İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, hile ve tehditle imzalatıldığı ileri sürülen kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacıların hile, cebir ve imza sahteciliği iddialarıyla, organize bir grubun komplosu olduğunu öne sürdükleri çeklere ilişkin borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla açtıkları menfi tespit davasını incelemektedir. Davalı, çeklerin geçerliliği ve mücerret niteliği konusunda ısrar etmektedir. İlk derece mahkemesinin önceki ret kararı, temyiz mahkemesince tanık dinlenmemesi ve yemin usulündeki hatalar gibi usul eksiklikleri nedeniyle bozulmuş, dosya yeniden yargılama için gönderilmiş ve mevcut istinaf incelemesi, bu yeniden yargılama sonucunda verilen karara ilişkindir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/794 Esas
KARAR NO:2026/796
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/06/2024
NUMARASI:2022/923 Esas, 2024/660 Karar
DAVANIN KONUSU:Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan MENFİ TESPİT
KARAR TARİHİ:13/05/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilleri aleyhine, Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla, 175.000,00 TL bedelli alacak takibi yaptığını, müvekkili davacıların herhangi bir ticari faaliyeti olmadığını, söz konusu çeklerin 2.500,00 TL'lik cüzi bedellerle arkaları ciro edilmek kaydıyla ciro edildikleri 2013 yılı içerisindeki tarihte müvekkilinin ilişki içerisinde bulunduğu ....Şti.'nin sahibi olarak hareket eden ...'a hem güven hem tehdit ve korkuyla bırakıldığını, çekler sıralı halde ciro edilirken müvekkilinin söz konusu icra takibi ile ve ...'dan öğrendiği şekilde 3 tanesinin ön yüzüne 2.500,00'er TL yazılması gerekirken herhangi bir bedel yazılmadan hileyle, gabinle, irade hilafına müvekkiline imzalatıldığını, dava dışı ... İnşaat'ın sahibi ..., kardeşi ... ve ... ve son dönemde dahil olan ... ve ...'ün birlikte hareket ederek, cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturarak piyasada birçok insanı mağdur ettiklerini ve halen haklarında süren onlarca savcılık soruşturması, ceza davası ve hukuk davalarının bulunduğunu belirterek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespiti ile kötüniyetli sözde alacaklı davalının %20'den az olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıların diğer borçlu veya borçlular ile aralarında olduğunu iddia etmiş olduğu ilişkinin, müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin çekte isimleri olanlara herkese karşı icra takibi yapmış olduğunu, çekin bedelinin ödenmesini istediklerini, çekin beyaz ciro ile devir edilebildiğini, mevcut görünen devir ve cirolardan, çekin doğrudan davalılardan müvekkiline geçmediğini, davalıların müvekkiline yönelik beyanlarının maddi dayanaktan yoksun olduğunu, çeklerin borçtan mücerret olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2015/353E, 2020/400 Karar sayılı, 26/06/2020 tarihli ilamında; "... her ne kadar davacı vekili Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı takip dosyasın da takibe dayanak 05/03/2015 keşide tarihli ... seri nolu 175.000TL bedelli çekin hile ve yanıltma ile davacının rızası hilafına müvekkiline imzalatıldığını iddia etmiş ise de, davacının iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, dava konusu çekin .... Şti. Tarafından keşide edildiği, davalı ...'un çekte lehdar olduğu, çekte sırası ile ..., ..., ... ve ...'ün ciranta olduğu ve çekin ibrazında karşılıksızdır kaşesinin vurulduğu, davacının müşteki olarak yer aldığı savcılık soruşturma dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığı Dair Karar verildiği, davacının iddiasını ve davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin 07/10/2022 tarih ve 2020/1858 Esas, 2022/1634 karar sayılı ilamı ile; "...Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava dilekçesinde davaya konu senedin hile ve tehdit ile imzalatıldığını iddia etmiş, 20.11.2018 tarihli dilekçesinde ise çekteki şirket kaşesi üstündeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür.Hile ve tehdit iddiasının her türlü delille ispatı mümkündür Davacı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış ve tanık listesi sunmuştur. Bu durumda mahkemece davacı tanıkları dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş davacının bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Bununla birlikte iddia konusu HMK. 226/1-c maddesi gereğince yemine konu olamayacak vakıalardan olmakla ispat hususunda yemin deliline başvurulamayacakken ilk derece mahkemesince yemin delilinin hatırlatılarak yemin eda ettirilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davacı senette tahrifat iddiasında bulunmuş ise de; tahrifatın hangi hususta olduğuna ilişkin beyanının açıklatılmaması ve mahkemece de gerekçede bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaması yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre bu aşamada sair hususların incelenmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2022/923, 2024/660 Karar sayılı, 11/06/2024 tarihli ilamında;
"... İbraz edilen ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, ispat yükü üzerinde bulunan davacıların dava konusu çekin irade fesadı hallerine dayalı olarak ciro edildiğine dair iddialarını ispat edemedikleri bu hususta herhangi bir somut delil ileri sürülmediği, davalı ve diğerleri hakkında başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği dinlenen tanık beyanları ile dava konusu çekin cirolanırken davacılar üzerinde herhangi baskı veya hileli davranış bulunmadığı da beyan edilmiş olup, dolayısıyla çekin davacıların elinden rıza dışı çıkmamış olduğu anlaşılmakla davacılar tarafından ispatlanmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece kararın deliller kısmında tanık delilinden bahsedilmediği gibi dinlenen tanıkların beyanlarına yer verilmediğini,Dava ve takip konusu çekin, dava dışı şirket yetkilisi ... tarafından müvekkili lehine boş şekilde- yani keşide tarihi ve meblağ yazılmaksızın keşide edildiğini, ardından bu çekin keşideci tarafından müvekkilden iradesi sakatlanarak ciro ettirilerek geri alınmış ve üzeri sonradan doldurularak yani keşide tarihi ve meblağ sonradan doldurularak müvekkil muvazaalı şekilde borçlandırılmış olduğunu, Gerekçeli kararda "çekin hile ve yanıltma ile davacının rızası hilafına davacıya imzalatıldığını iddia etmiş ise de, dava dilekçesi içeriğinde de dava konusu çekin keşideci ...' a hem güven, hem tehdit, hem korku ile ciro edildiği davacı vekili tarafından beyan edilmiş olup, bu beyanda geçen güvenilerek bırakıldığı ve devamında hata, hile, korkutma iddialarının kendi içerinde çelişki arz ettiği" şeklinde çekin hem güvenle hem de tehdit ve korku ile ciro edildiğinin tarafımızca beyan edildiği belirtilmişse de; aşamalardaki bu şekilde hiçbir beyanda bulunmadıklarını, irade sakatlığı için tehdit ya da korkudan bahsedilmemiş kandırılma ve hile ile iradenin sakatlandığı belirtilmiş olduğunu, keşideci ...müvekkilinin iradesini sakatlayarak lehine düzenlediği çeki müvekkile ciro ettirip geri aldığını ve daha sonra da boş kısımları sonradan doldurarak muvazaalı şekilde kardeşi ... eşinin kardeşi olan davalıyı alacaklı göstererek takip yaptığını,Atk raporunda "çekin ön yüzünde bulunan "İSTANBUL", "..." yazıları bir kalem, diğer yazıların ve keşideci imzasının farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile oluşturulmuş olduğu "tespit edildiğini, raporda hangisinin önce hangisinin sonra yazıldığı bilimsel olarak tespit edilememiş ise de, çekin iki farklı kalem ile doldurulmuş olması aynı zaman dilimi içinde çekin düzenlenmediğini, çekin sonradan doldurulduğunu ispat edilmiş olduğunu, muvazaalı şekilde takibe konulduğu iddİAsı yönünden delillerin toplanmadığını, icra takibinde de keşideci şirket adına o dönem gayrimenkuller olmasına rağmen hiçbir haciz işlemi yapılmamış yalnızca müvekkiline karşı haciz işlemleri yapılmış olduğunu, davalı ... ve eşinin nüfus kayıt örneğinin uyaptan çıkartılması tarafımızca talep edilmişse de bu iddianın dikkate alınmadığını,Tanık ... beyanında çekin meblağ ve keşide tarihinin boş olduğunu açıkça beyan etmiş ve çekin hiçbir şekilde müvekkilin eline geçmediğini keşidecide kaldığını beyan ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili katılma yolu ile istinaf isteminde;Mahkemenin tensip ile tedbir kararı verdiğini, daha sonra niteliği değiştirilmiş olsa da tazminata hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu,Dava değerinin 175.000TL olduğunu, 17.900TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönlerden kaldırılmasını, davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ... vekili ile katılma yolu ile davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının çekte imzayı inkar etmediği, ancak imzanın hile ve gabin ile imzalatıldığını ve çekin unsurlarının sonradan doldurulduğunu ileri sürdüğü, dosyada mevcut delil durumu ve tanık beyanına göre senedin hile ve gabinle alındığı iddiasının ispatlanamadığı, senedin tedavüle konuluncaya değin unsurlarının doldurulması mümkün olup davacının senedin içeriğinin rıza dışı doldurulduğuna ilişkin iddiasını kesin delil ile ispatla yükümlü olduğu, ancak bu yöndeki iddianın da ispatlanamadığı, davalının çekte görünürde düzgün ciro silsilesine göre yetkili hamil olup davacılar ile davalı arasında temel ilişki de bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Davalının katılma yolu ile istinaf istemine gelince; mahkemenin ilk kararında "tazminat hususunda olumlu olumsuz karar vermediği" davalının ilk karara karşı istinafa başvurmadığı, dosyada mevcut evraklar, icra dosyasına göre davacı tarafça teminat yatırılarak tedbirin uygulandığına dair evraka da rastlanmadığı dikkate alındığında davalının tazminata ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Vekalet ücreti yönünden ise; dava değerinin 175.000TL olduğu, menfi tespit davasının reddi ile birlikte karar tarihindeki AAÜT gereğince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmolunduğu anlaşılmakla davalının katılmalı istinaf isteminin bu yönden kabulü ile kararın bu yönden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin reddine, davalının katılma yolu ile istinaf isteminin kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
- Davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 11/06/2024 gün ve 2022/923 Esas, 2024/660 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın REDDİNE,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
- Alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 2.988,57-TL harcın mahsubuyla fazla yatırılan 2.256,57TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafça yapılan 25,00-TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
-İstinaf talebi reddedildiğinden davacı ...'tan alınması gereken 732TL harçtan peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile 116,60TL harcın davacı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı, 585TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.268,10TL'nin davacı ...'tan alınıp davalıya verilmesine,
-İstinaf yargılaması için davacı ... tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 13/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.