T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, beton kalitesi standartlarının altında çıkması nedeniyle şantiye duruşu ve maddi zararın tazmini talepli sözleşmeden kaynaklanan dava.
Özet: Bir inşaat firması, şantiyesinde kullanılmak üzere anlaşılan beton sınıfının altında kalitede beton teslim edildiğini, bu durumun şantiyenin durmasına ve telafisi güç zararların oluşmasına neden olduğunu iddia ederek beton tedarikçisinden 155.850,00 TL maddi tazminat talep etmiştir. Davalı tedarikçi ise betonun standartlara uygun olduğunu, karot testlerinin yüksek çıktığını ve asıl satışın davacıya değil, üçüncü bir firmaya yapıldığını savunmuştur; daha önce verilen kararın bozulma gerekçesinde ise, betonun davalı tarafından doğrudan davacıya satılmadığı, dava dışı bir firma ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının adresine teslim edildiği ve davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığı tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/329 EsasKARAR NO : 2026/545DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/12/2019KARAR TARİHİ : 12/05/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; .Müvekkili şirket ile davalı şirketin, ... Mahallesi, ... Caddesi No:... (... Pafta, ... Ada, ... Parselde kayıtlı) .../... adresinde bulunan şantiyesinde kullanılmak üzere davalı şirketten işin niteliği, önemi, ürünün dayanaklılık özelliği ve kalitesiyle bilinmesi nedeniyle özellikle ... beton sınıfına ait olmasını tercih ettiği beton alımı konusunda anlaştıklarını, davalı şirket tarafından üretilen ve TSE garantili olarak verildiği iddia edilen beton 22.12.2018 ve 26.12.2018 tarihlerinde inşaata döküldüğünü, akabinde mevzuat gereği beton mukavemet değerlerinin denetlenmesi için 26.12.2018 tarihinde şantiyeden numune alındığını, .... (VKN: ...) tarafından yaptırılan 7 günlük ve 28 günlük deney ve değerlendirme sonuçları değerlendirildiğini, yapı denetim şirketinin 23.01.2019 tarihli raporuyla anılan betonun ... beton sınıfına göre 7 günlük ve 28 günlük beton basınç dayanım sonuçlarının ... ve ... standartlarının altında olduğu görüldüğünü, her bir beton döküm tarihinden itibaren 7. günü itibariyle karot test sonuçlarının istenilen değerleri sağlayana kadar beton döküm faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin, işin devamlılığının etkilenmemesi ve beton dayanıklılık testlerinden sorunsuzca geçebilmesi için özellikle ... sınıflarında beton tercih etmesine rağmen bu şekilde sonuç alması ve şantiyenin durdurulmasının müvekkili açısından telafisi güç zararlara neden olduğunu, neticede taraflar arasında imzalanan sözleşme edimlerinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili şirketin 155.850,00-TL'lik zararının şantiyenin tekrar işe başlama tarihi olan 12.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından üretilip, davacıya teslim edilen hazır betonun, teslimi öncesi ve teslimi ile birlikte alınan numune örneklerinde standartları sağladığı yapılan incelemeler ile sübut bulduğunu, müvekkili şirket .... çimento imalatı sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden biri olup hem yurtiçi hem de yurtdışı müşterilerinin taleplerini karşılamak amacıyla dünya kalite standartlarına uygun her nevi çimento, klinker, beton ve agrega üretim faaliyetini gerçekleştirmekte olduğunu, huzurdaki dava kapsamında da Müvekkili şirket ile ... şantiyesine dökülmek üzere.... Şti firması arasında 18/05/2018 tarihinde ... Satış Sözleşmesi imzalanmış olup işbu sözleşme uyarınca üzerinde anlaşılan standartları sağlar nitelikteki beton, ... adlı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketçe betonun irsaliyede belirtilen orandaki 7 günlük dayanımı, yapı laboratuvarı sonucunda sağlandığını, Bahsi geçen beton mukavemetleri standartlarının üstünde olduğunu, Ayrıca 28 günlük basınç dayanımlarının uygun olmadığı iddiası üzerine şantiyeden karot numuneleri alındığını ve resmi karot kırım sonuçlarının oldukça yüksek çıktığını, bununla birlikte davacıya iki üst sınıf beton verildiği resmi karot basınç dayanım raporu ile sübut bulduğunu, bu doğrultuda davacı firmanın, şantiyedeki faaliyetlerine devam ettiğini, davacının herhangi bir alacak talep etme hakkı bulunmamakla birlikte, faiz talebinin de reddinin gerektiğini, ayrıca hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu yönde bir hüküm tesis edilebileceği düşünülse dahi; davacının dava konusu maddi tazminat talebi için yalnızca dava tarihinden itibaren faiz talep edilebilmesi mümkün olduğunu, talep edilen faiz, faiz türü ve faiz başlangıç tarihine de ayrıca itiraz ettiklerini, huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Mahkememizce daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... Esas ve ...... Karar sayılı kararı ile şu gerekçe kapsamında kaldırılmış, Mahkememizce dosya yeni esasa kaydedilmiştir:"Yukarıdaki tespitlere göre, davalı tarafın sattığı ve ayıplı olduğu ileri sürülen hazır betonun davalı tarafından bizzat davacıya satılmadığı, davalı ile dava dışı.... Şti arasında imzalanan 18/05/2018 tarihli ... Satış Sözleşmesi uyarınca dava dışı firmaya satıldığı, dava dışı firmanın talebi üzerine satış konusu hazır betonun davacının adresine teslim edildiği, bu durumda davacının ... saatış sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi davacının dava dilekçesinde zarar olarak talep ettiği kule vinci kiralama sözleşmesinin davacının taşeronu dava dışı ......Şirketi tarafından kiralandığı, kule vinç operatörü ve diğer 21 işçinin, dava dışı taşeron firma olan ...’ın sigortalı personeli olduğu, iş bu personellere aylık maaş ve SGK ödemeleri ... tarafından yapılmış olup davacının, dava dışı taşeron şirketin işçilerine maaş ve SGK ödemesi yaptığını gösterir belge ibraz edilmediği, davacının bu giderlerden kaynaklı talep hakkının, aktif husumetinin olup olmadığının ve varsa davacı tarafın ... sözleşmesinin tarafı da olmadığı gözetildiğinde davalıdan talep edilip edilemeyeceği, davalının pasif husumetinin olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında ise;Davalı firma ile dava dışı.... Şti firması arasında 18/05/2018 tarihinde imzalanan ... Satış Sözleşmesinin maddeleri incelenerek dava konusu ayıplı olduğu ileri sürülen hazır betonun sözleşmede belirtilen özellikte olup olmadığı, sözleşme uyarınca davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ayrıca dava dışı taşeron firmanın işçilerinin ve kiraladığı vinçin dava konusu inşaat dışında başka inşaatlarda kullanılıp kullanılmadığı tartışılıp değerlendirilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir."Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas ve .... Karar sayılı kararı doğrultusunda inceleme yapılmış olup; davacı tarafından zarara uğradığı iddiasına dayandırdığı çimentonun davalı tarafından davacıya satılmadığı, ilgili çimentoya yönelik olarak satış sözleşmesinin davalı ile dava dışı.... Şti. Arasında imzalanmış olup, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gözetildiğinde ve davacı ile davalı arasında bir satış sözleşmesi olmadığı anlaşılmakla davacının taraf olmadığı bu satış sözleşmesine dayalı olarak davalıdan talepte bulunamayacağı anlaşılmaktadır.Davacı tarafça ancak kendi sözleşmesel ilişkisinin bulunduğu dava dışı.... Şti.'den talepte bulunulabileceği, davalının davacıya karşı satış sözleşmesi kapsamında üstlenmiş olduğu bir yükümlülük olmadığı gibi davacı ile davalı arasında bir satış sözleşmesinin de olmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan çimento satış sözleşmesinde davalının taahhütünün dava dışı.... Şti. Yönünden olduğu gibi satıcının sorumluluğunu düzenleyen sözleşmenin 5.2. Maddesi kapsamında da davacının davalıdan bir talepte bulunamayacağı zira söz konusu madde kapsamında davalının ancak alıcıya karşı sorumluluk üstlendiği, davacının alıcı sıfatı bulunmaması sebebiyle davalıya başvuramayacağı gibi davalının da ilgili sözleşme kapsamında alıcı dışında üçüncü kişilere karşı bir sorumluluk üstlenmediği anlaşılmaktadır.Sonuç olarak davacının taleplerinin dayanağı olan ve zarara uğradığını iddia ettiği çimentonun davalı tarafından davacıya satılmadığı, çimento satış sözleşmesinin davalı ile dava dışı şirket arasında olduğu, sözleşmelerin nispiliği ilkesi ile davaya konu iddianın ticari satış sözleşmesinden kaynaklandığı gözetildiğinde satış sözleşmesine taraf olmayan davacının davalıdan bu ticari satış sözleşmesi kapsamında alınan malın taahhüt edilen kalite ve nitelikte olmadığı iddiasına dayalı olarak tazminat talebinde bulunamayacağı, zira davalı tarafından davacıya bir taahhütte bulunulmadığı gibi dava dışı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmede de davalının üçüncü kişilere karşı bir sorumluluk üstlenmediği anlaşılmakla taraflar arasında bir akdi ilişki ve ticari alım satım bulunmaması sebebiyle davalının davada pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmış, davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.661,53-TL peşin harcın mahsubu ile artan 1.929,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 145,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026Katip ..... e-imza Hakim ....... e-imza