeli ise 305.164,75 TL , davalının yaptığı ödeme ise 1.791.617,61 TL'dir. Bilirkişi kök raporunun 7 ve 8.sayfalarında ''Davacının banka ekstrasına göre davalıdan yaptığı tahsilatlar'' olarak belirtilen toplam 2.160.000,00 TL ödemenin davacıya davalı tarafından yapılan ödeme değil, ........ tarafından yapılan ödeme olduğu, dosyadaki hesap ekstresinden de bu durum anlaşıldığı, bilirkişi raporunda maddi hataya dayalı olarak sehven 2.160.000,00 TL ödemenin davalı tarafından yapıldığının yazıldığı anlaşılmıştır.
Davalı, davacının, ........'ye verdiği sütleri, davacının davalı birlikle olan sözleşmesi kapsamında verdiğini savunarak buna ilişkin ........ ile davalı birlik arasında imzalanan 02/10/2021 tarihli cari hesap mutabakat metnini sunmuş ise de bu mutabakat metninde davacının imzası bulunmamakta olup, davacı dışında ........ ile davalı birlik arasındaki bir mutabakat belgesidir. Bu sebeple davalının, davacının, ........'ye verdiği sütleri, davacının davalı birlikle olan sözleşmesi kapsamında verdiğini yazılı delillerle ispatlaması gerekmektedir. Davalı bu konuda yazılı bir delil ibraz edememiş, ancak yemin deliline de dayanmıştır. Bu sebeple davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin 06/12/2023 tarihli kararının dairemizce kaldırıldığı dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada ispat yükü üzerinde olan davalının davacıya yemin teklifinde bulunduğu ve yemin metinini sunduğu, mahkemece bazı ibareler yemin metninden çıkarılarak yemin metnindeki diğer hususlara göre yeminin edası için Doğanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, davacı tarafından da talimat mahkemesinde yeminin eda edildiği görülmüştür.
Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 Esas, 2017/1 Karar sayılı YİBK). Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nin 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir. Yemin delilinin kesin bir delil olması yani, hakimi bağlaması ve bunun ötesinde uyuşmazlığı kesin bir şekilde çözmesi nedeniyle, yemin sorusunun yeteri kadar açık bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Yemin teklif eden taraf, karşı tarafa hangi vakıalar hakkında yemin önerdiğini mahkemeye bildirir, yemin sorusunu ve formülünü ise hakim hazırlar. Yemin sorusunun hazırlanmasında, hakim yemin teklif edenin belirttiği hususlardan yararlanır. Yemin sorusunun isabetli ve doğru hazırlanması gerekir. Hakim, yemin metnini hazırlarken, yemin metninin olaya uygun olmasına dikkat eder. Aksi takdirde hazırlanan yemin metnine göre yapılan yemin amacına ulaşmayabilir. Hakim yemin metnini hazırlarken, yemin teklif edenin iradesi çerçevesinde hareket etmeli; karşı taraf da yemini, kendisine teklif edilen yemin çerçevesinde eda etmelidir.
HMK’nin 233. maddesi uyarınca, yemin mahkeme huzurunda eda olunur. Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. Değinilen madde gereğince yemin, "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" şeklinde yöneltilir ve yemin teklif edilen kimse tarafından "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." denilmek suretiyle eda edilmiş sayılır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 237 ve müteakip maddeleri uyarınca, hâkim, eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak için yeminin konusu ile bağlantılı gördüğü soruları yemin eden kimseye sorabilir. Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin kesin delil olup özel usul kurallarına ve merasime tabidir.
Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından sunulan yemin metninde ''Davacı olarak tarafımın, dava dışı ........'ye verdiği sütleri, davacı olarak tarafımın davalı kooperatifle olan sözleşmesi kapsamında verdiğime,'' ibaresinin yer aldığı, dairemiz kaldırma kararında davalının, davacının, ........'ye verdiği sütleri, davacının davalı birlikle olan sözleşmesi kapsamında verdiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı bu sebeple bu konuda davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerektiğinin belirtildiği, yemin sorusunu ve formülünü hakim hazırlayacağından yemin sorusundaki bu bölümün ''Tarafımın, dava dışı ........'ye verdiği sütleri, tarafımn davalı ........ ile olan sözleşmesi kapsamında vermediğime'' şeklinde olması gerektiği buna göre yemin sorusunun ve formülünün hazırlanması gerekirken bu hususa dikkat edilmediği, yemin sorusu ve formülünün usule uygun olmadığı anlaşıldığından usule uygun yemin sorusu ve formülü hazırlanarak buna göre davacının yeminli beyanın alınması gerektiğinden davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 31.225,65 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/06/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....